Pappa Cafe

dergi_form_nisan

 

PAPPA CAFE
İtalya’nın ara sokaklarındaki küçücük ama özgün sıcak kafelerine andıran huzurlu ve çok keyifli bir mekan Pappa Cafe.

Bulunduğu bina 1903’te mimar Constantin Pappa tarafından inşa edilmiş, İstanbul’da her köşe başında karşımıza çıkamayacak kadar etkileyici ve nadide bir yapı. Ve Pappa,bu güzeller güzeli binayla inanılmaz hoş bir uyum yakalamış, hatta mimarının adını almış. Sahibi Gaye Adaköy de binayı ilk gördüğü an aşık olmuş.
Bir sene önce açtığı Pappa Cafe’nin tüm dekoru kendisine ait. Hem aile yadigarı eşyaları hem de eskiciler den topladıklarıyla hayat bulmuş bu sıcacık cafe. Üst kattaki vintage tahta masaları, kırmızı perdeleri ve yeşil kocaman sandalyeler de bir yandan çalışabilir bir yanda da kitabınızı alıp size eşlik eden güzel şarkılarla tüm gün keyif yapabilirsiniz.
Günlük çıkan sandviçler oldukça iddialı. Farklı tatta ve çeşitte her biri. Örneğin omletli sandviç denemeye değer. Menüsü her geçen gün gelişiyor. Yakında vegan yemekler de eklenecek menüye. Taptaze, mis kokulu kişler ve kekleri ise mutlaka tatmalı.
Gaye hanımın hazırladığı ve aynı zamanda da sattığı 3 çeşit karamel sosu var. Kendisi İzmir’li olduğundan da peynirler memleketten. Kısacası her şey taptaze, sıcak ve leziz. Moda’nın ara sokaklarındaki bu nostaljik binada günün stersinden uzaklaşmak için harika bir fırsat…
dergi_form_nisan