Shigeru Ban | Mimarhane

Shigeru Ban 5 Ağustos 1957 yılında Tokyo’da doğmuştur. Çocukken evlerine gelen geleneksel Japon marangozlarını büyük dikkatle inceleyen Ban için bu ustaların kullandıkları aletler, inşa yöntemlerini ve ahşabın kokusu sihirli bir güce sahip olmuştur. Önceleri marangoz olmak isteyen küçük Shigeru’nun, mimarlık ile yolu, 11 yaşında kesişmiştir. Öğretmen sınıftakilerden basit bir ev tasarlamalarını istemiş, Shigeru Ban’ın tasarımı okulun

en iyisi seçilirken, o da mimar olma kararını o gün itibariyle vermiştir. Güney Kaliforniya Mimarlık Enstitüsü’nde (SCIArch) mimarlık eğitimi almıştır. 1984 yılında New York’taki Cooper Union üniversitesinden mezun olmuştur.

Ardından eğitim yaşamına devam ettiği Cooper Union School of Architecture’da New York Five üyelerinden John Hejduk’un öğrencisi olmuştur. 2005 yılında 48 yaşında Virginia Üniversitesi tarafından verilen Thomas Jefferson Madalyasına Mimarlık alanında layık görülmüştür. Time Dergisi tarafından 21. yüzyılın mimarlık ve tasarım alanında çığır açan isimleri arasında gösterilen Shigeru Ban felaket bölgelerinde halk için ekonomik ama aynı zamanda anıtsal tasarımları ile tanınmaktadır. Ban 21. yüzyılda mimarın rolü ve sorumluluğu üzerine çalışmalar yürüten, pratiğini bu kavram üzerine temellendiren aktivist mimarlardan biridir. Shigeru Ban barınma ihtiyacını karşılarken, insanların yaşam kalitesini artıran ve dünyanın iç güzelliğini kutsayan yeni mekânlar yaratmaya çabalamaktadır.

Projelerinde mimarlık pratiğinin her noktasında strüktür, malzeme, manzara, doğal havalandırma ve aydınlatmayı temel alan, geniş çeşitliliğe sahip tasarım çözümleri getiren Shigeru Ban, kullanıcılar için konforlu mekanlar yaratmayı amaçlamıştır. Günümüz yapılarında sıkça kullanılan yüksek teknolojili çözümlere bel bağlamayan Shigeru Ban yapıları; özel konut yerleşimleri ve genel müdürlük binalarından müzelere, konser salonlarına ve diğer kamu yapılarına kadar orijinallik, ekonomiklik ve ustalıkları ile öne çıkmaktadır.

Japon mimar projelerinde bambu, kumaş, kağıt,  plastik ve kağıttan geri dönüştürülmüş elyaf gibi alışıla gelmeyen ve düşük maliyetli malzemeler kullanmaktadır.  Shigeru Ban’ın mimarisi çoğunlukla sürdürülebilir ve çevreye saygılı olarak tanımlanmaktadır.

Shigeru Ban; ‘paper architect’ (Kağıt mimarisi) adını verdiği, kağıt tüplerinden yapıları ile tanınıyor olsa da, çantasında sakladığı basit ve çok çaba gerektirmeyen, çevreci mimari projeleri de bulunmaktadır. Bu projelerin her biri de, kontekste, doğaya ve kullanıcılara büyük bir hassasiyet göstermektedir.

Japon mimarın Tokyo, Paris ve New York’taki ofislerinde üretilen projeler, mimarlık dünyasının nadir örnekleri arasında sayılmaktadır. Özel sektör için şık ve inovatif işlere imza atan Shigeru Ban, yaratıcı ve zengin kaynaklı tasarım anlayışını, insani yardım çalışmalarında da aynı düzeyde sergilemektedir.

Mimarın insanlığa karşı sorumlu olduğunu pek çok çalışmasında doğrulayan Japon mimar, son 20 yıl içerisinde dünyanın dört bir yanında doğal ve insan kaynaklı afetler sonucu tahrip olan bölgeleri ziyaret ederek, yerel halk, gönüllüler ve öğrencilerle birlikte afetzedelere yönelik düşük maliyetli, geri dönüştürülebilir yapılar tasarlamış ve inşa etmiştir.

Shigeru Ban, 2014 yılında Pritzker Ödülü’nün 37.sine değer görülen 7’inci Japon vatandaşı mimar olarak tarihe geçmiştir. Ödülünü 13 Haziran 2014 tarihinde Amsterdam Rijksmuseum’da düzenlenen törende almıştır. Pritzker jürisi ödüle layık görülmesinde Shigeru Ban’nin yapı malzemelerindeki deneysel yaklaşımı ve yenilikçiliğinin etkili olduğunu altını çizmişlerdir.

Sürdürülebilirlik terim haline gelmeden uzun bir süre önce, Mimar Shigeru Ban karton borular ve kağıt gibi ekolojik yapı malzemeleriyle deneylere başlamıştır. Onun dikkat çekici yapıları genellikle Haiti, Ruanda veya Japonya gibi afetzede ülkelerde geçici konutlar olarak amaçlanmış, evsiz kalmış insanlara yardım etmek için tasarlanmıştır. Fakat çoğu zaman binalar hedeflenen amacına hizmet etmesinden uzun süre sonra bile manzaranın sevilen bir parçası olarak kalmıştır. Bu kapsamda sayısız işler yapan Ban halen bu duyarlılığını sürdürmektedir.

Afet yardım barınaklarını inşa ederken sütunlar, duvarlar ve kirişler için çoğunlukla geri dönüşümlü karton kağıt borulardan faydalanmaktadır. Afet yerinde kolaylıkla ulaşılabilen bu malzeme hem ucuz, hem de kolay taşınıp kolay monte/ demonte edilebilmektedir.

 

Milyonlarca insanı trajik yaşam koşulları ile baş etmek zorunda bırakan 1994 Ruanda Katliamı’nın ardından insani yardım çalışmalarında görev almaya başlayan Shigeru Ban, karton borudan barınak önerisini BM Mülteciler Yüksek Komiserliği’ne sunarak danışman sıfatıyla projeye dahil olmuştur.

1995 Kobe depreminin ardından yine afetzedelerin yardımına koşan Ban, Vietnamlı mülteciler için “Paper Log House” projesini hazırlamıştır. Yardım vakfına bağışlanan bira sandıklarını kum torbaları ile dolduran mimar, duvarları oluşturmak için karton boruları sıralamıştır.

 

Kobeli depremzedeler anısına bir toplum merkezi yaratmak isteyen Ban, yine karton borulardan “Paper Church”ü tasarlamıştır. Daha sonra demonte edilerek Tayvan’a gönderilen kağıt kilise, 2008 yılında burada yeniden inşa edilmiştir. Mesleki bilgisini insanlık yararına kullanmayı görev edinen Ban, 1999 depreminin ardından Türkiye’deki afetzedelere de yardımda bulunmuştur. Afetzedeler, öğrenciler ve diğer gönüllüler ile birlikte afet yardım projelerini hayata geçiren Shigeru Ban, 1995 yılında “VAN: Voluntary Architects’ Network” (Gönüllü Mimarlar Ağı) adlı bir sivil toplum örgütü kurmuştur. Deprem, tsunami, fırtına ve savaş gibi felaketlerin ardından çalışmalarını bu bölgelere yönelten VAN, şu ana kadarJaponya, Türkiye, Hindistan, Sri Lanka, Çin, Haiti, İtalya, Yeni Zelanda veFilipinler ‘e yardımda bulunmuştur.

 

Gülen Yalçınkaya Özelçi