Motto Tasarım | Eddlook | Eda Taşlı

Eğlenceli, Yaratıcı  Masalsı… EDDLOOK

Motto Tasarım bu ay Eddlook’un masalsı bir dünyasına konuk oldu. İnsanların ruh halinden, kendinden ve belki de dünyadaki tüm tuhaflıklardan besleniyor Eda Taşlı. Çocukların dünyasına aşık, çocuk kitaplarından vazgeçemeyen ve içindeki çocuğu takip eden bir hayalperest. El yapımı tasarımların ham maddesi tahta. Onları renklendiriyor, şekillendiriyor, hayalleriyle adeta can verip her birinden ayrı birer karakterler yaratıyor. İşin en keyifli tarafı ise kuklaların her bir parçasının ayrılıyor olması! Kıyafetleri çıkıyor ve  içlerinden sevimli iskeletleri görünüyor. İşin sonunda da her haliyle kullanmak isteyeceğiniz kinetik heykeller çıkıyor ortaya.

Kendinizden biraz bahseder misiniz ?

1978 İstanbul da doğumluyum. 1999 da heykelden evvel fotoğraf bölümüne girdim, bir süre maç fotoğrafçılığı yaptım. Sonrasında ailemin desteğiyle hayalimi gerçekleştirdim ve tekrar okumaya karar vererek Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Heykel bölümüne girdim. Uzun bir okul hayatından sonra 2013’de ahşap atölyesinden mezun oldum.

Eddlook karakterleri  nasıl çıktı ortaya, daha doğrusu bu fikir nasıl çıktı ?

 

Okul yıllarından evvel de karakter çizmeyi çok severdim. Özellikle Dostoyevski, Gogol, Balzac romanlarındaki karakterler hayal dünyamı çok etkiledi. Bu kitaplardaki karakterleri çizgilerimle ortaya koymaya çalıştım. Karakter analizi yanında hareketli işler çok ilgimi çekmeye başladı, “hareketi nasıl anlatırım”ın üzerine gitmeye çalıştım. Bu sefer kinetik çalışmalarla karakterlerimi birleştirmeye gayret ettim. Hareketi anlatmaya çalıştığım bir işimi Leonardini Ahşap Oyuncak Tasarım yarışmasına yolladım ve 1.oldum. Böyle böyle oyuncak yapmaya başladım.

 

Çocuk kitaplarını çok seviyorum, illustrasyon çizmeyi çok seviyorum.

Kendimi çocuk kitapları satın almaktan alıkoyamıyorum. Burada olmayan baskıları internetten, yurt dışından satın almaya çalışıyorum. Aslında eddlook karakterleri nasıl ortaya çıktı dediğinizde, o kadar geniş ki, hepsi birbirini tetikliyor. Yaratıcı çalışmaların ortaya çıkması ilgi alanlarına ve algıların sürekli açık olmasına da bağlı. Şu ilham geldi saçmalıkları bana çok komik geliyor. Animasyon da çok severim. Bunlarla ilgilendikçe araştırma yapmaya başlıyorsunuz, araştırdıkça kafanın içindeki de çalışmaya ve hayal kurmaya başlıyor ve gerisi geliyor.

Peki kukla mı, kinetik heykel mi  yoksa oyuncak mı desem ?

Kinetik Heykel demek daha doğru bence.Kukla yapmıyorum  ama çoğu kez bu ifadeyle karşı karşıya kalıyorum.Daha çok karakter onlar aslında. Oyuncak tasarımlarım var ama işlerimin çoğu kinetik heykel, demonte haldeler…

 

Biraz tasarım ,yapım aşamasından bahsedecek olursak…

 

Tasarım ve yapım aşaması. İçimizde sürekli vır vır konuşan, ikili diyolog oluşturan tarafımız vardır. Bunlar genelde gölge olarak ziyaret ediyor bende. Bazen çok ciddi bir ortamda içimdeki Eda böyle hissedebiliyor, sırıtan bir canavar gibi! Gölgenin manası aslında EGO. Bizi sürekli takip eden, görmezden geldiğimiz, fark etmek istemediğimiz tarafımız. Sürekli bastırdığımız EGO! Bir de kişiye özel tasarımlarım var. Karakter özelliklerine göre istenilen şahsiyeti yapabiliyorum. Sorular soruyorum, neyden hoşlanırsın veya sevgilin- ablan- annen her kimse, ilginç karakteristik özelliği nedir. Bir siparişte arkadaşın eşi dünyanın düz olduğunu düşünüyormuş ben de buradan hareketle bayağı eğlenerek bir tasarım yapmıştım .

Türkiye’de var mı buna benzer çalışma yapan?

Türkiye de yapan vardır tabi ki, memlekette çok yetenekli arkadaşlarım var ama burada o kadar değersizleştiriliyor ki bu takım işler fark edilemiyor maalesef. Kıyafetleri demonte olan işlerimin tasarımı bana aittir. Kişiye özeldeki olanlar gibi. Bütün parçaları demonte. Çocukken gazete tek boyutlu figürler verirdi, kıyafetleri de ayrıydı hani, hatırlar mısınız bilmem, kağıttan. Keserdin  onları, giydirirdin, oradan esinlendim.

Ne ilham verir size?

 

İnsanlar  ve kendim…

Ruh halleri ve ilginç karakterler. Alıngan, bencil, hastalıklı, çok iyi, çok kötü,

tuhaf insanlar bana ilham verir. Çocuk kitapları, masallar, çocuklar, çizgi filmler bana ilham verir, Dostayevski, Gogol, bana ilham verir.

 

Yeni projeler  var mı aklınızda ? Mesela sergi ne güzel olurdu!

 

Yeni projelerim var tabi ki, Şubat sonu gibi bir sergi planlıyoruz. Gölgelerden yola çıkarak yeni üretimler. İlk işlerden son işlere kadar bir sergi açmak istemezdim, çünkü her işten sonra yenileniyorsun, ilk işlerim daha çok çalışmaydı, kendimi ortaya koyma- tanıma çabalarımdı.O yüzden istemezdim böyle bir sergi.  Hala tanıyorum ve tanımaya devam edeceğim bu arada. Hiçbir zaman bitmeyecek sanırım.

 

 

Okuyucularımız size nerelerden ulaşabilirler?

 

Okuyucularınız bana eddlook facebook-instagram veya taslieda@gmail.com dan ulaşabilirler.

 

 

Ve son olarak motto’nuz…

 

‘’Eğleniyorum kendi başıma!‘’