Semt Dosyası | Beşiktaş

Semt Dosyası / Beşiktaş

Tarihi en zengin semtlerimizden biri olan Beşiktaş aynı zamanda İstanbul’un Avrupa ve Anadolu yakasını da birbirine bağlayan Boğaziçi ve Fatih Sultan Mehmet Köprülerine ulaşım noktasıdır. Kültürel zenginliğinin yanı sıra ekonomik anlamda da hareketli bir bölge olan Beşiktaş, başta İstanbul Teknik Üniversitesi, Yıldız Teknik Üniversitesi ve Mimar Sinan Üniversitesi olmak üzere üniversiteleriyle genç nüfusun eğitim ve uğrak yerlerinden biridir. Ünlü Balık Pazarı, Beşiktaş Büyük Çarşı, çarşının etrafında yer alan balık restoranları ve keyifli yeme-içme mekânlarıyla gece hayatının da merkezi durumundadır. “Beşiktaş” adı hakkında söylenen pek çok rivayet vardır. Bunlardan biri de semtin adının sahilde, tekneleri bağlamak için kullanılan iki sütundan geliyor olmasıdır. Köyiçi Panayia Rum Kilisesi’nin karşısındaki eski Rum Okulu’nun üzerinde yazılı olan “Diplokionion” (İki Sütun) adının, semtin

en eski adı olduğu bilinmektedir. Geçmişten günümüze kozmopolit bir yaşamın izlerini taşıyan Beşiktaş, “adı Beşiktaş’la anılan” pek çok mekâna da ev sahipliği yapıyor.

Balkan Lokantası

İstanbul’un pek çok semtinde şubesi olan Balkan Lokantası Şair Leyla Sokağının en uğrak yerlerinden biridir. Son derece ucuz ve kaliteli yemekleri ile Beşiktaşlıların ve özellikle de öğrencilerin uğrak yerlerinden biri olmayı başarmıştır. Her gün, günlük ev yemekleri yapılan bu yerde herkese hitap eden pek çok yemek bulmak mümkün. Balkan Lokantası’nın çorbası, güveçleri ve tatlıları da en çok tercih edilen lezzetlerindendir. Ayrıca sebze ve zeytinyağlılar da favori yemekler arasında yer alıyor. Beşiktaş’ta yeni bir lezzet durağı keşfetmek için Balkan Lokantası uygun bir tercih olacaktır.

 

DEFİNE BÜFE

Lezzet severlerin Beşiktaş’taki en iyi dönerciler listesine aldığı Define Büfe, ayaküstü atıştırmalık için kaliteli bir mekan.  Beşiktaş’taki öğrencilerin okul çıkışı sıklıkla geldiği Define Büfe’nin et döneri oldukça lezzetlidir. Özellikle ıslak hamburger tutkunlarından biri iseniz burası favori mekanınız olacaktır. Hazır uğramışken nefis limonatasından da içebilirsiniz.

Define Büfe’nin

çalışanlarının güler yüzlü ve titiz hizmeti de açlığınızı bastırmanız için tercih edeceğiniz mekânlara Define Büfe’yi eklemeniz iyi bir neden.

DENİZ MÜZESİ

Türkiye’nin denizcilik alanında en büyük müzesidir, içerdiği koleksiyon çeşitliliği açısından dünyanın sayılı müzelerinden biridir. Koleksiyonunda yaklaşık 20.000 adet eser bulunmaktadır. Deniz Kuvvetleri Komutanlığı’na bağlı olan müze Türkiye’de kurulan ilk askeri müzedir. Ana sergi binası 3 katlı olup, 1500 m² lik alana sahiptir. Binada bulunan 4 büyük salon ve 17 oda sergileme alanı olarak kullanılmış ve salonlara rüzgar yönlerinin isimleri verilmiştir. Müzede, saltanat kayıkları, bahriyeli kıyafetleri, el yazmaları, gemi modelleri, sancaklar, haritalar, haritalar ve portolanlar, tablolar, tuğralar ve armalar, kadırgalar, seyir aletleri, gemi baş figürleri ile silahlar sergilenmektedir.Giriş bölümde ise küçük yaş guruplarının eğitici oyun alanı ve hediyelik eşya bölümü vardır.

 

 

ELMA CAFE

Çarşı içindeki üç katlı mekanında misafirlerine hizmet veren Elma Cafe Pub,  keyifli ve lezzetli vakit geçirmek isteyenler için Beşiktaş’ın vazgeçilmez seçenekleri biri olmaya devam ediyor.

Maç zamanları pek çok insanın bu mekanda buluşup takıldıkları Elma Cafe& Pub’da

Dünya ve Türk mutfağının vazgeçilmez lezzetleri Beşiktaşlıların beğenisini kazanıyor. Özellikle çentik köfte, saray köfte, tereyağlı yaprak ciğer, somon külbastı, fajitas, 40 baharat ve rokfor soslu bonfile, özel ara sıcak tabakları ve İtalyan makarna çeşitleri mutlaka tadılmalı.  Arkadaşlarınızı alıp burada yemek yemediyseniz Elma Cafe& Pub’a mutlaka gitmenizi tavsiye ediyoruz.

BARBAROS HAYRETTİN PAŞA İSKELESİ

Beşiktaş Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi, İstanbul, Beşiktaş’ta, Beşiktaş-Kadıköy seferlerinin yapıldığı iskele binası. 2004-05’te inşa edilen yeni iskeleden önceki iskele, Beşiktaş İskelesi’nin artan yolcu yükünü paylaştırmak amacıyla eskiden var olan ahşap iskelenin yerine 1982’de, yapısı ve iskelesi betonarme olarak yapılmıştı. Dikdörtgen planlı ve tek katlı yapının uzun kenarı denize paraleldi. Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi 2004-05 arasında yeniden inşa edilerek bugünkü görünümüne kavuştu. Türkiye’nin geçirdiği kimlik tereddütleri mimari anlayışa da yansımış milli mimari unsurlarının mimaride kullanılması 1. Milli Mimari Dönemi’nden sonra terk edilmişti. 70 yıl sonra ilk defa yapılan geleneksel mimari unsurları Barbaros Hayrettin Paşa İskelesi’nde kullanıldı.

Çatı kaplaması geleneksel kenetli kurşun. Çatıda kullanılan topuzlar son iki yüzyıldan sonra ilk defa bir sivil yapıda yapılıyor. Osmanlı sivil mimarisinde yapıların çatısında topuzlar kullanılır ve “bir topuzlu, iki topuzlu. “ şeklinde yapıların büyüklüğü adlandırılırken, batılılaşma akımı sonucunda İstanbul’da kullanımı terk edilmiştir. Günümüzde İstanbul’da çatısında topuz olan yapı kalmamışken, Yunanistan sınırları içinde özellikle Rodos’ta Osmanlı yapıları çatılarında hala topuz görmek mümkündür. Mimarları Erkan İnce ve M. Hilmi Şenalp’tır. 16 Mayıs 2010’da elektrik kontağından çıktığı sanılan yangınla büyük hasar gördü ve kullanılamaz hale geldi. Kısa süre içinde onarılarak tekrar hizmete girdi.

  BEŞİKTAŞ İSKELESİ

Beşiktaş İskelesi Beşiktaş’taki iskeleler arasında mimari değer taşıyan tek yapıdır. Günümüzde Beşiktaş-Üsküdar vapur seferlerinin yapıldığı iskele, 1913’te Şirket-i Hayriye tarafından mimar Ali Talat Bey’e yaptırılmıştır. İki katlı ve yağma olan iskele binası zaman içinde birçok onarım ve değişiklik geçirmiştir. 1941’deki planına göre deniz cephesine dik üç bölümden oluşan zemin kattaki bekleme salonunda sivri kemerli revaklı bölüm kapatılmış ve 1948’de bölmelerin kaldırılmasıyla salon tek mekân haline gelmiş, ilk yapıldığı yıllardan yaklaşık 1950’lere kadar düğün salonu olarak kullanılan geniş teraslı üst kat ise 1979’da kısmen camlı bölmeler ile kapatılmış ve bina bugünkü halini almıştır.

Diğerlerinden farklı olarak iskele binasının yola bakan cephesinin dışında, iki yanda simetrik olarak yerleştirilmiş ikişer katlı iki bina yer almaktadır. İskele binasından daha sonraki bir tarihte yapılan bu binalardan giriş cephesine göre solda bulunan, 1961’de bir bankanın Beşiktaş subesi olarak olarak kullanılmaya başlanmış, sağdakinde ise bir muhallebeci ve kahvehane açılmıştır. İç mekânlarında, tavan kenarlarında alçı mukarnas sıraların, duvarlarda ise kalem işi bezemelerin bulunduğu binanın dış cephesinde taş kabaralar, pencere kemeri içlerinde ve bantlar halinde çini panolar yer almaktadır. Binanın giriş cephesinde yer alan sivri kemerin üstündeki çini panoda kufi hatla Beşiktaş İskelesi yazısı, iki yanındaki çini panolar üzerinde de binanın yapım tarihi yer almaktadır.

 

KABALCI KİTAPEVİ

Kuruluşu 1987 yılına uzanan Kabalcı Yayınevi’nin kitapevi olan Beşiktaş Kabalcı, kitap tutkunlarının buluşma alanlarından biri. Üç katlı olarak hizmet veren kitapevinde, Beşiktaş’ın öğrenci semti olması dolayısıyla kırtasiye malzemeleri ön planda. Beşiktaş Kabalcı Kitapevi, keyifli ve ilgi çekici vitrini, çeşitli yayınevlerinden kitap sunumları, okumak ve dinlemek için kısa bir mola verebileceğiniz minik salonu ve özellikle Kabalcı Yayınları’nın önemli eserlerini bulabileceğiniz bir uğrak yeri.

 

 

KAFADAROĞLU BAKLAVA BÖREK

Bir semt ve esnaf tatlıcısı arıyorsanız eğer size verebileceğimiz ilk adreslerden biri Beşiktaş Kafadaroğlu Baklava Börek olacaktır ve eğer bugüne kadar “Sütlü Nuriye”yi tatmadıysanız gerçekten çok şey kaybettiniz demektir. Mekanın en popüler tatlısı olan sütlü Nuriye’nin yanı sıra baklava, su böreği, ve un kurabiyesinin en lezzetlilerini de burada yiyebilirsiniz. Fakat çok kalabalık gitmeyin. Alanı küçük ama lezzeti büyük olan mekânda dört kişi yan yana oturup tatlı yemeniz biraz zor. Bu arada sütlü Nuriye tatlısının da sabah 11.00’de tükendiğini hatırlatalım.

 

 

KARADENİZ PİDE DÖNER

Bugüne kadar pek çok gurmenin “En Lezzetli Döner” ya da “En İyi Döner Restoranı” gibi listelerinde yer almayı başaran Karadeniz Pide ve Döner Salonu, kapısındaki her daim müşteri kuyruğu ile lezzet severlerin baş tacı olmaya devam ediyor. Üç katlı olmasına rağmen oturacak yer bulmakta zorlanabilirsiniz, özellikle de öğlen saatlerinde çok kalabalık oluyor burası. Ayrıca Karadeniz Pide ve Döner Salonunun fiyatları da çok uygun. Porsiyon olarak yemeyi sevenlerdenseniz buranın tırnak pidesi çok güzel. Yemeğin yanında ise ikram olarak ise turşu, yeşil biber ve domates veriliyor.

 

 

MAMBOCİNO ARTİSAN COFFEE

Yolu Beşiktaş’a düşenler için en orijinal kahveci tartışmasız Mambocino Artisan Coffee olacaktır. Güne özel farklı filtre kahvelerinin yanı sıra espressolu seçenekleri de yoğunluğu ve tadıyla damağınızda kalacak. Beşiktaş’ın uğrak yeri olan bu mekan her zaman kalabalık olduğu için tek talihsizliğiniz dış tarafta yer bulamamak olabilir. Ama iç mekanın keyifli dekorasyonu gören herkesin beğenisini kazanıyor. Arkadaşlarınızla sohbet edip, lezzetli kahveleri denemek için mükemmel bir yer olacak Mambocino Artisan Coffee. Kahvenin yanında birbirinden lezzetli tatlılarını da denemenizi tavsiye ederiz.   Gittiğiniz yerlerde lezzet kadar tasarım, mekanın sıcaklığı ve sohbet sizin için önemli ise burası tam size göre!

 

SHANGRİ LA HOTEL

Shangri-La Hotel her zaman olduğu gibi, sizi sıcak ve ilgi dolu bir hizmet karşılıyor. Sizi sarmalayan misafirperverlik hissi, odanızın kapısını araladığınızda da devam ediyor. Finans ve eğlence merkezi Beşiktaş’ta yer alan Shangri-La Bosphorus, Istanbul, nefes kesen Boğaz manzarasına sahip. Özel terasınıza çıkarken iki kıtayı buluşturan ufuk çizgisi ve Boğaz’ın derin mavi suları, gözlerinizi kamaştırıyor. Lezzetli bir öğle yemeği için alt katlara iniyorsunuz. Enfes aromalar sizi Shangri-La’nın mutfaktaki gurur kaynağı Shang Palace’a yönlendiriyor. Özel olarak hazırlanmış geleneksel Kanton yemeği damağınızda tatlı ve baharatlı bir lezzet bırakıyor. Burası sizin aradığınız cennet. Burası Shangri-La Bosphorus, Istanbul

 

 

TURGUT VİDİNLİ

Turgut’un yerinin tarihindeki dönüm noktası 1983 yılına rastlıyor. Bir gün o küçük meyhaneye Zehra Bilir gelir. Turgut’un yerini çok beğenir ve tekrar geleceğini söyler. Daha sonra beraberinde birçok ünlü ismi getirir. Bu kişiler Safiye Ayla, Hamiyet Yüceses, Müzeyyen Senar’dır. Bunun yanında Turgut’un yerinden bahsedilecekse 11 yıldır devam eden çarşamba toplantılarına da değinmek gerekir. Turgut’un yerinin bugün 34 yıllık bir deneyim üzerine sunduğu lezzet ve kalite, artık özelleşmiş pişirme yöntemlerinden ve taze balıklardan kaynaklanıyor. Restorana gelen balıklar o gün akşamı biter ve ertesi gün yeni taze balıklar gelir.