Sev, Üret, İlham Al | Kolektif House | Motto Tasarım

Sev, Üret, İlham Al / Kolektif House

Girişimci ve üretken yaratıcıların yeni oluşumlarını anlattığı, fikir alışverişlerinin yapıldığı bir platform olan Kolektif  House, paylaştıkça ve ürettikçe etrafa yayılan bu kolektif dalga her geçen gün biraz daha büyüyor. Civan ve Yiğithan Orhan; iki kardeş yurt dışında aldıkları eğitim sonrasında Türkiye’deki paylaşımlı ofis alanı eksikliğini gidermek üzere geri dönmeye karar verirler ve işte Kolektif House’un hikâyesi de böylelikle başlamış olur. Eski Sanayi Mahallesinin içinde yer alan Kolektif House, Sanayi ruhunu koruyarak geri dönüştürülmüş, doğal malzemeler ile mobilya ve aksesuarlarla ilham dolu bir mekân yaratmayı başarmış.

Aynı zamanda asma katının da yer aldığı bu bölümde Cafe de mevcut. Üst katta ise geniş bir çalışma alanı ve toplantı salonu yer alıyor. Bir grup güzel insanın yaptığı güzel işler farklı konseptlerle bizi meraklandırmaya devam edecek gibi. Buraya gelin, görün, katılın ve paylaşın derim! İster bir Pazar günü brunch yapalım, ister öğlen vakti bir lezzet keşfi,

ister müzik için bir araya gelip tıngırdatalım, ister kafa kafaya verip çalışalım, üretelim hiç fark etmez. Burası paylaşmak için başına gelebilecek en güzel yerlerden biri. Yasemin Yapanar’a tüm samimiyeti ile sorularımızı cevaplamakla kalmayıp bize anlattıklarıyla da ilham kaynağı olduğu için kendisine teşekkür ederiz.

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Ahmet Onur, Boston’da aldığı üniversite eğitimi sonrasındaki iki senesini Kuzey Afrika’da çalışarak geçirdi. Türkiye’ye dönmeden önce bir müddet Hindistan ve Meksika’da yaşadı. Abi kardeş olan Civan ve Yiğithan Orhan, üniversite eğitimlerini Carnegie Mellon’da aldı. Aldıkları üniversite eğitimleri sonrasında Civan, Kaliforniya’daki UCLA’e master eğitimine giderken, Yiğit de Palo Alto’daki Bosch’un bünyesinde işe girdi.

Kolektif House fikri nasıl şekillendi biraz anlatır mısınız?

Civan ve Yiğithan Los Angeles taraflarında yaşarken, Portföyist adlı bir mobil uygulama başlattılar. Portföyist, Borsa İstanbul odaklı bir mobil uygulama olduğu için Türkiye’ye dönmeleri gerekiyordu. Türkiye’ye dönseler de sıkıcı bir ofis hayatı geçirmek istemedikleri için ofis arayışlarına girdiler. O sırada yolları Ahmet’le kesişti ve Türkiye’deki paylaşımlı ofis alanı eksikliğini gidermek üzere Türkiye’ye dönmeye kadar verdiler. Burası paylaşıma kapı açan bir çatı. Sanayi’deki insanların işlerine olan tutkularını kendimize yakın gördük. Hem şehrin ortasında olan hem de gelişmekte olan Sanayi’ye bizim de katkımız olsun istedik.

Kolektif House’un yapım süreci nasıl geçti ve dekorasyonda en çok neye dikkat ettiniz?

Sanayi hissini koruyarak, olabildiğince geri dönüştürülmüş, doğal malzemeli mobilya ve aksesuarlar kullandık. Bazı mobilyaları biz, yapamadıklarımız için komşularımızdan yardım aldık. Sanayi’de olmanın meyvesini bol bol yedik. Mobilyaların renklerini sakin ve doğal renklerde tuttuk ki duvarlarımızı sanatçıların işleriyle renklendirebilelim.

Aylık programlardan bahsedecek olursak?

En üst kattaki KoHall’de Kundalini yoga, nefes çalışmaları, seminerler ve workshoplar organize ediyoruz. En alt kattaki ’KoLounge’da olan ve her ay gerçekleşen etkinlikler arasında; farklı lezzetlerin yendiği ve bir takım sanatsal etkinliklerin gerçekleştirildiği ‘Kolektif Brunch’, Türkiye’deki yaratıcı startupların kısaca ürünlerini tanıttığı

‘Product Hunt İstanbul’, herkesin müzik enstrümanını getirerek bir şeyler tıngırdadığı ‘Kolektif Jammin’ ve iş çıkış saatinden akşam yemeğine kadar olan saatlerdeki atıştırmalık yemek, kokteyl ve müzikli ‘Kolektif Aperitivo’ var. Kendi organize ettiğimiz etkinlikler dışında başka markaların etkinliklerine de ev sahipliği yapıyoruz. Bugüne kadar YouTube, Google, Monitise, Shell gibi markalarla çalışmışlığımız var.

Kolektif House için ‘herkesin sesini duyurabileceği bir platform’ diyebilir miyiz?

Kapımız işini tutkuyla ve keyifle yapan tüm yaratıcılara açık.

Peki, önümüzde bizi ne gibi yenilikler bekliyor?

Her ay tekrarlanan etkinlikler serimize yenilerini ekleyeceğiz.

KoLounge’daki arka odaya analog baskı için karanlık oda yapıyoruz, önümüzdeki hafta açılacak. Önümüzdeki ay da bünyemize yan binadaki fotoğraf stüdyosunu dâhil edeceğiz, adı da KoStudio olacak.

Son olarak Motto’nuz?

Love& create, inspire. Yani sev, yarat, ilham ver mottosundan yola çıkıyoruz ve sizinle tanışmak için sabırsızlanıyoruz.

Meral Uyanık Koca