Röportaj | Sevgi Karay

Röportaj / Sevgi Karay

Sevgi Karay’ın heykelleri okyanus derinliklerinin ışıksız ve gizemli ortamında yaşayan mikro organizmaları, toprağın altında yaşayan varlıklarından habersiz olduğumuz sürüngenleri hatırlatır insane ve ötesini…
Heykellerinize konu olan yaratıklardan, beslendiğiniz kaynaklardan bahseder misiniz?
Manevi olarak tasavvuf bilgisinden,görsel olarak doğadan besleniyorum. Heykellerimdeki yaratıklar doğanın her yerindeler..Deniz canlıları, böcekler, fosiller bana onları çağrıştırıyor. Denizin yumuşaklığı ve kıpırtısı içindeki gerilimi, zıtlıkların birlikteliği ve her alandaki gerilim benim ilgi alanıma giriyor.
Heykellerinizin tasarım ve yaratım süreçlerinden bahsedebilir misiniz?

Birkaç ay sonra NewYork’ta açılacak sergim için hazırlandığım son projemdekuşlar var.  Feriduddin Attar’ın Mantık-al Tayır kitabındaki kuşların yolculuğundan çok etkilendim.. Sembolik olarak anlatılan insanın kendine  yolculuğundan ilham aldım. Ben de heykellerimle anlatmaya karar verdim. Şu anda yoğun olarak bu proje üzerinde çalışıyorum.
Sevgi Karay heykellerinin malzemesi nedir?
Çalışmalarımın malzemesi ağırlıklı olarak metal. Heykellerimde demir kullanıyorum.

Heykellerinizin dinamik ayrıntıları ve kıvrımlarına baktığımda sizin kadar zarif ve minyon bir kadının demire sözünü geçirebilmiş olmasına hayran olmamak mümkün değil..

Demir aslında sert görünen ama kolay çalışılan bir malzemedir. Ahşap ve taşa göre çalışması çok daha kolay bana göre… Sert bir malzemedir ama huyuna giderseniz size hemen cevap verir. Ateş ile calışmayı seviyor oluşum da niçin demir kullandığımı açıklıyor. Kaynak yaparak demirleri birbirine eklemekten çok zevk alıyorum. Bana göre bir diğer olumlu özelliği de çabuk sonuç alabilmem. Sabırsız bir yapım var. Bu yüzden de demirin çabuk ürüyor olması benim mizacıma daha uygun…
Boyutları da zor bu heykellerin. Nerede üretiyorsunuz? Nerelerde sergileniyorlar?
Evet büyük işler çalışmayı seviyorum. Heykellerimi Sanayi Mahallesi’ndeki atölyemde ekibim ile birlikte üretiyorum. Galeri ve müzelerde sergileniyorlar. Elgiz Modern Sanat Müzesi terasında sergilendi. Özel koleksiyonlarda yer alıyor.

 

Başka nerelerde olmasını isterdiniz çalışmalarınızın?
Parklarda, dış mekanlarda, geniş alanlarda olmalarını isterdim. Bu tip çalışmaları belki bir gün meydanlarda görebiliriz hep beraber…

İnşallah… Belki bir gün… Meydanlarımıza modern heykeller yerleştirecek estetik ve bilinç düzeyine gelebiliriz… Heykellerinizin yanı sıra art-objeler de tasarlıyorsunuz değil mi?
Evet heykellerimin yanısıra mimari dekoratif elemanlar ve hediyelik eşyalar da tasarlayıp üretiyorum. Les Ottomans Oteli’nin kapıları, gazebosu, bina giriş sundurması, merdivenlerinin bir kısmında olduğu gibi.. Yedi tepe Üniversitesi’nin ana giriş kapısı, iç kapıları, korkuluklarını da örnek verebilirim. Birçok özel konut için sanat izleri olan fonksiyonel mimari elemanlar ürettik, üretmeye de devam ediyoruz. Öte yandan bazı tanınmış markaların kurumsal hediyelik eşya koleksiyonlarının tasarım ve üretimini de yapıyoruz. Gözüm şu sıralar New York’a dönük..

Heykellerinizin zaman içindeki gelişim ve değişimini kendi gözünüzden aktarabilir misiniz?

Her yeni yaptığım heykel farklı bir şey görmeme,  başka bir şey anlamama sebep oluyor. Bu da yeni yaptığım heykele yansıyor. Sonsuz bir yolculuk bu.. Çok heyecan verici. Heykellerim giderek daha çok boyutlanıp güçlü formlar kazanıyorlar..

 

Sanat ve sanatçı tanımlarınızı alabilir miyim?

Sanat sanatçının yaratım sürecinde kendi içine yaptığı yolculuğun dışavurulmuş halidir benim için.

 

Sanat ve mutluluk arasında bir ilişki görüyor musunuz?
Sanat ve mutluluk arasında elbette müthiş bir ilişki var. Sanatın verdiği haz tarif edilemez..

Yaratım sürecinizde kendimle başbaşa kaldığımda benden dışarı çıkanları gördüğümde yaşadığım hal.. Mutluluk bu işte..
Başarının tarifi nedir sizce?
Başarı, içindeki yaratıcı enerjiyi dışarı çıkarabilmek, hayal ettiğin şeyleri üretebilmek ve ürettiğin şeyden mutlu olmaktır benim için.

 

Sevgi Karay 1965 yılında Almanya’da doğdu. İlk, orta ve lise öğrenimi Adana’da tamamladı ve sonra 1986-1991 yılları arasında Mimar Sinan Üniversitesi-Güzel Sanatlar Akademisi Heykel Bölümünde okudu. İlk kişisel sergisini 1993 yılında Artisan Sanat Galerisin’de açtı. 1999 ve 2001 yılları arasında, Mimar Sinan Üniversitesi-Güzel Sanatlar Akademisi, Sahne Görüntü ve Tiyatro bölümünde malzeme dersleri verdi. 1992’de eşi Hayri Karay ile beraber Karay Dekorasyon adıyla atölyesini kurdu. Burada hem heykel çalışmalarına, hem de kendi tasarladığı dekoratif objelerin ve mimari dekorasyon elemanlarının üretimine devam  etmektedir.
Seçilmiş Kişisel Sergiler
1991 Kişisel Sergi, Galeri Artisan, İSTANBUL
2006 ‘Fraktaller’, Dirimart Galerisi, İSTANBUL
2007 ‘Fraktaller 2’, Sait Halim Paşa Yalısı, İSTANBUL
2008 Kişisel Sergi, Galeri Artisan, İSTANBUL

Seçilmiş Grup Sergileri
1999 ‘Bir Heykel, 2 Desen’, Galeri Artisan, İSTANBUL
2001 ‘Heykeltraşlar Derneği’, Aksanat, İSTANBUL
2002 ‘Heykeltraşlar Dernegi’, Sanat Fuarı, İSTANBUL
2004 Aksanat, Akmerkez, İSTANBUL
2005 Adatepe Sanat Fuari, Adatepe, EDREMİT
2007 Art Festivali, Ortadoğu Teknik Üniversitesi, ANKARA
2009 ‘Annem ve Kızım’, CKM, İSTANBUL
2009 A.R.K. Galleri Sergisi, İSTANBUL
2010 ‘Genç Heykeltraşlar’, Arte Sanat Galerisi, İSTANBUL
2010 Kuzgun Acar Anısına ‘ MASKELER’, Bir Nokta Art Gallery, İSTANBUL
2010 ‘Aşkın Damakta Kalan Tadı’, CITIES Nişantaşı-İstanbul Consept, İSTANBUL
2010 ‘Annem ve Kızım’, Adnan Franko Sanat Galerisi, İZMİR
2012 “Teras Sergileri” > 40, Elgiz Sanat Galerisi, İSTANBUL

 

Ayşe Gülay Hakyemez