marka

Dramatik Dekorlar

İtalyan evi Borgo Delle Tovaglie, Paris’teki ilk mağazasını şehrin prestijli “Haut Marais” bölgesinde açtı. Tasarımcı  Valentina Muggia ve eşi Guiliano Di Paolo’nun imzasını taşıyan Borgo Delle Tovaglie aydınlatma, sofra aksesuarları, mutfak malzemeleri ve dekorasyon objelerinden oluşan geniş koleksiyonu ve davetkar dekoruyla Paris’te uğramanız gereken adreslerden biri.  

 

YAZI: AKGÜN AKDİL 

Borgo Delle Tovaglie, Bologno’da 1996 yılında geçmişte tekstil çalışanlarının bulunduğu “Via Tovaglie” caddesinde kuruldu. 2005 yılında Valentina Muggia ve eşi Guiliano Di Paolo markalarını yeniden canlandırmak istediler. Geleneksel bilgi birikimine ve değerlere bağlı kalan tasarımcı çift, mobilya ve dekorasyon malzemelerinden oluşan çağdaş bir koleksiyon ortaya çıkardılar. Bu yeni stil Bologna’da yeni bir açılışla anlamını buldu. Marka evrilerek güncel, çağdaş bir dünyaya açıldı.

Markanın sanat yönetmeni olan Valentina Muggia her tasarımla, her gün büyük bir tutkuyla tek tek ilgileniyor. Borgo Delle Tovaglie’nin stili sabit kurallara bağlı değil ama her zaman farklı ve ayırt edilebilir. Eklektik ve kişiye özel bir stil. Eve dair bu özgün yorum bir espresso ve içten gelen bu stille açığa çıkıyor. Spontan ve güçlü karakterli evler için, kendini genişleten bir yaratıcılıkla (sadece mefruşat değil, odalarına varıncaya kadar eşine zor rastlanacak aksesuar ve mobilyalarla) tüm bir yaşam ortamını kapsayacak şekilde birbirine eklemlenmiş bir bütünlüğe erişiliyor.

Borgo Delle Tovaglie imzasını taşıyan kreasyon, İtalya’da tasarlanan ve elde üretilen özgün bir kimlik taşıyor.

 

İtalyan evi Borgo Delle Tovaglie yurtdışında açacağı ilk konfor mağazası için Paris’i seçti. Marka Paris’in seçkin “Haut Marais” bölgesinde sınırları zorlayarak eski bir kauçuk dükkanına yatırım yaptı. Tasarımcıları Valentina Muggia ve Guiliano Di Paolo’nun sofra aksesuarları, mutfak malzemeleri, aydınlatma ve dekorasyon objelerinden oluşan koleksiyonlarının tümü burada sergileniyor.

Valentina Muggia ve Guiliano Di Paolo klişeden uzak bu baştan çıkarıcı düzenlemeyle İtalya’daki mağazalarının çizgisinden uzaklaşmadan özel bir atmosfer yaratmak istemişler. Geleneksel ve çağdaş yaratıcılığın buluştuğu bu otantik atmosferde vurgulanan fikir ev aksesuarları, aydınlatma ve mobilyalardan oluşan bir koleksiyonu ham ve endüstriyel bir dekorla bağdaştırarak sergilemekti.

Borgo Delle Tovaglie, yüksek kalite standartlarını korumaya özen göstererek sunduğu kişiye özel hizmetle herkese kendini eşsiz bir evde hissettiriyor. Borgo Delle Tovaglie tüm dünyada en prestijli tasarım mağazalarında koleksiyonları satılan bir marka haline geldi.

Ayrıca Borgo Delle Tovaglie, Paris’teki konsept mağazasına özel, tipik bir bistro tasarladı. En iyi İtalyan şarapları ve gıda seçiminden oluşan bu şık mekan sıcak ve sıradışı dekoruyla büyülüyor. Paris seyahatinizde, Rue du Grand Prieuré yer alan Borgo Delle Tovaglie’ye ve şirin bistrosuna uğramadan dönmeyin.

 

Akgün Akdil 

dfot

“Moroso’nun marka serüveni, markamızın tasarımcılarla yani başka bir deyişle akılla, tutkuyla, güzek şeyler yaratmak adına  sanattan ilham alan ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen insanlar ile yürüttüğü ilişkilerinin bir yansımasından ibarettir. Ben onlardan sadece tek obje değil yeni bir dünya hayal etmelerini ve bu dünyayı geleceğe monte etmelerini istiyorum.“

 

Moroso 1952’den bu yana dünyanın en yetenekli tasarımcılarıyla birlikte lüks ve kullanışlı oturma grupları tasarlamak üzere uzmanlaşmış dev bir dünya markası.

Bugün şirket, Moroso ailesinin ikinci kuşağı tarafından yönetiliyor. Uluslarası dev şirkette Roberto CEO, Patrizia Art Direktör olarak görev yapıyor. Şu anki yapıları Agostino Moroso tarafından kurulan küçük tasarım şiketinin olağanüstü gelişiminin en güzel kanıtı. O ilk günlerden bu yana şirkette değişmeyen tek bir özellik var; o da her zaman yeni fikirlere açık olma özellikleri.

 

“Yeni bir şeyler denemek ve ellerinden gelenin en iyisini yapmak” ilk günden beri değişmeyen felsefelerinin özünü oluşturuyor. Özel üretimle, fabrikasyonu doğru oranlarla harmanlayan bakış açısıyla, endüstriyel süreçten geçmiş, teknik anlamda rüştünü ispat etmiş, kişiye özel lüks ürünler tasarlamayı hedefliyorlar. Bunun da hakkını vermişler ki, endüstriyel tasarım, güncel sanat ve moda dünyasında bugün hatırı sayılır bir yere sahipler. Moroso’nun amacı, pazara sürekli yenilenen, güncel ve estetik bir bakış açısı kazandırmak. Bunu da dünya geneline yayılmış birbirinden yetenekli yaklaşık 70 tasarımcının günlük yaşamımıza renk ve anlam katacak ve hiçbir şekilde önceden var olan kalıplarla sınırlandırılamayacak bakış açıları sayesinde başarıyorlar. Moroso’nun renkli dünyasını, bireysel farklılıklarımızın ve geleceğin yaşam stillerinin, günlük hayatımıza bir kutlama havasında sokulması olarak tanımlamak mümkün.

Alfredo Häberli,Antonio Citterio, Archea Associati, Arne Quinze, Atelier Oï, Ayse Birsel & Bibi Seck, Aziz Sarıyer, Benjamin Hubert, Dominique Petot, Edward Van Vliet, Enrico Franzolini, For Use /Numen, Front, Gordon Guillaumier, I+I, Jacob Wagner, Javier Mariscal, Karmelina Martina, Konstantin Grcic, Marc Newson, Marc Thorpe, Marcel Wanders, Massimo Iosa Ghini, Monica Armani, Moroso Design Center, Nendo, Nipa Doshi & Jonathan Levien, Patricia Urquiola, Philippe Bestenheider, Rodolfo Dordoni, Ron Arad, Ross Lovegrove, Sebastian Herkner, Tokjin Yoshioka, Tom Dixon, Tomek Rygalik, Tomita Kazuhiko, Tord Boontje, Toshiyuki Kita, Weisshaar & Kram, Werner Aisslinger.

dfot

 

 

Mamagreen çevre dostu üst düzey dış mekan mobilya ürünleri tasarlamakta ve üretmektedir. Mamagreen, konforu, işlevselliği ve stili harmanlayarak kaliteli ürünler üretmeye kendini adamıştır. Tasarlamış olduğu bütün mobilyalar ev ve otellerde kullanım için uygundur.

Tasarım sürecinin arkasındaki fikir çağdaş ama bohem bir dokunuşla modaya uygun bir ülke yaratmaktır. Bu benzersiz tasarım en kaliteli doğal ve endüstriyel malzemeler ile birleşerek mobilyalar için zevkli bir yaşam süresi sağlar.

Mamagreen, günümüzde Allux, Avalon, Baia, Bogard, Eden, Gemmy, MG INDUSTRIAL, Mono, Mudu, Natun, Oko, Quilt, Sally, Sparta, Stripe, Yuyup, Zix, Zudu, Accessories ve Bistro olmak üzere 20 koleksiyon serisiyle müşterilerine hizmet vermektedir.

Aradığınız mobilyayı bulamıyor musunuz? O zaman Mamagreen Custom Design tam size göre. Yapım başlangıcından montajına kadar uzman bir ekiple işi yürüten Mamagreen müşterilerinin özel istek ve gereksinimleri doğrultusunda ürünlerini tekrar dizayn etmekte ve onlara istedikleri mobilyalara kavuşma imkanı sağlayabilmektedir.

 

dfot

 

1945 yılından bu yana, Brown Jordan bir endüstriye dönüşen  ikonik rahat mobilyalar tasarlamıştır. Robert Brown ve Hubert Ürdün tarafından California’da kurulan Brown Jordan, dış mekan kullanımı için mobilya üreten ilk firmadır.

İlk tasarımları boru şeklinde alüminyum ve vinil dantel yapılmıştı ve bu tasarımlara “Leisure” adı verilmişti ve bu tasarımla dış mekan mobilyanın doğuşu gerçekleşmiş oldu.

Seçkin bir marka olarak tanınan, Brown Jordan şık ve ödüllü tasarımlar üretmesiyle bilinmektedir. 68 yıldan daha uzun süredir yenilik ve tasarım alanında sektörün lideri olarak saygınlığını her geçen gün arttırmaktadır.

The Brown Jordan portföyünde bir dizi stil ve malzemeler içerisinde 30’un üzerinde koleksiyon bulundurmaktadır.

Brown Jordan, satış temsilcileri, şirket showroomları, özel bayi ve ulusal perakende mağazaları aracılığıyla dünya üzerindeki tüketicilerine ve işletmelere hizmet vermektedir, ayrıca konutlara, otellere ve kurumsal müşterilerine iç ve dış rahat mobilyalar sağlamaktadır.

 

dfot

 

 

 

Yusuf Aygeç:

“Baykuşlar ormanların gece bekçileridir normalde.

Fakat şu anda ormanların katli ve birçok orman alanının imara açılmasıyla birlikte, ormanların şantiye bekçiliğine terfi etmiş durumdalar.”

Röportaj: Ayse Gülay Hakyemez

Akaretler’deki C.A.M. Sanat Galerisi’nin bu ayki sergisi

START “Art within Reach” adını taşıyor.

Genç sanatçıların yer aldığı karma sergide Yusuf Aygeç’in hayvan resimleri dikkatimi çekti. Foreks üzerine kağıt presleyerek karışık teknik (yağlıboya akrilik, isographi kalemi ve sprey) ile ürettiği eserler modern zaman “fabl”ları gibi.

Son sergi çalışmalarınızın serüvenini anlatır mısınız?

 

Seride kullandığım hayvanlar, dünya üzerinde küresel ısınma ve hayvanların yaşam alanlarının katlini, bozulan hayat dengelerini ve bozan ögeleri anlatıyor. Bir resimde, önde baretli bir baykuş ve arkada bir inşaat silüeti görürsünüz. Baykuşlar ormanların gece bekçileridir normalde. Fakat şu anda ormanların katli ve birçok orman alanının imara açılmasıyla birlikte artık ormanların şantiye bekçiliğine terfi etmiş durumdalar.

Sanat ve sanatçı tanımınız nedir?

 

Doğanın bize sunduklarından, güzelliklerden türeyen bir kavramdır sanat.  teknolojinin gelişmesi, devletlerin büyümesi, sermaye düzeni öğelerinin çoğalmasına tepki veren sanat eserleri birer tarih görseli artık. Devletlerin marka dayatmaları ve teknolojinin had safada kullanılmasını yeren bir alan halini almıştır sanat.

 

Sanatçı ise şu an özgürlüğünü bir bakıma kaybetmiş bir bedevi gibidir. doğasına geri dönmeye calışıyor. Kapitalist  sebeplerden ötürü önceliği para almış durumda. Yaptığı sanatın önceliğinin önüne malzemelerinin parası ve kullandığı atölyesinin giderleri geçmiş durumda.  Bunun yanında ruhen besleneceği bir doğa da kalmamış. Tüm bu olumsuzlukların içerisinde sanatçı, katledilen doğayı gözlemlemeye çalışır, dayatılan bir ideolojiyi takip edip onu eleştirmeye çalışır. Bu dayatmadan kendini sıyırıp sağlıklı bir biçimde objektif bakabilen kişidir sanatçı.

Mutluluk ve sanat arasındaki ilişki nedir sizce?

 

Sanat motivasyondan beslenir çoğunlukla. Değişik ruh hallerinden esinlenir. Bu durum sanat üretimini tetikler. Bence sanat bir mutluluk aracı değil, tam aksine mutluluklarımızı eşit bir şekilde yaşamamızı sağlayacak bir tepki biçimidir. Sanatçının en mutlu olduğu an, eserinin izleyici veya eleştirmen tarafından doğru tespitlerle okunduğu, eser ile sanatçı arasında doğru bir köprü kurulabildiği andır.

Sizi tetikleyen unsurlar, ilham kaynaklarınız nelerdir?

 

Gün içerisinde birçok duygu değişimi ve ruh hallerine gireriz hepimiz.  İlham kaynağı dediğimiz nokta tamamen bizim kendi inanç ve maneviyatımızdır. Bizi bunlar besler, ilham verir. Tetikleyen unsurlar ise herşey olabilir. Kendi doğrularımıza uymayan her şeye tepki olarak sanat üretebilirsiniz. Yaşam şeklinizi sanatınıza aktarırsınız. Hayatın aslında “bir varmış bir yokmuş”luğuyla ilgileniyorum. İçerisindeki mizahdan besleniyorum. Yaşadığımız toplum ve kültürün kült öğelerinden yola çıkıyorum.

Sanatın insan yaşamındaki yeri nedir, ne olmalıdır sizce?

 

Her insanın hayatında sanat vardır. İnsan zaten kendi başına bir sanat ürünüdür. Sadece bu yetiyi açığa çıkarmayı veya okumayı öğrenme evreleri vardır. Bizlere öğretilenin dışında, derine inmemiz gerekmektedir. Soru sorup o sorulara cevap arayabilmemiz gerekmektedir. Özü ve manayı araştırıp o doğrultuda sanatı ve sanatçıyı okuyabilmemiz gerekir.

Günümüz sanatı hakkında neler söyleyebilirsiniz?

 

Teknolojinin de gelişmesiyle doğru orantılı olarak şu an sanat işçilikten uzaklaşmış, sadece manifestolar üzerine kurulu bir düzen halini almıştır. Sanatçıların yerini makineler ve endüstri almıştır. Bunun içerisinde de hala sanat yapılıyor, yapılmaya devam edecektir. O yüzden de bitmeyen bir serüvenin içerisindeyiz. Önemli olan bu sistemin parçası olmadan, kendi doğru ve yanlışlarımızdan çıkardığımız sonuçlarla sanat yapabilmek.

 

dfot

 

BİR DÜNYA DEVİ DAHA  İSTANBULDA…

 

Crate&Barrel

Çok değil, bundan 10 yıl önce dünyanın bir ucunda gördüğünüz, hayranlık içinde takip ettiğiniz markaların pek çoğu yanıbaşınıza açılacak deselerdi inanır mıydınız?

Şahsen ben net bir evet yanıtını veremezdim bu soruya. Bunun şaşkınlığı, heyecanı ve neşesiyle yazıyorum bu yazıyı…

Ev dekorasyon ve mobilya firmalarının yakından takip ettiği, hatta zaman zaman ilham aldıkları Amerikalı dünya devi Crate and Barrel artık Türkiye’de. Sektörde çalıştığım yıllarda her fırsatta mağaza ziyareti yaptığım, internetten hemen hergün takip ettiğim ve kataloglarının çıkmasını heyecanla bekleğim markalarlardan biriydi Crate and Barrel. Markanın katalogları yanlızca ürünleri değil, sezonun trendlerini, dekorasyon dünyasının nereye gittiğine dair ipuclarını verir, size bambaşka bir dünyaya sürükler. Styling ve mağaza görsel düzenlemeleri konusunda ise hem öncü hem de örnek bir markadır.

Bu dünya devi artık İstanbul’da. Söylerken yüzümde bir tebessüme neden oluyor bu cümle. Türk perakende sektörünün çok kısa sürede nereden nerelere geldiğini gösteriyor bu güzel haber. Demek ki artık dünya devleri ve Türk markaları aynı pazarda kıran kırana rekabet edebiliyorlar. Hatta dünya markalarının sektöre girmesiyle, yerli markalar da yenilenmenin, ürün ve hizmet kalitesini artırmanın önemini her geçen gün daha iyi anlıyor.

Tek bir çalışanla, yazar kasası olmadan açılan mağaza

Bütün başarı hikayeleri gibi, Crate and Barrel’ın arkasında da tutku, azim ve cesaret var. Chicago’lu genç girişimciler Gordon ve Carol Segal çiftinin, balayı sonrası evlerini dekore ederken akıllarına gelen bir projeyi hayata geçirmeleriyle başlamış bu uzun serüven. Büyük bir emek ve özenle dekore ettikleri ilk mağazalarını 1962 yılında Chicago’da eski bir asansör fabrikasında açmışlar ve başlıktan da anlaşıldığı gibi, açılışta unuttukları tek şey bir yazar kasaymış!

Kısa sürede Kuzey Amerika bölgesinde popüler bir marka olduktan sonra, Amerika’nın tamamına yayılmışlar. Bugün hemen her eyaletin en popüler caddelerinde dev bir Crate and Barrel ile karşılaşabilirsiniz.

Crate and Barrel’ın Amerika dışındaki macerası ise 2008’de Kanada ile başlamış. İlk olarak Toronto’ya açılan mağazayı, Calgary, Mississauga, Edmonton, Montreal ve Vancouver izlemiş. Ardından Dubai, Singapur ve Meksika’ya açılan mağazalarla dünyanın uzak noktalarına yayılmaya başlamışlar.  Ve işte 2014 yılına gelindiginde Avrupa’daki ilk durak, huzurlarınızda İstanbul Crate and Barrel.

İlk İzlenimler

Kurumsal firmanın hali başka oluyor. Bunu sektörde dirsek çürütmüş biri olarak derin bir iç çekerek söylediğimden emin olabilirsiniz. Öncelikle Zorlu Center ve Akasya gibi çok doğru iki nokta atışıyla pazara girmiş olmaları, pazar araştırmasının iyi yapıldığının alameti. Yakında İstinye Park’la 3. Şubenin açılacak olması ise, sektörde emin adımlarla hızlı büyüyecekleri konusunda göz kırpıyor bize. Çok doğru zamanda şehrin pek çok noktasına girdikleri outdoor ve diğer reklam araçları markayla ilk kez tanışanlar için farkındalık yaratırken, merak uyandırıyor.

Mağazaya girdiğiniz anda titizlikle yapılan çalışmayı ve profosyonelliği hissediyorsunuz. Parkelerden, halı teşhirlerine kadar herşey dünya standartlarına uygun. İşi şansa bırakmamışlar, Amerika’da merkez ofisten gelen ekip tüm mağazayı dekore etmiş ve belli ki personel ciddi bir eğitimden geçmiş. Kesinlikle bilgili ve ilgililer. Üstelik bu ilgi, size alan tanımayarak, rahatsız eden satış elemanı ilgisinden değil. Saygılı, seviyeli ve profesyonelce. Güven veren türden.

Perakende tecrübesi olanlar çok iyi bilir, Türkiye’de kalifiye satış elemanı bulmak gerçekten de zordur. Hitabetten tutun, servis hizmetine kadar ciddi sıkıntılar yaşanır. Bu ne yazıkki, bugün büyük ve yaygın markaların en ciddi problemlerden biri.

Crate and Barrel, bu sorunu da tespit etmiş ve iyi yetişmiş bir kadro ile müşterileri karşılamayı başarmış.

Meraklı Türk Tüketicisi

Her iki mağazaya da yaptığım ziyarette ilgimi çeken heyecanla markayı keşfetmeye ve kafalarında bir yere oturtmaya çalışan müşteriler oldu. Bir kez daha emin oldum, meraklı bir milletiz ve yeniliği seviyoruz.

Crate and Barrel’ın ürün gamı oldukça geniş. Mutfaktan, banyoya, salondan, çalışma odasına kadar evinizin, işyerinizin ihtiyacı olan herşeyi bulabiliyorsunuz. Orjinal ve kaliteli dekoratif objeler oldukça makul fiyatlarda. Bazı ürünler, emsallerinden pahalı gelebiliyor ilk bakışta ancak kalite farkına ve hizmete bu bedelin değer olduğunu düşünebilirsiniz. Fiyat etiketlerine kdv ve nakliye eklendiği için farklı gelse de, tüm fiyatlar Amerika ile aynı.

Oturma grupları, çalışma masaları ve bar büfeler benim favorilerim arasında. Mutfak reyonu ise gerçekten çok keyifli. Bugüne kadar meraklılarının yurt dışından taşıdığı profosyonel pek çok ürünü bulabilirsiniz.

Crate and Barrel, gerek ürün çeşitliliği gerekse niteliğiyle pazardaki pekçok markayı zorlayacak hatta hizmet ve kalite çıtasını yükseltecek gibi görünüyor.

dfot

B&B Italia

 

Piero Ambrognio Busnelli’nin girişimci sağduyusu ile 1966’da kurulan B&B Italia uluslar arası mobilya tasarımı alanında lider markalardan. Şirket Milano’nun kuzeyinde yer alıyor.

Kendilerini ürünleri ile İtalyan tasarım tarihini yazmaya adayarak başlamış, ve sürekli gelişen uluslar arası bir tasarım ekibiyle yollarına devam ediyorlar. Zevk, stil, teknoloji, yaratıcılık içeren başarı dolu bir maceraya atılmış olan şirketin İtalya’nın dünya çapında, sektördeki şöhretinde büyük payı var.

Uluslar arası bir marka haline gelen B&B Italia, yaşam alışkanlıkları ve gerekliliklerini hedef alan çağdaş tasarımlara imza atıyor. Sıra dışı kalitede, kendini güçlü şekilde belli eden, karakteristik, zamansız, elegan tasarımlarıyla, inovasyon ve endüstri alanındaki uzmanlıklarını da böylelikle gözler önüne sermiş oluyor.

Güçlü işbirlikleri, araştırmaya verdikleri önem, aktif sosyal girişimlerin sonucu ile oluşan iş prensipleri markanın DNAsını oluşturmuş.

Yüksek kalitede materyaller kullanılan tasarımlar meydana gelirken her aşaması titizlikle kontrol ediliyor. Her tasarımın kimliğinin altını çizecek mükemmellikle parçalar kullanılırken kullanıcının da tüm ihtiyaçları göz önünde bulunduruluyor.

Olağanüstü dayanıklılığı olan ürünlerin 10 yıl garantisi var. Zamanın ve trendlerin ötesindeki estetiği ile başarısını koruyan B&B Italia iç ve dış dekorasyonda kalıcı etkiler bırakmaya devam ediyor.

dfot

Modern İlham Perileri

PALMARINA

BODRUM

‘Türk Rivierası’nın göz bebeği’

Palmali Grup tarafından 2011 Mayıs ayında satın alınarak ve tamamen yeniden inşa edilerek, üstün kalite ve hizmet anlayışı  ile Türkiye’nin ilk mega yat projesi olarak 2013 Haziran ayında tam kapasite ile hayata geçirilen Palmarina Bodrum, 2014 yaz sezonunda da dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen denizcileri, yerli ve yabancı ziyaretçileri uluslararası standartlarda ağırlamaya hızla devam ediyor.

Dünyadaki pek çok emsalinden farklı olarak, ‘kamusal kullanım potansiyellerinin arttırılması’ gözetilerek tasarlanan Palmarina Bodrum; yaz döneminde her gün farklı sosyo-kültürel geçmişe sahip binlerce kişi tarafından ziyaretçi akınına uğruyor. Sadece tekne sahipleri için değil, her türlü kesimden ziyaretçilerin tüm gün vakit geçirebilecekleri ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir sosyal yaşam alanı sunuluyor. Yaz boyu verilecek çeşitli konserler, sergiler ve etkinlikleri ile bölgeye canlılık kazandıracak Palmarina Bodrum bu yaz sezonunda da ziyaretçilerini pek çok sürprizle karşılıyor.

105 mağazalık yenilenen açık AVM’si, eğlence adası, restaurantları ve gece klübü, benzersiz etkinlikleri ile bölgenin sosyo-kültürel nabzını tutan Palmarina Bodrum; sürprizlerle dolu yeni yaz sezonuna merhaba dedi. Palmarina Bodrum’da güvenli bir limanda konaklama, yat acenteliği, yat sigorta işlemleri gibi servislerinin yanı sıra dünyaca sevilen yerli ve yabancı  markalardan oluşan açık AVM, dünyaca ünlü restaurant, cafe ve gece klüplerinden oluşan benzersiz bir ortam sağlanarak ziyaretçilerin tüm gün boyunca güzel vakit geçirmeleri hedeflenmiş. Dileyen ziyaretçiler için Palmalife Marina Hotel ve Palmarina Butik Hotel’in sunduğu konaklama alternatifleri de mevcut bulunuyor.

Yenilenen projesiyle 2014 yazında da yerli ve yabancı turistlerin çekim merkezi olmaya hedef gösterilen Palmarina Bodrum’un açık AVM’sinde Dream’den, Demsa Group’a, Vakko’dan Versace’e, Brandroom’dan, Valentin Yutashkin, Armani Jeans, Mudo Concept’e; dekorasyondan, teknoloji markalarına, kozmetikten ünlü giyim markalarına kadar  ziyaretçilere geniş alternatifler sunuluyor, ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak tanınıyor.

‘Japon mutfağının devi NOBU Türkiye’de’

Palmali Tourism Grubu; dünyaca ünlü Şef Nobu Matsuhisa ve ünlü aktör Robert de Niro ile antlaşma sağlayarak, sahibi oldukları ikonik restaurant Nobu’yu Türkiye’ye getirmeye ikna etti. New York, Londra, Milano, Monte Carlo, Moskova, Tokyo, Hong Kong, Beijing, Melbourne, Perth, Miami, Malibu, San Diego, Las Vegas, Mexico City, Bahamas, Cape Town, Dubai gibi dünya merkezlerinin ardından Nobu; Türkiye’deki ilk şubesini Palmarina Bodrum’da açtı.

 

Kids Paradise

‘Çocuk Cenneti’ anlamına gelen eğlence merkezi ‘Kids Paradise’ içerisinde bulunan su parkı Aquapark’ın yanı sıra, hayvanat bahçesi, 7D sinema, özel yapım bir carousel (atlı karınca) ve diğer eğlence üniteleri de bulunuyor. Yerli yabancı tüm çocuk ziyaretçilerin her türlü ihtiyacı düşünülerek tasarlanan Kids Paradise’da; çocuk restoranı, pop corn, pamuk şeker, macun standları, hediyelik eşya dükkanı da yer alıyor.

Kids Paradise’da bulunan üniteler 5-12 yaş grubu çocuklar  tarafından kullanılabiliyor. 7D sinema ise 8 yaş ve üstü her yaş grubunun kullanımına açık olarak hizmet veriyor. Kids Paradise; sabah 10.00 akşam 19.00 saatleri arasında; 7D sinema, diğer eğlence üniteleri ve carousel (atlı karınca) ise sabah 10.00 gece 00.00 arasında hizmete açık olarak hayata geçirildi. Her yaş grubundaki çocuklara bir yetişkin refakati ise zorunlu tutuluyor.

dfot

 

SAMSUNG Q9000 Klima Satın Alan Herkesi New York’a Uçuruyor

1 Mayıs- 30 Temmuz 2014 tarihleri arasında yetkili Samsung satış noktalarından Q9000 model klima satın alan tüketiciler diledikleri tarihlerde geçerli olmak üzere çift kişilik New York bileti almaya hak kazanacaklar. Kampanyadan yararlanmak isteyenlerin www.q9000ilenewyorkauc.com adresinden ilgili kampanya kodunu girip müşteri bilgileri formunu doldurarak tr.samsungce@partner.samsung.com adresine göndermeleri gerekiyor.

Birbirinden bağımsız olarak ya da bir arada çalışabilen üç ayrı fan sayesinde farklı soğutma seçenekleri sunan Samsung Q9000, bu sayede minimum enerji tüketerek, maksimum soğutma sağlıyor.

Fantasia

Dünyanın en iyi markalarının ürünlerini bünyesinde bulunduran Fantasia Seramik, İtalyan Jacuzzi markasının üstün nitelikteki tasarımlarını Türk tüketicisiyle buluşturmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü Amerikalı Mimar Daniel Libeskind tarafından Jacuzzi için tasarlanan ve geçtiğimiz yıl Milano Tasarım Haftası’nda lansmanı yapılan Flow hidromasajlı küvet tasarımı, fonksiyonel bir ürünün de lüks bir tasarım ikonuna dönüştürülebileceğini kanıtlıyor.

VİKO

Elektrik anahtar ve priz sektörünün yenilikçi ve lider kuruluşu VİKO’nun yenilenen Karre Kids serisi ile Sylvester ve Tweety bir kez daha çocukların odalarına konuk oluyor. Üstelik şimdi yepyeni modeller ile maceralarına kaldıkları yerden devam ediyor. Ürünlerinde güvenlik ve kaliteden ödün vermeyen VİKO, elektrik kaynaklı ev kazalarının çocuklara zarar vermemesi için Karre Kids ile prizlerden kaynaklanabilecek elektrik çarpmalarına karşı çocuk güvenliğinin de şansa bırakılmasını engelliyor.

KELEBEK MOBİLYA

 

Türkiye’nin köklü markası Kelebek Mobilya, İtalyan ve Türk tasarımcıların imzasını taşıyan ödüllü oturma grubu Likena ile mekanlarda modern ve uyumlu bir atmosfer yaratarak kullanıcıların kendilerini özel hissetmesini sağlıyor.

 

Türkiye’de modüler mobilya denince akla gelen ilk marka olan Kelebek Mobilya, ‘sade’ ve ‘işlevsel’ konseptiyle tasarlanan yenilikçi koleksiyonlarını, tüketicilerin beğenisine sunmaya devam ediyor. Kelebek Mobilya’nın ilk kez tüketicilerle buluşturduğu İstanbul Mobilya Fuarı-İSMOB 2014’te tasarım ödülüne layık görülen Likena serisi, konfordan ödün vermeyen farklı tasarımı ile tarza bağlı olarak kişiselleştirilebilir alanlar yaratmaya imkan sağlıyor.

Hayalinizdeki yazlığa Bien ile ulaşın

Yazlık veya devamlı kullandığınız evinizin küçük yaz dokunuşlarına sizce de ihtiyacı yok mu? Her yeni koleksiyonuyla kendi benzersiz çizgisini oluşturan Bien, yazlık evlerinde ferahlık arayanlara sıradışı ürünleriyle çözümler sunuyor. Yaşam alanlarına huzur veren ve tatil havasını yaşatan serileriyle yazlık evlere yeni bir tazelik katan Bien, özgün tasarım ürünleriyle yaz aylarında da yaşam alanlarını serinletiyor.

BrandZoo İLE KENDİNİZE ÖZEL, KÜÇÜK, YEŞİL BİR DÜNYA YARATMAK İSTER MİSİNİZ?

Karaköy’ deki 4 katlı binasında ‘katlı mağazacılığın butik hali’ sloganıyla müşterilerine hizmet veren, kısa sürede yaratıcı ve yenilikçi markaların, tasarım kıyafetlerin en önemli adresi olan BrandZoo’ da“Butika Terra”,   yeni nesil yeşil yaşamlar yapısıyla yola çıkarak, kişiye ya da belirli bir alana özel olarak tasarımlar gerçekleştiriyor.

GROHE

Eşsiz estetiği en son teknolojiyle birleştiren GROHE Allure koleksiyonuyla donatılan yat, lavabolardan küvet ve duşa kadar her yerde mükemmel konfor ve rahatlık barındıryor.

Ilık Akdeniz ikliminde güneşin ve masmavi suların keyfini sürmenin ve ıssız koy ve kumsallarda keşfe çıkmanın bundan daha iyi bir yolu olabilir mi? Ileria, zarif banyolarındaki premium GROHE bataryalar gibi birinci sınıf donanımlar sayesinde de bir o kadar hayranlık uyandırıyor.

FİLLİ BOYA’DAN

YAZLIK MEKÂNLARA

KOZMİK DOKUNUŞ

Tasarımcı art direktör Derin Sarıyer ve modacı ve trendsetter Ümit Ünal, Filli Boya için hazırladıkları Coloration projesi özelinde 70 renk içerisinden yaz renklerini açıklıyor.

Yazın en güzel yanı dünyanın evrene açılan kapısı olan gökyüzünü en net şekilde görebilmemizdir. Yıldızlarla dolu gökyüzünden esinlenilen bu ışıklı, canlı tonlar bize rehberlik ediyor. Ümit Ünal seçtiği renkler ile ilgili: “Yazlık mekanlar bizim için denize veya güneye bakan salonlar, balkonlar, hatta sokaklardır. Işık alan odalar, canlı, parlak Kozmik renklerle tamamlıyor birbirini. Özellikle Pembe buğu, gri mavi,  kuvarz, ay taşı, kadet mavi bu yazın favori renkleri.” Yorumunda bulundu.

Panoptik renkler özelinde Derin Sarıyer; “Hayatın merkezi, nefes alıyor oluşumuzun kaynağı hem fiziksel hem de soyut anlamda Güneş’tir. Çok şey anlatır Güneş. Neşe, sevinç, iyimserlik ve canlılığı simgeler. Filli Boya’nın yeni renk kataloğu yazı derinlikli ve olumlu sinyaller veren sarı tonları karşılıyor. Sıcak ayları etkili bir biçimde simgeleyen sarılarla. Coloration renklerinin felsefesinde yer alan, dünyevilikten uzak, kozmik altyapısı olan yaklaşımı belki de en iyi betimleyen bu rengin tonları ile ilgili sunulan alternatifler, 2014 yazını bizlere çok güzel anlatıyor. Bu renklere Panoptik bakış açısıyla Terra Rosa ve Indigo renklerini de ekleyebiliriz.” Yorumunda bulundu.

SILVERLINE’DAN NARİN VE SESSİZ BUZDOLABI

Teknolojisi, estetiği ve fonksiyonelliği ile mutfaklarda ankastre kullanımına farklı bir boyut getiren Silverline Ankastre, buzdolabı modeli BZ 12015NF ile sessiz ve tasarruflu kullanım deneyimi yaşatıyor…

ÜSTÜN PERFORMANS VE SES KALİTESİ İÇİN

LOGITECH’TEN YENİ WIRELESS HOPARLÖR:

LOGITECH X300

Logitech, mobility ve performans için tasarladığı Logitech® X300 Mobile Wireless Stereo Speaker wireless hoparlörü tanıttı. Geniş ses sistemi için tasarlanan Logitech X300 Mobile Wireless Stereo Speaker, detaylandırılmış mid ve highları, net basları ile kullanıcılara üstün kalitede ses deneyimi sunuyor. Logitech X300 Mobile Wireless Stereo Speaker ile 30 adım uzaklıktaki Bluetooth® bağlantılı cihazınıza bağlanarak  dilediğiniz yerde üstün ses kalitesiyle müzik dinleme ve video izleme özgürlüğü yaşayabilirsiniz.

LOGITECH COLOR COLLECTION’DAN 

GÖZ KAMAŞTIRAN MOUSE’LAR

Mouse pazarında dünya lideri olan Logitech, en popüler üç mouse’u M325, M317 ve M187’yi   yeni tasarımları ve modern renkleriyle yorumladığı 6. Yıl Tasarım Koleksiyonu’nu teknoloji tutkunlarının beğenisine sundu.

Spor Yaparken Yardımcı Olan iPhone 5/5s Kılıf ve Kol Bandı

 

 

Spor yaparken akıllı telefonları üzerimizde taşımak rahatımızı bozuyor veya hareket kabiliyetimizi kısıtlayabiliyor. 149,9 TL  (KDV dahil) fiyat etiketiyle elmasepeti.com’un satışa sunduğu SwitchEasy MOVE iPhone 5/5s Pembe Kılıf ve Kol Bandı, hareket kabiliyetinizi düşürmeden, spor yapmanıza imkan tanıyor. Üstelik şık tasarımı ve yazın çoşkusunu taşıyan rengi ile stil sahibi kadınlara hitap ediyor.

SAMSUNG NX MINI: “WEFIE” TRENDİNİN EN İDDİALI OYUNCUSU

 

Samsung Electronics’in yeni fotoğraf makinesi NX mini ile “wefie” akımına kapılın. Beyaz, pembe, nane yeşili, kahverengi ve siyah olmak üzere 4 farklı renk seçeneğine sahip NX mini, 180 derece döndürülebilir dokunmatik ekranı ile son dönemin “wefie” akımına en iyi şekilde uyum sağlıyor. Dünyanın en ince ve en hafif değiştirilebilir lensli fotoğraf makinesi* olan NX mini; 999 TL (9 mm lens ile) ve  1.149 TL (9-27 mm lens ile) tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatları ile tüketiciye sunuluyor.

BOSCH

Yazın Bunaltan Sıcaklarına Tasarruflu Ve Incecik Çözüm; Bosch Slim İnverter Klima

Bosch Slim İnverter klimalar, sadece 15 cm’lik inceliği ve kompakt boyutları ile her mekana kolayca sığıyor; bulunduğu ortama renkli, şık ve dekoratif bir hava katıyor. A enerji sınıfı Bosch klimalardan bile yüzde 35 daha az enerji tüketmesini sağlayan eşsiz İnverter Teknolojisi sayesinde aile bütçesine de çevreye de katkı sağlıyor.

 

UĞUR DERİN DONDURUCU

SICAK HAVALARA AKILLI ÇÖZÜM:USMART

60 yıllık deneyimi ile soğutma sektörünün lider markası Uğur Soğutma’nın son teknoloji akıllı klima serisi USMART’ın Türkiye genelinde satışlarına başlandı.

 

İki renkli şık tasarımı, estetik çizgileri ile USMART,  2014’te yürürlüğe giren ErP yönetmeliğine uygun, 6,5 SEER değeriyle A++ sınıfı soğutma performansıyla sınıfının en yüksek enerji verimli teknolojisi ile dikkat çekiyor.

SUR ÇELİK KAPI

Renkli kapı trendini başlatan Sur Çelik Kapı, şimdi de sizin kapınızı istediğiniz renkte tasarlıyor.

Çelik kapı sektörünün öncü markası Sur, Woodlam serisi ile kapılara sıradışı renkler getiriyor. Woodlam ile kapınız dilediğiniz renge sahip olurken,  renklerin neşesi ve büyüsü kapınıza yansıyor. Yenilikçi tasarımlarıyla evinize değer katan Sur Çelik Kapı, sıradışı tasarım ve güvenliğin bir arada sunulduğu Woodlam ile tarzınızı kapınıza yansıtma imkanı sunuyor. Woodlam serisi rustik kırmızı, lacivert, fuşya, yeşil ve turuncu renkleriyle dikkat çekiyor.

Polisan

Wood & Wood Serisi ile

Bahçeler Çoook Çekici

Güzel havaların gelmesiyle birlikte bahçe ve teraslarda da hazırlıklar başladı. Şehrin kalabalığından uzak, yorgunluğu keyfe dönüştürecek bahçeler, Polisan’ın doğa örtüsündeki doğal ağaç gövdesi renklerine uyum sağlayan Wood and Wood Anti Aging Ahşap Koruyucusu ile gözlerinizi de şenlendirecek.

Xbox One 5

Eylül’de Türkiye’de!

Microsoft, ABD’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen Electronic Entertainment Expo (E3) fuarında Xbox One’ın bu yıl Türkiye dahil 29 ülkede satışa sunulacağını açıkladı. Konsolun Türkiye’de satışa sunulacağı tarih 5 Eylül olarak belirlendi.

 

Microsoft, ABD’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen E3 fuarında Xbox One’ın 29 ülkedeki çıkış tarihini ve önümüzdeki dönemde gelecek oyunlara dair detayları paylaştı. Konsol Türkiye’de 5 Eylül’den itibaren Türkçe arayüzle piyasaya sürülecek.

Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İpek Baykurt, “Oyun konsolunun ötesine geçerek kapsamlı ev eğlencesinin merkezinde yer alacak bu ürünü Türkiye’deki tüketicilerle buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye, Xbox One’ın bu yıl içinde piyasaya sürüleceği 29 ülke arasında ilk sıralarda yer alıyor. Tamamen Türkçe arayüzle piyasaya sürülecek olan Xbox One’ı, Microsoft’un sunduğu ürün ve hizmetler eşliğinde Türkiye’de tüketicilere sınırsız eğlencenin kapılarını açan bir platform halinde sunacağız” dedi.