Beyaz Perdenin Rüya Evleri | Tiffay’de Kahvaltı

Beyaz Perdenin Rüya Evleri / Tiffay’de Kahvaltı

Bu ay köşemizde misafir edeceğimiz film ve ev tam bir klasik: Tiffay’de Kahvaltı…

Audrey Hepburn’ün klasikleri arasına giren bu filmi hatırlamayan olabilir mi?

1961’de New York’un doğu tarafında 4 katlı bir konak havasındaki apartmanda geçen filmde “Holly Golightly” karakterine can veren büyük aktrist,Truman Capote2nin romanından uyarlanan bu filmin ilk başrol tercihi olmamış.İlginçtir önce Marilyn Monroe’ya götürülen teklif geri çevrilince Kim Novak’a götürülmüş.Gerçek adı Lulamae Barnes olan 19 yaşındaki Texas’lı bir kızı oynatmak için en uygun adan olarak 30 yaşındaki Audrey görülmemiş.Ancak büyük oyuncu,bu rolü kitaptaki karakterin biraz da dışına çıkarak bambaşka bir hale getirmiş ve adını sinema klasikleir arasına yazdırmış.

Filmden kısaca bahsetmek gerekirse; 1961 yapımı filmin yönetmeni ünlü Blake Edwards. Truman Capote’nin romanından uyarlanan filmde Hepburn’e George Peppard eşlik ediyor.1960 ların New York’unda etrafındaki zengin erkeklerle hiç bitmeyecek bir eğlence ve keyif dünyası kuran bir escort kızın ,yeni komşusu ile tanıştığında yaşadığı “farklı” aşkın beraberinde getirdiği duygular ve tabii apartmandaki komşulukların üzerine kurulu bambaşka lezzetleri barındıran bir klasik.

Holly, her hafta ünlü bir mafya babasını bir hapishane olan Sing Sing’de ziyaret edip farkında olmadan şifreli mesajları taşıyorken Paul de zengin ve yaşlı bir kadının “sponsorluğu”nda rahat bir yaşam sürüyor. İkilinin birbirleriyle yaptıkları “pencere ziyaretleri”, aynı binada yaşayan Çinli ile yaşanan bitmeyen “gag”lar, filmin unutulmaz müzikleri ve Hepburn’ün tiril tiril eşsiz zerafeti filmin soslarından sadece bir kaçı.

Meraklılarına, filmden farklı olarak orijinal kitapta Paul’ün aynı zamanda eşcinsel olduğunu not olarak düşelim.

Tiffany’de Kahvaltı filmi gösterime girdikten sonra çekildiği apartmanın yanısıra hayatımıza bazı sinema ikonları sokmuştu.Meşhur siyah elbise,kocaman güneş gözlükleri,büyük kenarlı siyah şapka,küvetten çevrilme kanepesi,kedisi,uzuun sigaralığı gibi…50 yılı aşkın bir süredir hafızalardan silinmeyen bu film,aynı zamanda hafızalara klasik New York evini de yerleştirdi.Holly Golightly nin yaşadığı bu daire,çılgın kokteyl partileri ile hatırlansa da emlak marketlerindeki 10 milyon dolarlık değeri ile de ses getirmeyi başardı.Akıllara kazınan büyük koyu yeşil giriş kapısı ve aynı renkteki pencere doğramaları ile klasikleşen evin giriş basamakları,sanki her an Audrey Hepburn’ün  koşarak çıkmasına hazır bekliyor gibi bir havası var.

Şimdiki halinde iki ayrı dublex olarak kullanılan evin üst katındaki dublexte 2 oda geniş bir banyo büyükçe bir giriş ve 3 şömüne bulunmakta.Alt kattaki bahçe dublexinde ise kocaman bir arka bahçenin yanısıra 2 oda ve bir solarium odası bulunuyor.Bu 4 katlı “konak”taki klasik görüntülerden biri de sabah güneşinden korunmak için yapılan store yeşil beyaz dış mekan perdeleri.İç dekorasyon olarak klasik 60 ları yansıtan evde en dikkat çekici detaylar küçük alanların tasarımlarla kullanılması ve ortaya orjinal bir çok aksesuar çıkması.Stor perdeler,küçük lavabolar,küvetten dönüştürülen meşhur kanepe,bavul sehpalar,ahşap paravanlar,aynalı banyo dolapları ile bir aksesuar cenneti olan evin genel hakim rengi kırık beyaz ve griye kaçan beyaz tonları.

Özetle klasik bir New York apartmanında müthiş eğlenceli hikayeyi izlemek istiyorsanız 50 yıl öncesine sizi götürecek bu filmi hemen seyredin.