Sömestr Tatili İçin Öneriler

Sömestr Tatili İçin Öneriler

Golden Key  “ŞIK” BİR “KIŞ” MASALI

Doğa ve butik otelciliğin en gözde markalarından Kartalkaya Golden Key Chalet, ödüllü mimarisi, konforu, doyumsuz manzarası, 43 farklı büyüklükteki odası, İtalyan ve Türk mutfağının seçkin lezzetleri ile bölgenin en gözde mekanlarından birisi. Golden Key Chalet, tüm kış boyunca konuklarına yeni sezonda yeni etkinlikler ve aktivitelerle kapılarını açıyor. Kayak tutkunlarına hizmet veren Golden Key Kartalkaya’nın dış mimarisi Fransız Lea Invent tarafından yapılmıştır.

Özenle hazırlanmış iç mimarisi ve aksesuarlar da bu şık mimariye eşlik etmektedir. Otel binası depreme dayanıklı Japon Ala Sawa teknolojisi ile inşa edilmiş ve yayla mimarisinin hakim olduğu bölgede, proje klasik yayla evi ve lodge tipolojilerinin modern bir yorumu olarak tasarlanmış.

43 farklı büyüklükte ve özelikte odası bulunan Kartalkaya’da,

33 m2’ilk standart odaların yanı sıra 40 m2’lik loft stilinde tasarlanmış dubleks suitler, 80 m2’ye varan büyüklükte geniş aile suitleri ve içinde manzaraya hakim özel jakuzi bulunan dubleks loftlar her gruba ayrı seçenekler sunuyor.

Özellikle odaların manzaraya konumları ve pencere formları, oda içerisindeki hoş sürprizler, ince düşünülmüş ayrıntılar göze çarpıyor. Çocuklar kendileri için özenle seçilmiş eğitici ve eğlendirici oyuncukların bulunduğu oyun odasında vakit geçirirken yetişkinler ister kayak, snow board, snow kite gibi çeşitli doğa sporlarıyla vakit geçiriyor, isterlerse kapalı alanlardaki keyifli alternatiflerle tatilin keyfini çıkarıyor.Aktivite odasında playstationdan bilardoya kadar çok çeşitli seçenekler sunulurken,  SPA merkezinde hot tube, sauna, buhar banyosu, özel nar terapili dağ manzaralı jakuzi ve masaj gibi çok özel hizmetler veriliyor.

Dışarıda lapa lapa kar yağıyor ve siz bu karede jakuzide keyif yapıyorsanız adres tartışmasız Golden Key SPA’dır. Golden Key Chalet’nin terasında bulunan SPA merkezi dağ manzarası, eşsiz atmosferi ve sunduğu alternatif hizmetleriyle şehir hayatının tüm ağırlığından kurtulmanızı sağlıyor.Türk ve dünya mutfağının farklı lezzetlerinin sunulduğu zengin açık büfenin yanı sıra brasserie’de İtalyan mutfağının en özel menüleri sizleri bekliyor. Özenle hazırlanan Ravioli, özel soslarıyla spagettiler, rizotto ve pizzalar da seçenekler arasında yer alıyor. Usta şeflerin her güne özel ayrı ayrı hazırladığı ana yemekler ve tatlılar kendinizi şımartmak için ideal.

 

New Yorker Tarzda Rafine Bir Şehirli

New York’un tüm güzellikleri elinizin altında olsun, seçenekleriniz sınırsız olsun istiyorsanız kesinlikle The Ludlow Hotel’i tercih etmelisiniz. Hayallerinizin gerçek olması burada mümkün.

Otelden çıkmayıp keyifli bir akşam geçirmek istediğinizde otelin zengin barı imdadınıza yetişecektir.

Kış aylarında her zamankinden daha da ihtişamlı ve keyifli olan New York’un tadını dilerseniz farklı teraslarda içebileceğiniz keyifli akşam içkileriyle çıkarabilirsiniz.

The Ludlow Hotel’de her oda New Yorker tarzda rafine bir şehirli zevkle döşenmiş. Konuklar isterlerse rahat odalarında mini bardan alacakları içkileri yudumlayarak dinlenebilir.

Odalarda oturma gruplarından, yataklara hatta banyoya kadar her şeyin özel tasarım olması oldukça dikkat çekici. Sezonluk açık oturma alanı da bulunan cafesinde kahvaltı, öğle ve akşam yemeği servis edilmektedir.

 

Otelin lüks restoranı ise seçkin bir menü ve kokteyller sunuyor. New York’taysanız ve şehrin eşsiz lezzetlerini benzersiz bir şehir manzarası eşliğinde tatmak istiyorsanız en uygun yerdesiniz.

 

 

Retro Bir Dokunuş İle Modern Konfor

İlk oteli bundan 4 yıl önce NEVV SİVAS olarak açtıktan sonra İstanbul’da NEVV GALATA oteli ile hizmet sunmaya başlamışlar.  Bu noktadaki vizyonları; eski mutena semtlerdeki konakların tarihi dokularına sadık kalıp yenilemek ve onları birer butik konaklama mekanları olarak tekrar hayata kazandırmak olmuş.

Sivas’ta başladıkları hizmet yolculuklarının üçüncü durağı ise Nevv Bosphorus Hotel & Suite. Bundan yüz yıl önce Jacques PERVITITCH’in bir at üzerinde İstanbul’u gezerek oluşturduğu Ortaköy haritasında 4 binadan oluşan, FERİT PASHA konağının da yer aldığı tarihi eser binaları, iki yılı aşkın süren renovasyon çalışmaları ile tamamlamışlar.

Tamamen eski dokuya bağlı olarak gerçekleştirilen uzun ve özenli bir restorasyon sürecinden sonra misafirlerini 2014 Aralık ayından itibaren ağırlamaya başlamışlar. Yenileme sürecinde orijinal dokuyu bozmadan, ahşap, mermer gibi doğal malzemeleri kullanıp şık bir dekorasyon ve konfor vermeyi amaçlamışlar. Eskinin ruhunu korurken modern ihtiyaçlara da bünyesinde yer veren Nevv Bosphorus Hotel & Suite, misafirlerine ev konforunu yaşayacakları sıcak ve elit bir mekan sunuyorlar. Kaliteli ve özel konaklama mekanları yaratma anlayışlarını, gelecekte de yeni projelerle sürdürüp sizlerle buluşturma arzusundalar.

 

 

Lüks ve Sadelik Harmonisi

 

Birkaç yıl önce çok kötü durumda olan bu tarihi binayı bir mimarlık firması ve otelin sahibi kendi vizyonlarını birleştirerek restore etmiş. Lüks yaşam tarzına uygun bir şekilde dekore edildikten sonra kısa bir sürede herkesin ilgisini çekmeyi başarmış.

Old Clare otelinin bütün odaları birbirinden farklı olacak şekilde dekore edilmiştir. Yüksek tavana sahip olan bu modern odalarda ferahlık ve sadelik ön planda tutulmuş.

Otelin çatı katında yer alan bar ve havuz tartışmasız şehrin en iyileri arasında yer alıyor. Old Clare otelinin hemen alt katında otele bağlı olan bir restoranları da bulunuyor. Bu şık restoran zamanla Sydney’in çok bilinen bir yer haline gelmiş. Michelin yıldızlı ünlü şef Jason Atherton’ın yönettiği bu restoranda görsel açıdan ve lezzet açısından sizi büyüleyecek yemekler hazırlanıyor. Otelde kalmayıp sadece burada yemek yemek isteyen kişilerin çok önceden rezervasyon yaptırmaları gerekiyor.

Bu aylarda sevdiklerinizle birlikte farklı bir yere gitmeyi düşünürseniz Dünya’nın en güzel şehirlerinden biri olan Sydney’i kesinlikle öneririz. Otelde yapılan muhteşem, ihtişamlı partilere ya da şehrin en popüler merkezlerinde yapılan etkinliklere katılarak mükemmel bir tatil geçirmeniz burada mümkün.

 

 

Nostaljik Eşşiz Bir Dağ Oteli

 

İsviçre’nin kalbinde, Adelboden’de yer alan  The Cambrian Hotel eşsiz, 4 yıldızlı seçkin bir oteldir. 19. yüzyılda inşa edilen, köklü bir geçmişe sahip olan otel restore edilip tekrardan açılmıştır. İsviçre’de insanlara sundukları hizmetler bakımından ayrı bir yere sahip olan bu yerde huzurun ve mahremiyetin keyfini çıkarıp, benzersiz bir deneyim yaşayacaksınız.

Sıcak renk tonları, değerli ahşap yer kaplamaları, deri kanepeler, kadife ve desenli kumaşlar gözlerinize çarpacak ve içeriye girer girmez büyüleyici duygularla sarmalanacaksınız.  The Cambrian Hotel’de bütün duyuları harekete geçiren değerli sanatsal parçalar sergileniyor.

Orada bulunduğunuz her an Alp dağlarının temiz havasını bir şişeye saklayıp eve götürmek isteyeceksiniz. Karla kaplı zirvelerden gelen hafif bir esinti, muhteşem göller, ağaçlarla dolu doğal ortam ve trafiğin olmayışı derin ve rahatlatıcı nefes almayı kolaylaştırıyor

Bu İsviçre dağ oteli yaptığı son değişiklikle nostaljik havasını koruyarak kusursuz bir yapıya dönüştü. Dış görünüşte İsviçre Alplerinin saflığını görürken, iç görünüş daha şehirli ve modern tarzda dizayn edilmiş.

Kış sporlarına meraklı iseniz özellikle kış aylarında gitmeniz tavsiye edilir, çünkü bu bölge kış sporları için en çok tercih edilen yer haline gelmiş durumda. Yılın belli zamanları burada festivaller, yarışmalar oluyor ve pek çok sporcu buraya akın ediyor. The Cambrian Hotel Zurich Havaalanına birkaç saat uzaklıkta olmasına rağmen kendinizi çarpıcı manzaranın ve huzurlu sessizliğin etkisiyle şehirden çok uzakta hissedeceksiniz.

 

 

 

Tarihin Modern İle Buluşması

 

 

W İstanbul Beşiktaş’ta Akaretler Sıraevler’in  çağdaş başyapıtıdır. Birinci dereceden tarihi eser olan Akaretler, Osmanlı’nın ilk toplu konut projesi olarak hayata geçti. Sultan Abdülaziz

Dolmabahçe Sarayı’nın üst düzey çalışanları için lojman yapılmasını emredince, Akaretler

Sıra Evleri 1875’de Dolmabahçe’nin mimari Sarkis Balyan tarafından inşa edildi.

Tarihi dokuya meraklı iseniz bu atmosfere bayılacaksınız.Modern ve zarif bir kentin simgesi olan Sıraevler, İstanbul’un birçok cazibe merkezine, sadece birkaç dakika uzaklıkta olup eskinin yeni ile, tarihin modern ile buluşmasına tanıklık etmektedir. W İstanbul’un yanısıra Akaretler Sıraevler projesinde Akaretler Rezidansları, ofisleri, dizayn ve sanat galerileri ile cafe ve restoranlar yer almaktadır. Akaretler Sıraevler’in orijinal mimari yapısından dolayı W İstanbul’da müstakil kabana, bahçe veya terası olan birçok değişik oda tipi mevcut. Ünlü Türk tasarımcı Mahmut Anlar tarafından tasarlanan WOW SUIT, burada sonsuza kadar kalabileceğiniz bir mekan hissini vermektedir.

 

Yedi metre yüksekliğindeki tavanı ve uzun pencereleriyle bu suit; asma katta bulanan yatak odası, kişiye özel oturma odası, bulunan yemek odası, mutfağı, banyosu ve misafir banyosu, lüks ve modern eşyalarla döşenmiş, tüm zevklere hitap eden havadar bir dublekstir. Farklı özelliklere sahip bu yatak odasında spa banyosu, büyük bir masaj duşu ve sayvanı olan W imzalı bir de yatak bulunmaktadır.