ŞUBAT 2015 ARŞİV

Bahar Diyeti | Fazla Kilolardan Kurtulmak

Bahar Diyeti Fazla Kilolardan Kurtulmak Bahar gelirken fazla kilolardan kurtulmak için herkes doğru diyeti araştırıyor. Doğru olan herkesin kendi vücut yağ oranı ölçümünü bir diyetisten gözetiminde yapması olsa da tüm tarifelere bakıldığında kesin olan öncelikle ...

Mimari Terimler

Mimari Terimler Dekorasyon ve Mimari ile İlgili Başlıca Terimler Açıt : Pencere yada kapı boşluğu Ağörgü : Taşları ağ şeklinde yerleştirilmiş duvar örgüsü Akıtmalık : Çatı kaplama işlerinde yedirmelik ya da kurşun şerit ile örtülü ...

Seninsofran.com

Seninsofran.com seninsofran.com Bu sitede nasıl yemek yapabileceğinizi değil, yaptığınız yemekleri nasıl şık bir şekilde servis edebileceğiniz hakkında detayları bulabilirsiniz. Senin Sofran sloganıyla Karaca  Sevgililer günü, Yılbaşı, Ramazan, Kahvaltı, Yaz ve Kış tüm bu özel anlar için sofralarınızı ...

Bast Stil |Gece ışıkla güzel

Işığı giydirmek… Gece ışıkla güzel. Estetikten ödün vermeden doğru aydınlatma ile mekanlara ayrı birer değer katmak, ışığı giydirmek elimizde… Işık, hem dekorasyonun hem de sağlığın vazgeçilmez parçası. Doğru aydınlatılan bir ortam insana rahatlık ve pozitif ...

Beyazperdenin Rüya Evleri

 MÜTHİŞ DADI’NIN MÜTHİŞ EVİ… ROBIN WILLIAMS’IN (1951-2014) ANISINA… Hepinize selam… Malum Şubat ayı “Sevgililer Günü” demek. Benden “ayın ruhuna” uygun bir film bekliyorsanız ben herkesin sevgilisi bir adamın harikalar yarattığı bir film tercih ettim bu ...

Motto Tasarım | Odun Design

Motto Tasarım  Odun Design Doğanın ilkelliğinden gücünü alan ve hayallerinden beslenen bir tasarımcı; EZGİ KÖROĞLU Aniden yön değiştiren bir kariyerin doğal,duygusal ve özgün bir hikayesi… Doğa aşığı,meraklı,özgür,enerjik ve aşkla üretmeyi seven bir tasarımcı;Odun Design’ın yaratıcısı ...

SHEBBO DESİGN

Şebnem Ergün, Istanbul doğumlu, Marmara Ünv. İşletme mezunu. Çocukluğunda resim yapmak en büyük aşkı olduğu halde, çevresinin verdiği akıllar ile döneminin en popüler branşına çark edip güzel sanatlar yerine işletme okuyup, uzuun yıllar bilişim sektöründe yöneticilik yaptı.  Ama resim hep içinde derinlerde bir yerlerde ukde kaldı. Ta ki kader ağlarını örene dek …

Sokakta bulup evlat edindiği minicik kedi Paşa,  zamanla Shebbo’ya “an” da olmayı, kalbinin sesini dinlemeyi öğretir.Kedisinden ilham ve cesaret alan Shebbo,  kariyerini elinin tersiyle itip  kalbinin peşinden gitme kararı alır. Ve işte Shebbo Design  hikayesinin temeli bu şekilde atılır.Bir nevi yeniden doğum, yeniden hayata başlama macerasıdır “Shebbo Design”…

Caferağa Medresesi’nde sırüstü Porselen boyama eğimi ardından, farklı materyaller üzerine, farklı teknikler ile  resim yapma, yeni şeyler deneme ve öğrenme aşkı hiç bitmez , taş boyamalar,poselen boyamalar,ardından kil, deri ve kumaş üzerine orjinal illustrasyonlar , el boyaması, el baskısı  farklı tasarımlar ortaya çıkar.En çok da “kişiye özel”  resmettiği kedi, köpek dolgu yastıkları, taş boyamaları ile dünyanın her köşesinden  “hayvansever”ler ile buluşur,  keşfettiği hazinesini ile onların kalplerine dokunur.

  • Takip ettiğiniz siteler ?

Pinterest, tumblr,  designsponge, apartmenttherapy   gibi siteleri takip ederim.

  • Çalışırken olmazsa olmazınız?

Olmazsa olmaz değil ama genellikle Müzik!  Çalışırken, çoğunlukla ruh halime uygun bir müzik arkaplanda çalıyor olur mutlaka …Ve de çikolata, çalışmaya başlamadan genelde çikolatadan enerji alırım.

  • En sevdiğiniz dönem veya akım?

Art Nouveau akımının kıvrımlı mimarisini, floral feminen desenlerinden hep keyif almışımdır. Mucha ve Klimt’in gizemli kadınlarını hep büyüleyici bulmuşumdur…

  • Favori mekanınız?

Doğa ve deniz kokan yerleri, şehrin sıkışık kalabalığına tercih edenlerdenim. Favori mekanım, uzun zamandır gitmeye fırsat bulamadığım Atatürk Arboretumu J

  • Odanızda asla neye rastlamayız?

Masa yada duvar saatine! Hele “tık tık” çalışanlarından nefret ederim diyebilirim.

  • Nelerden ilham alırsınız ?

Hayvanlar en sevdiğim canlı türü…Çoğunlukla hayvanlardan ilham alıyorum, özellikle ille de kedilerden!   Hayvan ve doğa sevgisi  tasarımlarıma yansıtıyor, işin içine biraz da espri katıyorum.

  • Hayatınızdaki olmazsa olmazınız?

Tabi ki “sevdiklerim, ailem , kedi oğlum Paşam” olmazsa olmazlarım.

  • En büyük hayaliniz?

Panda bebeklerin bakıcısı  olmak.Kaplan ve aslan yavruları için de geçerli bu hayalim!

  • Tek bir cümle ile kendinizi anlatın desek…

Yetişkin bedeni içindeki  “çocuk kalpli,  çocuk ruh”

  • Motto’nuz…

‘’Do what you love, love what you do’’

 

Meral Uyanık Koca

Architetto-poeta ( Şair Mimar) : Carlo Scarpa 

Carlo Scarpa 2 Haziran 1906 ‘da Venedik’te, bir ilkokul öğretmenin oğlu olarak dünyaya gelir. Babasını işi sebebiyle  2 yaşında ayrıldığı Venedik’e annesinin ölümü ile 13 yaşında geri döner. 1919 yılında Venedik Kraliyet Güzel Sanatlar Akademisi’ne kayıt olur. 1926 yılında diplomasını aldıktan hemen sonra da kendi adına kurduğu Akademi’de mimari çizim dersleri vermeye başlar.

Carlo Scarpa’nın ünü Dünya Savaşından sonra uluslararası alanlarda büyür. Genel bir değerlendirme yapmak gerekirse, eserlerinde Frank Lloyd Wright etkisi ile birlikte 1930’lu yılların sonunda tanıştığı Josef Hoffmann etkisi sıklıkla görülür. Sıradışı mimari tarzı ile  öne çıkan Scarpa, mimari çizim hocalığı ile yetinmez  ve kısa zamanda hatırı sayılır bir profesyonel kariyerin içinde bulur kendini

Scarpa bağımsız kişiliğiyle, işini daima büyük bir tutkuyla keyif alarak yapmıştır. İtalyan Dışişleri Bakanlık görevlisine Montreal Fuarında’ki İtalyan Pavyonunun  iş bitiş tarihi ile ilgili verdiği cevap, bu durumu çok iyi özetler. “Bilemiyorum. Belki yarın aklıma birşey gelir, belki gelecek yıl, belki de hiç.”

Mimarlığı en ince detayından bütüne değin, bir zanaatkâr inceliğinde ele alarak sanatsal ifade boyutuna ulaştırmış, çoğu zaman ifade edildiği gibi 20.yüzyılın en önemli zanaatkar mimarlarındandır. İtalya’da, Scarpa, yirminci yüzyılın en son artizanı olarak anılmaktadır. Kullandığı malzeme ve detaylar ise mimarlığını güçlendiren, zenginleştiren unsurlardır. Su, ışık, gölge oyunları tasarımlarının ana elemanı olmuş ve bunlarla “Malzemeler Kültürü” oluşturmuştur. Detaya verdiği önem ile bir kalite olmuş, oluşturduğu karşıtlıklar ile dolu kompozisyonları ile farklı bir marka olmuştur.

Üretimin makineleştiği bir dönemde, ilginç çözümlemeli detaylar ve bu detaylardan bütüne götüren yapılar üretmiştir. Demir, mermer, ahşap, bakır, cam ve seramik gibi malzemeleri bir arada kullanarak mimari detaylar  tasarlamıştır. Her eserinde teknik ve tecrübesini detaylarda birleştirerek mimari yapının bir düşünce ürünü olduğunu göstermiştir. Scarpa, mimarlığında açıkça görülen, eserlerinde düşünülmemiş herhangi bir detay bırakmamış olmasıdır. Özellikle tasarladığı müzelerde ,malzemelere şekil verme ustalığı, başlı başına bir sanat eseri olarak karşımıza çıkar.

Architetto-poeta, uzun yıllar asistanlığını yapmış olan Sergio Los’un  kendisi için kullandığı tanımdır. Neredeyse tüm çalışmalarında peyzaj ve malzeme ilişkisini bir arada düşünüp Venedik kültürünü yansıtmıştır. Su öğesi eserlerinde önemli bir yer tutmaktadır. Bunun ilk sebebi çoğu sel bölgesi olan Venedik’te yapılar tasarlamış olmasındandır.  Scarpa’nın tasarımlarının bir başka öne çıkan özelliği de, eski-yeni, anıtsal-gündelik arasında kurduğu yenilikçi ilişki olmuştur.

1978 yılında Venedik Üniversitesin’den Fahri Mimar ödülüne layık görülmüştür. Fakat o sırada Sendai Japonya’da yaşayan ünlü mimar,  28 Kasım 1978 tarihinde, yağmurlu bir günde sokakta yürüken düşerek başına aldığı darbe sonucu hayatını yitirmiş ve bu ödülünü almaya gidememiştir.

 

ESERLERİ

Palazzo Ca’Foscari, Venedik, 1935 – 1956
RESTAURIERUNG der Academia, Venedik, 1945
Umgestaltung des Museo Correr, Venedik, 1953, 1957-1960
Palazzo Abbatellis, Palermo, 1953 – 1954
Venezuela Pavillion, Bienali, Venedik, İtalya, 1954 – 1956
Gipsoteca Canoviana, Possagno; 1957 – 1955
Veritti Evi, Udine, İtalya, 1955 – 1961
Galleria degli Uffizi, Floransa, 1955
Castelvecchio Müzesi , Verona, İtalya, 1956 – 1964
Fusina kamp, ​​Venedik, 1957
Olivetti Showroom, Venedik, İtalya, 1957
Scatturin House, Venedik, 1960
Möbelgeschäft Gavina (heute Möbelgeschäft Simon), Bologna, 1961-1963
Querini Stampalia Kütüphanesi, Venedik, İtalya, 1961 – 1963
Balboni House, Venedik, 1964
San Vito d’Altivole, İtalya, 1972

Brion-Vega Mezarlığı, 1970
Verona Banca Popolare di Verona, İtalya, 1973
Ottolenghi Evi, Bardolino, 1974 – 1979
Borgo Evi, Vicenza, 1975
Neuer Eingang der Fakultät für Philosophie, Venedik, 1976 – 1979

 

BRİON AİLE MEZARLIĞI (TREVISO / 1970)

Treviso’daki San Vito d’Alitvole mezarlığında bulunan, Brion Ailesi’ne ait anıt mezar, mimarın başyapıtlarından biridir. Bir anlamda Scarpa mimarisinin temeli niteliğindedir. Selvi ağaçlarından oluşan yoğun bir korunun içinde yer alan anıtta, peyzaj ve su öğesi eklenmiş L planlı yapı kompleksinde küçük bir şapel, iki kapalı mezar alanı ve özel meditasyon odası bulunmaktadır. Yapıtın bütünü sonu olmayan bir süreci andırır. Tipik beton kullanımı, sembolik adım motifi (basamaklandırma) ve birbirine geçmiş dairesel pencereler ile sayısız formların iç içe geçmesi ile tasarlanmış adeta yaşayan bir yapıdır.

Brion mezarlığı, Carlo Scarpa’nın kariyerinin doruk noktası olarak kabul edilir. Kendisi de buraya gömülmüştür.. Scarpa’nın buraya, kendi eserlerine yakın konumda gömülmek istemesi de bu mucizeler alanı olarak değerlendirilebilecek yaşayan yapıyı, onu yapana sonsuza dek ev sahipliği yapacak bir yer olarak önceden düşünmüş olabileceğini akla getirir.

 

OTTOLENGHI EVİ (BARDOLINO /1974-1979)

En çok üzerinde çalıştığı projelerinden birisidir. İtalya Veneto Bölgesinde bulunan yapıda doğal, yapay ve değişkenliğin arsındaki uyum kurulmuştur.

Binanın büyük bir kısmını toprak altında çözümleyerek, Garda Gölü’ne bakan tek belirgin cephesini, kalın sütunlar ve düzensiz delikler ile hareketlendirmiştir. Su öğesi ile Venedik esintisini hissetmek mümkündür.

 

OLİVETTİ SHOWROOM (VENEDİK / 1957)
San Marco Meydanı’na bakan kolonatlı bir binanın alt katındaki Olivetti Showroom’da Scarpa’nın farklı malzemeleri kullanmasındaki ustalığı göze çarpar ilk olarak. Malzemelerin bunun ötesinde de anlamları vardır. Scarpa için su, ışık gölge oyunları, birlikteliği ve güveni vurgulamaktadır. Hiç kuşkusuz Olivetti Showroom, Carlo Scarpa’nın detaylara verdiği önemi gösteren çok iyi bir örnektir.

Scarpa bu prizmatik yapıyı çağlayan gibi aşağıya inen basamaklarla kırmıştır. Asma mermer levhalardan yapılmış merdiven Mikalenjelo’nun Laurentian Kütüphanesindeki merdiveni andırdığı söylenebilir. Scarpa, pencere sayısını da artırarak, düzensiz cam mozaikle kaplı bir zemin yaratmıştır.

CASTELVECCHIO MÜZESİ (VERONA/İTALYA 1956-1964)

Scarpa müzelerinde, iç mekanlarında sergilenen eserler bina ile bütünleşir. Aynı adı taşıyan ortaçağ kalesinin içerisinde yer alan Castelvecchio Müzesinde Cangrande della Scala’nın heykelinin ustaca konumlandırılmasında bu çok açık görülür. Işık ve gölge Scarpa’nın çalışmalarından birçoğunda ana elemandır.

 

 

 

Gülen Yalçınkaya Özlelçi