Karaköy

Bast Home’a Takılanlar

Bast Home’a Takılanlar / Mitte Karaköy Açılalı çok uzun zaman olmadı ama Turgay Yıldız’ın merakla beklenen mekanı Mitte, birbirinden iddialı mekanlara ev sahipliği yapan Karaköy’de, “en popüler” unvanına çoktan oturdu bile. İstanbul’un en eski tiyatrolarından ...

dfot

 

SAMSUNG Q9000 Klima Satın Alan Herkesi New York’a Uçuruyor

1 Mayıs- 30 Temmuz 2014 tarihleri arasında yetkili Samsung satış noktalarından Q9000 model klima satın alan tüketiciler diledikleri tarihlerde geçerli olmak üzere çift kişilik New York bileti almaya hak kazanacaklar. Kampanyadan yararlanmak isteyenlerin www.q9000ilenewyorkauc.com adresinden ilgili kampanya kodunu girip müşteri bilgileri formunu doldurarak tr.samsungce@partner.samsung.com adresine göndermeleri gerekiyor.

Birbirinden bağımsız olarak ya da bir arada çalışabilen üç ayrı fan sayesinde farklı soğutma seçenekleri sunan Samsung Q9000, bu sayede minimum enerji tüketerek, maksimum soğutma sağlıyor.

Fantasia

Dünyanın en iyi markalarının ürünlerini bünyesinde bulunduran Fantasia Seramik, İtalyan Jacuzzi markasının üstün nitelikteki tasarımlarını Türk tüketicisiyle buluşturmaya devam ediyor. Dünyaca ünlü Amerikalı Mimar Daniel Libeskind tarafından Jacuzzi için tasarlanan ve geçtiğimiz yıl Milano Tasarım Haftası’nda lansmanı yapılan Flow hidromasajlı küvet tasarımı, fonksiyonel bir ürünün de lüks bir tasarım ikonuna dönüştürülebileceğini kanıtlıyor.

VİKO

Elektrik anahtar ve priz sektörünün yenilikçi ve lider kuruluşu VİKO’nun yenilenen Karre Kids serisi ile Sylvester ve Tweety bir kez daha çocukların odalarına konuk oluyor. Üstelik şimdi yepyeni modeller ile maceralarına kaldıkları yerden devam ediyor. Ürünlerinde güvenlik ve kaliteden ödün vermeyen VİKO, elektrik kaynaklı ev kazalarının çocuklara zarar vermemesi için Karre Kids ile prizlerden kaynaklanabilecek elektrik çarpmalarına karşı çocuk güvenliğinin de şansa bırakılmasını engelliyor.

KELEBEK MOBİLYA

 

Türkiye’nin köklü markası Kelebek Mobilya, İtalyan ve Türk tasarımcıların imzasını taşıyan ödüllü oturma grubu Likena ile mekanlarda modern ve uyumlu bir atmosfer yaratarak kullanıcıların kendilerini özel hissetmesini sağlıyor.

 

Türkiye’de modüler mobilya denince akla gelen ilk marka olan Kelebek Mobilya, ‘sade’ ve ‘işlevsel’ konseptiyle tasarlanan yenilikçi koleksiyonlarını, tüketicilerin beğenisine sunmaya devam ediyor. Kelebek Mobilya’nın ilk kez tüketicilerle buluşturduğu İstanbul Mobilya Fuarı-İSMOB 2014’te tasarım ödülüne layık görülen Likena serisi, konfordan ödün vermeyen farklı tasarımı ile tarza bağlı olarak kişiselleştirilebilir alanlar yaratmaya imkan sağlıyor.

Hayalinizdeki yazlığa Bien ile ulaşın

Yazlık veya devamlı kullandığınız evinizin küçük yaz dokunuşlarına sizce de ihtiyacı yok mu? Her yeni koleksiyonuyla kendi benzersiz çizgisini oluşturan Bien, yazlık evlerinde ferahlık arayanlara sıradışı ürünleriyle çözümler sunuyor. Yaşam alanlarına huzur veren ve tatil havasını yaşatan serileriyle yazlık evlere yeni bir tazelik katan Bien, özgün tasarım ürünleriyle yaz aylarında da yaşam alanlarını serinletiyor.

BrandZoo İLE KENDİNİZE ÖZEL, KÜÇÜK, YEŞİL BİR DÜNYA YARATMAK İSTER MİSİNİZ?

Karaköy’ deki 4 katlı binasında ‘katlı mağazacılığın butik hali’ sloganıyla müşterilerine hizmet veren, kısa sürede yaratıcı ve yenilikçi markaların, tasarım kıyafetlerin en önemli adresi olan BrandZoo’ da“Butika Terra”,   yeni nesil yeşil yaşamlar yapısıyla yola çıkarak, kişiye ya da belirli bir alana özel olarak tasarımlar gerçekleştiriyor.

GROHE

Eşsiz estetiği en son teknolojiyle birleştiren GROHE Allure koleksiyonuyla donatılan yat, lavabolardan küvet ve duşa kadar her yerde mükemmel konfor ve rahatlık barındıryor.

Ilık Akdeniz ikliminde güneşin ve masmavi suların keyfini sürmenin ve ıssız koy ve kumsallarda keşfe çıkmanın bundan daha iyi bir yolu olabilir mi? Ileria, zarif banyolarındaki premium GROHE bataryalar gibi birinci sınıf donanımlar sayesinde de bir o kadar hayranlık uyandırıyor.

FİLLİ BOYA’DAN

YAZLIK MEKÂNLARA

KOZMİK DOKUNUŞ

Tasarımcı art direktör Derin Sarıyer ve modacı ve trendsetter Ümit Ünal, Filli Boya için hazırladıkları Coloration projesi özelinde 70 renk içerisinden yaz renklerini açıklıyor.

Yazın en güzel yanı dünyanın evrene açılan kapısı olan gökyüzünü en net şekilde görebilmemizdir. Yıldızlarla dolu gökyüzünden esinlenilen bu ışıklı, canlı tonlar bize rehberlik ediyor. Ümit Ünal seçtiği renkler ile ilgili: “Yazlık mekanlar bizim için denize veya güneye bakan salonlar, balkonlar, hatta sokaklardır. Işık alan odalar, canlı, parlak Kozmik renklerle tamamlıyor birbirini. Özellikle Pembe buğu, gri mavi,  kuvarz, ay taşı, kadet mavi bu yazın favori renkleri.” Yorumunda bulundu.

Panoptik renkler özelinde Derin Sarıyer; “Hayatın merkezi, nefes alıyor oluşumuzun kaynağı hem fiziksel hem de soyut anlamda Güneş’tir. Çok şey anlatır Güneş. Neşe, sevinç, iyimserlik ve canlılığı simgeler. Filli Boya’nın yeni renk kataloğu yazı derinlikli ve olumlu sinyaller veren sarı tonları karşılıyor. Sıcak ayları etkili bir biçimde simgeleyen sarılarla. Coloration renklerinin felsefesinde yer alan, dünyevilikten uzak, kozmik altyapısı olan yaklaşımı belki de en iyi betimleyen bu rengin tonları ile ilgili sunulan alternatifler, 2014 yazını bizlere çok güzel anlatıyor. Bu renklere Panoptik bakış açısıyla Terra Rosa ve Indigo renklerini de ekleyebiliriz.” Yorumunda bulundu.

SILVERLINE’DAN NARİN VE SESSİZ BUZDOLABI

Teknolojisi, estetiği ve fonksiyonelliği ile mutfaklarda ankastre kullanımına farklı bir boyut getiren Silverline Ankastre, buzdolabı modeli BZ 12015NF ile sessiz ve tasarruflu kullanım deneyimi yaşatıyor…

ÜSTÜN PERFORMANS VE SES KALİTESİ İÇİN

LOGITECH’TEN YENİ WIRELESS HOPARLÖR:

LOGITECH X300

Logitech, mobility ve performans için tasarladığı Logitech® X300 Mobile Wireless Stereo Speaker wireless hoparlörü tanıttı. Geniş ses sistemi için tasarlanan Logitech X300 Mobile Wireless Stereo Speaker, detaylandırılmış mid ve highları, net basları ile kullanıcılara üstün kalitede ses deneyimi sunuyor. Logitech X300 Mobile Wireless Stereo Speaker ile 30 adım uzaklıktaki Bluetooth® bağlantılı cihazınıza bağlanarak  dilediğiniz yerde üstün ses kalitesiyle müzik dinleme ve video izleme özgürlüğü yaşayabilirsiniz.

LOGITECH COLOR COLLECTION’DAN 

GÖZ KAMAŞTIRAN MOUSE’LAR

Mouse pazarında dünya lideri olan Logitech, en popüler üç mouse’u M325, M317 ve M187’yi   yeni tasarımları ve modern renkleriyle yorumladığı 6. Yıl Tasarım Koleksiyonu’nu teknoloji tutkunlarının beğenisine sundu.

Spor Yaparken Yardımcı Olan iPhone 5/5s Kılıf ve Kol Bandı

 

 

Spor yaparken akıllı telefonları üzerimizde taşımak rahatımızı bozuyor veya hareket kabiliyetimizi kısıtlayabiliyor. 149,9 TL  (KDV dahil) fiyat etiketiyle elmasepeti.com’un satışa sunduğu SwitchEasy MOVE iPhone 5/5s Pembe Kılıf ve Kol Bandı, hareket kabiliyetinizi düşürmeden, spor yapmanıza imkan tanıyor. Üstelik şık tasarımı ve yazın çoşkusunu taşıyan rengi ile stil sahibi kadınlara hitap ediyor.

SAMSUNG NX MINI: “WEFIE” TRENDİNİN EN İDDİALI OYUNCUSU

 

Samsung Electronics’in yeni fotoğraf makinesi NX mini ile “wefie” akımına kapılın. Beyaz, pembe, nane yeşili, kahverengi ve siyah olmak üzere 4 farklı renk seçeneğine sahip NX mini, 180 derece döndürülebilir dokunmatik ekranı ile son dönemin “wefie” akımına en iyi şekilde uyum sağlıyor. Dünyanın en ince ve en hafif değiştirilebilir lensli fotoğraf makinesi* olan NX mini; 999 TL (9 mm lens ile) ve  1.149 TL (9-27 mm lens ile) tavsiye edilen son kullanıcı satış fiyatları ile tüketiciye sunuluyor.

BOSCH

Yazın Bunaltan Sıcaklarına Tasarruflu Ve Incecik Çözüm; Bosch Slim İnverter Klima

Bosch Slim İnverter klimalar, sadece 15 cm’lik inceliği ve kompakt boyutları ile her mekana kolayca sığıyor; bulunduğu ortama renkli, şık ve dekoratif bir hava katıyor. A enerji sınıfı Bosch klimalardan bile yüzde 35 daha az enerji tüketmesini sağlayan eşsiz İnverter Teknolojisi sayesinde aile bütçesine de çevreye de katkı sağlıyor.

 

UĞUR DERİN DONDURUCU

SICAK HAVALARA AKILLI ÇÖZÜM:USMART

60 yıllık deneyimi ile soğutma sektörünün lider markası Uğur Soğutma’nın son teknoloji akıllı klima serisi USMART’ın Türkiye genelinde satışlarına başlandı.

 

İki renkli şık tasarımı, estetik çizgileri ile USMART,  2014’te yürürlüğe giren ErP yönetmeliğine uygun, 6,5 SEER değeriyle A++ sınıfı soğutma performansıyla sınıfının en yüksek enerji verimli teknolojisi ile dikkat çekiyor.

SUR ÇELİK KAPI

Renkli kapı trendini başlatan Sur Çelik Kapı, şimdi de sizin kapınızı istediğiniz renkte tasarlıyor.

Çelik kapı sektörünün öncü markası Sur, Woodlam serisi ile kapılara sıradışı renkler getiriyor. Woodlam ile kapınız dilediğiniz renge sahip olurken,  renklerin neşesi ve büyüsü kapınıza yansıyor. Yenilikçi tasarımlarıyla evinize değer katan Sur Çelik Kapı, sıradışı tasarım ve güvenliğin bir arada sunulduğu Woodlam ile tarzınızı kapınıza yansıtma imkanı sunuyor. Woodlam serisi rustik kırmızı, lacivert, fuşya, yeşil ve turuncu renkleriyle dikkat çekiyor.

Polisan

Wood & Wood Serisi ile

Bahçeler Çoook Çekici

Güzel havaların gelmesiyle birlikte bahçe ve teraslarda da hazırlıklar başladı. Şehrin kalabalığından uzak, yorgunluğu keyfe dönüştürecek bahçeler, Polisan’ın doğa örtüsündeki doğal ağaç gövdesi renklerine uyum sağlayan Wood and Wood Anti Aging Ahşap Koruyucusu ile gözlerinizi de şenlendirecek.

Xbox One 5

Eylül’de Türkiye’de!

Microsoft, ABD’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen Electronic Entertainment Expo (E3) fuarında Xbox One’ın bu yıl Türkiye dahil 29 ülkede satışa sunulacağını açıkladı. Konsolun Türkiye’de satışa sunulacağı tarih 5 Eylül olarak belirlendi.

 

Microsoft, ABD’nin Los Angeles şehrinde gerçekleştirilen E3 fuarında Xbox One’ın 29 ülkedeki çıkış tarihini ve önümüzdeki dönemde gelecek oyunlara dair detayları paylaştı. Konsol Türkiye’de 5 Eylül’den itibaren Türkçe arayüzle piyasaya sürülecek.

Microsoft Türkiye Genel Müdür Yardımcısı İpek Baykurt, “Oyun konsolunun ötesine geçerek kapsamlı ev eğlencesinin merkezinde yer alacak bu ürünü Türkiye’deki tüketicilerle buluşturacak olmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Türkiye, Xbox One’ın bu yıl içinde piyasaya sürüleceği 29 ülke arasında ilk sıralarda yer alıyor. Tamamen Türkçe arayüzle piyasaya sürülecek olan Xbox One’ı, Microsoft’un sunduğu ürün ve hizmetler eşliğinde Türkiye’de tüketicilere sınırsız eğlencenin kapılarını açan bir platform halinde sunacağız” dedi.

 

 

dfot

 

2014 Yazı Bizi Bekler…

Bu yazın bizce genel temaları; dokuların ön planda olduğu bir materyal seçimi, renklerde ve desenlerdeki çeşitlilik ve doğa kavramının gerek malzeme kullanımında gerek de tasarımda öne çıkan temalar olması.

Rengarenk

2014 yazı belli başlı markaların kataloglarından da rahatlıkla gözlemleyebileceğimiz gibi tek bir kavramla açıklanmak zorunda olsa “renkli” diye özetlenebilir diye düşünüyoruz. İki ayrı palette ilerleyen bir renk çeşitliliği bu; pastel tonlar bir yanda canlı frapan tercihler diğer tarafta. Kişisel seçimleriniz ve mekanda yaratmak istediğimiz etki bizi bu iki seçim arasında, kendimize uygun olanı seçmeye itecek. Özellikle saks mavisi ve kırmızı gibi iddialı ve göz alıcı renkler, marin temalarıyla ve yazlık evlerde açık renk fon üzerine rahatlıkla kullanılabilecek renkler. Hem döşemelerin üzerinde yer alacak ev tekstilinde, hem de her türlü dekoratif aksesuarda bu yıl bu ikiliyi çok sık yan yana göreceğiz.
Pastel pembeler, yeşiller, maviler aynı şekilde bu yılın gözde renkleri. Siz de huzur veren, içinizdeki çocuğu ortaya koymanızı sağlayacak masalsı ortamlar yaratmak istiyorsanız, pastel tonlarının hafifleten, ferahlatan etkisinden faydalanabilirsiniz. Özellikle outdoor kullanımlarda, gündüz akşam rahatlatıcı bir etki yaratacağınız garanti bu tonları tercih ettiğinizde.
Bu yaz diğer yıllarda çok sık görmediğimiz başka bir renk kullanımı seçeneği de çok gündem de olacak onu da belirtmeden geçmeyelim. Sofra takımlarından, yemek masanızın etrafındaki sandalyelere, yastıklardan, yatak örtülerine kadar yaygın olan bir trend var; rengarenk kullanım. Kırmızılar, yeşiller, sarılar, maviler bir arada kullanılabiliyor bu yıl rahatlıkla. Hatta birçok markanın koleksiyonlarında da bu tür önermeler var. Şezlongdan, sandalyeye, çatal bıçaktan, mutfak eşyalarımıza kadar yansıya bu renk çeşitliliği ile evlerimizde kendi gökkuşaklarımızı yaratabileceğiz. Bu yıl yaz ortamları rengarenk olacak demek yanlış olmaz.
Bu yılın bu rengarenk temasının en güzel yansımalarından biri de sokak kapılarında görülüyor; aynı renk sıkıcı daire veya ev kapınızdan sıkıldıysanız, gün bugündür. En sevdiğiniz rengi veya evinizin dekorasyonuna en uygun olduğunuz rengi dış kapılarınıza uygulamak bu yıl çığ gibi büyüyen bir trend. Neden siz de bir parçası olmayasınız bu akımın? Apartman içindeki bütünlük hissini çok da zedelemen kendinizi ve evinizi en iyi anlattığınız rengi dış dünyaya açmak da özgürsünüz bu yıl. Üstelik bu uzun süredir devam eden ve daha uzun süre de devam edecek bir akım gibi duruyor, hiç çekinmeden siz de katılabilirsiniz.

Ev tekstilinde desen ve doku ön planda

Geometrik çizgiler ve doğa referanslı desenler bu yazın en favori görsel zenginliği bizce. Döşemeden, perdeye her türlü ev tekstilinde bu iki temayı sıklıkla göreceğe benziyoruz bu yaz. Daha romantik country veya provans bir tarzınız varsa o zaman dev kelebekler, bahar dalları, çeşitli hayvan figürleri ile bu yaz çok haşır neşir olacaksınız demektir. Evlere yaz coşkusunu ve neşesini katmanın çok da etkili bir yolu olduğunu düşündüğümüz bu desenlerin bu yıl ki popülerliği en çok hayvan ve doğa dostu yaşam biçimlerini uzun zamandır hayatına katmış kişileri memnun edecek hiç şüphe yok ki. Belki geçtiğimiz yıllarda dev bir kelebeği koltuklarınıza kondurmakta, ya da aslan başlı bir yastığı dinlenme köşeniz için satın almakta zorlanmışsınızdır çok isteseniz de yadırganır, hafif veya çocuksu bulunur diye çekimser kalmış olabilirsiniz. Eğer öyleyse gün sizin gününüz.

Geometrik desenler bu yılın ikinci öne çıkan desen teması. Çiçeklilerin bile nerdeyse bu desenlerle kombin edildiği formlar sıklıkla kullanılıyor bu yıl. Daha modern çizgileri veya İskandinav stil gibi daha sade formları tercih edenler için yazın neşesini yaşamakta uygun bir yol olabilir bu tür kullanımlar.
Kumaş dokuları bu yıl çok gündemde olacağa benziyor, halıdan perdeye tüm ev tekstilinde dokunma hissinizi tetikleyecek malzemeler ön plana çıkıyor. Farklı desen ve dokuların birlikte kullanılması, ya da bazı kumaşların bazı mevsimlere sıkışıp kalması gibi tabular bu yıl tamamen aşılmış gibi duruyor.
Aksine farklı kumaş türlerinin, farklı dokuların bir araya gelmesi ile oluşan yaratıcı kombinler, bu yazın gerçek starları olacak bizden söylemesi.

Ham ahşap, yazın favorilerinden

Gerek bahçe mobilyalarında, gerek ev içi kullanımlarda dekorasyonda bu yaz ham ahşap rüzgarı esecek. Doğal bir sadeliğin yanı sıra, ahşah dokusunun ön plana çıktığı doğal malzemeler yatak odalarımızdan, oturma gruplarına, yemek odalarından, mutfak ve banyo dolaplarına kadar birçok yerde karşımıza çıkacak. Buna zeminleri de katarsak ham ahşap görünümlü yalın dokunuşlar doğayı çağrıştıran zarif esintiler katacak hayatımıza demek yanlış olmaz. Ortama keskin çizgilerle sınırlamalar getirmeyen bu ahşap uygulamalar özellikle döşemelikte vurgu yapılması istenen tasarımlarda ve bol aksesuarla öne çıkan ve buna rağmen karmaşadan uzak durmak istenilen ortamların gözdesi olacak.

Yakın olduğu yalın formların yanı sıra neoklasik veya country koleksiyonlarda da bu yaz sıklıkla rastlaya doğal ham ahşap malzemeler yazı her türlü etkiten ve etkenden uzak doğal yaşamayı tercih edenler için uygun bir seçenek olarak düşüncesindeyiz. Üstelik çağrışımları itibariyle kendinizi özlemini çektiğimiz natürel yaşama daha yakın hissetmenizi sağlayacak. Tabii bu durumda doğal döşemelik kumaşlar uygun kombini yakalamak için diğer önemli bir faktör olarak çıkacak önümüze.

 

Duvarlarınız sizinle aynı dilde konuşacak

Son yıllarda, gerek birbirinden çeşitli duvar kağıtlarıyla gerekse çeşitli kaplama yöntemleriyle duvarlara bir doku kazandırmak oldukça yaygın. Artık neredeyse sınırsız renk ve desen çeşitliliği ile karşımıza çıkıyor üstelik her biri. Önümüzdeki yaz aylarında da bu durum değişmeyecek bir farkla, bu yıl bu koleksiyonlara özel üretim ve kişiselleşmiş ürünler de artık gündemde olacak. Size özel duvarlar, sizin seçtiğimiz tasarım ve desenlerde tasarlanmış, kısacası sadece dili olan değil, sizinle aynı dilde konuşan duvarlar çok popüler. Sevdiğiniz sanat eserinin veya favori temanızın duvarlarınızı süslemesini istiyorsanız bu yıl size uygun ürünü bulmanız hiç de zor olmayacak.

 

Teraryum tartışmasız yazın da gözdesi

Bahçelere açılmak rengarenk çiçekler, davetkar çim alanlar bütün yaz yeni gözdelerimiz olacak hiç şüphesiz. Ama evlerin içerisine girdiğimizde terrarium salgını bu yaz da devam edecek gibi duruyor. Sofra tasarımlarından, balkonlara mutfaklardan banyolara kadar her an her yerde bir terrariumla karşılaşmanız çok mümkün.

 

2014 YAZINDA ÖNE ÇIKANLAR

 

JALE KULİN
Mimar

Renk doku boyut birbirini pek tamamlayan bu üçlü , aslında genel tasarımın temel taşlarından , ancak trend kurbanı olup zaman zaman hayatımızdan siliniyorlar. Bu sezon kuvvetli donüşleri ile daha sıcak ve kimlikli mekanlar yaratabiliyoruz.

Renk

Renk benim için sihirli değnek olmuştur her zaman . Bu sene Türkiye’de, giyim modası akımlarının dayanılmaz renk patlamasına dekorasyon sektörü de katıldı nihayet. Bu yaz favori temalardan yola çıkarsak eğer mercan, turkuaz, fosforlu sarılar, zümrüt yeşilleri, susamışcasına renk, ve daha da renk diyebilirim! Aslında yurtdışında mekanlar eskilerden beri çok renkli ve cesaretli. Genel olarak sıcak iklim kültürlerine de baktığımızda renk karışımlarının çok çeşitli olduğunu görürüz. Meksika, güney Italya, Fransa Alsace bölgesi, Fas mimarileri bunların keyifli örneklerinden. Renk konusunda uzağa bakmaya gerek yok: Doğa başlı başına bir ilham kaynağı..

Doku

Doğa’dan yola çıkmışken mermer ve taş dokuları, yüzeyleri kertilmiş ahşaplar, paslanmış metal, hem modern , hem de “timeless ” mekanlarda çok severek kullandığım malzemeler. İç ve dış mekanlara kattıkları yaşanmışlık duygusundan çok keyif alıyorum. Doğal malzemeler döşeme zorlukları ile karşı karşıya bırakıyor bazen , bu noktada seramik teknolojisinin gelişmesi ile dijital baskı birleşince, ortaya çok başarılı ürünler çıkmakta , artik biz mimarlarin bile burun kivirmayacagi gerceklikte. Bunlara ornek olarak Seranit mermer dokuları, Vitra laminam serisinin metalik 3 mt’lik seramikleri kayda değer imkanlar sunuyor.

Boyut

Renk, doku, boyut aslinda üc silahşorler misali birbirleri ile cok bağlantili, dinamik bir üçlü. Boyutlu , farklı derinlikte taşlar, ahşap paneller tavandan sarkıtılan öğeler, mekana anında karakter katıyor ayrıca akustik olarak da yankılanmayı önlüyor. Bu malzemeler mekanların mimari kurgusunu da belirgin bir şekilde değiştiriyor. Salt Galata’da sinema salonu, Zorlu Performans Sanatları Merkezi boyutlu kaplamanın mimaride belirgin örneklerinden .

Pebble Design
Neslihan Pekcan

Bu yıl tasarım trendleri ve temaları arasında doğaya ve öze dönüş ile farklı malzemelerin birarada kullanımını tercih edeceğiz. Giderek kabalaşan şehir ve kentlerimizden azami ölçüde faydalanırken devamlı değişim, hareket kavramı, fonksiyonellik ile elele ilerlemekte. Alan veya tasarımları yeni amaçlara göre düzenleme tüketicinin esasen ihtiyaclarını gideren tecrübe arzusuna hevesle cazip gelmekte. Ahşap ve endüstriyel metal malzemelerin birlikte kullanımı artarken tasarımlarda çizgisel kontrast yaratmak ön planda. Geometrik formların bir arada kullanılmasının yanısıra açıların mekanlara kattığı kuralsızlık özellikle Pebbledesign’in tercihleri arasında. Mobilyalarda iki boyutun ötesine geçip üçüncü boyutta da farklılıkların yaratılması, parçalanmış birimler yerine farklı malzeme ve formların bir bütün olarak kullanılması da senenin trendleri arasında yerini alıyor.

2014-2015 iç mekan renk paletindeki tasarımları etkileyen ve sıkça karşımıza çıkkacak renkler; yumuşak leylak tonu, koyulaşan eflatun, buğulu pembe tonları, çakıltaşı, kum ve kuvars tonları ile açık – koyu maviler, zeytin yeşili, tropikal yeşil pastel sarı, asfalt siyahi, karbon antrasit tonları, optik beyaz. Bukalemun benzeri özelliklere sahip renkler grubu sürekli degişen kentsel çevremize de uyum sağlıyor.

Lunapark Retail & Product Design
Murat Tamgüç- Bertan Berk

Hawaii gömleklerde görmeye alışık olduğumuz büyük pembe çiçekler, palmiyeler ve papağanlar dekorasyon dünyasına tropik bir esinti katarak metropol insanının hayatına geri dönüyor. Bu yaz cesaretimizi toplayıp iç mekanlarda güçlü renkler kullandığımız, cömert ve büyük hacimli motifleri duvar kağıtlarına uyguladığımız bir yaz olacak.

Öne çıkan renkler; okyanus mavisi, mercan rengi, yaprak yeşili, limon sarısı ve tonları. Doğaya özgü malzemelerin işlenerek yeni formlarıyla dekorasyona dahil edildiği, geri dönüşümlü mobilyaların değer kazandığı bir sezon bizi bekliyor. Dış mekanda hasır mobilya kullanım öne çıkıyor ama her zamanki doğal haliyle değil, Afrika esintisi taşıyan güçlü, canlı renkli örgülerle tercih ediliyor. Cam, ahşap ve metal malzemeler renkli kullanımlarıyla gündemde. Dijital dünyanın dekorasyon dünyası üzerinde yansımasını dijital baskılı aksesuarlarla görebileceğiz. Mobilya artık formundan ziyade üzerindeki baskı ve renkleriyle öne çıkacak.

Begart
Begüm Akdoğanlar

Yaz sezonunun geldiğini canlı renklerin kuşatması altına girdiğimizde anlıyoruz. Modada olduğu kadar dekorasyonda da trendler renk ve desen üzerine kuruluyor. Bu sezon, temel düz renkli mobilyalarımızı dijital baskılı yastıklar, misafir masalarımızı çiçekler, mercanlar, balıklar süsleyecek. Kanaviçe desenlerin, ketenlerin, kotonların birleşimi ile doğallığı yaşarken, renklerin dansıyla ruhunuzun beslendiğini hissedeceksiniz. Cesaretliyseniz kesinlikle turuncu-sarı-fuşya renklerini mobilyalarınızda aynı anda kullanın.

Daha sakin bir görüntüyü tercih edenlerdenseniz, son 2 yıldır favori tasarımların arasında gösterilen ahşap ve metal birliktelikli ya da mermer-boynuz-abanoz gibi hammaddeli çağdaş, çevre dostu el yapımı mobilyaları ve objeleri tercih edebilirsiniz. Hatta kişiselleştirme yöntemi ile sadece size ve ailenize özel tasarımlar hazırlatabilirsiniz.

Bahçe duvarınızı değiştirmek size farklı bir soluk getirecektir. Olduğu rengin dışında bir renge boyayıp, üzerine irili ufaklı, farklı renklerde boyanmış çerçeveler asabilir, içlerine de sevdiklerinizin resimlerini koyabilirsiniz. Ya da eski dönemden kalma, antikacılarda bulabileceğiniz at nalı, anahtar, kapı tokmağı gibi
metallerle mistik bir görüntü elde edebilirsiniz.

Karaköy Junk
Aslı Atamer

Bu sene ahşap, internetin de etkisiyle sanırım iyice sınırlar kalktı ve dekorlar birbirine karıştı. Kilimler (büyük küçük ama renkli) çok popüler, bunların yanına bir tasarım bir de eski obje karıştırıp kullanınca daha modern bir hal alıyor. Genelde eski bir koltuk (ki bu sene chesterfield yılı oldu) ya da tekli antika bir berjer yanına daha modern en eski 70’lerden kaz ayak bir sehpa ya da tekli koltuk ya da puf konulabilir.

Tek tek obje söyleyecek olursam yaza girişten beri flamingolu her şey patladı. Bu figürü çokça göreceğiz. Ahşap eski takı yada gözlük-saat ustalarının kullandığı cok gözlü dolaplar, eski şişeler ve kimya tüplerini de dekorasyonlarda bolca kullanacağız. Bir de artık yemek masalarında da iskandinav ve 70’ler modası geliyor. Bol renkli ve çiçekli desenler göreceğiz.

Yılın rengi bana göre turuncu ve flamingo pembesi olacak dekorasyonda. Bir de terrarium çiçeklerini her yerde göreceğiz.

dfot

dergi_form_nisan
Alles Coffee & Shop isminden de anlaşıldığı üzere hem bir kahve dükkanı hem de birbirinden güzel tasarım kıyafet, aksesuar, çanta, hediyelik eşya, saat gibi ürünler satan bir dükkan. Karaköy’ün popüler sokağı haline gelen: Arapoğlan sokağı üzerinde konumlanmış sıcacık bir mekan burası.

Dekorasyonu tamamen Fulya Başoğlu ve Sıla Kuşçu ya ait. İki ortak bu  mekanı olabildiğince kullanışlı bir o kadar da sempatik hale getirmişler. Mekana ayrı bir hava katan asma katı ise yakın planda workshop çalışmaları için kullanılacak ancak şimdilik kendi tasarımlarını hazırladıkları atölye olarak kullanılıyor.İlk bakışta ufak gibi görünse de mekanın derinliği ve detayların ferah kullanımı sayesinde oldukça rahat ve kendine özgü bir mekan yaratılmış. Sıkılmadan saatlerce vakit geçirebileceğiniz,hem çalışıp hem de ev yapımı kek ve kurabiyeler tadabileceğiniz son derece samimi bir yer  Alles Coffee.Yaratıcı ve birbirinden farklı çok sayıda ürünlerin de olması cabası. Her zevke uygun tasarımlar  var  ve karşı koymak  oldukça zor. Fulya ve Sıla hanım’ın samimi sohbetleri eşliğinde hem kahve keyfinizi yapabileceğiniz hem de alışveriş yapabileceğiniz ve kendinizi evinizde hissedebileceğiniz zamansız bir mekan burası.

 

dergi_form_nisan

dergi_format_mart

 

The Haze Karaköy konforunda tarihin dokusu

 

Karaköy’de limanın yanı başında yer alan The Haze Karaköy, turizmin ve eğlencenin çekim merkezinde, tarih kokan etkileyici yapısıyla dikkat çeken yeni bir butik otel. Toplam 44 odası bulunan The Haze Karaköy, misafirlerine standart oda seçeneklerinin yanı sıra boğaz ve Galata Kulesi manzaralı penthouse suitleriyle farklı konaklama deneyimi sunuyor.

Turizmin ve eğlencenin çekim merkezi haline gelen Karaköy, son dönemde milyon dolarlık yatırımlarla hayata geçen yeni otel projeleri, yeni açılan lezzet adresleri ve sanat galerileriyle adından söz ettiriyor. Karaköy’ün merkezinde, limanın yanı başında yer alan The Haze Karaköy, geçtiğimiz Nisan ayında tekstil ve dış ticaret kökenine sahip, uzun süredir birbirlerini tanıyan Faruk Kiper, Abdullah Zaimoğlu, Faruk Ariti ve Kaan Kasacı’nın ortaklığında açıldı ve Genel Müdürlüğünü Efe Özkil’ in yaptığı bu şık otel; Karaköy İnşaat ve Turizm AŞ tarafından işletiliyor.

Mimaride neoklasik üslup

The Haze Karaköy’ün mimari projesi, GB Mühendislik’e ait. The Haze Karaköy, Karaköy’de geçmişte bir dönem fırın olarak kullanılan Keçeli Han ile hemen bitişiğinde, girişi 4.60 m olan tavan yüksekliğine sahip, Neoklasik üslupta anıtsal betonarme mimarlığın bir örneği olan ve 1930’lu yıllarda makara fabrikası olarak kullanılan tarihi binanın mekansal birleşiminden oluşuyor. Makara fabrikası olarak geçmişte faaliyet gösteren tarihi binanın pencere boşlukları altındaki çerçeveler ve pencereler arası düşey silmelerle bir art deco etkisi oluşturulmuş. Zemin kat üzerinde bulunan balkon, yine bir dönem yaygın olarak görülen ‘hitap balkonu’ geleneğini sürdürüyor ve aynı zamanda girişi vurgulayan bir saçak görevi görüyor.

Mekanlarda kullanılan tüm mobilyalar ve dekoratif görsel elementler butik konsept otel için özel olarak tasarlanmış. Malzeme seçimi ve aydınlatma çözümlerinde ise mekanı ferahlatıcı, yumuşak, dinlendirici bir tarz tercih edilmiş. Özellikle giriş katındaki eski Türk mimarisinde kullanılan geometrik ve kırık formlar ise butik otelin çevresindeki bölgesel dokuyla bağ kurması amacıyla tasarlanmış. Buna ek olarak, katlar arasında cam asansörle dolaşırken duvarlara dijital baskı olarak İstanbul’un sembolik grafik görselleri kullanılmış.

 

Penthouse suitleriyle
farklı bir konaklama deneyimi

Toplam 44 odası bulunan The Haze Karaköy, misafirlerine standart oda seçeneğinin yanı sıra, deluxe, superior, family oda seçenekleriyle birlikte boğaz ve Galata Kulesi manzaralı penthouse suitleriyle farklı konaklama deneyimleri sunuyor. Odalarda kullanılan televizyonlardan klimalara, duş başlıklarından banyoda ve odalarda kullanılan tüm malzemelere kadar her şey son teknoloji ürünlerden oluşuyor. Otel, butik bir konsepte sahip olsa da müşteri memnuniyeti anlayışıyla misafirlerine odalarında özel masaj hizmeti verebiliyor. Bunun yanı sıra ön büro çalışanları, misafirlerin dışarıda geçirecekleri zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmelerine yardımcı olacak donanıma ve bölgesel bilgiye sahip.

 

ÖZGÜN LEZZETLERE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

The Haze Karaköy’ün eskiden fırın olarak hizmet veren binasına özdeş olarak Portekizce ‘fırın’ anlamına gelen Forneria Restaurant, otelin giriş katında hizmet veriyor. Arda Türkmen’in iki ay önce taş fırında pişen pizzaları ve küçük potlarda fırında uzun pişen lezzetli yemekler sunmak üzere kurduğu yeni mekanının hiçbir yere benzemeyen, kendi özgü karakteristik bir atmosferi var. Basit, gündelik, sade bir yandan da güzel ve şık bir akşam yemeğine ev sahipliği yapabilecek bir mekan olarak tanımlanabilir.
Otelin en üst katında yer alacak olan boğaz manzarasına rahip restoran ise İtalyan Mutfağı’ndan örnekler sunacak. Şefliğini Alp Çekici’nin yapacağı restoranının en büyük özelliği, İtalya’dan getirilen özel taş fırını. Caserol ve güveçlerde yapılan uzun sürede özel taş fırında pişirilen yemekler ve pizzalar spesiyaller olarak öne çıkacak. Ayrıca ilerleyen dönemlerde Türk Mutfağı üzerine, konuklara özel workshop çalışması yürütme planı da mevcut.

 

Zincir olmayı hedefliyor

Özellikle internet üzerinden satış gerçekleştiren The Haze Karaköy, büyük tur operatörleri, transfer konusunda deneyimli acenteler aracılığıyla konuklarıyla buluşuyor. Otelde bulunan toplantı salonu ise, büyük şirketlerin The Haze Karaköy’ü seçmeleri için önemli bir kriter oluyor. Otel misafirlerinin büyük bölümü Avrupa’dan geliyor. Almanya ve İsviçre başta olmak üzere İngiltere, İtalya ve Fransa misafir portföyünün önemli bir kısmını oluşturuyor. İstanbul ve Türkiye’nin değişik destinasyonlarında yatırım çalışmalarına devam eden Karaköy İnşaat ve Turizm AŞ, ilerleyen dönemlerde büyümeyi ve zincir marka haline gelebilme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
www.thehazeistanbul.com

 

dergi_format_mart

dfoit_subat

 

Naturalizm

 

Kargaşa dolu bir seneyi geride bıraktık. 2013 gerek siyasi, gerek ekonomik açıdan torunlarımıza anlatacağımız pek çok yaşanmışlıkla dolu. Her yeni gün beklemediğimiz ve hazırlıksız olduğumuz sürprizlere uyandık. Aklımız, zihnimiz karmakarışık oldu. Hepimiz yorulduk. Hayat bu kadar komplike olmamalı dedik arkadaş sohbetlerinde, ortak şikayetimiz karmaşa oldu.

 

Elimizde olmayan dış faktörler yaşantımızı etkilerken, nispeten kontrolümüzde olan kendi yaşantımız için birşeyler yapma vakti Şubat ayı. Günlük yaşantımızı arındırma, sadeleşme ilk adımımız olabilir. Buna yaşam alanlarımızdan yani sığınağımızdan başlamaya ne dersiniz?

Ev dekorasyonunda Naturalizm yani doğaya dönüş son yılların yükselen trendi. Günlük koşuşturmadan arta kalan zamanda ihtiyacımız olan şey ruhumuzu dinlendirmek. Bunu yapabileceğimiz en önemli mekan ise evlerimiz.

 

Daha Az’la mutlu olmak

 

Tüketmekten yorulan ruhumuz sadeleşip, özüne dönmek istiyor. Buna öncelikle evimizdeki fazlalıklardan kurtularak başlayabiliriz. Hadi gelin yıllardır orada duran ancak hiç kullanmadığımız eşyalar olduğunu kabul edelim. Onları ihtiyacı olanlara vererek başlayabiliriz bu serüvene. Nereye, kime vereyim dediğinizi duyar gibiyim. Aslında iç sesimi dinliyorum bunu söylediğinizi duyarken. Işimize yaramasa da kullanmadığımız eşyaları vermenin kolay olmadığını da biliyorum. Ancak bir yerden başlamamız gerekiyor.

Günümüzde 2. el dükkanlar hızla yaygınlaşıp, popülerleşiyor. İstanbul’da Çukurcuma, Şişhane, Karaköy, Galata ve Moda gibi semtlerde bu dükkanlara sıkça rastlamak mümkün. Ederinin altında bir bedele de olsa evinize kadar almaya geliyorlar üstelik. Bu dükkanlardan biriyle kontağa geçip kullanmadığınız eşyalarınızdan kurtulabilirsiniz.  Hatta önerim, işinize yarasa da kalabalık yaratan, göz yoran ve farkında olmadan ruhunuzu karartan eşyalardan da vazgeçmeniz. Yerlerine pekçok fiyat alternatiflerinde, çok pratik eşyalar alabilirsiniz.  Üstelik böylece yeni eşyaların enerjisiyle canlanır, doğayla çok daha uyumlu, kullanımı kolay, pratik ürünlere sahip olabilirsiniz.

 

Yeni mottonuz ‘’daha saf ve ‘’daha dogal’’

 

Tasarım artık doğal yani organikten ilham alıyor. Gösterişten ve ayrıntıdan uzak,  doğa hissi veren ham ahşap, mermer, taş, cam ve seramik öne çıkan malzemeler arasında. Fazlalıktan arınmış bir yaşam stili ruhumuzu da arındırıyor, dinginleştiriyor.  Bu malzemelere evimizde daha fazla yer vermenin tam zamanı. Ham ahşap bir masa salonumuzun tüm havasını değiştirebilir. Ya da daha büyük bir işe kalkışırım derseniz, doğal yer döşemeleri… mermer bir sehpa ise doğallığı yansıtmanın yanı sıra kullanım kolaylığı sağlıyor.

 

Yasam alanınızı çiçeklerle can verin

 

Naturalist bir yaşamın en önemli noktası doğaya dönüştür. Doğanın ise simgesi bitki ve çiçeklerdir. 12 ay bakım yapmadan dilediğiniz şık görüntüyü verse de suni bitkilerden kurtulmanın tam zamanı.  Evinizin dört bir yanına koyacağınız canlı bitkiler mekanla birlikte size da canlılık hissi verecektir. Deneyin, yanılmadığımızı göreceksiniz. Zaman zaman sulamaktan, bakımlarını yapmaktan sıkılsanız da bir canlıya yaşam vermenin keyfini süreceksiniz. Ve inanın bu hazzı yapay bitkilerle yaşamanız mümkün değil.

 

Naturlist Objeler

 

Naturalismi, evinizde büyük parçalarda olduğu kadar ayrıntılarla da yakalayabilirsiniz. Tabiatın figürlerini yansıtan panolar, doğal malzemelerden üretilmiş objelerle şıklıkla beraber sadelik ve yalınlık hissini yakalayabilirsiniz. Bazen ne olduğunu, neyden üretildiğini hiç bilmediğimiz parçalar görürüz, ancak kendimizi yakın hissederiz, bizim olsun isteriz. işte bu parçaların pek çoğu naturalism temsil eder. Bunlardan birkaçına evimizde yer vererek bu hissi daima yaşamak mümkün.

 

Ev tekstili de artık doğaldan yana

 

Parlak satenler, göz yoran desenler artık eskide kaldı. Dönem organik devri. Soft renkler, doğal kumaşlar ön planda. Yatağınızı örteceğiniz örtü artık organik olmalı, perdeleriniz de ham keten. Birbirinden şık yastık ve koltuk kumaşları ise karşı konulmaz. Duvarları ise doğal dokular kaplıyor artık.  Organik kumaş dokusunu bir kez hissederseniz, geriye dönmek çok zor.

 

dfoit_subat

dfoit_subat

 

Londra’dan sonra dünyanın en eski ikinci metrosu olan Tünel’in oluşum hikayesi Fransız mühendis Eugene Henri Gavand’ın girişimiyle başlar. Gavand, dönemin ticaret ve bankacılık merkezi olan Galata ile sosyal hayatın kalbinin attığı Pera arasında sürekli mekik dokuyan insanları gözlemler ve Yüksek kaldırım Yokuşu ile Galipdede Caddesine alternatif bir yol düşünür. Bu iki merkezi birbirine bağlayacak asansör tipinde bir demir yolu projesi için Osmanlı Padişahı Sultan Abdülaziz Han’ın huzuruna çıkar, 10 Haziran 1869’da Tünel yapım imtiyazını alır. İşletme süresi 42 yıl olarak belirlenen Tünel `yap-işlet-devret` modeliyle inşa edilir.

Tünel yapım çalışmaları 30 Haziran 1871’de başlar. Temmuz 1872’de İngiliz uyruklu “The Metropolitan Railway Of Constantinople From Galata to Pera” adlı şirketin  tescili yapılır. 05 Aralık 1874’de yapımı tamamlanan Tünel’de hayvan taşımalı deneme seferlerinin ardından 10 para yolculuk ücreti karşılığında insan taşımacılığına geçilir. Tünel, 17 Ocak 1875’te yerli ve yabancı muteber davetli topluluğunun katıldığı görkemli bir törenle hizmete alınır.

İlk yapım maliyeti 180 bin Osmanlı Lirası olan Tünel tesislerinin enerjisi 150 beygir gücünde iki buhar makinesiyle sağlanır. Tünel, sefere başladığında iki tarafı açık olan vagonlar elektrik olmadığı için gaz lambalarıyla aydınlatılır.
1910’da elektrikli tramvaylara geçiş çalışmaları başlayınca, şirket, 1911 yılında  Osmanlı uyruğuna geçer ve  “Dersaadet Mülhakatından  Galata ve Beyoğlu Beyninde Tahtel’arz Demiryolu” unvanını alır. Daha sonra devlet tarafından 175 bin Türk lirasına satın alınarak 01 Mart 1939’da millileştirilen Tünel, 16 Haziran 1939’da 3645 sayılı yasa ile kurulan İstanbul Elektrik Tramvay ve Tünel İşletmeleri (İETT) Umum Müdürlüğü’ne devredilir.
İkinci Dünya Savaşında; bazı malzemeleri satın alınamadığı için üç buçuk ay yolcularından ayrı kalan Tünel, Fransız Eletctro Enterprise firması tarafından 33 Milyon Lira sarfla tamamıyla yenilenerek elektrikli hale getirilir. Tünel’in elektrifikasyon çalışmaları 1968 yılında başlar, 2 Kasım 1971 tarihinde yeni haliyle törenle hizmete açılır. 350 beygir gücündeki elektrikli sistemiyle 573 metrelik mesafeyi 90 saniyede aşan Tünel, 16 metre boyunda iki vagonuyla bir seferde 170 kişiyi taşır.

Osmanlı döneminde ve Cumhuriyet’in ilk yıllarında İstanbul’luların vazgeçilmezi olan Tünel, her gün sessiz adımlarla Karaköy ile Beyoğlu’nu birbirine bağlarken yolcularına en kısa, en keyifli ve en samimi yolculuğu sunar.

 

dfoit_subat

PAON WORK

dfoit_subat

 

 

 

Paon work Tasarım Mobilya ve Aksesuarları; Yaşam Alanlarınızı Sanatsal Dokunuşlarla Değiştiriyor.

 

“Herkes kendi  hayat yolculuğunun tasarımcısıdır aslında. Tasarım ve sanat da; bu yolculukta bir bakış açısıdır, kendini bulma ve ifade etme aracıdır.Yaşamımızın her alanında kendimizi doğru ifade edebilmeyi ararız; bize ait olanı ve ait olduğumuzu bulmayı. Yaşanmışlıklardan esinleniriz bazen, saygı duyarız barındırdığı değerlere.  Ama aynısını yaşamayız asla. Çünkü özeliz, farklıyız ve tekiz…Zevkimize, hayat felsefemize göre bir yol çizer,  tarzımızı ortaya koyarız: İşte bu biziz, bu sensin.”Paon marka yolculuğunu kısaca böyle özetliyor.

 

İsmini Tavus Kuşundan, yolunu Patchwork’ ten aldı.

 

PaonWork isimini tavus kuşundan alır. Güç ve gururun simgesi olan tavus kuşu, Yunan Mitolojisinde tanrıça Hera’ nın sembollerinden biridir. Baharla ilişkilendirilen Baş Tanrıça Hera, gelenekselci tavrının yanı sıra cesur duruşu ile Paon work tasarımlarına ilham kaynağı yor.

 

Ortak yaşam alanlarına, otel ve restaurant gibi konsept mekanlarınıza özel; koltuk, kanepe, sandalye, masa komodin, sehpa gibi mobilyalar üretiyorlar. Evine küçük dokunuşlarla değer katmak isteyenler için; puf, yastık ve ayna tasarlıyorlar. Konusunda uzman kişiler atölyelerinde tüm bu özgün el yapımı özel malzemeleri, yüksek kalitede hazırlanmış tasarımlar haline getirip, kişiye sunuyor. Standart ürünler haricinde; farklı ölçüler,  farklı renk ve kumaş seçenekleriyle tamamen kişiye özel ve kişiyi yansıtan ürünler tasarlamaktan büyük keyif alıyorlar. İfade yolunuzu birlikte keşfetmek için siz de www.paonwork.com  adresinden kendilerine ulaşabilirsiniz.

 

Tasarımcı Senem Çakır hakkında:

 

İstanbul’da doğdu. Sanatçı bir ailede yetişti.  Fransız ekolünden aldığı eğitim sonrası, üniversite yıllarında dekorasyon ve moda dergilerinin yazı işlerini ve moda çekimlerini yürüttü. Tamamladığı işletme yüksek lisans eğitimini takiben, 15 yıl boyunca farklı sektörlerde faaliyet gösteren büyük ölçekli ve uluslararası kurumsal firmaların pazarlama birimlerinde görev aldı. En son çalıştığı yapı ve dekorasyon üzerine uzmanlaşmış

uluslararası bir firmada üslendiği Pazar Araştırma Müdürlüğü pozisyonunda; İstanbul başta olmak üzere, farklı şehirlerde yüzden fazla ev ziyareti yaparak, tüketicilerin evlerinde tercih ettiği mobilya ve aksesuarları inceleyerek satın alma eğilimleri üzerine birçok proje gerçekleştirdi. Eş zamanlı, İç Mimarlık önlisans programına devam etti. Her kesimin yaşam alanlarında farklılaşma arayışında olmasına rağmen, ev dekorasyonlarında imtiyazlı renklerin hakim olduğunu gözlemledi. Özellikle mobilyadaki bu muhafazakâr tavır; gerek yastık, gerek tablo ya da biblolarla kendini yansıtma ve farklılaşma olarak aksi yönde şekil değiştiriyordu. Sanatı “kendini ifade etme yolu” olarak gören Çakır, yaşam alanlarında sanatsal dokunuş ihtiyacının “sahip olma, ait olma” arayışına dönüşmesinden hareketle Paon Work dünyasını tasarladı. 2013 yılında açtığı Galata/Karaköy’deki ofisinde çalışmalarını sürdürüyor.

 

 

 

 

dfoit_subat

dfot

 

 

MÂNÂ YILDIZ | TASARIMCI

Endüstriyel tasarım eğitimini The Design Academy, Hollanda’da tamamlayan Mânâ Yıldız,

Karaköy’de bulunan stüdyosunda mobilya ve iç dekorasyona ait çeşitli ürünlerin tasarımını yapmaktadır. İlk stüdyo koleksiyonunu porselenden hazırlayan tasarımcı, bu ürünlerin tasarımcısı ve üreticisi konumundadır. Mânâ, kullanım amaçlı hazırladığı ürünlerini otonom değerler ile aynı zamanda birer objeye dönüştürmeyi ve kişilerin duyularına hitap eden görsel bir dil sergilemeyi amaçlar.

 

 

  •  Takip ettiğiniz siteler ?

IstanbulArtNews, DAMnmagazine, The Magger, Ekavart.tv ve Dutch Design portalları.

 

 

  •  Çalışırken olmazsa olmazınız?

Türk kahvesi molaları ve radyom.

 

 

  •  En sevdiğiniz dönem veya akım?

Tasarımın her aşaması ve tarihsel süreci bana büyük ilham verdiği için çok sevdiğim birden fazla akım var. Kişinin el ustalığını sanat ve dönemin teknolojik gelişmeleri ile birleştiren Bauhaus akımı, estetik denge arayışındaki De Stijl ile özgür ruhundan ötürü Memphis en sevdiklerim.

 

 

  •  Favori mekanınız?

Ferahlığı ile boğazdaki Aşk Kahve.

 

 

  •  Ofisinizde asla neye rastlamayız?

Plastik bardak, çatal, bıçak ve tabaklara.

 

  •  Nelerden ilham alırsınız ? Veya Kimden?

Hayat dolu insanlar ve gün içerisinde sergilediğimiz beden dili ilham verir.

 

 

  •  Evde olmazsa olmazınız?

Tüm kitaplarım, romanlarım, mumlar ve değişik bitkiler.

 

 

 

  • Kendinizi en çok benzettiğiniz şehir?

 

İlk aklıma gelen, muhteşem düzenlenmiş bahçeleri ile Viyana.

 

 

 

  •  Tek bir cümle ile kendinizi anlatın desek…

Duyulara hitap eden modern tasarımlar yapan, hevesli, kararlı ve yaratıcılığın her sürecinden

büyük keyif alan genç bir tasarımcı.

 

 

  •  ‘Motto’nuz…

Başlamak için yarın bugünden daha iyi olmayacak.