NİSAN 2015 ARŞİV

Ercol

Tasarım her zaman Ercol’un kalbi olmuştur, konfor için tasarım, fonksiyon için tasarım, güzellik ve estetik için tasarım…

İngiltere’nin en yetenekli tasarımcılarından oluşan İç mekan tasarımcı ekibi benzersiz Ercol ürünlerini tasarlıyorlar. Tasarımlar gündelik yaşamınızdan esinlenilerek, usta ellerde şekilleniyor. Zarafet ve estetiği öncelik alan marka yarattığı ürünlerin konforlu olmasına  da aynı oranda dikkat ediyor.

Görünümün yanı sıra fonksiyonellikte de en iyiyi üreten Ercol, geniş büfeleri, yatak odası takımları, elektronik ürünler için hazırladığı özel masalar ve alan aksesuarları, esnek yemek masaları gibi birçok ürünü müşterilerine sunuyor. Kumaş seçeneklerinde de her zevke hitap edecek oldukça genis bir renk skalası kullanıyorlar.

Göze hitap ettiği kadar ürünlerin dayanıklılığı da marka için en önemli prensipler arasında yer alıyor.Bunun için en sağlam malzemeleri kulanmaya gayret ediyorlar.

Ercol mobilyalarında külden karaağaca kadar değişen ahşap renk seçenekleriyle, tamamen kişiye özel tasarlanan yüzlerce farklı kumaş kullanabilirsiniz. Ayrıca koruyucu özel cilası ile, meşe ağacı, vitrinlerde en çok tercih edilen ahşap seçeneklerinden.

Cath Kidston Modern Vintage

“İlk Cath Kidston mağazasını açtığımızda, büyük bir risk aldığımızı söyleyebilirm, çünkü o dönemde ya antika ya da modern ürünler satan mağazalar vardı. Sanırım modern vintage akımını tam anlamıyla biz başlattık.” Cath Kidston, markanın kurucusu.

İngiltere kırsalında yetişen, ve vintage desenlere hayranlığıyla tanınan Cath Kidston, ilk mağazasını Batı Londra’da 1993 yılında açtı. 21 yıl sonra, geleneksel İngiliz tarzına, modern ve renkli baskılarını kombine eden Cath Kidston ürün yelpazesini genişletmeye devam ediyor.

Günlük yaşamınızda rahatlıkla kullanacağınız pratik, taze ve esprili ürünler, hayatınızı kolaylaştırıyor. CATHKIDSTON.COM ve 14 farklı ülkede 180 mağazasıyla, Cath Kidston, yetişkinlere ve çocuklar için çantalar, aksesuarlar ve ev eşyaları üretmeye devam ediyor. Modern Vintage’ın evine hoşgeldiniz. Birbirinden iç açıcı, rengarenk, çiçekli desenler İngiltere’den tüm dünyaya hızla yayılıyor. Desenlerinin benzerleri uygulanmaya çalışılıyor. Ülkemizde ev hanımlarının da özellikle mutfak ürünlerine yoğun ilgisi olan marka umarız yakın zaman da ülkemizde de satışa başlar.

Marina Abramović’ten İronik Bir Gösteri

Tasarımcı Marina Abramović Bernardaud için tasarladığı “Abramović Method Misfits for the Table” koleksiyonuyla armoniyi uyumsuzlukta yakalayan bir çalışmaya imza attı. Bu koleksiyon için bir de film çeken sanatçının gelin performansıyla ilgili düşüncelerini kendisinden dinleyelim.

“Bernardaud projesinde “Misfits/Uygunsuzlar” adını verdiğim iki ayrı sofra takımı tasarladım. “Uygunsuzlar”, çünkü birbirleriyle uyuşmuyorlar. Her ikisinde de birbirinden farklı büyüklükte, biçim ve desende tabaklar var. Takımlar birleştirilerek iki kişilik “uygunsuz” bir akşam yemeği için kullanılabilir ya da tekiyle yalnız yenen bir yemeğin servisi yapılabilir.”

İki Kişilik “Misfit” Akşam Yemeği

“Birbiriyle uyumsuz tabakların bir arada kullanılamayacağı düşünülebilir ama aslında her ortama da yakışıyor. Bu tabaklar farklı yiyecekler ve farklı tipte davetler için pek çok kombinasyon sağlıyor. Hayat mükemmel değil, öyleyse neden sofra takımlarını eşleştirmemiz gereksin ki? Yaptığım “Abramović Method, Misfits for the Table” adlı filmde bu konuyu, ilişkilerinin üç aşamasında farklı yemekler yerken gösterdiğim bir çift üzerinden ele almaya çalışıyorum. Ben koşullar ne olursa olsun, yemeğin her zaman bir ritüel olması gerektiğine inanıyorum.”

Tek Kişilik Akşam Yemeği

“Hepimiz yalnızlıktan korkarız ama kendinizle baş başa kalmanın zihninizle ve bedeninizle an’ın içinde birlikte olmanız anlamına geldiğini düşünüyorum. “Tek Kişilik Akşam Yemeği” için sofra takımı tasarlamak benim için önemliydi, böyle bir yemeğin aslında oldukça keyifli olabileceğini düşünüyorum. Yalnız yemek yemekte insanı hoşnut eden çok huzurlu ve saf bir şeyler var. Bu her yaşam için öyle önemli bir an ki, diğer insanlarla yemek yerken de aynı ağırbaşlılıkla deneyimlemek gereken bir şey.”

Marina Abramović Hakkında

Marina Abramović Belgrad’da kariyerine başladığı ’70’li yıllardan bu yana, biçime dair çok önemli bazı erken dönem eserleri oluşturarak performans sanatına öncülük etti.  Abramović, 1997 Venedik Bienali’nde “En İyi Sanatçı” olarak Altın Aslan ödülüne layık görüldü.  2010’da New York Modern Sanat Müzesi’nde ABD’deki ilk büyük retrospektif sergisini açtı  ve  eş  zamanlı olarak “The Artist is Present” performansını 700  saatten uzun  sahneledi. 2014’de Londra’da Serpentine Galerisi’nde üç aylık “512 Hours” performansını sergiledi.  Abramović, maddi olmayan ve uzun süreli çalışmalar üreterek tüm alanlardaki düşünürler arasında yeni işbirliği olanakları yaratması hedefiyle MAI’yi (Marina Abramović Enstitüsü) kurdu.

Hazırlayan: Akgün Akdil

ESPACE teamLab Düşler Diyarına Yolculuk

Bu yıl MAISON&OBJET fuarının Ocak ayağındaki standlar içinde en çok beğenilen ve dikkat çekeni hiç kuşkusuz teamLab’ın standıydı. Ekip mekanı çarpıcı, interaktif bir dijital enstalasyonla, fütüristik bir kafe/restoran olarak tasarlamıştı. Arita porselenlerinin desenlerinden ve sofistike Japon kültürünün şiirselliğinden ilham alan bu büyüleyici gösteri kendimizi bir masal kahramanı gibi hissedebileceğimiz kadar özgün ve unutulmayacak kadar etkileyici bir deneyimdi.

teamLab, MAISON&OBJET’nin 20. yıldönümünü kutlamak için standını Arita porseleninden yapılmış vazo ve eşyaları yepyeni bir dünyaya dönüştürmek için kullandı. “Mekan teamLab -serbest bırakılan Dünya, bağlantı kuruyor” sloganıyla ziyaretçileri karşılayan teamLab, amaçlarının gelecekteki bir kafe ya da restoranın görüntüsünü oluşturmak olduğunu belirtiyor. TeamLab tasarımcıları geleceğin bir süreklilik, uzun ve kesintisiz bir kültür tarihinin üzerine inşa edileceğine inanıyorlar.  Porselen vazolar  yerinde olduğunda, içlerinde bulunan dünya masa üzerine ve daha geniş bir alana yayılarak ortaya çıkıyor. Her vazodan ortaya çıkan özgül dünya dışarıda birbirine sarılarak ye pyeni bir dünya yaratıyor.  Vazolar masada ziyaretçilerin beğenisine göre düzenlenebiliyor. Vazolardan ortaya çıkan bu dünyalar masadaki diğer dünyalarla etkileşime giri- yor. Buradaki tasarım, önceden kaydedilmiş görüntülerin sonradan oynatılmasından ibaret değil; gerçek zamanlı bir bilgisayar programı aracılığıyla masadaki diğer kapkacaklar ve ziyaretçilerin eylemlerinden doğan etkiyle tekrar tekrar yeniden çiziliyor.

Örneğin, bir vazodan uçan kuş başka bir vazodan ortaya çıkan ağacın dalına tüneyebiliyor. Her vazoda büyüyen ağaç da diğerinden farklı oluyor; boyutları ve şekilleri öteki vazoların içinden masaya dökülen dünyalarla etkileşime giriyor çünkü. Vazolardan çıkan dünyalar sizin davranışlarınızdan da etkileniyor. Eğer ayakta iseniz, küçük bir kuş elinize konabilir; aniden hareket ederseniz uçup gidebilir.

Diğer bir deyişle, çeşitli vazolardan açığa çıkan dünyalar masa üzerinde birbirlerine yön veriyor, ziyaretçilerin hareketlerine tepki veriyor ve sürekliliği olan bir dünya yaratmak üzere birleşiyorlar. Standın ziyaretçileri tarafından seçilen vazolarla -ve bizzat bu kişilerin eylemleriyle- hiçbir zaman bir öncekine benzemeyen, sonsuz bir değişim içinde yepyeni bir dünya yaratılıyor.

Bernardaud’un “Jardin Indien” ve “Aux Oiseaux” koleksiyonlarının sergilendiği stantta teamLab ayrıca Mariage Freres, Hirohito SAITO of OryZa Design ve Arita Porcelain ile işbirliği yapmış.

Akgün Akdil

Bahçeye Çıkmak İçin Nisan Ayı Doğru Zaman

Kiminiz bu başlığı okuyunca, belki de erken değil mi yahu bahçe için dediniz içinizden. Ama bizim bahsettiğimiz bahçenin keyfini sürmek değil henüz. Aksine yaz boyunca geçirilecek güzel anların hatırına, emek vermek, gerekli bakımı yapmak için çıkmalıyız bahçeye . Bu yatırım yaz boyunca size kat be kat geri dönecektir bunun garantisini verebiliriz. Kolaylık olsun diye sizin için bir “to do list” hazırladık, bu listeyi takip ederek bahçedeki iş planınızı rahatlıkla çıkarabilirsiniz.

İşe Temizlik İle Başlayın

Ne kadar korumaya çalışırsanız çalışın, kışın bütün ağırlığı ve pisliği bahçelerimizin üzerinde. Bahçe mobilya ve malzemelerimizi elden geçirip, temizleyip bir durum tespiti ve hasar kontrolü yapmakta yarar var öncelikle. Aynı şeyin ölü yapraklardan arındıracağınız toprak alanlar için de söz konusu olduğunu hatırlatalım.

Toprağı Havalandırın

Nisan ayında toprağın hazırlanması için bütün ön koşullar oluşmuş oluyor.  Aynı olumlu koşullar yabani otlar için de geçerli olduğundan çapalama yaparak toprağı havalandırmak, her türlü gerekli işlemin ilk adımı olacaktır. Aynı durum bahçedeki her türlü büyüklü, küçüklü saksı için de geçerlidir. Bitkilerin köklerine zarar vermeden, gerekliyse bir büyük boy saksılarla ve taze toprakla tüm bitkilere gerekli ilk yardım müdahaleleri uygulanmalı, yeniden doğan doğaya gerekli dış destekler sağlanmalıdır.

Çimenlerle İlgilenin

Baştan tohum ekimi de gerçekleştirecek olabilirsiniz, zarar gören yerleri onarmak istiyor da, Nisan ayının ilk yarısını geçirmeden, havaların ısınmasını beklemeden, harekete geçmenizi öneriyoruz. Çimenleriniz kışın zorlu koşullarını sağ salim atlattılar ve hayattalar mı? Ne güzel! O zaman da yapmanız gereken doğru bir gübreleme yapmak ve bunu yaz sonuna kadar belirli aralıklarla tekrarlamayı bir yerlere not etmek.

Budama Önemli

Özellikle her mevsim yeşil olan ağaçlar ve bitkiler için en uygun budama ayı Nisandır. Elbette yapraklarını döken bitkilere de şekil verilebilir ve küçük düzeltmeler yapılabilir. Ancak erken çiçek açan bitkilere bu süreçte müdahale etmemek ve çiçekli dönemlerinin geçmesini beklemek uygun olacaktır, bu konuda aceleci davranmamanızı tavsiye ediyoruz.

Fidan Dikimi

Aslına bakacak olursanız fidan dikimi için en uygun ay, Mart ayıdır. Ama diyelim hava şartları veya sizin kişisel ajandanız Mart ayını istediğiniz fidanları ekmenize izin vermedi o zaman ne  yapacaksınız? Mecburen gelecek yılı mı bekleyeceksiniz? Hayır değişiniz. Gecikme halinde bazı çeşitleri dikmek, bölgenin iklim şartları müsaitse mümkün olabilir. Ayın başında Gül gibi kışın yaprak döken çit bitkileri ve hatta yazın çiçek açan Ağaç Hatmi, Kelebek Çalısı gibi bazı çalılar, budanmak ve 24 saat kadar suda tutulmak şartıyla dikilebilir. Her dem yeşil çit bitkileri topraklı olarak ayın ortalarına kadar dikime elverişli olabilir, bahçenizde yapacağınız peyzaj değişiklikleri varsa elinizi çabuk tutun!

Çiçek Dikimi

Soğanlı bitkilerin büyük bir kısmı ve tohumlu çiçeklerin hemen hemen tamamı Nisan ayında ekilmelidir.  Mevcut çiçeklerinizi Mart ayında gübrelemediyseniz. Elinizi çabuk tutmanızda fayda var.

İlaçlama

Havaların ısınmaya başlaması ile ayın ortalarında veya sonlarında, hastalık ve zararlılarla savaşa başlamak gerekebilir.

Havuzlar Elden Geçirilmeli

Gerek süs havuzları gerek yüzme havuzları kış boyu biz onları korumak için ne kadar özel çaba göstermiş olsak da, kaçınılmaz olarak kışın olumsuz etkilerinden paylarına düşeni aldılar. Süs havuzları için temizlik yapıp, istenilen bitkiler varsa onları yerleştirmek için kolları sıvayabilirsiniz. Yüzme havuzları için profesyonel bakım ve destek almanız bizce en uygunu. Uzman kişilerden ihtiyaçlar konusunda yardım almak konusunda tereddüt etmeyin ki yaz boyu keyifli ve hijyenik bir biçimde havuzunuzu gönül rahatlığıyla kullanıyor olun.

Zemin Kontrolü

Bahçenizin toprak alanlar dışında kalan ıslak zeminlerinde de bir hasar kontrolü yapmak ve gerekli ise yıpranan veya eskiyen zemin malzemelerinizi değiştirmek için de bu ayı planlama yaparak en azından değerlendirebilirsiniz.

Malzemeleri Gözden Geçirin

Büyüklü küçüklü her türlü bahçe aleti günü gelir bozuk veya kırıksa günlük hayatınızı zorlaştıran unsurların başında gelebilir. Bahçe yaşamının ön koşulu uygun aletlere sahip olmak, en pahalıları veya en gösterişli olanların bahsetmiyoruz illaki. Yeri gelir, küçük bir kürek veya tırmık hayatınızdaki en pratik ve önemli alet olabilir.

Bahçe Mobilyaları

Bunun standart bir kuralı yok, durum tamamen sizin ihtiyaçlarınızla ilgili. Bazen nemli bir bezle mevcut mobilyaların üstünden geçmek yeterli olacak iken bazı durumda, geçen seneden kalma ciddi rahatsızlıklar varsa, bunları gidermek ve köklü bir değişim için bütçe ayırmanız gerekebilir.

Evlere Bahar Detoksu

Evler de bizim gibi yaşayan organizmalar aslında. Bazen mutlu, huzurlu, sağlıklı bir enerji akışları var bazense  gereksiz yüklerle ağırlaşmış, depresif, insanın üzerine gelen bir durumları. Bizden farklı olarak bu durumları kendi insiyatifleri ve seçimleriyle yaşamıyorlar. Kaçınılmaz olarak da kendi başlarına düzelmeyi, iyileşmeyi seçme şansları yok. İş yine bize düşüyor. Şayet evinizde kasvetli bir hava, ağır ve huzursuz bir ortam seziyorsanız, bahar ayları bu durumu düzeltmek için tam zamanı.

İşinize yarayacak kısa ipuçları ile evinizin bahar detoksuna katkıda bulunmaya çalışacağız. Burada bahsedeceğimiz adımlar, anneannelerimizden kalan geleneklerin, enerji akışıyla yüzyıllardır ilgilenmiş disiplinlerinin kısa özeti aslında. Ama bazen özet bir “to do list”, bildiğimiz veya daha önce duyduğumuz ama çoğu zaman kulak arkası ettiğimiz gerçekleri ihtiyaç hissettiğimiz de elimizin altında bulunması açısından faydalı olabilir.

 

1.ADIM FAZLALIKLARDAN KURTULMA

 

“Fazlalık “ tanımını yapmak gerekirse tüm evi şu kriterlere göre gözden geçirmenizi tavsiye ederiz:

• 1 Yıldan uzun süredir ihtiyaç duyulmamış veya kullanılmamış günlük eşyalar

• Kırık veya bozuk olmasına rağmen gözden çıkarılamayan özellikle elektrikli aletler

• Evin içinde rahat hareket etmenize engel teşkil eden, evin genel stili ile uyumsuz, tam tabiriyle “evde yeri olmayan” objeler

• Giysiler, fazlalık kategorisinin başını çeken unsurlardır, elinizi korkak alıştırmayın sakın aralarında ayıklama yaparken. Geçtiğimiz 5 yıldır size uymayan iki beden küçük paltonuz, yeniden modası gelir diye beklettiğiniz ceketiniz, biraz daha kısa olsa ne güzel olurdu diye düşündüğünüz eteğiniz, büyük ihtimalle evinizi ağırlaştıran, gardrobunuzun tıkış tıkış ve düzensiz görünmenizi sağlayan doluluğun baş kahramanları, vedalaşın rahatlayın.

2. ADIM YAP BİTİR

Yap bitir kuralı aslında hayatın her aşamasında göz önünde bulundurulması gereken bir tarz. Başlanmış iş, bitmiş iştir. Yapılması gerekenleri gözümüzde büyütüp ertelemeyi bıraktığımız gün, yapılması gerekenlerin %50si tamamlanmış oluyor aslına bakacak olursanız.

• Çivi mi çakılacak, askımı asılacak, leke mi çıkarılacak, aydınlatma mı elden geçirilecek, en basit ve efektif yöntemi seç ve yap bitir.

• Ertelediklerimiz  ve üşendiklerimiz için mazeret bulmak kolay. Maddi sıkıntı, zamansızlık, kararsızlık vs… Unutmayalım en idealini, en güzelini, en beğenileni veya en pahalısını yapmak zorunda değiliz evimize sahip çıkmak için. Öneli olan yapmak ve şikayet ettiğimiz konuya müdahale etme cesaretini göstermek, baktınız olmadı yine denersiniz…

3. ADIM SİZE MUTLULUK VE CANLILIK VEREN RENKLERİ HAYATINIZA KATIN

Her yıl trendler açıklanıyor, uzmanlar hangi rengin nerede nasıl kullanılırsa daha etkili olacağıyla ilgili açıklamalar yapıyor vs. Bunları hepten yok sayın

demiyoruz elbette ama asıl önemli olan sizin ruh halinize iyi gelen renkleri hayatınıza katmanız.

*Ev tekstili evi renklendirmenin en etkili ve kolay yollarından biri, markaların koleksiyonlarında sevdiğiniz rengi mutlaka tarayın.

* Hiç bir şeyi alışılagelen veya tavsiye edilen gibi yapma zorunda değilsiniz, belki tüm ev için cesaretiniz olmayabilir, ama kulaklarınızı herkese tıkayan ve en sevdiğiniz rengi evde en çok gördüğünüz duvara uygulayın. Bakalım ne gibi sonuçlar elde edeceksiniz?

Sezonun Çağrışımlarıyla Uyumlu Dekotrendler

Nisan ayı geldi çattı, yaklaşık 3 dört aydır içimize attığımız, kendimize sakladığımız doğa sevdamız yüreklendi, kendini hissettirmeye başladı. Kışın kar, kış, fırtına derken kendine dönen, işe güce yapılacaklara odaklanan ruhumuzda heyecanlı bir kıpırdanma var. İçimizde açan çiçeklere ve yeşeren canlanan doğaya uygun dekotrendler imdadımıza yetişiyor Allahtan da evlerimiz de bu duruma ayak uydurma şansı yakalıyor.

Geçtiğimiz yılın ortalarından beri malum 2015 delince özellikle tekstilde bütün trend set eden ajansların tartışmasız hem fikir olduğu bir konu var: yaza çiçekli desenler damgasını vuracak. Büyük iri desenlilerinden, bahar dallarına; pastel tonlarından keskin neon renklerine kadar çeşit çeşit çiçek desenlerine kadar bir çok çeşit, bu yıl ev tekstilinde de çok moda. Üstelik çiçekler, sadece tekstilde değil, sofra tasarımından, ahşap objelere, dekoratif duvar kağıtlarından perdeye kadar birçok alanda evlerimize hayat ve ruh katmak için bizleri bekliyor.

İster bohem bir stiliniz olsun isterse de gayet formal şık tasarımları sevin size uygun bir çiçekli dekoratif obje bulma konusunda zorlamayacaksınız bu yıl, bundan emin olabilirsiniz. O zaman kıştan çok sıkılanlar ne duruyorsunuz? Nisan ayında doğayla birlikte evlerimiz de çiçek açsın diyorsanız, hemen harekete geçin.

Yine Yeşillendik… 

Bu yıl, podyumlardan, vitrinlere yeşilin bir çok tonunu hayatımızda sık sık kullanıldığı bir yıl. Çimen yeşilinden, ağırbaşlı nefti yeşiline, fosforlusundan matına kafamızı nereye çevirsek yeşil bir objeye rastladık kış ayı boyunca bütün sektörel fuarlarda da. Sarıya çok yakışan, siyah ve griye göz kırpan, toprak tonlarına hayır demeyen bu uyumlu renk, evde mevsimsel çağrışımlar yaratmak isteyenlerinde de yardımına koşacak bütün bahar ayları ve hatta yaz mevsimi boyunca.

Kolay değil; hava ılınıyor, doğa canlanıyor, yeşilin her tonuyla doğa adeta gövde gösterisi yapıyor. Peki evlerimiz bu kadar güçlü bir rakibe karşı kendini korumasın mı? Korusun elbette.

Özellikle zümrüt ve çimen yeşili dekoratif objelerle evinizin havasını canlandırıp, kış boyunca eve basan yoğunluğu azaltıp, kolayca fresh ortamlar yaratabilirsiniz. Bizden söylemesi…

Bir İskandinav Rüyası

Norveç kırsalında, İskandinav country yaşam biçiminin en güzel örneklerinden birini teşkil edecek bir çiftlik evindeyiz. İkisi de sanatçı olan ev sahiplerimize bu nehir kenarındaki taş ev ailelerinden kalmış. Başlangıçta tatillerde geldikleri, balık tutmaya, hafta sonu tatillerini geçirmek için tercih ettikleri bu eski ev, onları o kadar etkisi altına almış ki eşsiz doğası ve ihtişamlı taş duvarlarıyla. Şehirden ve kurumsal hayattan uzaklaşma ve hep ilgi duydukları sanat alanına yoğunlaşmalarına bile fikirsel bazda sebep olmuş demek çok da abartılı olmaz.

Evi içine temelli içine yerleşmeden evvel, bir tadilat sürecinden geçirmemişler. İçine girdikten sonra her ayrıntısıyla kendileri ilgilenmek istemişler. Bahçe düzeninden, verandaya, mutfak ve banyolardan salona kadar her alana özel olarak yoğunlaşmış ve emek vermişler. Hiç bir detayı gözünüze sokmadan ,büyük bir ustalıkla düşünüp, uygulama yaptıkları için, mekanın doğallığı da ortadan kalkmamış.

Evin doğal yapısına uygun olarak aile yadigarı eşyalara, çevredeki eskicilerden topladıkları mobilyalara ağırlık veren ağırlıklı İskandinav stili benimseyen ev sahipleri, basitlik ve sadelik ilkesini ön planda tuttukları bir iç dekorasyon tarzı benimsemişler. Fonksiyonellik ilkesinden ödün verdikleri tek alan sanatsal objeler olmuş.

Evin sınırlarının dört duvardan ibaret olmadığını hemen belirtelim. Çevreleyen doğanın sınırsız nimetlerinden faydalanmak için evin bahçe ve verandası da ustaca yaşam alanlarına dahil edilmiş.

Hatta bahçeye dökülen küçük taşlar sayesinde bolca yağış alan bölgede çamura bulaşmadan bahçede gezinilebilecek geniş de bir alan yaratılmış.

Şehir Yaşamı İçinde Kaybettiklerimiz

Odak noktası şehir yaşamı ve onun sunduğu güzelliklere ve özelliklere odaklanan bir derginin edito yazısı için bu başlık çok mu garibinize gitti? Ya da beni tanıyor ve hiç şaşırmıyor musunuz? Her durumda benim gündemim budur, derginin içerisinde bol bol kazanımlarımızdan bahsediyoruz zaten sayfa sayfa, izin verin burada birkaç satır  kaybetmeye yüz tuttuklarımızı karalayıp rahatlayayım.

  Başlarda canınız yanacak ama gülümseyin! Dünyanın yükü üzerinizde de ola gülümseyin. Düşünün ki karşınızda komşunuz veya bir güvenlik görevlisi, hizmetli veya bir astınız yok. En önemli müşteriniz, bağlı bulunduğunuz Genel Müdür, çok ünlü bir işadamı var. Uykulu da, yorgun da, bezgin de, mutsuz da olsanız, nasıl gülümseyeceksiniz öyle, gülümseyin.

  Önemseyin! Kendiniz dışında her şey kapsama alanındadır; yaşadığınız şehir, aileniz, iş hayatınız ve iş hayatınızda karşınıza çıkan fırsat ve insanlar ayrı ayrıya ciddiye alınmayı hak ediyorlar. Kimin hangi şekilde nasıl karşınıza çıkacağı hiç belli olmaz her türlü kişiyi ve iletişimi özellikle önemseyin.

  Fayda sağlayın! Ailenize, evinize, apartmanınıza, sokağınıza, tanıdığımız ve sevdiğini insanların iş ve özel yaşantılarına, kendi iş hayatınıza, doğaya, hayvana kısacası önünüze ne çıkıyorsa faydanız olsun. Böylece hayatta olmanızın bir anlamı olsun, sizi ölülerden saymasınlar.

  Merak edin! Sizinle ilgili olsun olmasın gelişmeleri takip edin. Keşfedeceğiniz, eksik kaldığınız alanlara yoğunlaşın. Yaşadığınız yakın çevreden başlayarak dünyayı kurcalayıp, evirin çevirin.

 Tutkuyla Sevin! Gelen baharı sevin, yapabildikleriniz için kendinizi sevin, yapamadıklarına rağmen yakınlarınızı sevin. Körü körüne aptalca, yeri geldiğinde bütün dünyaya rağmen, bir şeyi aptalca sevin. Tek şart o sevdiğiniz, kendiniz dışında biri olsun…

 

Liste uzar gider tabii de Nisan gibi özel bir ay için bu kadarı yeter de artar bile…

 

Bol baharlı günler…

 

Evrim Yenier