Sessiz Müzik

Sessiz Müzik

Aslında teknoloji her sektörde kullanıcıların daha rahat daha çabuk daha yaratıcı daha çok vb. gibi daha’larına faydalar sağlarken bazı sektörler teknolojinin fazlasını tehdit gibi görürler. Bunların başında da müzik gelir. Müzikte teknoloji ilerledikçe belki daha çok şarkıyı depolamak, daha çok kişiye ulaşmak daha çabuk ve verimli olmak gibi artılar hayatımıza girse de müziğin o herkes tarafından özlemle aranan ve bulunduğunda hemen eşlik edilen “akustik” yönünü etkilemesinden ve tabir- i caizse “dijitalleşmesinden “ korkulur ve istenmez.

Müziğin akustik ruhu aslında özüdür ve asla yitirilmemesi gereken yegane kısmıdır. O giderse, müzik üretimi özgünlüğünü yitirebilir. Birbiri ardına 8 notanın ve türevlerinin sonsuz kombinasyonu olarak özetlenebilecek müzik, artık dijital seslerin bilgisayarlar tarafından sonsuz besteler halinde sunulması tehlikesine karşı müzik sektörü teknolojiyi kontrollü olarak kabullenmiştir. Teknolojik tasarımların asla yok edemeyeceği şey doğal sesler aslında. Doğanın sesleri, taklit edilmeye başlandıkları tarihten bugüne kadar üretilen tüm enstrümanların tek bir amacı var aslında, o da “iletişim”. İletişimin en etkili yollarından biri olan müziğin, üretim aletleri ise enstrümanlar. Dijital gelişimin, enstrüman üretimlerine ve dolayısı ile müziğin üretilmesindeki yegane oyuncularının doğru akustik sesleri artık üretememesi ihtimaline yol açması, müzisyenlerin “klasik “ yöntemleri asla bırakmamasına sebep olmuştur.

Artık ipadler kullanılarak herhangi bir enstrüman kullanılmadan bütün bir besteyi üretebiliyor olduğumuz günümüzde; önde gelen enstrüman üreticileri bu tedirginliğin gene teknoloji ile aşılabileceğinden hareketle, enstrümanların, doğru akustik sesleri üretmesinden vazgeçmeden, daha kompakt halde üretilerek nasıl aynı zamanda dijital müzik teknoloji dünyasının da bir parçası olabileceği sorusuna bir cevap bularak sessiz enstrümanlar ürettiler! Evet sessiz! Gül ağacından yapılan bir Fender gitarın 50 yıl sonra bile aynı tınıda olmasını sağlayan ruhu dijital teknolojik gelişim ile birleştirerek ortaya çıkartılan bu ürünler, hem klasik yöntemleri ile üretilen doğal seslere tam anlamı ile ulaşmayı hem de aynı zamanda bunların çok daha rahat taşınabilir ve teknoloji ile uyumlu halde olmasını sağlıyorlar. Bu üretimin en etkileyici sonuçlarından biri:

Sessiz Gitar…

Sessiz Gitarlar aslında çok yeni bir teknoloji değil ancak Yamaha’nın ürettiği son model yepyeni özellikleri ile kullanıma sunuldu. Sessiz gitarların oluşum hikayesi aslında gitar çalanların profesyonelleştikçe artan ihtiyaçlarına cevap olarak gelişmiş. Telli çalgıların, insanlar tarafından en çok kullanılanı olan gitar, kumsallardan bir sonra özgün üretim ve kayıt aşamasında gitar çalanlar elektro akustik dünyasına adım atarlar ve kayıt ortamlarında elektro akustik gitarların, kablolu veya kablosuz anfilere bağlanması ve kayıt edilmesi aşamasına geçilir.Canlı performanslarda da aynı yöntem ile klasik görünümlü elektro veya elektro akustik /klasik gitarlar kullanılır. Dünyanın en büyük enstrüman üreticilerinden Yamaha‘nın ürettiği sessiz gitar, klasik enstrüman görünümünden tamamen farklı olarak hafif kompakt ve inanılmaz doğal ses üretebilen Yamaha SLG200. Yamaha’nın bu tasarım harikası gitarı, üzerinde pre amp, son teknoloji ile geliştirilmiş özel stüdyo mikrofonları ve Yamaha’nın o özel tınısını tam anlamıyla veren bir gövde tasarımı ile bütünleşmiş yepyeni SRT ( Stüdyo Tepki Teknolojisi ) ile geliyor. Adeta bir yapboz gitar halinde taşınabilen SGL200, çıkartılabilir parçaları ile inanılmaz bir taşıma rahatlığı da sağlıyor. Akustik gövde rezonansını yeniden tasarlayan Yamaha, profesyonel stüdyo mikrofonları ve amfisi ile müzisyenlere tüm üretim ve kayıt imkanlarını tek bir gövdede sunmuş.