tasarımcı

MOTTO TASARIM – ATÖLYE İSTANBUL

Bir ortak yaratıcılık sahası, Atölye İstanbul .

Sanırım profesyonel hayat unutturuyor bize yaratıcılığı, sonra da  başlıyoruz sıkıcı ve tek düze olmaya. Tüketmekte ise adeta üstümüze yok. En yeni çıkan markalar, En trendy içecekler, En hip mekanlar, En çok like alan paylaşımlar… Taklit etmek , özenmek veya  eleştirmek en basit iş, peki ya üretmek? Evde, işte,her yerde bir tatminsizlik , mutsuzluk hakim. Havadan sudan değil bu karın ağrıları ,zamanı iyi değerlendiremiyor, kaliteli vakit geçiremiyor olmanın  verdiği   sıkıntıyı yaşıyoruz hepimiz maalesef. Daha çok keşfetsek,öğrenmek için baksak ,dinlesek, uygulasak,kendimizi aşsak mesela. Peki size, hayal edebildiğiniz,tüm aklınızdakileri paylaşabildiğiniz, öğrendiğiniz,izlediğiniz,okuduğunuz,denediğiniz ve ürettiğiniz şeyleri tek bir çatı altına toplayan bir yerin varlığından bahsetsek? Kim bilir, belki de hep o beklediğiniz  ilham perileri bu atölyededir. Tasarımsa tasarım,yaratıcılıksa yaratıcılık,sanatsa sanat,paylaşımsa paylaşım! Buraya her gelenin tek bir ortak noktası var o da ‘yaratıcılık’! Bu ay Atölye İstanbul ’un yaratıcıları Kerem Alper ve Engin Ayaz’ın ilham dolu yolculuklarına ortak olduk .İlk büyük ölçekli ‘makerspace’i olma hedefiyle 2013’te ilk adımlarını attılar.Peki kim bu  ‘’maker’’lar? Tasarımın her halini tek bir çatı altında toplamayı başaran Atölye İstanbul’un Çukucuma’daki mabedine konuk olduk ve merak ettiklerimizi sorduk.

 

  • Türkiye’nin ilk büyük ölçekli ‘’maker space ‘’i olan Atölye İstanbul‘un çıkış noktasını merak ediyorum. Hikayesini bizimle paylaşır mısınız?

ATÖLYE İstanbul macerası, Kerem Alper ve Engin Ayaz ile iki yıl önce başladı. İkili öncesinde, farklı zamanlarda Stanford Üniversitesi’ne gitmiş ve tasarım dünyasıyla orada tanışmıştı. Okulun sağladığı üretim alanlarında bireysel ifadenin üretime katılmasının kültür üzerinde ne kadar büyük bir değişiklik yaratabileceğini fark etmişlerdi. Aynı zamanda, farklı alanlarda faaliyet gösteren insanların bir araya gelince çok daha özgün projelere imza atabileceklerini gözlemleme şansları olmuştu. Bu deneyimlerle Türkiye’ye dönen ikili, 2013 yılının Eylül ayında, yaratıcı sektörlerin ortak bir çatı altında buluşmasını sağlayacak projeleri; ATÖLYE İstanbul fikrini geliştirmek üzere İstanbul’da faaliyete geçti. Engin ve Kerem önce ATÖLYE Labs adını verdiği kendi ekibini kurdu. Ardından 7 yıl boyunca California Apple’da Sistem Tasarımları ve İnovasyon yöneticisi olarak çalışan Dr. Ulrich Barnhoefer üçüncü ortakları olarak Türkiye’ye geldi. ATÖLYE Labs’in 1 sene süren hummalı çalışmaları sonucunda, ATÖLYE İstanbul kapılarını açmadan önce ekip Çukurcuma’da 200 metre karelik ATÖLYE Beta Mekan’ı yarattı. ATÖLYE İstanbul’un bir prototipi olarak kurguladığı bu mekanda, 20 kişilik bir ortak çalışma alanının yanı sıra; 3D printer ve elektronik prototipleme aletleri, workshop alanları ve bir toplantı salonu bulunuyor. Tasarım, teknoloji, sanat, ve girişimciliğin kesiştiği bir ekosistem oluşturarak disiplinler arası işbirliğini güçlendirmenin amaçlandığı ATÖLYE Beta Mekan’da hem Türkiye’den hem de uluslararası ağdan; yönetmen, tasarımcı, illüstratör, editör, sosyolog, mühendis, girişimci pek çok farklı dal bir arada çalışıyor, üretim yapıyor.Şirketler ötesi bir platform yaratmayı ve üretmeye ilgi duyan herkese destek sağlaması hedeflenen, yaklaşık 700 metre karelik bir ortak çalışma, üretim ve etkinlik merkezi olacak olan ATÖLYE İstanbul ise çok yakında açılacak. Ekibin hayali, ATÖLYE İstanbul’dan sıra dışı projelerin çıkması ve dünya genelinde farkındalık yaratabilme potansiyeli taşıması. Projelerin sadece karlılık üzerinden değil, yaratabileceği etki ve yarar üzerinden değerlendirilerek geleceğe katkıda bulunabilmesi.Ayrıca ATÖLYE Labs, ATÖLYE İstanbul haricinde yenilikçi projeler üretiyor; kurumsal ve halka açık workshop’lar düzenliyor. Böylece tüketen ve üreten arasındaki kalıp yargıları kırmayı, sürdürülebilir bir yöntemle kalkınmayı ve bunu toplumun her kesimiyle yöneten bir İstanbul için katkıda bulunmayı istiyor.

 

  • Dr. Ulrich Barnhoefer ile yollarınız nasıl kesişti?

Ulrich (Uli) ile kurucu ortak Kerem Stanford Institute of Design’da (d.school) Kerem’in asistanlık yaptığı bir ders sırasında tanıştı. Uli bu sırada Apple’da inovasyon  ve sistem tasarımları bölümünde çalışıyordu ve hafta sonları kendini geliştirmek ve Stanford’un tasarim odaklı düşünce metodunu öğrenmek için d.school’a geliyordu. Bir ortak tanıdıkları vasıtasıyla tanışan ikili kısa bir süre içinde yakın dost oldular ve Kerem’in ortağı Engin ile bir süredir üzerinde çalıştığı ATOLYE Labs projesini kurgulamaya koyuldular. Uli iki kere ATÖLYE Labs kapsamında Turkiye’ye geldikten sonra Apple’dan istifa edip İstanbul’a taşınma kararı aldı ve 9 ayı aşkın bir süredir burada.

 

  • Peki, kim bu maker’lar ?

Türkiye’de ‘maker hareketi’ yeni bir akım olmakla birlikte maker’lık kültürü aslında oldukça eskiye dayanıyor. Anadolu’da çağlardan beri süre gelen zanaatkarlık kültürü bir yana; yoğurt kabından saksı yapan anne, benzinden tasarruf etmek için arabasına lpg tüp taktıran baba figürleri bizim kültürümüzün en özgün maker temsalleri arasında yer alıyor. Bugün, bu kültürel kimlikle büyümenin yanı sıra teknoloji sayesinde farklı alanlardaki bilgi ağlarına ve altyapı olanaklarına kolayca erişim kazanan genç nesil, dünyada hızla yayılan ‘Maker Hareketini’ kolaylıkla içselleştirebiliyor. İçlerindeki yaratıcı gücü beslemek ve fikirlerini somut birer projeye dönüştürmek için birbirinden güç alması gerektiğinin bilinciyle hareket eden bu jenerasyonun tasarımcıları, zanaatkarları, girişimcileri, sanatçıları ve mühendisleri ‘maker hareketi’ çerçevesinde yeni nesil bir çalışma biçimi ortaya koyuyor.Bu toplumsal hareketliliği sadece bir başlangıç. Maker hareketinin eğitim ve kültür kuruluşlarının yanı sıra yenilik arayan büyük şirketler üzerinde de etki yaratacak.

 

  • Sizce çalışma ortamlarında insanların daha verimli ,yaratıcı ve motive  olabilmeleri için başta neyi değiştirmek lazım?

 

Çalışma ortamlarında en önemli şeyin disiplinler arası etkileşim. Farklı alanlarda çalışan insanlar bir araya geldiğinde ortaya inanılmaz yenilikçi sonuçlar çıkabiliyor. Ayrıca fikirlerin ortak geliştirilip, tasarlandıktan sonra ilk prototiplerinin alınabilmesi; o fikirlerin hayata geçmesinde büyük önem taşıyor. Yani önce dayanışma sonra altyapı önemli.

 

 

 

  • Workshop programlarınızdan biraz bahseder misiniz?

 

Workshop programlarımız kurumsal ve halka açık workshop’lar olarak ikiye ayrılıyor. Kurumsal şirketlerin ihtiyaçları doğrultusunda, çözüm odaklı bir metodoloji olan Tasarım Odaklı Düşünce’yi uyguluyoruz. Halka açık workshop’larımızda geleneksel ve dijital üretim metotlarının bir arada kurgulanabileceği içerikler geliştirmeye özen gösteriyoruz. Kuyumculuktan 3 boyutlu yazıcılara kadar geniş bir yelpazede programlarımızı hazırlıyoruz. Programları hazırlarken de kendimizin katılmak isteyeceği içerikler olmasını, ekibimizi de geliştirecek ve zevk duyacağı konular olmasını kriter olarak alıyoruz.

ATÖLYE İstanbul kapılarını açtığı zaman yoğun bir etkinlik takvimimiz olacak. O zaman üretmek isteyen herkes kendine dair bir içerik bulabilecek.

 

 

  • Atölye İstanbul’un yakın gelecekteki planları neler?

Yakın gelecekte yenilikçi projelerimizi hayata geçirmek ve Beta Mekan’dan en iyi şekilde verim almak istiyoruz. Burada bizimle ortak bir çatı altından çalışan yeteneklerle birlikte üretim yapabilmek ekibimiz için en değerli şey.

 

  • Ve son olarak motto’nuz ?

Yaratmaya Devam!

 

 

Meral Uyanık Koca

Brabbu

Şehirli olmayı, daha yoğun, güçlü ve korkusuz tasarımlarıyla yansıtan bir tasarım markası…

Geniş bir ürün yelpazesine sahip olan BRABBU, mobilya, döşeme, aydınltama, halı-kilim ve sanat aksesuarları tasarlıyor. Bu yelpazede kullanılan dokular, kokular, tatlar ve renklerin hepsi şehir yaşamının içinden. BRABBU ürünlerini evinizin neresinde kullanırsanız kullanın, size kişiliğinizi, anılarınızı, şehir yaşantınızdan alıntılarlı mükemmel bir uyumla sunarak sadece bir tasarım ürünü olmadığını hissettiriyor. BRABBU tasarımları duyularınız için adeta bir hediye. Tasarım ekibi, inovatif materyal ve üretim teknikleriyle, daha kaliteli, fonksiyonel ve konforlu ürünler üretmeyi hedefliyorlar.

Tasarıma sanatsal bir bakış açısıyla bakmayı tercih eden BRABBU, koleksiyonlarında zarafeti şıklık ve elegansla birleştirerek evlere estetiği getirmeyi amaçlıyor.

Geniş ürün yelpazesinin, yerleştirildikleri mekan ile aralarındaki o mükemmel uyumu sayesinde BRABBU, tasarım referansı olarak kabul edilmek istiyor. Bunu da başarmış.

İç mimar, tasarımcı, mimar, fikir lideri, sanat sever ve medya kişilerinin aklına ilk gelen ve tercih edilen marka olmayı hedefleyen BRABBU, bunun için her türlü fırsatı değerlendiriyor.

BRABBU’nun kompakt çözüm önerileri, kişiye özel tasarım çalışmaları gibi hizmetleri sayesinde, eviniz veya projeleriniz hak ettiği değere ve özelliğe ulaşıyor. Her bir çalışmanın ayrı bir hikayesinin olduğunu belirten BRABBU tasarım ekibi, bu hikayeyi en iyi anlatanın, ürünler ve mekan arasındaki o eşsiz harmoni olduğunu belirtiyorlar.

Bast Anket | Lori Şirinpınar | Tasarımcı

Lori Şirinpınar Tasarımcı Tasarım konusundaki çalışmalarına İstanbul Deniz Orkus Atölyesi`nde çizim dersleri alarak başladı. 3 yıllık eğitiminin sonunda Italya`nın Milano şehrine yerleşti ve Milano Istituto Europeo di Design`ın mücevher tasarımı bölümünde eğitim gördü. 2008 yılında ...

dfot

 

 

DEFNE SAMMAN

TASARIMCI

 

İstanbul’da doğdu.Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi seramik ve cam ölümünden mezun olduktan sonra yaklaşık 8 sene sanat yönetmeni olarak reklam filmlerinin dekor  ve set tasarımlarını yaptı.

2011 yılında Beşiktaş Abbasağa’da atölyesini kurdu ve ilk olarak resim çalışmalarına başladı,farklı malzemeleri, onların birbiriyle ilişkisini ve ortaya çıkardıkları dokuları araştırdı. Bazı çalışmalarıyla  Mixer Art Gallery’de ki platformda yer aldı.‘’Çamura’’ olan özlemi, kullanılabilir formlar tasarlama isteği ile birleşince kendi adını taşıyan markası ortaya çıktı. Malzemelerin tamamı kendisi tarafından hazırlanıp,renklendiriliyor,şekillendiriliyor ve pişiriliyor. Tamamı el yapımıdır.

Porselen ve kahve/siyah renklendirilmiş çamurla çalışıyor. Primitif,olabildiğince basit formları özellikle çok seviyor. Malzemeyi önce yönlendirip sonra kendi şeklini alması için serbest bırakıyor,böylece malzeme ve form bir karakter kazanmış oluyor,herkes kendini ortaya koyabiliyor.

 

 

 

  • Takip ettiğiniz siteler ? 

lebriz.com, creativetime.org, filmsforaction.org,dexigner.com

 

 

  • Çalışırken olmazsa olmazınız?

Aletlerim.

 

  • En sevdiğiniz dönem veya akım?

Rönesans  dönemi ve kavramsal sanat.

 

  • Favori mekanınız?

Evimin bahçesi

 

 

  • Ofisinizde asla neye rastlamayız?

Tertemiz masalara .

 

 

  • Nelerden ilham alırsınız ?

Duygu yoğunluğu yaratan her türlü şey .

 

 

  • Evde olmazsa olmazınız? (tasarım adına)

Babamın yaptığı ahşap, körüklü kamera.

 

 

  • Kendinizi en çok benzettiğiniz şehir?

Henüz  ‘o’ şehri bulamadım.

 

 

  • Tek bir cümle ile kendinizi anlatın desek…

Kendimi tek bir cümleyle antamam ki…

 

 

  • Motto’nuz…

Keşfet.

 

 

 

dfot

 

ASLAN BURCU

Günlük hayatımızda ufak ya da önemli kararlarımızı alırken kadim bir öğreti olan astrolojiden sıkça yararlanıyor ya da iç dünyanızı yansıtmadığı düşündüğünüz için inanmıyor olabilirsiniz. Astroloji yüzyıllardır “Gökte ne varsa yerde o vardır” dan yola çıkarak gezegen ve yıldızların ışığında insanlara yol göstermiştir. Gökyüzünde her an yeni bir an’dır. Bu gök kubbe altında doğan her birey ise bir diğerinden farklıdır.

 

Yıldızların, gezegenlerin, yani gökyüzünün aynı an’a geri dönerek aynı noktalarda bulunması mümkün olmadığından; her bireyin doğduğu an yeni bir an ve doğum haritası “kişisel” bir haritadır. Bu harita adeta bireyin barkodu gibidir. Aynısından bir tane daha olmadığı için aynı burcu paylaştığınız kişilerle az ya da çok benzer özellikleriniz olsa da aynı değilsinizdir. Ancak yüzyıllardır insanoğlunun incelemeleri sonucu ortaya koyduğu, burçların hayatımıza etki eden, benzer özellikleri mevcuttur.

 

Yaşam tarzımızı, kendimizi ifade ediş, kendimizi ortaya koyma şeklimizi genel olarak Güneş Burcu belirler. Burcumuz olarak bildiğimiz aslında Güneş Burcudur. Güneş bizi en çok etkileyen gezegen olduğu için hayatımızdaki rolü de büyüktür.

Aslan burcu ise Güneş tarafından yönetilen Zodyak’ın 5. burcudur. Aslan burcu insanı Ateş’in Sabit halindedir. Yani yaşam enerjisi, kendini gösterme en üst seviyededir. Aslan Burcu insanı hayatını sahnede gibi yaşama ya da sosyal çevresine kendini ispat etme durumundan kendini alıkoyamaz. İlginin merkezi olmak arzusu ağır basar çünkü onlar güneşin enerjisini içinde tutar. Doğal liderlik yeteneği ile etrafındakileri etkilemeyi de başarabilecektir.

Güneşin tüm sıcaklığını içinde barındıran Aslan Burçları hayattan zevk almayı ve eğlenmeyi çok iyi bilirler. Neşesi her daim kulaklarınızda çınlayacak türden bir kahkaha ile tamamlanır. Bütün bu özellikleri ile Aslan Burçları, Yükselen Aslan burçları, doğum haritalarında Güneş’in kuvvetli olduğu kişiler ya da kuvvetli bir 5. Ev sahibi kişiler için evlerinin en önemli mekanı salonları, oturma odaları ya da misafir ağırladıkları tüm mekanlardır. Yani bir veranda, bar, havuz başı da önemli bir mekan olabilir.

Aslan Burcu ve Mekan Tasarımı:

 

Astrolojik göstergelerin evinizde uygulanması sizi “kendiniz gibi ve evinizde” hissettirecektir. Yaşam tarzı olarak Güneş’in liderliğinde bir Aslan Burcu olarak yaşıyorsanız evinizde de onun ihtişamı, karizması ve büyüklüğünü ortaya koyacak bir tasarım kendinizi iyi hissetmenizi sağlayacaktır. Sıcak renkler, özellikle sarıdan kırmızıya giden tonların kullanımı çok önemlidir. Küçük de olsa altın dokunuşlar, ışığı yansıtan objeler evinizde kişiliğinizi yansıtmanızı sağlar.

 

Mobilyaların ünlü bir mimarın ya da tasarımcının çizimi olması size keyif verebilir. Ancak ünlü bir otelde ya da beğendiğiniz bir ünlünün evinde gördüğünüz mobilyaları yaptırmanız da aynı etkiyi yaratacaktır. Büyük ve ihtişamlı olması en önemli noktadır.

Evinizin salonunda bir şömine yine rahatlamak ve huzur bulmak için önemli olabilir. Zira tüm yıl boyunca Güneş alan kış bahçeleri ya da aydınlık bir salon da aynı etkiyi yaratacaktır.

 

Aslan Burcu Çocuklarının Odaları Nasıl Tasarlanmalı?

 

Doğumdan itibaren çocuklarımızın kendini daha huzurlu hissettiği mekanları ebeveynler olarak hissederiz. Bazı yerlerde sakin ve neşeliyken bazı yerlerde gergin olabilirler. Hatırlamamız gereken en önemli nokta bir ortamın enerjisini içindeki insanlar ve dekorasyonu oluşturur. Çocuğunuzun en çok zaman geçirdiği odası, oyun odası ya da oturma odası gibi yaşam alanlarına ne gibi değişiklikler yaparsam kendini daha huzurlu hisseder bir bakalım:

Aslan burcu çocukları doğdukları andan itibaren sıcak, sevgi dolu ve kuvvetlidirler. Varlıklarını belli ederek ortamda ilgi odağı olurlar. Görselliğe hitap eden oyuncaklardan keyif alır. Sesli, çok sesli, renkli, çok renkli oyuncaklar ve öğelerle odasını süsleyebilirsiniz. Sarının tonlarını unutmamalısınız. Sınırları sevmediği için yeni yürümeye başladığı zamanlarda evinizi ona minimumda “hayır” diyecek şekilde güvenli hale getirmelisiniz. Sosyalleşme çağına geldiğinde ise arkadaşlarını odasına davet edebileceği büyüklükte bir odası olması onu mutlu edecektir.

Aslan Burcu Özellikleri:

 

NİTELİK: Sabit

 

ELEMENT: Ateş

 

YÖNETİCİ GEZEGEN: Güneş

 

MADENİ: Altın

 

DEĞERLİ TAŞI: Pırlanta, Elmas, Yakut, Sarı Safir

 

RENKLER: Altın Sarısı, Sarı, Turuncu, Kırmızı

dfot

 

KAĞITTAN HAYALLER ATÖLYESİ

PAPİER ATELİER

Her şey izledikleri ”Away We Go” filminin etkisiyle başlamış meğer!

Filmdeki BURT adlı karakterin kağıttan maketini yapma dürtüsüne karşı koyamamışlar ve iş almış başını gitmiş. 2011 yılında ‘’Anything with paper’’ motto’sunu benimseyen Türker Akman ve Deniz Yılmaz tarafından kurulan Papier Atelier tam anlamıyla bir kağıt heykel atölyesi. Onlar, her gün elimizin altında olan üzerlerine karaladığımız, notlarımızı aldığımız, kimi zaman yırtıp attığımız kağıtlara farklı bir boyut ve anlam yükleyerek adeta hayat veriyorlar. Her bir parçayı birer sanat eseri haline getiriyorlar. En büyük ilham kaynağının hayaller, filmler ve insanların büyülü hikayeleri olduğunun altını çiziyor ikili. İşin en güzel tarafı ise hayalleri gerçekleştiriyor olmaları. Düşünsenize, hayallerinizi sipariş ediyorsunuz! Ben kendi adıma Deniz ve Türker’e teşekkür ediyorum; hem ilham kaynağı oldukları hem de hayalleri gerçekleştirmeyi seçtikleri için.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Türker:Ben  mimarlık ve dergi tasarımı yapıyorum

Deniz: Ben de  match-up isimli basılı bir dergi çıkarıyorum. Aynı zamanda da 3 yıla yakındır Papier Atelier için kağıt heykeller tasarlıyoruz.

Beraber böyle bir projeye nasıl dahil oldunuz? Hayallerle dolu bu yolculuğun hikayesini bizimle paylaşır mısınız?  

Bundan birkaç yıl önce izlediğimiz bir filmdeki karakterin (Away We Go filmindeki Burt karakteri) kağıt heykelini yaparak bu proje şekillendi kafamızda. Önceleri sadece kendimiz için birkaç adet kağıt heykel yaptık, sonra ise gelen istek ve ilgi üzerine başka çalışmalar da yapmaya başladık. Aslında ilk başta amacımız sadece filmdeki karakterin küçük bir kağıt modelini yaparak eğlenmekti. Sonraları rüyalarımızda gördüğümüz ve ünlü isimler arasında sevdiğimiz insanların kağıt heykellerini yaptık. Birçok konuda fikir alışverişi yaptığımız ve çift olduğumuzdan ortak bir şeyler yapmayı çok istediğimiz için Papier Atelier projesi bizim için çok özel ve ilk.

Neden kağıt peki ? 

Kağıt aslında tasarımın başladığı yerdir. Fakat son ürüne gidilirken kağıt bir kenarda unutulup gider. Bizim amacımız hayatımızın her yerinde yer verdiğimiz bu malzemeye bir değer katmak.

Workshop çalışmalarınız var mı? Bize bilgi verir misiniz biraz? 

Düzenli olmamakla birlikte workshop çalışmaları yapıyoruz. Hatta 21 Haziran Cumartesi günü de Karaköy’de bir tane düzenliyoruz.

Bu workshoplar genelde bir günde oluyor ve 6-8 saat sürüyor. Önceden belirlenmiş bazı modellerimiz oluyor. Katılımcılarla birlikte önceden hazırladığımız kalıplardan kesip, ortaya çıkan parçaları yapıştırıp, bu parçaları boyayarak heykeli tamamlıyoruz. İnsanlar yer yer “Sanırım ben yapamayacağım!” diye panikleseler de sonunda herkesin kendilerine ait güzel birer kağıt heykeli oluyor…

Şimdiye kadar en vazgeçilmez karakteriniz hangisi?

En sevdiğimiz karakterimiz bizim için ilklerden biri olan “Fisherman” ve “Mademoiselle Coco Chanel”.

Sizce bu sanat Türkiye‘de yeterince ilgi görüyor mu veya tanınıyor mu?

Kağıtta kullandığımız teknik, kullanılan geleneksel yöntemlerden biraz farklı olduğu için Türkiye’de pek tanınmıyor. Yurt dışında ise ilham verici güzel çalışmalar yapan kişiler var.

Yurt dışından kimleri takip ediyorsunuz? 

Yurt dışından beğendiğimiz işler yapan isimlerden ilk aklımıza gelenler: Sher Christopher ve Asya Kozina. Ama bize en çok ilham veren kişi şüphesiz ki Turhan Selçuk.

Siparişler nasıl bir süreçten geçiyor? 

Öncelikle sizden yaptırmak istediğiniz heykelle ilgili detaylı bilgi istiyoruz. Kafanızda canlanan sahneyi anlatmanızı istiyoruz. Bu hikayeden kullanabileceğimiz detayları belirliyoruz. Eğer yapılacak heykel bir kişi içinse mümkün olduğu kadar fotoğrafla birlikte kişiye özel detayları alıyoruz.

Bunun üzerine bizim kafamızda oluşan sahnenin eskizini paylaşıyoruz. Eskizin üzerinden tekrar konuşarak sahnenin son halini hazırlıyoruz.

Bundan sonra çalışma bilgisayar ortamına geçiriliyor ve detaylandırmalar başlıyor. Bütün duruşlar, ifadeler, büyüklükler, renkler… gibi detaylar bu süreçte belirleniyor. Bilgisayar ortamındaki çalışma son bulduktan sonra tekrar kağıda dönülüp heykelin hayata geçme süreci başlıyor. Düz bir kağıtla başlayan süreç bu kağıdın kesilip, kıvrılıp, yapıştırılması ile bir hacme bürünüyor.  Daha sonra bu kağıt istendiği şekilde renklendiriliyor ya da kağıdın doğal renginde bırakılıyor. Bu süreçten hiç bir fotoğrafı paylaşmıyoruz. Mümkünse de teslimi elden yapmayı tercih ediyoruz. Bu sayede heykel sahibine ulaştığındaki aralarında kurulan bağı izleme şansına sahip oluyoruz  ki bu da belki de işin en zevkli kısmı oluyor bizim için.

Farklı projeler var mı bizi bekleyen?

Şu sıralar sevdiğimiz bazı sanatçılarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Onların farklı disiplinlerde üretmiş oldukları eserlerin kağıttan heykellerini yapıp paylaşıyoruz. İleride de kendi karakterlerimiz ve onların hikayeleri ile bir sergi düzenlemek için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Bu işin püf noktası nedir sizce?

Anahtar kelimemiz “sabır”. Çünkü süreç gerçekten yavaş ve zorlu işliyor. Kullandığımız teknikte istenilen geometrik etkiyi almak için keskin köşelerin birleşimlerinin kusursuz olması gerekiyor. Bu yüzden de hataya pek yer yok.

İlerde bir sergi açmayı düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle düşünüyoruz ve bir süredir bu konuda da fikirler üretiyoruz.

 

Nerelerden ulaşabiliriz Papier Atelier heykellerine?  

Şu an sadece internet üzerinden www.papieratelier.com adresinden ulaşılabiliyor heykellerimize. Gerçeklerini şu an için sadece workshoplarımız sırasında, ya da yer aldığımız özel etkinlikler için düzenlediğimiz mini sergileri ziyaret ederek görebilirsiniz.

dfot

 

SAMSUNG Q9000 Klima Satın Alan Herkesi New York’a Uçuruyor

1 Mayıs- 30 Temmuz 2014 tarihleri arasında yetkili Samsung satış noktalarından Q9000 model klima satın alan tüketiciler diledikleri tarihlerde geçerli olmak üzere çift kişilik New York bileti almaya hak kazanacaklar. Kampanyadan yararlanmak isteyenlerin www.q9000ilenewyorkauc.com adresinden ilgili kampanya kodunu girip müşteri bilgileri formunu doldurarak tr.samsungce@partner.samsung.com adresine göndermeleri gerekiyor.

Birbirinden bağımsız olarak ya da bir arada çalışabilen üç ayrı fan sayesinde farklı soğutma seçenekleri sunan Samsung Q9000, bu sayede minimum enerji tüketerek, maksimum soğutma sağlıyor.

Fantasia

Dünyanın en iyi markalarının ürünlerini bünyesinde bulunduran Fantasia Seramik, İtalyan Jacuzzi markasının üstün nitelikteki tasarımlarını Türk tüketicisiyle buluşturmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü Amerikalı Mimar Daniel Libeskind tarafından Jacuzzi için tasarlanan ve geçtiğimiz yıl Milano Tasarım Haftası’nda lansmanı yapılan Flow hidromasajlı küvet tasarımı, fonksiyonel bir ürünün de lüks bir tasarım ikonuna dönüştürülebileceğini kanıtlıyor.

VİKO

Elektrik anahtar ve priz sektörünün yenilikçi ve lider kuruluşu VİKO’nun yenilenen Karre Kids serisi ile Sylvester ve Tweety bir kez daha çocukların odalarına konuk oluyor. Üstelik şimdi yepyeni modeller ile maceralarına kaldıkları yerden devam ediyor. Ürünlerinde güvenlik ve kaliteden ödün vermeyen VİKO, elektrik kaynaklı ev kazalarının çocuklara zarar vermemesi için Karre Kids ile prizlerden kaynaklanabilecek elektrik çarpmalarına karşı çocuk güvenliğinin de şansa bırakılmasını engelliyor.

KELEBEK MOBİLYA

 

Türkiye’nin köklü markası Kelebek Mobilya, İtalyan ve Türk tasarımcıların imzasını taşıyan ödüllü oturma grubu Likena ile mekanlarda modern ve uyumlu bir atmosfer yaratarak kullanıcıların kendilerini özel hissetmesini sağlıyor.

 

Türkiye’de modüler mobilya denince akla gelen ilk marka olan Kelebek Mobilya, ‘sade’ ve ‘işlevsel’ konseptiyle tasarlanan yenilikçi koleksiyonlarını, tüketicilerin beğenisine sunmaya devam ediyor. Kelebek Mobilya’nın ilk kez tüketicilerle buluşturduğu İstanbul Mobilya Fuarı-İSMOB 2014’te tasarım ödülüne layık görülen Likena serisi, konfordan ödün vermeyen farklı tasarımı ile tarza bağlı olarak kişiselleştirilebilir alanlar yaratmaya imkan sağlıyor.

Hayalinizdeki yazlığa Bien ile ulaşın

Yazlık veya devamlı kullandığınız evinizin küçük yaz dokunuşlarına sizce de ihtiyacı yok mu? Her yeni koleksiyonuyla kendi benzersiz çizgisini oluşturan Bien, yazlık evlerinde ferahlık arayanlara sıradışı ürünleriyle çözümler sunuyor. Yaşam alanlarına huzur veren ve tatil havasını yaşatan serileriyle yazlık evlere yeni bir tazelik katan Bien, özgün tasarım ürünleriyle yaz aylarında da yaşam alanlarını serinletiyor.

BrandZoo İLE KENDİNİZE ÖZEL, KÜÇÜK, YEŞİL BİR DÜNYA YARATMAK İSTER MİSİNİZ?

Karaköy’ deki 4 katlı binasında ‘katlı mağazacılığın butik hali’ sloganıyla müşterilerine hizmet veren, kısa sürede yaratıcı ve yenilikçi markaların, tasarım kıyafetlerin en önemli adresi olan BrandZoo’ da“Butika Terra”,   yeni nesil yeşil yaşamlar yapısıyla yola çıkarak, kişiye ya da belirli bir alana özel olarak tasarımlar gerçekleştiriyor.

GROHE

Eşsiz estetiği en son teknolojiyle birleştiren GROHE Allure koleksiyonuyla donatılan yat, lavabolardan küvet ve duşa kadar her yerde mükemmel konfor ve rahatlık barındıryor.

Ilık Akdeniz ikliminde güneşin ve masmavi suların keyfini sürmenin ve ıssız koy ve kumsallarda keşfe çıkmanın bundan daha iyi bir yolu olabilir mi? Ileria, zarif banyolarındaki premium GROHE bataryalar gibi birinci sınıf donanımlar sayesinde de bir o kadar hayranlık uyandırıyor.

FİLLİ BOYA’DAN

YAZLIK MEKÂNLARA

KOZMİK DOKUNUŞ

Tasarımcı art direktör Derin Sarıyer ve modacı ve trendsetter Ümit Ünal, Filli Boya için hazırladıkları Coloration projesi özelinde 70 renk içerisinden yaz renklerini açıklıyor.

Yazın en güzel yanı dünyanın evrene açılan kapısı olan gökyüzünü en net şekilde görebilmemizdir. Yıldızlarla dolu gökyüzünden esinlenilen bu ışıklı, canlı tonlar bize rehberlik ediyor. Ümit Ünal seçtiği renkler ile ilgili: “Yazlık mekanlar bizim için denize veya güneye bakan salonlar, balkonlar, hatta sokaklardır. Işık alan odalar, canlı, parlak Kozmik renklerle tamamlıyor birbirini. Özellikle Pembe buğu, gri mavi,  kuvarz, ay taşı, kadet mavi bu yazın favori renkleri.” Yorumunda bulundu.

Panoptik renkler özelinde Derin Sarıyer; “Hayatın merkezi, nefes alıyor oluşumuzun kaynağı hem fiziksel hem de soyut anlamda Güneş’tir. Çok şey anlatır Güneş. Neşe, sevinç, iyimserlik ve canlılığı simgeler. Filli Boya’nın yeni renk kataloğu yazı derinlikli ve olumlu sinyaller veren sarı tonları karşılıyor. Sıcak ayları etkili bir biçimde simgeleyen sarılarla. Coloration renklerinin felsefesinde yer alan, dünyevilikten uzak, kozmik altyapısı olan yaklaşımı belki de en iyi betimleyen bu rengin tonları ile ilgili sunulan alternatifler, 2014 yazını bizlere çok güzel anlatıyor. Bu renklere Panoptik bakış açısıyla Terra Rosa ve Indigo renklerini de ekleyebiliriz.” Yorumunda bulundu.

SILVERLINE’DAN NARİN VE SESSİZ BUZDOLABI

Teknolojisi, estetiği ve fonksiyonelliği ile mutfaklarda ankastre kullanımına farklı bir boyut getiren Silverline Ankastre, buzdolabı modeli BZ 12015NF ile sessiz ve tasarruflu kullanım deneyimi yaşatıyor…

ÜSTÜN PERFORMANS VE SES KALİTESİ İÇİN

LOGITECH’TEN YENİ WIRELESS HOPARLÖR:

LOGITECH X300

Logitech, mobility ve performans için tasarladığı Logitech® X300 Mobile Wireless Stereo Speaker wireless hoparlörü tanıttı. Geniş ses sistemi için tasarlanan Logitech X300 Mobile Wireless Stereo Speaker, detaylandırılmış mid ve highları, net basları ile kullanıcılara üstün kalitede ses deneyimi sunuyor. Logitech X300 Mobile Wireless Stereo Speaker ile 30 adım uzaklıktaki Bluetooth® bağlantılı cihazınıza bağlanarak  dilediğiniz yerde üstün ses kalitesiyle müzik dinleme ve video izleme özgürlüğü yaşayabilirsiniz.

LOGITECH COLOR COLLECTION’DAN 

GÖZ KAMAŞTIRAN MOUSE’LAR

Mouse pazarında dünya lideri olan Logitech, en popüler üç mouse’u M325, M317 ve M187’yi   yeni tasarımları ve modern renkleriyle yorumladığı 6. Yıl Tasarım Koleksiyonu’nu teknoloji tutkunlarının beğenisine sundu.

Spor Yaparken Yardımcı Olan iPhone 5/5s Kılıf ve Kol Bandı

 

 

Spor yaparken akıllı telefonları üzerimizde taşımak rahatımızı bozuyor veya hareket kabiliyetimizi kısıtlayabiliyor. 149,9 TL  (KDV dahil) fiyat etiketiyle elmasepeti.com’un satışa sunduğu SwitchEasy MOVE iPhone 5/5s Pembe Kılıf ve Kol Bandı, hareket kabiliyetinizi düşürmeden, spor yapmanıza imkan tanıyor. Üstelik şık tasarımı ve yazın çoşkusunu taşıyan rengi ile stil sahibi kadınlara hitap ediyor.

SAMSUNG NX MINI: “WEFIE” TRENDİNİN EN İDDİALI OYUNCUSU

 

Samsung Electronics’in yeni fotoğraf makinesi NX mini ile “wefie” akımına kapılın. Beyaz, pembe, nane yeşili, kahverengi ve siyah olmak üzere 4 farklı renk seçeneğine sahip NX mini, 180 derece döndürülebilir dokunmatik ekranı ile son dönemin “wefie” akımına en iyi şekilde uyum sağlıyor. Dünyanın en ince ve en hafif değiştirilebilir lensli fotoğraf makinesi* olan NX mini; 999 TL (9 mm lens ile) ve  1.149 TL (9-27 mm lens ile) tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatları ile tüketiciye sunuluyor.

BOSCH

Yazın Bunaltan Sıcaklarına Tasarruflu Ve Incecik Çözüm; Bosch Slim İnverter Klima

Bosch Slim İnverter klimalar, sadece 15 cm’lik inceliği ve kompakt boyutları ile her mekana kolayca sığıyor; bulunduğu ortama renkli, şık ve dekoratif bir hava katıyor. A enerji sınıfı Bosch klimalardan bile yüzde 35 daha az enerji tüketmesini sağlayan eşsiz İnverter Teknolojisi sayesinde aile bütçesine de çevreye de katkı sağlıyor.

 

UĞUR DERİN DONDURUCU

SICAK HAVALARA AKILLI ÇÖZÜM:USMART

60 yıllık deneyimi ile soğutma sektörünün lider markası Uğur Soğutma’nın son teknoloji akıllı klima serisi USMART’ın Türkiye genelinde satışlarına başlandı.

 

İki renkli şık tasarımı, estetik çizgileri ile USMART,  2014’te yürürlüğe giren ErP yönetmeliğine uygun, 6,5 SEER değeriyle A++ sınıfı soğutma performansıyla sınıfının en yüksek enerji verimli teknolojisi ile dikkat çekiyor.

SUR ÇELİK KAPI

Renkli kapı trendini başlatan Sur Çelik Kapı, şimdi de sizin kapınızı istediğiniz renkte tasarlıyor.

Çelik kapı sektörünün öncü markası Sur, Woodlam serisi ile kapılara sıradışı renkler getiriyor. Woodlam ile kapınız dilediğiniz renge sahip olurken,  renklerin neşesi ve büyüsü kapınıza yansıyor. Yenilikçi tasarımlarıyla evinize değer katan Sur Çelik Kapı, sıradışı tasarım ve güvenliğin bir arada sunulduğu Woodlam ile tarzınızı kapınıza yansıtma imkanı sunuyor. Woodlam serisi rustik kırmızı, lacivert, fuşya, yeşil ve turuncu renkleriyle dikkat çekiyor.

Polisan

Wood & Wood Serisi ile

Bahçeler Çoook Çekici

Güzel havaların gelmesiyle birlikte bahçe ve teraslarda da hazırlıklar başladı. Şehrin kalabalığından uzak, yorgunluğu keyfe dönüştürecek bahçeler, Polisan’ın doğa örtüsündeki doğal ağaç gövdesi renklerine uyum sağlayan Wood and Wood Anti Aging Ahşap Koruyucusu ile gözlerinizi de şenlendirecek.

Xbox One 5

Eylül’de Türkiye’de!

Microsoft, ABD’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen Electronic Entertainment Expo (E3) fuarında Xbox One’ın bu yıl Türkiye dahil 29 ülkede satışa sunulacağını açıkladı. Konsolun Türkiye’de satışa sunulacağı tarih 5 Eylül olarak belirlendi.

 

Microsoft, ABD’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen E3 fuarında Xbox One’ın 29 ülkedeki çıkış tarihini ve önümüzdeki dönemde gelecek oyunlara dair detayları paylaştı. Konsol Türkiye’de 5 Eylül’den itibaren Türkçe arayüzle piyasaya sürülecek.

Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İpek Baykurt, “Oyun konsolunun ötesine geçerek kapsamlı ev eğlencesinin merkezinde yer alacak bu ürünü Türkiye’deki tüketicilerle buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye, Xbox One’ın bu yıl içinde piyasaya sürüleceği 29 ülke arasında ilk sıralarda yer alıyor. Tamamen Türkçe arayüzle piyasaya sürülecek olan Xbox One’ı, Microsoft’un sunduğu ürün ve hizmetler eşliğinde Türkiye’de tüketicilere sınırsız eğlencenin kapılarını açan bir platform halinde sunacağız” dedi.

 

 

dfot

 

Amasra’dayız.

İstanbul ve Amasra arasında yaşayan mimar Gülce Gökmen Türk ile eşi ressam-tasarımcı Mustafa Türk’e ait olan iki katlı daire; Amasra’nın merkezindeki tepelerden birinde konumlanmış 5 katlı bir binanın en üst katında bulunuyor. Giriş katta salon, mutfak ve müstakil banyolu misafir odası bulunuyor, üst katta ise ebeveyn odası ve teras var. Her biri deniz manzaralı odalar; 180 m2’lik bir alana yerleşiyor.
Projelendirme ve yapım aşaması 6 ay gibi bir sürede tamamlanan ev; tasarımcılarının zihninde birbirine yönelen mekanlarla akıcılık kazanan; rahatlık odaklı sade bir ev olarak yola çıkmış. ‘eski’nin yaşanmışlık deneyiminden aldığı güçle grafiksel detayları birleştirerek yer yer klasik detayların da dikkati çektiği retro-modern tarzını ortaya koymuş.Eve adım attığınızda tavanda antre, salon ve mutfağın ortasından geçen geniş bir kiriş dikkat çekiyor. Brüt beton olarak bırakılmış bu kiriş; birbirine bağlı bu üç mekan arasında ortak bir geçiş sağlıyor.Harman tuğlasının sıcak etkisi, yemek bölümündeki geniş duvarda kaplama olarak, antreyi mutfağa bağlayan geçişte kolon olarak, antreden salona geçişte ise ahşap lentonun bittiği yerdeki kenar detayları olarak karşımıza çıkıyor. Birbirine bağlı bu üç mekanın tavanından geçen doğal ahşap kirişlerin köşeleri yuvarlatılarak doğal bir görünüm kazandırılmış.
Duvarlar ve ahşap parkelerde, renk olarak; evin genelindeki tonlarla kontrast oluşturması için beyaz tercih edilmiş.Tamamı deniz gören pencerelerde perde yerine duvarla aynı renkte düz stor kullanılarak; perdenin sınırlayıcı etkisinden kurtulmak istenmiş.
Mobilyaların tamamı ev sahipleri tarafından tasarlanarak marangoza yaptırılmış. Oda kapıları, yemek masası, kitaplığın konstrüksiyonu ve aile yadigarı mermerlere yaptırılan ayaklarda ortak dil olarak diagonal hatlar dikkat çekiyor. Zemin kaplaması olarak seramik ve parke kullanılmış. Antre ve mutfakta kullanılan altıgen formdaki seramikler; evin genelinde etkisini gösteren diagonal hatlarla yuvarlak formlu mobilyalar arasında bir denge unsuru olarak düşünülmüş. Ayakkabılık olarak da kullanılan aile yadigarı sandığın üzerine; doğal ahşap askılık takılarak vestiyer ihtiyacı kısmen giderilmiş.
Mimarın eskiciden aldığı dresuvarı; her mekanda karşımıza çıkan ev sahibi Mustafa bey’in yağlı boya tablolarından biri süslüyor. Fotoğrafçılıkla da uğraşan ev sahipleri evlerinin duvarlarında kendi çektikleri fotoğrafları da sergiliyorlar. Salondaki geniş kanepe dışındaki tüm mobilyalar ya eskiciden alınarak kaplatılmış ya da marangoza yaptırılmış. Yemek masasının başlarındaki oymalı sandalyeler aile dostlarının hediyesi.
Tamamı deniz gören pencerelerde perde yerine duvarla aynı renkte düz stor kullanılarak; perdenin sınırlayıcı etkisinden kurtulmak istenmiş.
Üst kata çıkan masif ahşap olarak merdiven beyazlatılmış açık meşe yaptırılmış. Sık aralıklı korkuluklar griye boyanarak modern bir etki oluşturulmuş.Üst katta bulunan ebeveyn odasında tavan komple ahşap kaplanarak beyaza boyanmış. Yine ahşap kirişler kullanılarak çatının formu belirginleştirilmiş. Yatak başı olarak doğal ahşap plakalar farklı aralık ve ebatlarda çakılarak, seçilen renklerde boyanmış, mobilyalar mimarın tasarımı.
Ebeveyn odasına açılan banyoda; ev sahibi Mustafa Bey’in demir ustasıyla birlikte yaptığı ayna; yine harman tuğlasıyla oluşturulan diş üzerine monte edilmiş. Banyonun tavanı da ebeveyn odasıyla aynı nitelikte düşünülmüş.

 

dfot

dfot

 

AMMOS HOTEL,GİRİT
Lezzet, Konfor ve Tasarım
Otelin sahibi Nikos Tsepetis’in “Hiçbir zaman büyüme, fakat her zaman geliştir” felsefesi tesisteki olağanüstü hizmet anlayışının ve gösterilen özenin de temelini oluşturmuş.Hepsi deniz manzaralı ve yattığınız yerden dalgaların sesini dinleyebileceğiniz kadar denize yakın 33 standart odası ve 1 suitiyle Ammos Yunanistan’ın en popüler otellerinden biri.Bu popülerliğin bir sebebi de otelin standartın üstünde bir hizmeti uygun fiyatlara alabiliyor olmaları. Ünlü Yunan mimar Elisa Manola tarafından yapılan çarpıcı ve çağdaş iç tasarımı nedeniyle özellikle otel sade ama konforlu bir tatil geçirmek isteyenlerin gözdesi oluyor. Kendisi de bir tasarım tutkunu olan otel sahibi Nikos, her yıl otelin dekorasyonuna küçük eklemelerle yenilik getirmeyi tercih ediyor. Bunun için de yerel tasarımcıların özel tasarımlarını keşfetmeyi ve onları dekorasyona entegre etmeyi tercih ediyor.Nikos’un son eklediği parçalar arasında Prouvé ve Tapiovaara’dan Ercol’e, orta yüzyılın çağdaş klasikleriyle, Brezilyalı Campanas ve Francois Azanbourg, Adam Goodrum, Nendo ve Tom Dixon gibi modern tasarımcıların yenilikçi ürünlerini kombine edip, karma yemek sandalyeleri ile etkileyici bir koleksiyon oluşturmuş.
Otelin toplu kullanım alanlarında yer alan bu eklektik koleksiyonlar renkli bir Bisazza duvar mozaiği, arabesk karo zeminler, yerel bit pazarlarından alınmış özel dolaplarla ve olağanüstü yetenekli yerel sanatçı Konstantinos Kakanias tarafından özel olarak yaptırılan duvar plakaları ile dengeli bir kompozisyon oluşturmuş. Bu ferah ve konforlu otel aynı zamanda son derece uygun fiyatlara geleneksel Girit yemeklerini de keyifli bir ortamda tatmanız için çok uygun bir zemin hazırlıyor.
Yemekleri “boureki” (börek), güveç yabani enginar ile keçi ve ünlü “galaktompoureko” (muhallebi dolu milföy pasta) şeklinde sıralanabilir.
Geçtiğimiz yıllarda oteli ziyaret eden London Times yemek eleştirmeni, oteli “klasik bir yemek lokasyonu” olarak nitelendirecek kadar etkilenmiş bu büyülü atmosferden. Meraklılarına hemen belirtelim Girit’in batısında yer alan Ammos en yakın havaalanına yalnızca 15 km uzaklıktaki lokasyonu ile lezzete ve konfora doyacağınız çok doğru bir seçenek.

 

dfot

dfot

SERENAY LÖKÇETİN 

TASARIMCI/FOTOĞRAFÇI

1987 Bursa doğumluyum. Uludağ üniversitesi iktisat bölümünden mezun oldum. Zamanla asıl yapmak istediğim işin tasarım olduğuna karar verdim ve Nanay Design isminde bir marka yarattım.Aynı zamanda Serenay Lökçetin Fotoğraf adıyla Belgesel ve Düğün fotoğrafları çekiyorum. Nanay Design 2012 yılında yolculuğuna başladı.Polimer kil ile tanıştığım günden beri hayal gücümü şekillendirebiliyorum. Önce minyatür yiyeceklerle başladım. Bu konuda Türkiye’de başarılı olan çok az kişi var. Minyatür sevdası da çok başka.Daha sonra modellemeler yapmaya başladım ve kitap ayracı serisi bu şekilde meydana çıktı.Tabi ki Nanay sadece polimer kilden ibaret değil. Yeni şeyler denemeyi her zaman çok seviyorum.Bu durum beni daha iyilerini yapmaya heveslendiriyor.Bugünlerde ayraçların fiziki özelliklerini iyileştirme ve sunumunu farklılaştırma peşindeyim. Yurtiçi ve yurtdışına satışlar yapıyorum. Nanay Design 2014te hayattan, renklerden ilham alarak, hayallerine polimer kille şekil vermeye, üreteni de, tüketeni de mutlu etmeye devam edecek…

 

Takip ettiğiniz siteler ?

Stylemepretty.com, Etsy.com, Pinterest.com

 

• Çalışırken olmazsa olmazınız?

Müzik

 

En sevdiğiniz dönem veya akım?

Vintage ve Retro

 

Favori mekanınız?

Atölyem

 

Motivasyon?

Kahve,kahve,kahve…

 

• Ofisinizde asla neye rastlamayız?

Negatif enerji

 

Nelerden ilham alırsınız veya kimden?

Renklerden, desenlerden, olaylardan,  kısacası hayattan.

 

Evde olmazsa olmazınız?

Polimer killerim

 

• Kendinizi en çok benzettiğiniz şehir?

İzmir

 

Tek bir cümle ile kendinizi anlatın desek…

Mutlu

 

‘Motto’nuz…

Birini sevmeden, dünyayı sevemezsin.