Paris’te Aşk Başkadır

Paris’te Aşk Başkadır

Adı aşkla özdeşleşen Paris Eiffel Kulesi, sokakları, cafe’leri, kruvasanı, mücevher kadar güzel sanatsal ve tarihi eserleriyle sanki romantik filmler için özel olarak hazırlanmış bir set dekoru adeta. Ve gerçek hayatta bu filmi doyasıya yaşayan Parisliler… Bu harikulade şehri cezbedici dekorları ve zarif misafirperverlikleriyle yaşatan butik otellerle tanımaya ne dersiniz? Sevgililer Günü için henüz plan yapmadıysanız sayfalarımıza göz atın.

 

 

La Maison Favart

Favart evi adını aydınlanma çağında Opéra-Comique ile ünlenen Charles-Simon ve Justine Favart çiftine borçlu. Oyun ve opera yazarı ile aktris ve dansçının ölümsüz aşkına tanıklık eden bu harikulade ev aynı zamanda bu aşkın yuvası oldu. Justine’in hayranı Saksonya Kontu etrafında gelişen bu modern aşk, zaman zaman ayrılıklar görse de Opéra-Comique ile tekrar birleşmiş. Justine, kocası Charles-Simon’un onun için yazdığı rollerde oynuyor ve ölümsüz aşklarını opera aracılığıyla kutluyorlardı. Boieldieu Meydanı’ndaki  Opéra-Comic, Favart ve büyüleyici eşi sayesinde pek çok başarıya imza attı. Otel, yakınındaki çılgın Grands Boulevards hayatından korumalı, sakin ve dinlendirici bir atmosfere sahip. Ön cephesindeki odalar Opéra Comique’ten çıkmış localar gibi. Aşk ve kültürün bir arada olduğu bu Paris mekanı Opéra Garnier’ye de birkaç adım mesafede. Dekoratör Thierry Martin ve ortağı Thibaut Fron bu projeyle ilgili görüşlerini söyle dile getiriyor: “Paris’in merkezinde bir ev tasarlamak bizim için çok büyük bir fırsattı.

  1. yüzyıl mimarisi örneği olan bu binayı duyarlılık ve her türlü detaya gösterilen dikkat bize zarif ve rafine bir mekan tasarlama olanağı verdi. Biz de ekip olarak modern bir dokunuşla sahiplerini yansıtan konuksever bir ev yarattık. Bize güvendikleri için teşekkür ediyoruz.”

Otelin sanat yönetmenliğini üstlenen Laurence Jean ve Laurent Bardet ise çalışmalarını şöyle özetliyor: “Biz otelin hikayesiyle bir kimlik yaratmak istedik. Çalışmalarımız için esin kaynağı sadece Aydınlanma Çağı ve Opéra-Comique değil, aynı zamanda Favart’ların aşk hikayesiydi. Bu güzel mekanın her köşesinde onların hikayesini canlandırmak istedik”.

Otelin mimarları Jean-Luc Bras ve Anne Faivre-Duboz bu klasik binaya şiirsel ve romantik bir dokunuş vermek ve bir mücevher kutusunun saklı konforunu oluşturmak için otelin her köşesini özenle kullandıklarını belirtiyorlar.

“Çatı katının altındaki dublekslerdeki görkemli küçük lüks dairelerden, ikinci kattaki yüksek tavanlı odalara varıncaya kadar hedefimiz huzur ve konfor duygusunu güçlü bir şekilde vermekti. Bacalı resepsiyon alanı ve veranda bize burjuva bir Paris evi izlenimi veriyor” diye ekliyorlar. 1824 yılına tarihlenen bina bugünkü dekoruyla zamansız bir çekiciliğe sahip. Konuklarına özel bir dünya yaratan otel “Opera’nın damı”, bale temalı eserleriyle tanınan ressam Degas’ya gönderme yapan “Dans Dersi”, “Carmen”, “Kostümcü”  gibi oda isimleriyle tamamen Fransız kültürünü yansıtıyor.

 

Hotel Verneuil

Paris’in en güzel bölgelerinden biri olan Saint-Germain-des-Prés’nin kalbinde yer alan Hotel Verneuil 50 yılı aşkın süredir adını taşıyan sokakta bulunuyor. 17. yüzyıldan kalma bir binada yer alan Hotel Verne küçük, samimi bir butik otel. Antika dükkanları, sanat galerileri, kafe ve butikleriyle ünlü Saint-Germain-des-Prés’deki otel Orsay ve Louvre müzeleri ile Café de Flore’a da çok yakın. 2012 Mayıs ayından itibaren yenilenen otel Paris zerafetini yansıtan bir ambiyansa sahip. Renovasyon sürecinde otelin yeni sahibi iş adamı Nicolas Nonon bir Paris aşığı ve tasarım koleksiyoneri. Amacı binanın eski ruhunu koruyup daha konforlu hale getirerek aynı zamanda dekorasyona da çağdaş bir vurgu yapmaktı. Paris Oteller Akademisi ortağı ve eski bir gazeteci olan dekoratör Charlotte Inchauspé tutkulu bir sanatsever. Bu ekibe katılarak iç mimar Patrick Leghima ile otelin yeni dekorasyonunu gerçekleştirdi. l’Ecole Boulle mezunu olan Patrick Leghima aynı zamanda sofistike konut projelerinde uzman.

Yenilenme sürecinde hedef binanın klasik çekiciliği konururken keyifli bir ortamda çağdaş bir mekan yaratmaktı. Dekorasyonda kaliteli malzemeler kullanılıp doğal ışık alan odalar kirişlerle dekore edildi. Otelin genelindeki ücretsiz Wi-Fi servisinin yanı sıra odalarda bireysel klima kullanımı olanağı da yaratıldı. Dekorasyondaki yeşil, gri, siyah mobilyalar ve aplikler mekana vurgu yapıyor. Bu projede iç mimar ve dekoratör “Saint Germain” ruhunu semtteki antikacıların kirli yeşil kapılarına atıfta bulunarak oluşturmak istemişler. Duvardaki nişleri süsleyen krem renkli duvar kağıtları civardaki yayınevleriyle bağlam kuruyor. 50’ler ambiyansı turuncu ve ördek mavisi gibi renklerle, rahat ve enerjik bir dekorla kendini gösteriyor. Ayrıca pirinç aplikler ve kadife koltuklar da mekana çok şık ve davetkar bir hava vermekte. Tavuskuşu mavisi ve ayna efekti dekorasyonda dikkat çeken ayrıntılardan. Yazarlara bir başka gönderme de mekanın nişlerini bezeyen 60’lı yılların cep kitaplarındaki çok renkli sırtlarıyla kuruluyor. Tüm odalarda çağdaş bir atmosfer için yatak başlıkları metalik renklerdeki deriyle kaplanmış ve mobilyalarda gül ve zebra ağacı kullanılmış. Siyah ve beyaz renklerde dekore edilen banyoların aynı zamanda fonksiyonel olmasına özen gösterilmiş. Bağlantılı odalar da 4-5 kişilik aileler için tasarlanmış.

 

Hotel 34B By Astotel

40 yılı aşkın süredir otelcilik sektöründe yer alan Astotel Grubu geleneksellik ile modernizmi birleştiren çizgisini Paris stiliyle harmanlıyor. Bu köklü kurumun yeni oteli 34B renkli, eğlenceli ve dinamik dekoruyla beğeni topluyor. Paris’in 9.bölgesinde yer alan Hotel 34 B’de odalar minimal tarzda döşenmiş. Sıcak tonlarının ön plana çıktığı lobide ise retro tarz hakim. Meşe ağacından mobilyalar ve mozaik karolarla dekore edilen bu bölüm sıcak ve davetkar atmosferiyle dikkat çekiyor. Aynı zamanda bu alanda küçük bir kütüphane de yer almakta. Otelin Paris esintisini taşıyan gösterişli binası ise odalarda kullanılan beyaz, kırmızı ve mavi renklerle boyanmış. Hotel 34B’ye girmeden önce konukları karşılayan bu renkli ve şirin görünüm oldukça etkileyici. Hotel 34B kültür tatili ya da alışveriş için Paris’e gelen turistler için harika bir seçenek.

Galeries Lafayette, Printemps Haussmann, Grand Boulevards, Folies Bergères, Opéra Garnier, Grévin Müzesi, Le Palace tiyatrosu ve Grand Rex’e çok yakın olan otel bu bölgedeki kalabalıktan sıyrılıp Fransız ruhunu yansıtan odalarında dinlenebileceğiniz bir mekan. 3 yıldız konforuna sahip 128 odalı Hotel 34B’de ücretsiz Wi-Fi olanağı mevcut. Oda planlamalarında konfor ve kalite ön plana alınarak 2 metre genişliğinde yataklar kullanılmış. Otelin web sitesinden rezervasyon yapan konuklara ücretsiz kahvaltı servisi veriliyor. Ayrıca öğleden sonraları ücretsiz açık büfe servisi de mevcut.

 

 

Hotel 1 er Etage

Paris’in Le Marais bölgesinde yer olan Hotel 1er Étage otantik bir Paris apartmanı cazibesini rafine bir konforla birleştiren butik bir mekan. Otelin vintage tarzındaki dekorasyonunda yer yer modern tasarımlara kullanılarak sofistike bir karışım yaratılmış. Mimari projesini Regis Dailler’in üstlendiği Hotel 1er Étage’da 5 odanın her biri özenle planlanarak Paris’in merkezinde ev sıcaklığında bir ortam amaçlanmış. Bu yoldan hareketle kahvaltılar oturma odasında servis edilmekte. Bu bölümde yer alan şömine de bu rahat ve dinlendirici ambiyansı tamamlayan en önemli unsurlardan biri. Mobilyalar Branco Sobre Branco’dan, aydınlatmalar BTC’den alınmış. Ses geçirmeyen odalara sahip olan Hotel 1er Étage 12 yaşın altında çocuk ve evcil hayvan kabul etmiyor.