Labottega Bir Mutfak ve Mobilya Butigi

dfot
LABOTTEGA: BİR MUTFAK VE MOBİLYA BUTİĞİ

Rumelihisarı’nda boğazın muhteşem manzarasına eşlik eden Labottega, köprünün görkemli ışıklarının altında keyifli akşam buluşmalarına ev sahipliği yapıyor. LABOTTEGA’nın artık bir geleneğe dönüşen Çarşamba buluşmaları, nefis ikramların yanı sıra misafirlerini farklı ve Premium dünya markalarıyla buluşturuyor. “Bir mutfak ve mobilya butiği” olan LABOTTEGA’nın hikayesini Selahattin Birsin’den dinledik.

 

LABOTTEGA’nın tarihçesinden söz edebilir miyiz?

 

Selahattin Birsin: Bir mutfak ve mobilya butiği olan LABOTTEGA, sektörde yirmi yıla yakın tecrübesi olan Birsin Ailesi’nin ikinci kuşak üyelerinden Haluk Birsin ve Selahattin Birsin ve annemiz Nurhayat Birsin tarafından 2007 yılında kuruldu. Çağdaş, dinamik, güçlü bir geçmişe sahip bir aile şirketi olan LABOTTEGA, sektörde faaliyet gösteren ailemizin yenilikçi zihniyet ile oluşturduğu bir yapıdır.

 

LABOTTEGA ailesi olarak; mekan, mobilya, cihaz, aksesuar, hizmet ve zevkleri birbiri ile kusursuz uyumlu hale getirerek içinde keyifle yaşayacağınız hacimler tasarlanırken, tecrübemizi, bilgi birikimimizi, İtalyan tasarım anlayışını, yüksek teknolojik malzemeleri kullanarak, her bir projeyi kendi ihtiyaçları doğrultusunda kişiselleştirmeyi hedeflemekteyiz.

 

LABOTTEGA özel bir konsepte sahip ve sanırım bu Türkiye’de pek de fazla uygulanmayan kendine özgü bir konsept… Bir mimarlık ofisinin keyifli yemek buluşmalarına ev sahipliği yapması fikri nasıl doğdu?

 

LABOTTEGA’nın her faaliyeti farklı bir anlayış ile irdelenerek düzenlenmektedir. Mağazaya gelen tüm müşterilerimize, bir terzi anlayışı ile bizzat aile bireyleri tarafında hizmet verilmektedir. Ölçülendirme, projelendirme, revizyon ve uygulama süreçlerinin her bir adımı tarafımızca hassasiyet içerisinde yürütülmekte olup; müşteri memnuniyet düzeyinin en üst noktada tutulması hedeflenmektedir. Bu anlayış içerisinde bütçesinden bağımsız her sürecin yönetiminde yirmi yıllık tecrübe ve birikimimiz bu süreçlere aktarılmaktadır.

 

Yapılmakta olan keyifli buluşmalar da aynı anlayışın bir yansıması olarak ortaya çıkmıştır. Müşterilerimizi, sektörün önemli isimlerini evimizde ağırlayarak, keyifli anları paylaşmak amacıyla bu geceleri düzenlemekteyiz. Misafirlerle birlikte yemek pişirmek, servisi yapmak ve keyifli sohbet eşliğinde yemek yemek, yaşamımızın ayrılmaz bir parçası haline gelmiş olan işimizi daha da keyiflendirmek amacıyla yapılmakta olan bir aktivitedir.

 

Bu özel misafirliğin yanı sıra LABOTTEGA’da iç mimari projeleri mi hazırlanıyor ya da sadece mutfak üzerine mi yoğunlaşıyorsunuz?

LABOTTEGA mutfağın yanı sıra, ürün gamında bulunan seçenekleri ile evlerin giyinme odaları, yatak odaları ve diğer yaşam hacimleri için de sabit ve hareketli projeler üretmektedir. Bilhassa dolap sistemleri ve yatak odaları için zevkli çözümler mevcut olup, mekânları tamamlayan hareketli mobilyalar ile ilgili de geniş alternatifler mevcuttur.

Hangi markaları temsil ediyorsunuz? Bu markaların genel özellikleri nelerdir?

LABOTTEGA içinde bulunduğu iş kolunda önemli konumlara gelmiş, 20’nin üzerinde İtalyan mutfak ve ev mobilyası markaları ile çalışmaktadır. Bu isimlerden başta gelenler Ernestomeda, Veneta Cucine, Colombini Group, Arros Group, Pianca’dır. Doğal olarak her bir marka kendi alanında uzmanlaşmış olduğundan, geniş bir yelpazeye sahip olan tüketici isteklerini tümüyle tatmin edebilmek için bu farklı uzmanlıklara sahip markaların zengin çözümlerini bünyede bulundurmak gerekmektedir. Yukarıda sözü geçen markalar dışında firmamız bir çok entegre cihaz, mutfak komponenti ve aksesuar markasını da bünyesinde barındırmaktadır.

 

Markalarınızın arasında en son katılan İsviçre’nin Premium markası V-ZUG! Bize, kendi tanımlamanızla V-ZUG’tan söz eder misiniz?

Premium ürünler ve hizmetler yaratma konusunda dünyada önemli bir marka haline gelmiş olan İsviçre’nin, entegre cihazlar konusundaki ciddi bir ürün olan V-ZUG ile Türkiye pazarında yatırım yapma kararı bizi ilk günden beri çok heyecanlandırmakta… Rafine beğenilere sahip olan tüketicilere hitap eden V-ZUG’un pazara girdiği ilk günden beri tüm süreçleri hassasiyet ile değerlendiriliyor. Bu işin parçası olan tüm çözüm ortakları veya bir diğer deyişle V-ZUG Türkiye ailesinin bireyleri olarak müşterilerin yemek pişirme zevkini ve mutfakta geçirecekleri vaktin kalitesini arttırmak üzere detaylı beyin fırtınaları yapıyoruz.

 

LABOTTEGA’da V-ZUG için de özel tanıtım geceleri düzenleniyor. Bu tür organizasyonlarda misafirlerinizi nasıl ağırlıyorsunuz? Markanın ürününü nasıl ön plana çıkartıyorsunuz?

Yaptığımız tanıtım gecelerinde V-ZUG ürünlerini öne çıkarmak için ek bir çaba sarfetmeye ihtiyaç duymuyoruz. Çünkü ürünler gerek doygun estetik duruşları, gerekse de teknik kabiliyetleri ile bu gecelerde kendi kendine ilgi çekiyorlar. Biz pişirdiğimiz yemeklerde ürünlerin kabiliyetlerini ve yüksek teknolojilerini kullanarak, keyifli yemekler servis ediyoruz, misafirlerimiz de bu lezzetler ile ürünlerle tanışabiliyor.

 

Selahattin Bey, yemek pişirmekten hoşlanıyor ve hemen her organizasyonda sizi LABOTTEGA’nın mutfağında görüyoruz. Son yıllarda “mutfak kültürü” kişilerin ilgi odağı haline geldi. Mutfak kültürü artıkça ve benimsendikçe mutfak dekorasyonuna olan ilgi de artıyor mu?

Her geçen gün ile birlikte, mutfak günün yoğunluğunun unutulduğu bir buluşma noktası haline geliyor. Mekanda geçen vakit arttıkça ev sahipleri de bu mekana daha fazla önem veriyor. Bu gelişmeler bizler gibi mutfak profesyonellerinin yükünün arttığını düşündürse de, esasen yaptığımız işten daha fazla keyif almamızı sağlıyor…