Yalın Yaşam Sanatı

Yalın Yaşam Sanatı

Avignon’daki bu sade ve yalın çizgilerdeki, provans stil taş ev, Belçika’lı tasarımcı- mimar Mark Mertens tarafından projelendirilmiş. Konusunda uzman bir kadroyla çalışan büyük bir mimarlık ofisi yöneten  Mertens, yapının orjinal  mimarisine maksimum düzeyde sadık kalarak restorasyonu gerçekleştirmiş.

Zamansız yaşam alanları yaratmayı felsefe edinmiş olan Mertens, ev sahiplerinin yaşam şekillerini ve stillerini de göz önünde bulundurarak, her iki önceliği dengeleyen tasarımlara odaklanmış bu projede. Bu evde, ruhu olan, nadir bulunan objeler ve materyaller en saf halleriyle mimari projenin merkezine büyük bir ustalıkla yerleştirilmiş. Hiçbir ayrıntı atlanmamış ama ayrıntılardan arınmış net bir estetik anlayışın da karşı tarafa geçmesi ustaca başarılmış.

Eski yapıların, çağdaş mimari ile birleşmesi ve içine sanatın da dahil olması, aslında büyük bir tutarlılık ve çaba gerektiriyor. Konuya yatkın olan ev sahiplerimizin desteği ile ünlü mimarımız bu projede, bu tezin altından kolaylıkla kalkmış demek yanlış olmaz. İncir ve zeytin ağaçlarıyla çevrili bahçesi olan bu ev, tarihi dokusu ve modern stilin birlikteliği ile oldukça çarpıcı bir yaşam alanı oluşturuyor.

Evin ıslak zeminlerinden, tavan arasına, bahçesinden odalarına kadar taş doku özenle restore edilip korunmuş. Taş dokunun olmadığı duvarlarda ve zeminde

mümkün olduğunca az renk ve materyal kullanılmaya özen gösterilmiş. Bu şekilde coğrafyanın doğal mimari özellikleri ön plana çıkarılmış.

Mobilya seçiminde çevredeki eskicilerden toplanan parçalar, modern tasarımlarla birlikte kullanılmış ve zamansızlık teması üzerinde durulmuş. Mimarideki minimalist yaklaşım ev sahiplerinin genel kullanım alışkanlıklarında bile yönlendirici olmuş. Raf sistemlerine ihtiyaç duyulan bölümlerde örneğin, ahşap ve diğer materyallerle duvarların kaplanması yerine, duvar içine gömülmüş doğal raf sistemleri tercih edilmiş.

Ev sahiplerinin konukları ile keyifli paylaşımlarına ev sahipliği yapan havuz bile, evin genel tarzından kendisine düşeni fazlasıyla almış. Zemininde bile ekstra bir kaplama malzemesi tercih edilmeyen doğal havuz, taş evin sembollerinden biri olan mavi panjurlardan da esinlenerek ferah ve yalın bir biçimde tasarlanmış.