Sakıp Sabancı Müzesi

Sakıp Sabancı Müzesi

21. Yüzyılın özel müzecilik kavramının en iyi örneklerinden birkaçı İstanbul’da yer alıyor. Bu şehrimiz için büyük bir mutluluk şüphesiz. Sakıp Sabancı müzesi de bu listenin en prestijli üyelerinin başında yer alıyor. 

Bu yüzden bu sayımızda şehrin Modern İlham Perileri köşemizi kendisine ayırdık. Müzeyi ve şu an ev sahipliği yaptığı çok önemli Miro sergisinin detaylarını gelin, birlikte hatırlayalım. Ülkemizde büyüklü küçüklü yaklaşık 400 müze olduğu biliniyor. Bunlardan yarıya yakının da uluslararası standartlarda özel müzeler olduğunu bilmek bize ayrıca mutluluk veriyor. Gelişmiş toplumlarda en büyük kültürel sorumluluk olarak kabul edilene ve çok saygın bir yere sahip olan özel müzecilik, ne mutlu bize ki günümüzde ülkemizin seçkin aileleri ve şirketleri tarafından da önem verilen bir kavram haline geldi.

Son zamanlarda adını daha önce birçok kez ev sahibi yaptığı uluslararası sergilerle olduğu gibi dünyaya bir kez daha duyuran Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), özel müzeciliğin sadece İstanbul’daki değil Avrupa’daki en iyi örneklerinden biri demek hiç yanlı bir yorum olmaz. Gelin Müze’nin hikayesini birlikte hatırlayalım:

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi, İstanbul’da Boğaziçi’nin en eski yerleşimlerinden Emirgan’da yer almaktadır. Müzenin ana binası olan villa, 1927 yılında Mısır Hidiv ailesinden Prens Mehmed Ali Hasan tarafından İtalyan mimar Edouard De Nari’ye yaptırılmış ve Hıdiv ailesinin değişik mensupları tarafından uzun yıllar yazlık konut olarak kullanılmış, kısa bir süre de Karadağ Sefareti olarak hizmet vermiştir.1951 yılında Adanalı sanayici Hacı Ömer Sabancı tarafından Hidiv ailesine mensup Prenses İffet’ten satın alınan köşk, aynı yıl satın alınarak önüne yerleştirilen Fransız heykeltıraş Louis Doumas’ın 1864 yapımı at heykelinden ötürü “Atlı Köşk” olarak anılmaya başlanmıştır. Atlı Köşk’ün arazisi içindeki ikinci at heykeli ise,1204 yılında 4. Haçlı Seferi sırasında Haçlı kuvvetlerince yağmalanan İstanbul Sultan Ahmet meydanından alınarak, Venedik San Marco kilisesi önüne yerleştirilen 4 attan birisinin dökümüdür.

1966 yılında Hacı Ömer Sabancı’nın vefatından sonra aile büyüğü olan Sakıp Sabancı tarafından sürekli konut olarak kullanılmaya başlanan Atlı Köşk, uzun yıllar Sakıp Sabancı’nın zengin hat ve resim koleksiyonunu barındırmış, 1998 yılında da içindeki koleksiyon ve eşyalar ile müzeye dönüştürülmek üzere Sabancı Üniversitesi’ne tahsis edilmiştir. Modern bir galerinin eklenmesiyle 2002 yılında ziyarete açılan Müze’nin sergileme alanları 2005 yılındaki düzenleme ile genişletilerek, teknik düzeyde uluslararası standartlara kavuşmuştur. Böylece dünyanın sayılı özel müzeleri arasına girmiştir.

 

Bugün Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi zengin koleksiyonu, kabul ettiği kapsamlı uluslararası geçici sergileri, konservasyon birimleri, örnek eğitim programları, yapılan çeşitli konser, konferans ve seminerleriyle çok yönlü bir Müzecilik ortamı sunmaktadır

 

Joan Miro Sergisi 

(23 Eylül 2014- 1 Şubat 2015)

 

 20. yüzyılın çok yönlü, çığır açan sanatçısı Barselona doğumlu Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró’nun olgunluk dönemine odaklanan sergi, “Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar” adıyla sanatseverlerle buluşuyor. Sabancı Holding sponsorluğu ile düzenlenen ve Barselona’daki Joan Miró Vakfı, Mallorca’daki aile koleksiyonu Successió Miró ve yine Mallorca’daki Pilar ve Joan Miró Vakfı işbirliğiyle gerçekleştiriliyor. Sergide yağlıboya ve akrilik tablolar, taş baskı ve aside yedirme baskılar da dahil olmak üzere 125 eser yer alıyor ve Miró’nun assemblage tekniğiyle bir araya getirdiği heykellerinin tüm aşamaları model ve çizimlerle beraber sergileniyor. Kimi eserler ve sanatçıya ait kişisel eşyalar ise dünyada ilk defa Türkiye’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergileniyor.

Sakıp Sabancı Müzesi, çocukları sanat ve kültür eserleriyle tanıştırarak, onlara müzeyi tanıtmak, sevdirmek, müze dostu duyarlı çocuklar olmalarını sağlamak amacıyla geçici sergi ve müze koleksiyonlarına yönelik eğitim programları tasarlıyor ve uyguluyor. Çocuklar müzeyi tanıyor, sanatçılar ve eserleri hakkında bilgi ediniyorlar. Atölye çalışmalarında, gözlemlerini kendi yaratıcılıkları ile buluşturmaları için interaktif bir eğitim ortamı sağlanıyor.