Beyaz Perdenin Rüya Evleri | Hobbit

Beyaz Perdenin Rüya Evleri / Hobbit

Lord of The Rings ve Hobbit sinema üçlemeleri son 10 senemize damga vururken sadece fantastik sinemayı sevenlerin değil neredeyse tüm sinema meraklılarının dikkatini çekti.

Ünli İngiliz yazar,şair  Prof. John Ronald Reuel Tolkien’in 1937 yılında kaleme aldığı The Hobbit ve 1957 de yazdığı Yüzüklerin Efendisi ( The Lord Of The Rings) kitapları o yıllarda ve sonrasında okurları tarafından müthiş bir ilgi görse de kendisi bile sinema filmlerinin yaratacağı bu inanılmaz etkiyi tahmin edemezdi.

Kitapların sinemaya uyarlanmasının son derece riskli oldğu herkes tarafından bilinir ancak yönetmen Peter Jackson’un yarattığı bu tek kelime ile “delilik” kitapların ancak bu kadar uyarlanabileceği ünvanını hake den eserlerdi.

Kitapların ve sonrasında filmlerin okuyucu ve seyircide yarattığı fantastik evrenin en önemli figürleri Tolkien’in yarattığı ırklar idi.konunun en önemli oyuncuları Orta Dünya sahnesinin ilginç yaratıkları olan kötü ve iyi taraftaki tüm ırklar olağanüstü ama dozunda bir sihir etkisi ile sunuldu beğenimize.İyi tarafta yer alan büyücüler ile  kötü taraftaki “ölüm saçan “ rakiplerinin savaş alanında ana aktörler bu ırklar idi.Orta Dünya denilen yerin bugünkü harita ile çözümlenmesi de mümkün olmakla beraber o fantastic dünyanın içinde kalarak bu aktörleri tanıtmak gerekirse ; İnsanlar,Elfler,Cüceler,Hobbitler,Orclar,Goblinler,Entler bu fantastic evin ev sahipleri idi.Bu baş aktörlerin tüm karakteristik özelliklerinin yanında yaşadıkları yerler ve yaşam alışkanlıkları da filmlerin en ilgi çeken yerlerini oluşturmakta idi.Muhteşem Kaleleri ile İnsanlar,görkemli Orman Sarayları ile Elfler,Yerin altındaki devasa tünelleri ve sütunları ile bir imparatorluk kuran Cüceler ve en naif, sakin ve abartıdan uzak yaşantısını yeşillikler içinde sevimli yuvalarında yaşayan Hobbitler.

Aslında tüm diğer ırkların ve yaşam detaylarının arasından sıyrılarak iyiliği ve saflığı ve tabii ki tüm kitapların hikayesinin ana konusunu oluşturan ırk Hobbitlerdir.Onların tüm Orta Dünya için varlık sebebi kadar önemli olarak yaptıkları şeylerin hikayelerinin toplamıdır tüm bu eserler.The Hobbit kitabı ile başlayan hikaye,Krallığı , ejderha tarafından gasp edilen cüce prens Throrin’in akrabaları ile  krallığını geri almak için yola çıkması için iyi büyücü Gandalf’ın bunun içine kendi halinde yaşayan Hobbit,Bilbo Baggins’i dahil etmesi ile başlar.O Bilbo Baggins ki sonra The Lord of The Rings kitabına konu olacak ve dünyayı yönetme kudretine sahip güç yüzüğünü bulacaktır.Kitabın içinde güç yüzüğünün de oluşturulma ve el değiştirme hikayesi de anlatılmaktadır.

 

İşte tüm bu dünya meselelerinden uzakta keyif içinde kendi halinde yaşayan ırk olan Hobbitlerin yaşadığı yemyeşil yerin adı Shire’dır.Shire’da ,yaşantının ,bitkiler hayvanlar ve Hobbitlerden oluşan kısır döngü halinde ama mutlu genelinin detayında Hobbitlerin ilginç yaşam alanları vardır.

 

Hobbitler kısa boylu, kocaman tüylü ayaklı, kıvırcık saçlı, son derece neşeli, ehl-i keyif bir ırktır. Bu yaşam tarzını yaşam alanlarına da yansıtmış ve ilginç evlerinin tüm tasarımını rahatlık üzerine ve yemek üzerine kurmuşlardır.Filmin uyarlanması sırasında en ilginç karakteristik evler Hobbit evleri olduğundan yönetmen Peter Jackson en çok bu yaşamı yansıtmakta zorlanmış.

Hobbitlerin insanlardan daha kısa hatta cüceler ile neredeyse aynı boyda ama görüntü olarak insanlara çok benzediğini söyleyebiliriz.Bu sebeple yaşam alışkanlıkları da tıpkı insanlar gibi olduğundan yarattığı evler insanların yaşam alanlarına çok benzerlik göstermekte.Yansıtılan zamanın dünya zamanı ile bir karşılığı olmadığından yaratılan mimari tasarım küçük tepelerin altına oyulmuş yuvalar şeklinde olmuş.Tepelerinde çatıdan ziyade toprak ve çimenin olduğu küçük oyuklar mantığı ile kurulan yaşam alanlarının malzemesi  tamamen ahşap ve taş.Büyük salonlardan oluşan evlerin detayında kalın ahşap kolon ve kirişler,ağır büyük yemek masaları ,deri koltuklar ,keyif için hazırlanmış sallanan sandalyeler,büyük içki fıçıları,toprak bardak ve tabaklar,tabii ki şömine ve yuvarlak kapı ve pencereler var. Yaşam alanları ile uyuma alanlarının çok ayrı tutulmadığı Hobbit evlerinde en önemli alan ve konu yemek .Uzun ve sık öğünlere sahip Hobbit hayatında yemek büyük yer kaplıyor.O sebeple mutfaklarında çok hassaslar ve yemeklerini şömine ateşinde pişiriyorlar.Yedikleri herşeyi yetiştiren Hobbitler bir arada olmayı da kalabalık yemekleri de çok sevdiklerinden evlerin içindeki masalar geniş aile ve misafir davetleri için uygun.

Hobbitlerin kendi evleri dışında toplandıkları yer ise bir taverna idi.Yemeğin yanında içki içmeyi de çok seven Hobbitler evleri dışında sadece bu tip tavernalarda vakit geçirmeyi severler.

Yeni Zelanda’nın eşsiz ve büyüleyici topraklarında çekilen bu filmlerdeki yaşam alanlarından belki de en sıcak olanı olan Hobbit evleri Halen her yıl binlerce ziyaretçinin akınına uğrayan ve bırakıp gitmek istenmeyecek kadar güzel ve konforlu hallerini halen muhafaza eden büyük bir turizm merkezi olmuş durumda.

 

 

Ve bir Hobbit sözü: “Burası bir Hobbit kovuğu idi ,bunun anlamı ise güzel yemekler,sıcak bir ev ve hepsi kendi evin rahatlığında…”