Motto Tasarım|Olivia Cumming’s

Motto Tasarım Olivia Cumming’s

Doğal taşlara ve İstanbul’a  aşık bir Avusturalyalı tasarımcı;

Kristal taşları nasıl bilirsiniz? Farklı renklerde ve şeffaflıkta, hepsi birbirinden güzel, doğal ve yalın. Her birine ayrı ayrı irili ufaklı şekiller veriliyorkolye ucuna takılan detaylar  ile işlem sona eriyor. Özenle seçtiği  taşları Tophane’deki atölyesinde tasarlıyor. Doğadan ilham alan Olivia tam bir hayalperest. Hikayesi de en az kendisi kadar sürprizlerle dolu ve  ilham verici. Küçüklüğünden beri kristal taşlara aşık. Avusturalya’da başlayan hikayesi önce Fransa, sonra Berlin, Hindistan ve şimdi  Türkiye’de devam ediyor.

Atölyede birbirinden farklı rengarenk  taşlara bakıp da etkilenmemek mümkün değil. Tasarımların doğal ve yalın oluşu ürünleri daha da cazip hale getiriyor. Taş deyip geçmemek lazım, her bir taşın kendine özgü bir özelliği var. Örneğin Turkuaz; dinginlik verip, kaygıları yok ediyor. Rengi ve yüksek enerjisi sayesinde kederli durumları izole edip huzur veriyor. Mor renkli bir kuvars kristali olan ametist manevi dünyaya açılan üçüncü gözün simgesi, kimini dinginleştiriyor, kimine enerji veriyor kimine de şans getirdiğine inanılıyor! Doğal taşların etrafında gezinirken  biraz daha merak ediyor ve büyüleniyorsunuz. Tam da şu sıralar  baharın gelişini tüm enerjimizle kucaklarken Olivia Cumming’sin doğal, rengarenk, özgür, bohem ve ilham veren dünyasına konuk olduk bu ay. Her şeyin bir sebebi olduğuna inanan Olivia, hayallerini gerçekleştirirken aynı zamanda keşfetmeye, daha çok paylaşmaya ve hayatına sığdırabileceği kadar muhteşem anıları da biriktirmeye devam ediyor…

Sizi biraz tanıyabilir miyiz?

Merhaba, ben Olivia! Avustralya’lıyım,orada büyüdüm ama altı yıl Paris’te yaşadım ve Berlin’de de bir yıl kadar kaldım. Bir buçuk sene önce İstanbul’a aşık olup yerleşme kararı aldım. Türk kültürüne karşı oldukça ilgiliyim. Bazı seyahatler sırasında ara sıra İstanbul’a uğruyordum,  pazarları  keşfetmekten, dolaşmaktan büyük keyif alıyorum. Yemek yapmayı, kumaşları sağlıklı yaşamı ve yerel pazarları seviyorum.

Cleopatra’s Bling markası nasıl oluştu?

Kendimi bildim bileli hep taşlara ilgim vardı. Çocukken onlarla oynardım ve hep büyülenirdim. Cleopatra’s Bling aslında benim hep kullanmak istediğim takıları  tasarlamamla başladı. Çok ilgi gördü ve şimdi Tophane’deki atölyemde tüm takılarımı tasarlıyorum.

Neden özellikle kristal taşı tercih ettiniz ? Kristal dışında hangi taşları kullanmayı tercih ediyorsunuz ? Biraz özelliklerinden bahseder misiniz?

Doğal formları seviyorum ve elbette enerjisini seviyorum hepsinin. Maalesef bugün her şey endüstriyel hale geldi. Her şey bir örnek ve yaratıcılıktan yoksun. Ben doğal olanı tercih ediyourm. Onların enerjisine inanıyorum. Tüm tasarımlar el yapımı; kolyeler, yüzükler, bilezikler…

Bir çok farklı taşlar kullanıyorum ama en sevdiklerim arasında Quartz, Fluorite, Turquoise geliyor. Bu yaz daha çok turquoise kullanacağım.

Taşları nerelerden getiriyorsunuz?

Turkeye, Hindistan, Avusturalya ve  Afganistan’dan.

 

Peki, İstanbul sizin için ne anlam ifade ediyor?

 

İstanbul benim yaratıcı olduğum yer!

 

Son olarak motto’nuz

 

“Energy in, energy out” yani ne enerji verirsen o sana geri döner.

 

Meral Uyanık