Sonbaharın Keyfi Şehir Otelleri

Sonbaharın Keyfi Şehir Otelleri

Gezi Hotel Bosphorus

1950’den beri bir İstanbul geleneği olan İstanbul’un kalbi Taksim Meydanı’nda gezi parkı’nın sakin köşesinde lüks tasarım içerisinde hepsi birbirinden özel 9 farklı oda kategorisi sunuyor. Ödüllü tasarim, eşsiz boğaz manzarası ve kişiye özel hizmetiyle İstanbul’un gözde mekanlarından biri. Fiamma Restaurant & Bar’da şehrin ritmiyle birlikte keyifli anlar geçirebilir, Silver Spa’da şehrin koşuşturmacasindan kaçan bir dinginlik yakalayabilirsiniz. 17 katı ve çinko-titanyum cephesiyle tüm Boğaza hakim bir açıya sahip.

Şehri kucaklarcasına nazik kıvrımlarla işlenmiş bina, 1940 ve 50’lerin mimari tarzını çağdaş bir çizgiyle uyandırıyor. Pencereler, Gezi Hotel Bosphorus’un ruhu hakkında bir fikir sunuyor. 56 standart ve 11 suit odanın her biri yansıtmaz panoramik pencereleriyle, isteğinize göre hem Boğaz, hem Taksim hem Gezi Park hem de otele ait yemyeşil bahçe manzarası ayaklarınızın altında serilmiş durumda.

Gezi Hotel Bosphorus hem iç hem dış mekan açısından estetiği ön planda tutuyor. Mobilyalarda kullanılan yüksek kaliteli ahşap ve deri materyaller, oldukça sıcak ve samimi bir ortam sunuyor. Piet Mondrian’ın renkli bloklarını yüksek teknolojiyle tamamlayan çağdaş bir tasarım sistemi de bu ortamı destekliyor. Her odanın tasarımında Mondrian’ın tablolarına ait bir öğeden ilham alınmış.

Kullanılan görkemli materyaller, Hollandalı ressamın eserleriyle özdeşleşmiş klasik sert ve düzlemsel hatlara yumuşak bir dokunuş kazandırıyor. GHB Metex Design Group, Sinan Kafadar tarafından “zamansız tasarım” felsefesiyle yaratılmıştır. GHB’un tasarımında ana düşünce 1940 ve 50’lerin mimari tarzlarının günümüzün modern mimari dokunuşları ile yeniden yorumlanması üzerine kuruludur.

 

10 Karaköy A Morgans Original

 

Los Angeles, New York, San Francisco, South Beach ve Londra’dan sonra Türkiye pazarına giren Morgans Grup, Büyük Balıklı Han’ın bulunduğu tarihi binada 2014 yılında ilk otelini açtı. Türkiye’de butik otel anlayışına yeni bir boyut kazandıracak olan 10 Karaköy A Morgans Original, şehrin kültür ve tarih merkezi olarak kabul edilen Karaköy’de yer alıyor. 19’uncu yüzyılda hastane olarak kullanılan Büyük Balıklı Han’ın tarihi yapısı bozulmadan yenilenen binanın mimarlığını ödüllü mimar Sinan Kafadar- METEKS Grup üstlendi.Otelin sanat danışmanlığında ise Tuğba Doğan ve Evren Basık’ın imzası yer alıyor. 10 Karaköy A Morgans Original’da 71 oda yer alıyor.

Otelde 25 Standart Oda, 17 Superior Oda, 24 Deluxe Oda, 3 Loft Suite, 1 Loft Terrace Suite ve 1 Penthouse bulunuyor. Konforun şık detaylarla harmanlandığı odalarda LED TV, kasa, IPod docking station ve espresso makinesi bulunuyor. Otel misafirlerinin yanı sıra Karaköy müdavimlerine de hitap edecek olan otelin terasında yer alan Rudolf Sky Terrace eşsiz manzarası ile dikkat çekiyor. Özel partiler, kutlamalar için yakında herkesin adresi haline gelecek olan Sky Terrace her gün 16.00-01.00 saatleri arasında hizmet veriyor. Otelin giriş katında yer alan 37 kişilik Rudolf Bar’da ise, yerli ve yabancı her markadan şarabın yer aldığı geniş bir şarap kavı bulunuyor.

Otel misafirleri dışında da hizmet verecek olan bar, saat 11.00-01.00 arasında Karaköy müdavimleri bekliyor olacak. Otelin bünyesinde dünyaca ünlü şef Rudolf Van Nunen’in restoranı Rudolf yer alıyor. 22 yıldır Türkiye’de yaşayan ve Türk damak zevkine ilişkin tüm detaylara hakim olan Rudolf Van Nunen 82 kişi kapasiteli restoranında Akdeniz ve dünya mutfağından örneklere yer veriyor. Ünlü şef aşçı, Slow Food konseptiyle hazırlanan birbirinden lezzetli başlangıçlar, ara sıcaklar, ana yemekler ve tatlılar hazırlıyor. Restoran her gün saat 07.00-23.00 saatleri arasında hizmet veriyor.

 

 

Twenty Five Hours Hotels

Pek çok sanat galerisinin, müzelerin, tiyatro sahnelerinin yer aldığı caddede olan 25 hours Hotel Viyana’daki MuseumsQuartier binasının hemen yakında yer alıyor. Dışarıdan oldukça sıradan bir görünüşe sahip olan bu otelin içerisi adeta sirk gösterilerini andıran keyifli bir ortama sahip olduğu görülüyor. Bulunduğu bölgenin atmosferinden ilham alınarak tasarlanılmış olan 25hours Hotel gören herkesi büyülüyor.

Dekorasyon aşamasında mimar Arkan Zeytinoglu ve iç mimar Armin Fisher birlikte çalışmış. Odalardaki kadife perdeler, renkli halılar, özenle seçilmiş antika parçalar çelişki uyandıracak biçimde yerleştirilmiş ve eklektik bir tarz yakalanmış. Duvarlarda ise Almanya’nın tanınmış ressamlarının çalışmaları ve sirk temalı kreasyonlar bulunuyor. Böylelikle klasik otel konseptinden uzak duruşuyla bütün ilgiyi çekmeyi başarıyor. Viyana’nın mükemmel manzarasını görebilen 25hours Hotel’in terasında günün her vakti keyif yapabilirsiniz.

Otelin çatı katında yer alan barda akşamları canlı müzik eşliğinde içkinizi yudumlayabilir manzaranın keyfini çıkartabilirsiniz.

Duvarlarda yer alan resimler, eksantrik dokunuşlar, büyüleyici cesur renkleri kullanmak herkesin yapabileceği bir iş değildir. Özellikle çocukların beğenisini kazanan bu otelde aileniz ile keyifli vakit geçirme imkânınız olacaktır. Avusturya’nın başkenti Viyana’ya uğrayacak olursanız aradığınız adres burası olmalı.

 

 

la reserve Hotel

1854 yılında Haussmann stilinde yapılmış olan bu bina 160 yıl sonra Michel Reybier ve ailesi tarafından şık bir otele dönüştürülmüş. Fransa’nın önemli yapıtlarından biri olan Eyfel kulesinin karşısında yer alan La Réserve Paris, iç mimar Remi Tessier tarafından tasarlanılmış. Geleneksel ve modern tarzın bir arada olduğu La Réserve Paris otelinde her şey en ince ayrıntısına kadar düşünülmüş ve misafirlerinin konforlarını ön planda tutularak tasarlanılmış.Paris’in en lüks adreslerinden biri olan La Réserve Paris’de Parisli şıklığın ve eşsiz stil mirasını kendi içinde muhafaza ediyor.

Réserve Paris’de Parisli şıklığın ve eşsiz stil mirasını kendi içinde muhafaza ediyor. Bu müthiş mimari içerisinde kendinizi büyülü bir ortamda hissedebilirsiniz. Haussmann stilinde yapılmış olan bu 19. Yüzyıldan kalma binada mermer şömineler ve korint sütunlar mekanda oldukça dikkat çekiyor. İç mimar Remi Tessier, geleneksel tarzı bozmadan modern bir hava katarak samimi bir atmosfer yaratmaya çalışmış. La Réserve Paris otelinin lüks restoranında çağdaş Fransız mutfağının en iyi klasik yemeklerini otelin yetenekli şefleri tarafından özenle hazırlanıyor. Dilerseniz Dünya mutfağının en iyi yemeklerini yine burada deneyebilirsiniz.

La Réserve Paris otelinde, ipek kaplamalı duvarlar, tafta perdeler ve kaliteli kumaşlarla yenilenmiş antika mobilyalarıyla dikkatleri üzerine çeken lüks 40 odası bulunuyor. Paris’in muhteşem manzarasına sahip olan odalarda tatilinizin keyfini çıkarın. Özenle tasarlanılmış La Réserve Paris otelinde konaklarken kendinizi çok özel hissedeceksiniz.

 

La SuiteSans Cravate

Belçika’nın en iyi otelleri arasında yer alan La Suite içeriye girer girmez insanı büyülemeyi başarıyor. Otelin her bir köşesi La Suite’in sahibinin ve tasarımcısının varlıklarını temsil ediyor. Girişte bulunan sanat eserleriyle, duvarlarda yer alan tablolarla adeta sanat galerisi atmosferi yaratmaya çalışmışlar. La Suite otelinin bütün odaları birbirinden farklı olacak şekilde dekore edilmiştir. Her bir odanın duvarında farklı bir duvar kağıdı kullanılmış. Yüksek tavana sahip olan bu modern odalarda ferahlık ve sadelik ön planda tutulmuş.

Buraya gelen müşteriler tarafından özellikle çatı katında yer alan süitleri tercih ediliyormuş.La Suite’in hemen yakınında otele bağlı olan bir restoranları da bulunuyor. Sans Cravate adlı bu şık restoran zamanla Belçika’da çok bilinen bir yer haline gelmiş. Otelde kalmayıp sadece burada yemek yemek isteyen kişilerin çok önceden rezervasyon yaptırmaları gerekiyor.

Otelin ana konseptinin “yemek & uyku” olduğunu söylüyor otelin sahibi. Bu konsepte bağlı kalarak sizlere unutulmaz bir yemek ve iyi bir uykunun garantisini sunuyorlar. Kendinizi evinizde gibi hissedeceğiniz La Suite otelini, Belçika’ya yolu düşen birileri olursa kesinlikle tavsiye ediyoruz.

 

 

The Public

Modern iş hayatının dinamizmi ve sanatın doyasıya yaşandığı, tarih dolu bambaşka bir şehirdir İstanbul.

İş ve turistik amaçlı seyahat eden, İstanbul’u keşfetmeye gelen ve sanatı, eğlenmeyi, gece hayatını seven, kültürel araştırmalara ve tarihe tutkulu gezginler için yüksek teknoloji ve tarihi dokusu korunarak tasarlanan 52 adet yüksek tavanlı odası ile The Public Hotel’de hayatınızın unutulmaz anlarını yaşayacaksınız.

The Public Hotel yenilikçi mutfak kültürü ile sağlıklı beslenen, diyet yapan veya yapma zorunluluğu olan, farklı lezzetleri denemeyi seven misafirlerimiz için kendine özgü sunum ve servis anlayışı ile modern Avrupa ve dünya mutfağından farklı damak tatlarını cesurca bir arada sunuyor. The Public Hotel, İstanbul’un canlı kültürel zenginlikleri, gece hayatı ve eğlence seçenekleri ile kalabalık ve dinamik caddesi olan İstiklal Caddesi’nin tam merkezinde bulunuyor.

Çevresinde farklı damak zevklerine hitap eden lezzetleri sunan restoranları, tarihi semtleri, alışveriş alternatifleri ve yürüyüş yapmak için ideal ortamı ile şehri keşfe çıkmak, The Public Hotel ile daha keyifli bir hal alıyor.

Günün her saatinde; yorgunluk atmak ve şehrin gürültüsünden bir an olsun uzaklaşmak isteyen misafirler için özel tasarlanmış olan iç bahçede, muhteşem otel kokusunun hazzı ile canlı bitkilerin arasında büyüleyici gökyüzü ve güneşin parlak ışıkları eşliğinde dinlenebilir, kitabınızı okuyabilir ya da tarihi dokusu ile modern tasarımlı odanızın tadını çıkarabilirsiniz. Bu bağlamda; %100 naturel kozmetik ürünler, geri dönüşümde kullanılabilen ambalajlardan yapılan buklet malzemeleri, basılı malzeme, su tasarrufu sağlayan son teknoloji özel dizayn su bataryaları, elektrik enerjisi tasarrufu sağlayan LED ve sarkıt ışık kombinasyonları, ısı yalıtımlı ve en yüksek oranda yangın güvenliğinin sağlandığı masif parke, pencere, perde, karo mozaik kat koridorları ve kapılar kullanılıyor. Ayrıca otel içerisinde kullanılan bütün özel dizayn ürünleri, kozmetik malzemelerini, kokuları ve otel logolu diğer ürünleri Lobby Shop’tan satın alabilir, yakınlarınıza vereceğiniz sürpriz hediyeler ile anılarınızı onlarla da paylaşabilirsiniz.