Editörden | Hoşgeldin Sonbahar

Hoşgeldin  Sonbahar

Sonbaharları gerçek bir uyanış için çok daha anlamlı zamanlar olarak değerlendirmişimdir

hep. Neden mi? Düşünsenize hayatınızın istemediğiniz yönlerini değiştirmek, cesaret toplayıp denemeler yanılmalar yapabilmek, dünyanızı istediğiniz eksene çekebilmek için koskoca verimli bir dönem var önünüzde. Niye mi yazıyorum bunları? Son bayram tatili dönüşü birçoğumuzun ağlamaklı oluşundan geldi, tüm bunlar aklıma. Modern çağ, insanı, mutluluklarını kısa süreli tatillere sıkıştırmak zorunda mı   gerçekten?

Yoksa bu düzen, bizim kendi zihnimizde yarattığımız bir sanrıdan mı ibaret? Bu sistemin dışına çıkarsak gerçekten yok olur muyuz? Var olmanın, kendini ifade etmenin hatta üretmenin gerçekten başka bir yolu yok mu? Yoksa sevmediğimizi iddia ettiğimiz “iş hayatımız” bizim kişisel dev aynalarımız ve oralarda olmaktan, ”20.yüzyıl aristokrasisinin” yıkılmaz kalesi olmaktan gizli gizli büyük bir mutluluk mu duyuyoruz. Gelin hep birlikte bunun cevabını arayalım bu kış ne dersiniz?

Cevabımız belki de “evet”tir. O zaman mesele yok, zaten…