AĞUSTOS 2014 ARŞİV

dfot

 

EVDE ENERJİ

YÖNETİMİNDEN BİZ SORUMLUYUZ!

Evlerimizdeki enerji yönetimi konusunda küçük notlar vermeyi sürdüreceğiz. Çünkü biz ekip olarak modern insan olmak sorumluluğunun, şık koleksiyonları ve yeni tasarımcıları yakından takip etmekten, mimari ve iç mimari gelişmeleri izlemekten çok öteye gitmesi gerektiğine inanıyoruz. Şehir dokusu, çevre ve hayvan bilinci, kültürel miras hepsi bizim bir ileriye taşımamız gereken sorumluluklar. Biliyoruz ki okurlarımız da bizimle aynı düşünce de bu yüzden elimizin altında hepimizin aslında bildiği ama zaman zaman hatırlamasında fayda olacak bir takım check listler olsun istiyoruz. Bakalım enerji yönetimi adına evlerimizde alabileceğiz basit önlemler nelermiş?

Mutfakta nasıl enerji tasarrufu yapılır?

Mutfak birçok evin kalbinin attığı yerdir. Dolayısıyla enerji tüketimimizin de en yoğun olduğu alan. Sırf yiyecek hazırlama ve pişirme faaliyetlerinde doğru tipte pişirme araçlarının kullanımı ile de enerjiden büyük oranda tasarruf sağlanabilir. İşte bu yüzden kullanımda alınacak küçük önlemleri aşağıda sizin için sıralamaya çalıştık.

Ocak Kullanımı

Yemekler mümkün olan en az suyla pişirilmeli ve tencerenin kapağı sıkı bir şekilde kapalı tutulmalıdır.

Yemek kaynamaya başladıktan sonra ocak iyice kısılmalıdır. Çünkü kaynama başladıktan sonra verilen yüksek ısı daha çok suyun buharlaşmasından, dolayısıyla da enerjinin boşa harcanmasından başka hiç bir işe yaramaz.

Kapların sadece tabanına ısı verecek şekilde alev ayarlaması yapılmalıdır. Kabın kenarlarından alev taşmamalıdır.

Düdüklü tencere olarak adlandırılan basınçlı tencereler, özellikle uzun süre pişmesi gereken yiyeceklerin pişirilmesinde yakıt tasarrufu sağladığı için tercih edilmelidir.

 

Basınçlı tencerelerin kullanılmadığı pişirme işlemlerinde ise pişirmenin daha kolay ve kısa sürede olması için kenarları kıvrımsız, tabanı düz, yan yüzleri dik ve tabanla birleştiği yerde hafif yuvarlak olan kaplar kullanılmalıdır.

Ocakların verimli yanmalarını sağlamak için daima temiz tutulmalıdır.

Yiyecekler pişerken fırın kapağını sık sık açmak her seferinde soğuk havanın fırın içine girmesine, dolayısıyla da enerji kaybına neden olmaktadır. Bu nedenle kapak gereğinden fazla açılmamalıdır.

Her yemekte fırın yemek hazır olmadan açılmamalıdır. Çünkü birçok yiyeceğin pişirilirken fırının önceden ısıtılmasına gerek yoktur.

 Buzdolapları

Buzdolaplarının verimli kullanılmasında düzenli bakım esastır. Düzenli bakım programı sistemin verimliliğini artıracak ve aletin ömrünü uzatacaktır. Serpantinler aylık olarak metalik olmayan bir fırça ile temizlenmeli, otomatik defrost yılda bir servis elemanına ayarlatılmalı ve kapıların açık pozisyondan otomatik olarak kapanması için seviye ayarı yapılmalıdır.

Serpantinli buzdolaplarının arkasında duvar ile en az 10 cm mesafe olmalıdır. Buzdolabının etrafı toz ve hava sirkülasyonunu etkileyici diğer maddelerden uzak tutulmalıdır. Hava ne kadar rahat dolaşırsa, serpantinler de ısıyı o kadar iyi yayacaktır.

Fırın ve diğer ısı kaynaklarından gelen sıcak hava, buzdolabınızın serin kalmak için daha çok çalışmasına neden olacaktır. Buzdolabınızı güneş alacak yere veya radyatör yanına yerleştirmemelisiniz.

Yiyeceklerimizin paketlerinin kalınlığı arttıkça, buzdolabı içindekileri serin tutmak için daha çok çalışacaktır. Bu nedenle buzdolabına koymadan önce, gıdaların fazla olan paketleri çıkarılmalıdır. Boşluk kadar enerji tasarruf edeceğinden ince plastik filmlerin kullanılması daha iyi olacaktır.

Buzdolabınızdaki buz kalınlığının 5 mm’ yi geçmemesine dikkat ediniz.

Buzdolabının kapağını mümkün olduğu kadar az açınız veya uzun süre açık tutmayınız. Buzdolabının dondurucu ve gövde kapısının açılıp kapanması esnasında önemli ölçüde soğuk hava kayıpları olur. Bu yüzden kapıları mümkün olduğu kadar az açık tutmaya özen gösterilmelidir.

Buzdolabına sıcak malzeme koymayınız. Aksi halde üniteniz ısıyı uzaklaştırmak için daha uzun süre çalışarak enerjiyi fazla tüketecektir.

Sıvı yiyeceklerin üzeri kapatılmalıdır. Aksi halde dolabın içindeki nem oranını arttırarak kompresörün daha fazla çalışmasına neden olur.

dfot

 

Yaz geldi ve düğün telaşı sardı dört bir yanımızı! Herkesin hayali muhteşem bir yaz düğününde “evet” demektir.

Hayatınızdaki en önemli kararı vermek üzeresiniz ve bu sizin için bir dönüm noktası, bu noktadan sonra önünüzde alınacak birçok karar, birçok evet ve hayır olacak.

O gece için hazırlıklara başlamadan önce vermeniz gereken ilk karar nasıl bir düğün hayal ettiğiniz. Kapalı bir mekan, deniz kenarındaki bir otelin iskelesi, ayaklarınızın deniz sularıyla yıkandığı bir kumsal, büyük bir evin bahçesinde sıcak ve samimi bir ortam ya da bir kır düğünü hayali mi?

Yaz aylarının  en keyifli ve ayrıcalıklı  seçeneği Kır Düğünü değil midir? Bir çok handikabı olmasına rağmen tüm gelinlerin hayalini süsler. Özellikle  yağmurlu bir güne denk gelmemesi gereken bir düğündür. Her tarafı papatyalarla süsleyip papatyalardan oluşan bir duvak takabilir ya da dekorda beyaz orkideler ve uçuşan beyaz tüller kullanarak hoş bir ortam yaratabilirsiniz. Aydınlatmada kullanacağınız bambu meşaleler de ortama romantik bir hava  katacaktır.

Doğanın sonsuzluğu, detaylardaki canlı renkler ve ayrıntılar çok sıcak ve eğlenceli bir mekan yaratmanıza yardımcı olacaktır. Bizde ‘’o’’ geceyi dostlarınız ve aileniz ile birlikte yıllar boyu hatırladıkça mutlu olmanızı sağlayacak binlerce seçenek arasından birkaçını sizler için araştırdık…

Jardin De France,Tarabya

Tarabya’da 2000 m2lik bir alana kurulmuş, tarihi bir dokunun modern fırça darbeleri ile zenginleştirildiği rüya gibi bir yer. Yeşilin, Boğaz manzarası ile bütünleştiği ve görselliğiyle ön plana çıkan “Jardin de France”, hayalinizdeki düğün ve özel davetler için ayrıcalıklı bir mekan olmayı hak ediyor. “Jardin de France”ın girişinde bulunan tarihi Champs-Elysées “Arc de Tripmphe” tagının benzeri olan kemer, aynı zamanda mekanın logosu olduğu için büyük önem taşıyor. Kemerin içinden mekana girerken kendinizi adeta “İstanbul’daki küçük Paris”te hissediyorsunuz. Sizi karşılayan nilüfer havuzu, ormanın muhteşem dokusu, sahne arkasındaki tarihi surlarla birlikte Jardin de France, büyüleyici bir atmosfer içinde misafirlerine hoş bir “Merhaba” diyor. Mekan, 2 ana bölümden oluşuyor. Kokteyl alanı, bar, oturma grupları, gece 24:00’ten sonra kullanabileceğiniz kapalı dans pisti girişin sol kısmında; nikah platformu, 700 kişiye hizmet verebilen oturmalı yemek alanı, sahne ise saç kısımda yer alıyor.

Hint Bahçesi, Lifepark

Ünlü bir Hint Atasözü der ki “Evlenen insan üzülebilir, evlenmeyense muhakkak üzülecektir.”İstanbul’un yeni yaşam parkı Lifepark içinde yer alan Hint Bahçesinde evlenmek Hint Atalarının bahsettiği üzüntüyü daha en başından şüphesiz büyük bir sevinç ve renkli bir aşk yolculuğuna dönüştürecek.Rengarenk çiçeklerle süslenmiş , yemyeşil bir orman vadisi içinde yer alan, kuş cıvıltıları ve kendinizi bir anda apayrı bir dünyaya sürüklenmiş hissedeceğiniz Hint Bahçesinde düğününüz ve özel davetleriniz çok renkli geçecek.Klasikleşmiş düğün dekorasyonları haricinde rengarenk sofaları ve özel sunumlarıyla farklılaşacak Hint bahçesinde düğünler haricinde Hint Kınacısı eşliğinde kınalarda eğlenceli gelinlerin çok hoşuna gidecek.

Casa Lavanda Butik Otel, Şile

Şile’ye bağlı Ulupelit Köyü’ndeki Casa Lavanda Boutique Hotel, 18 bin metrekare yeşil alanı, en ince detayları ,eşsiz bir peyzaja sahip bahçesi ile restoranında çok özel davetlere, kır düğünlerine ve nişan organizasyonlarına; çok amaçlı toplantı odalarında 50 kişiye kadarki iş toplantılarına ev sahipliği yapıyor. Doğanın güzelliklerini, özenli hizmetleri ile birlikte sizlerle paylaşırken, çok özel etkinliklere ev sahipliği yapıyorlar. 17.000 m2’ye yayılan yeşil alanlarımızda ve eşsiz bir peyzaja sahip bahçesinde; davetlerinizi, düğün ve nişan organizasyonlarınızı kusursuz kılıyorlar.

Suada Club, Galatasaray Adası

700 kişiyi oturmalı,1500 kişiyi ise kokteyl düzeninde ağırlayabilen ve 30 saniyede açılıp kapanan tavanı ile hem açık hem kapalı mekan olarak hizmet verebilen Suada Club Galatasaray Adası, özel konumu, keyifli atmosferi, hizmet kalitesi, deneyimli personeli ve lezzetli menü alternatifleri ile pek çok farklı konsept yaratarak sizlere hayallerinizin ötesinde unutulmayacak ortamlar sunuyor.

dfot

 

Huzur Dolu  ve Zarif: Casa Tataui

Kim böyle bir yazlık evi düşlemez ki? Portekiz’li  Vera Lachia projesi Casa Tatui sımsıcak bir yaz tatili için tasarladığı bu evde güneşi ve neredeyse ayaklarınızın altında sıcak kumu hissedebilmek mümkün.

Konfor ve doğallık evin her yaşam alanında iki temel öncelik olarak karşımıza çıkıyor. Yazlık bir evde temel olarak bulunması gereken tüm ayrıntılar büyük bir zarafetle evin içerisine göze batmayan detaylar şeklinde dağıtılmış. Ailenin tüm ihtiyaçlarına cevap vermek üzere çokluk duygusundan uzak bir yalınlıkla fonksiyonellik ön planda tutulmuş.

Muhteşem çizgili ışık oyunları yaratan, dikey yerleşmiş, çatıda ve evi bölen doğal ağaçlar sayesinde eve hem dışarıya ait dahil olan doğal ışık giriyor hem de güneşin etkisini azaltarak adeta evi bir tapınak haline getiriyor.

Belki de iç mimarideki en belirgin vurgu bu ağaçlar. Duvar panellerde de devam etmesi iç ve dış bağlantıyı koruyor ve böylece doğayı kucaklıyor.

Kullanılan renk paletinde doğal pastel tonlar, beyaz, mavinin soluk ışıkları ve toprak tonlar yer alıyor.

 

dfot

 

Evinizi Sahil Evine Nasıl Dönüştürebilirsiniz?

 

“Sahil Evine Gidemiyorsanız 

Sahil Evi Size Gelsin” 

 

Belki yaz başı tatil yaptınız ve izninizin son günlerini bayramla birleştirip tükettiniz. Belki de çeşitli nedenlerle bu yaz yaşadığınız şehirden ayrılamıyorsunuz. Hatta belki yazlık evinizdesiniz ama burası size istediğiniz sahil evi hissini yaşatmıyor. O zaman hazır olun bu dosya tam size göre!

Baştan söyleyelim evinizde yaratacağınız sahil evi konsepti tüm evinizi kapsamak zorunda değil, hatta kapsamasa daha iyi olur. Demek istediğimiz şu, genel bir yalınlaşmak, büyük halıların ortadan kalkması, ev tekstilde yazlık kumaşların en azından yastıklarda kullanılması gibi genel doğrular olsa da eviniz gerçekten

bir kıyı şeridinde değilse sahil evi konseptinin tüm evde uygulanması biraz “yoğun” biraz “kitch” bir durum yaratacaktır. Bu yüzden kendinize uygulama için özel bir alan seçmenizi tavsiye ederiz. Bu yemek odanız da olur, yatak odanız da, oturma odanız hatta mutfağınınız da çok doğru seçenekler olacaktır. Seçim sizin.

Marin Teması

Tematik marin yaklaşım en etkili çözüm olarak karşımıza çıkar bu durumda. Mavi ve marin ev tekstili, deniz temalı aksesuarlar listeye ilk sıradan giriyor elbette. Sahil evi hissi yaratmak için mekanlarımızda. Burada dikkat edilmesi gereken nokta, evde normalde kullandığımız aksesuarlarla birlikte bu temayı ele almamamız. Bu büyük bir karmaşaya neden olacaktır. Bu yüzden normalde kullandığınız aksesuarları yaz ayları için bir dolaba kaldırıp yaz ayları için sevdiğiniz aksesuarlarla mekanınızı yeniden düzenlemek en iyi çözüm bizce.

Yalın ve Sade Pratik Detaylar

Sahil evi konsepti bir hafifleşme, fazlalıklardan arınma sadeleşmeyi de beraberin de getiriyor olmalı, aksi bir durum büyük bir çelişki yaratır. Günlük kullanımdaki yemek takımlarımızın, kupalarımızı, çatal bıçak takımlarımızın sadeleşmesi hatta içeride ve dışarıda kullanmaya uygun materyallerin seçilmesi bu hafiflik hissinin doğrudan karşıya geçmesine aracı olacaktır.

Bırakın aksesuarları mobilyada bile yalınlık ve tropikal çizgiler, istediğiniz ambiyansa taşımakta işinizi kolaylaştıracaktır.

Tekstil Önemli

Uçuşan perdelikler, doğadan ilham alan floral veya marin temalar kendinizi hafiflemiş ve ferahlamış hissetmenizi kolaylaştıracaktır.

Yatak odaları için de aynı kurgu önemli. Aslına bakacak olursanız sahil evi konseptinin ruhsal olarak bize en iyi gelecek alanlarından biridir yatak odaları. Perdeleri araladığınızda denizi görmeyi sağlayamazsınız ama kullandığınız materyallerle evinize yazın huzurunu yansıtabilirsiniz. Yatak örtüsü seçimi, nevresim takımları gibi iki önemli kozunuz var burada. Doğru değerlendirilirse onları tamamlayan küçük aksesuarlarla bir sahil evinde uyanmanız içten bile değil.

Teras, Balkon, Bahçe

Sahil evi ruhunu en güzel yaşantımıza taşıyacak alanlar hiç şüphesiz evlerimizin açık alanları. Küçük bir hamak, bir yer minderi, renkli bir sedir, köşelere yerleştirilen rüzgar çanları, büyüklü küçüklü mumluklar ve her türlü doğayı denizi, güneşi, denizi hatırlatan malzeme evinizde yazı gönlünüzce yaşamanıza faydalı olacaktır. Bir rüzgar gülü veya renkli bir saksı manzara mı değiştirecek sanki diye düşünmeyin.

Unutmayın önemsiz gibi görünen detaylar ev yaşamında büyük farklar yaratabilir. Denemeden bilemezsiniz…

 

 

dfot

 

Tiina Laakonen ve Jon Rosen’in Finlandiya aksanı verilmiş, yılın rengi indigo mavinin hakim olduğu evleri Hamptons’da bulunuyor. Eski model, moda tasarımcısı Tiine gerçek bir kır evi yaratmak istemiş.

“Maviyi inanılmaz şekilde rahatlatıcı buluyorum. Bir tema üzerinde çeşitli varyasyonlar yaratmak hoşuma gidiyor.” 

“Bu koridorların, bir koridor gibi değil daha sıcak görünmelerini istedim.”

Evin merkezinde açık bir yaşam alanı var. Tiina’nın Finlandiya’daki çocukluğuna ithafen renk paletinde gri, beyaz, siyah ve mavi yer alıyor. Kayan bir cam kapı bahçeye açılıyor. Böylece renk karışımına yeşil de dahil oluyor. Mobilya ve döşemelerinde George Sherlock kanepeler, Marimekko desenler, tasarımcı arkadaşı Christine Kim tarafından tasarlanmış kare puflar var. Piet Hein Eek tasarımı yemek masası, hala üretimde olan Maijo Isola tasarımı Marimekko masa örtüsü ile kullanılmış. Tüm iç duvarlarda klasik ambar kaplamasında kullanılan bir malzeme kullanılmış. Tiina kendini 50’lerden ve 60’lardan Fin klasiklerini evi için toplarken bulmuş.

“Zaman geçtikçe özüne daha çok dönüyorsun. Uzun süre ülkemden uzak yaşadım ama sevdiğim şeyler yine kendi orjinimin versiyonları oldu.”

Tiina Rusya sınırında Finlandiya’nın Imatra adlı endüstriyel bir bölgesinde büyüdü, 19 yaşında Paris’e gidip modelliğe başladı ve Karl Lagerfeld’e asistanlık yaparak moda dünyasına girmiş oldu. Koridorlarda ve yatak odasında Birger Kaipiainen’e ait 50lerin yine indigo mavi desende duvar kağıdıyla kaplı. Yatak odasında yine Marimekko desen yatak örtüsü örtü ve yerde yine Fin’lerin klasiği bez kilimler kullanılmış. Tüm odalarda mavinin eşsiz kombinasyonları, İsveç’li ve Fin tasarımlar kullanılan bu mavi evde ayrıca bahçedeki havuzu da mavi ortancalardan bir duvar çevreliyor.

“Mavinin her tonunu etrafımda görmek bana sonsuz bir huzur veriyor. Bu yüzden bahçede de ortancalara bolca yer verdik.”

 

http://decordemon.blogspot.com.tr/

 

dfot

 

Zorlu Center

Yaşı 30’un üzerindeki İstanbullular için çok yakın geçmişe kadar Zincirlikuyu’daki Karayolları binası İstanbul’un önemli simgelerinden biriydi. Zaman içerisinde karanlık terkedilmiş bir görünüme kazanan bu binanın arazisinde bugün Avrupa’nın en çağdaş önemli projelerinden biri olan Zorlu Center yükseliyor. İstanbul’lunun yaşam, kültür ve alışveriş alışkanlıklarına modern bir vizyonla damgasını vuran bu dev projeye biraz da yakından bakalım ne dersiniz?

Emre Arolat Architects ve Tabanlıoğlu Mimarlık’ın ortak tasarımı olan Zorlu Center, Türkiye’de son yıllarda gerçekleştirilmiş en önemli projelerden biri öncelikle bunu dile getirerek başlayalım söze. 5 farklı fonksiyonu bir araya getiren karma bir proje.

Peki Ne Bu 5 Ana Fonksiyon ?

 

1. Performans Sanatları Merkezi, projenin önemli bir parçası,

 

2. Yerli ve yabancı yüzlerce dünya markasının, gurme restoranların yer aldığı alışveriş merkezi de Zorlu Center’in bir diğer ana bölümü,

 

3. Kule Rezidans’ları,

 

4. Her evin kendine ait bahçe ve teraslarının bulunduğu Teras Ev’leri,

 

5. Raffles ve proje genelinin bütünleşik bir parçası olarak planlanan ve 20.000 metrekarelik A tipi ofisler de projede yer alan yaşam alanları.

Zorlu Center Mimarlık ve Kentsel Tasarım Yanşması’na 117 mimarlık ofisi başvurmuş, bunlar arasından 13 uluslararası mimarlık ofisi yarışmaya davet edilmişti. Jürisinde Fumihiko Maki, Charles Correa, Martin Filler, Ömer Kanıpak ve Prof. Haluk Pamir’in yer aldığı yarışma sonucunda Han Tümertekin, Cafer Bozkurt, Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu’nun projeleri finale kalmıştı. ERA Mimarlık ise yedek finalist olarak belirlenmişti.

Ardından projeler birleştirildi ve ayrı ayrı projelerle finale kalan Emre Arolat ve Murat Tabanlıoğlu, daha sonra Zorlu Gayrimenkul’un oluruyla projelerini birleştirme kararı aldı. Oluşan yeni konsorsiyum, ‘Yeni bir merkez ve özgün bir kent parkı’ temasını hayata geçirmiş. Zorlu Holding’in patronu Ahmet Nazif Zorlu, “50 yıl geçse bile İstanbul’da parmakla gösterilecek” sözleriyle Zorlu Center’ın simgesel değerine işaret etmiştir.

Zorlu Gayrimenkul Yatırım ve Geliştirme AŞ Genel Müdürü Levent Ergül, konuyla ilgili olarak yaptığı açıklamada, seçilen projenin 96 bin metrekarelik inşaat alanında 50 bin metrekarelik yeşil alan öngördüğünün altını çizmiştir.

Ünlü Mimar Emre Arolat ise proje hakkında ‘Ben bu projenin, yabancı mimar hayranlığından bir türlü vazgeçmeyen bir grup yatırımcı ve yerel yönetici için dikkat çekici olmasını diliyorum’ şeklinde bir değerlendirme yaparak, bu konuya dikkat çekmiştir.

İstanbul’un Göbeğinde Ayrıcalıklı Bir Rezidans Hizmeti

Zorlu Center, büyüklükleri 117 m² ile 735 m² arasında değişen 1+1’den 5,5+1 Penthouse’lara kadar farklı tipte rezidanslar İstanbul’un eşsiz manzarasını seçkin ailelerle buluşturuyor. Ayrıca Zorlu Center Projesi, sadece konut sahiplerinin kullanıyor olduğu 4 açık, 1 kapalı yüzme havuzu ve 1.600 m²’lik spor merkeziyle hayatınıza değer katıyor.

İlk defa Türkiye’de açılan mağazaları, iddialı gurme ve açık meydan konseptiyle toplamda 105.000 m2 alana inşa edilen Zorlu Center AVM, yaklaşık 180 mağazası, 10 bin m2’lik ana meydanı, 12 bin m2’lik yan meydanı ve yarı açık – yarı kapalı özellikte yeşil alanlarla çevrelenen yeni bir kent meydanına sahip. Zorlu Center AVM’de Türkiye’den ve dünyanın dört bir yanından farklı lezzetler sunan restoranlar; fine dining, slow food ve fast food konseptlerinin bir arada olduğu gurme yaklaşımlarıyla fark yaratıyor. Zorlu Center AVM, yine Türkiye’den ve dünyadan birçok moda markasıyla benzersiz bir karma hizmet veriyor.

9.600 m²’lik mağazasıyla Beymen kapılarını bu kez çok farklı bir konsept ile müşterilerine açtı.

 

Türkiye’ de ilk “Apple Store” özel tasarımı ile Zorlu Center AVM de açıldı.

 

Ayrıca; Brooks Brothers, Industrie Denim, Cos, Lanvin, Pomellato, Stella McCartney, Superdry Türkiye’de kendi mağazalarında ilk kez müşterileriyle buluştu. Lüks butik alışveriş keyfi yaşatan markaların yanı sıra, tüm konseptlerini içinde barındıran H&M 3.000 m²’de moda severleri buluşturdu.

 

Zorlu Center AVM gurme konseptiyle de fark yaratıyor. Türkiye’de ilk defa gurme severlerle buluşan Eataly, Jamie’s Italian, Tom’s Kitchen ve Morini dünyaca ünlü ve ödüllü aşçılarıyla dünyanın dört bir yanından farklı lezzetleri müşterilerine sunuyor.

 

Yeni geliştirilen aydınlatma teknolojisiyle Zorlu Center AVM’nin kapalı katlarındaki ışık sistemi gün ışığının değişimlerine göre düzenlendi. Meydanda ve yürüme yollarındaki kar ve buzlanmaya karşı eritme sistemi ziyaretçilere uygun hava koşulları sunarak, açık alandaki butik alışveriş deneyimini şehrin yeni meydanı Zorlu Center AVM’ye taşıdı. Zorlu Center AVM, 1.600 kişilik 2 adet VIP toplamda 14 adet salonu ile sinema tutkunlarına alışılmışın dışında bir sinema deneyimi sunuyor.

Dünyanın En Özel Otellerİnden Raffles, Zorlu Center’da

Zorlu Center’da yer alacak olan Raffles İstanbul Zorlu Center, markanın diğer otellerinde olduğu gibi geleneksel yapıyı koruyarak İstanbul’un tarihi ve karakteristik özelliklerini yansıtıyor. Raffles İstanbul Zorlu Center, premium luxury segmentte hizmet veriyor.

Raffles İstanbul Zorlu Center’da, toplam 184 odanın 136’sı standart, 47’si suit ve 1 tane de Presidential süit bulunuyor. İstanbul’un eşsiz güzelliğinin rahat, konforlu ve lüks bir şekilde yaşanabilmesi için odaların büyüklüğü ortalamanın üzerinde tutularak tasarlandı. Standart oda 62 m2, tek yataklı suit 130 m2, iki yataklı suit 250 m2, Presidential suit 350 m2 olarak planlandı. Raffles İstanbul Zorlu Center’da seçkin etkinliklere ev sahipliği yapacak olan 11 metre yüksekliğindeki 1.200 kişilik balo salonu bulunuyor. Raffles Istanbul Zorlu Center, bir başka özgün hizmeti SPA keyfini de yaklaşık 3 bin metrekarelik alanda konuklarına sunuyor.

dfot

 

Paylaşmak Güzel

 

Sosyal medya bizi çok “paylaşımcı” yaptı. Bu  güzel bir şey yanlış anlama olmasın eleştirmiyorum. Yediğimizi, içtiğimizi, tatilimizi, yeni kıyafetimizi hatta siyasi görüşümüzü ve boykotlarımızı paylaşıp duruyoruz bonkörce. Bunun kötü bir yanı yok bence, hayatımızın parçası onlar da. Bu paylaşımlara göre, hepimiz acayip entellektüel, sonuna kadar siyasi duruşu olan, zayıf, güzel, bol bol gezen, güzel yemekler yiyen sürekli yeni yerler keşfeden insanlarız. Ve hayatımızı paylaşıyoruz, ne var bunda diye de düşünülebilir.

 

Soru şu; paylaşıyor muyuz gerçekten? Yanlış anlama olmasın onlar da biziz buna bir itirazım yok, sadece o anlardan ibaret değiliz. En az bir kişi olsun varsa yakınınızda; hayatla ilgili kaygılarımızı, kendimizi zayıf hissettiğimiz çirkin hissettiğimiz anları bilen sıkıntı yok. Gerçekleştirmekte geciktiğimiz tutku ve hayallerimiz için omuzunda ağladığınız, daha da zoru peşine düştüğümüz tutkularımız için sıkı bedeller ödediğimizi anlatırken sırtımızı sıvazlayacak sıkı bir dost varsa etrafınızda hala çok geç değil. Aptallıklarımızda, kayıp ya da başarısızlıklarımızda birbirimiz için ağlayabiliyorsak naifçe, harekete geçebiliyorsak birimiz haksızlığa uğradığında düşünmeden asıl bu anlar paylaşmalık bence. İçimizden geldiği için sırf bir imkanımızı paylaşıp dostlarımızı durduk yere sevindirirken elimiz titremiyorsa paylaşacak çok şeyimiz var demek ki gerçekten.

 

Tırmanırken değil merdivenleri, ayağınız tökezlediğinde veya yüksekten korkup duraksadığınızda, yani çok da fotoğraf çektirmeyi tercih etmeyeceğimiz anlarda (“paylaş” butonu yokken etrafta kısacası) sessiz çığlığınızı duyup paylaşanınız varsa ne mutlu size.

 

Çünkü paylaşmak güzel…

dfot

İşin Rengini şimdi siz değiştirin

Duvar renginizi seçin, şimdi de Schneider Asfora Plus çerçevesinin 4 renk alternatifinden birini seçin, son olarak Asfora Plus tuş kapağının 4 renk alternatifinden birini seçin ve zevkinize en uygun kombinasyonu oluşturun.

 

Uygulama için tıklayın.

 

Daha detaylı bilgi almak için www.SEreply.com‘u ziyaret edip, fiyat listesini inceleyebilirsiniz.

Şifre : 49415p

dfot

 

1926’da kurulan ve o günden beri ‘oturma ünitesi’ denildiğinde ilk akla gelen İtalyan markalarından olan Tonon’un yeni sandalye tasarımları Koleksiyon mağazalarında.

20’li yılların iş disipliniyle tasarım serüvenine atılmış olan İtalyan markası Tonon sandalye ve koltuk tasarımlarıyla kısa zamanda adını duyurdu. Marka 50’li yıllardaki endüstrileşme ve teknolojik gelişmelerle birlikte yeni malzemelerle tanıştı. Tonon, endüstriyel mantıkla zanaatkar kalbi birleştirdi. Bu kombinasyonla ortaya çıkan tasarımlar bir masa etrafında dizildiğinde konforlu ve sağlıklı olduğu kadar romantikten klasiğe uzanan dekorasyon çizgilerine de uyum sağlıyor.

Yataş’tan klima etkili kaliteli uyku deneyimi sunan Legend Climatic Yatak

Yataş’ın uyku dünyasında üstün teknolojisiyle ön plana çıkan yeni yatağı Legend Climatic, hem kişiye özel termal konfor sunuyor hem de omurgayı doğru şekilde destekleyerek kaliteli uyku sunuyor.

Poliform Varenna’dan WEB kitaplık Daniel Libeskind tasarımı DuPont Corian ile yapıldı.

Daniel Libeskind  tarafından tasarlanan WEB kitaplık, modern yaşamın mükemmel bir portresidir. Tıpkı internetin kullanıcılarına linkler ile birbirine bağlı olan içerik koleksiyonuna göz atmasını ve kullanmasını sağladığı gibi; WEB – alternatif blokları ve boşlukları ile – güçlü bir görsel etkiyle,  en farklı kullanımlar için tasarlanmış yepyeni bir kitaplık konsepti sunuyor.

TEPE HOME’DAN ÇANAKKALE’YE YEPYENİ MAĞAZA

Açılışı yapılan 5 mağaza ile bu yıl satış alanlarına 14.490m2 daha ilave eden Tepe Home, 2014 yılı sonunda toplam satış alanını 140.000 m2’nin, mağaza sayısını ise 40’ın üzerine taşımayı hedefliyor.

Philips Airfryer ile yüzde 80 daha az yağla hafif yaz yemekleri

Çok az yağ ile ya da hiç yağ kullanmadan lezzetli yemekler pişirebileceğiniz Philips Airfryer, yaz mutfağınızın vazgeçilmezi olacak. Philips Airfryer ile kızartarak, ızgara yaparak ve pişirerek fazla yağ içerdiği için uzak durduğunuz yemekleri keyifle yeme zevkine ulaşabilirsiniz.

Hafif yemeklerle sağlıklı bir yaz için Siemens’ten buharlı fırın

Siemens ankastre buharlı fırını ile sizi yaz aylarında hafif ve sağlıklı beslenmeye davet ediyor. Siemens HB36D575 buharlı fırınında yiyecekler buharda pişiyor, hem hafif oluyor, hem besin değerini kaybetmiyor. İleri teknolojiye sahip zengin donanımı ile kullanım kolaylığı ve konfor sunan Siemens buharlı fırında tazeleme/ısıtma, mayalama, buz çözme, hassas pişirme, ön ısıtma ve sıcak tutma işlemlerinin tümü de gerçekleştirilebiliyor.

Zahmetsiz Temizliğin yeni adı; Arzum Hera!

Kadınların hayatını kolaylaştırmayı görev edinen Arzum, yeni dikey süpürgesi Arzum Hera ile ev temizliğini oldukça pratik hale getiriyor. Toz torbası gerektirmeyen yapısı, hafif tasarımı ve ergonomik kullanımı ile günlük temizlik artık çok daha kolay ve hızlı. Üstelik 1700W çekiş gücü ile bir dikey süpürgeden beklenenin çok üstünde motor gücüne sahip olan Arzum Hera; tek seferde zahmetsiz bir temizlik sunuyor.

Gaggenau Vario Teppan Yaki ile 

Japon usulü lezzet deneyimi 

Profesyonel mutfak çözümlerini evlere taşıyan Gaggenau çok fonksiyonel ve özel ızgara ürünü Vario Teppan Yaki VP 421 ile her zamanki gibi farklı lezzet deneyimleri sunuyor. Vario Teppan Yaki VP 421 ile doğrudan, düz ve sert kromlaştırılmış metal yüzey üzerinde, Japon geleneğine göre ızgara ve pişirme işlemi yapılabiliyor.  İki bölgede de isterseniz tüm yüzeyde veya arzu üzerine yalnızca tek bir kısımda tam bir sıcaklık ayarlaması mümkün.

MUTFAKTA MÜKEMMEL LEZZETLERİN USTASI OLMAK İSTEYENLER, AĞUSTOS AYINDA MSA’DA BULUŞUYOR

Mutfak Sanatları Akademisi (MSA), Ağustos ayında da çok kapsamlı bir eğitim programı sunuyor. Tüm mutfak tekniklerinin yer aldığı ‘Mutfakta 8 Hafta’ ve en güzel pastaların ustası olmak için ‘Mutfakta 8 Hafta – Pastacılık’ programları ile mükemmel lezzetler yaratmak çok kolaylaşacak. Ayrıca ‘Etler ve Pişirme Teknikleri’, ‘Kahvaltı Keyfi’, ‘İtalyan Mutfağı’, Pizzalar ve Salatalar’, ‘Evde Konserve Yapımı ve Saklama Teknikleri’, Vejetaryen Mutfağı’, ‘Burgers&Fries’, ‘Cheesecakeler’ ve ‘Kokteyller’ gibi günlük programlar da, Ağustos ayının kaçırılmayacak fırsatları arasında yer alıyor.

COOKSHOP. Türkan Sultan’lı Yeni Menüsü ile

Tarifsiz Lezzetlerine Lezzet Katıyor!

Bu sene Cookshop’un kuşkusuz en büyük yeniliği ise yeni menüsü. İcatların yer aldığı, bir dergi niteliğinde olan menü bu sene karşımıza özel biyografilerle karşımıza çıkıyor.

V-ZUG Plus X 2014 Ödülü’nü kazandı 

Teknoloji ve inovasyon lideri V-ZUG, elektrikli ev cihazları ürünleriyle “En Yenilikçi Marka” kategorisinde Plus X Ödülü’nü kazandı. Plus X Ödülü, on yıl önce Almanya’da verilmeye başlandı. Dünyanın en önemli “yenilikçi ürünler” yarışması olan Plus X’de, üreticiler ev ürünleri koleksiyonlarını inovasyon ve kalite kategorilerinde jürilerin beğenisine sunuyor. Şirketlerin başarı çizgisinde son derece önemli bir kriter olan inovasyon aynı zamanda hayatımızı kolaylaştıran yenilikler anlamına da geliyor. Çevre dostu ve inovasyona sahip ürünleri temsil eden Plus X Ödülü, tüketicilerin satın alacakları cihazları tercih etmelerinde belirleyici oluyor.

Plus X amblemi, V-ZUG’un yenilikçi teknolojileri ile…

Philips BT100 ile Müziği Sokağa Taşı 

Kompakt tasarıma sahip Philips’in taşınabilir kablosuz hoparlörü BT100, kaliteli ses çıkışının ve renk çeşitlerinin yanı sıra bluetooth bağlantı özelliği ile stil sahibi müzikseverler için çok işlevli bir hoparlör görevi görüyor.

Philips BT100, kompakt tasarımı ve ileri düzeyde ses performansı ile müzikseverlere taşınabilir eğlence sunuyor. Ayrıca, renkli çeşitleriyle stil sahibi şehir tutkanları için ideal bir görünüm sağlıyor. BT100, kaliteli ses deneyiminin yanı sıra bluetooth bağlantısı ile kablosuz müzik keyfi yaşatırken, her cihaza kolayca bağlanabilme özelliği sayesinde müzikseverlere büyük kolaylık sağlıyor.

Yazın tadını çıkardığınız tüm anları engel tanımadan kaydedin,

Sony Action Cam’le harekete geçin 

Sony Action Cam ailesinin yeni üyesi HDR-AS100VR giyilebilir video kamera, muhteşem Full HD videolardan detaylarla dolu fotoğraflara kadar hayatta bir defa yaşanabilecek deneyimleri yakalamanızı sağlıyor.

Farklı çekim modları, paylaşım kolaylığı ve dosyaları düzenlemek için yenilikçi yöntemler sunan Sony Action Cam ile keyifli yaz tatilinizin maceralarını kaydederken engel tanımayacaksınız.

Samsung Galaxy Tab S Ağustos’ta Türkiye’de 

Samsung Electronics, bugüne kadarki en ince ve hafif tableti olan Galaxy Tab S’i, Ağustos ayı içerisinde Türkiye pazarına sunacak. Bu Super AMOLED tablet, en gelişmiş ekran teknolojisini çok çeşitli ve özel içeriklerle bir araya getirerek benzersiz bir eğlence deneyimi vaat ediyor. Samsung, Galaxy Tab S ile tablet pazarına yeni bir soluk getirmeyi planlıyor.

Sıcak yaz mevsimini ödüllü klima LG ArtCool Stylist V ile karşılayın

LG’nin ArtCool serisinin en yeni üyesi Stylist V, ödüllü tasarımıyla evlerin vazgeçilmezi oluyor, üç yönlü hava akışıyla evinizin iklimine en doğal dokunuşu yapıyor.

Yastık By Rıfat Özbek’le Yatınız Mücevher Gibi Işıldıyor

Dünyaca ünlü yastık markası Yastık By Rıfat Özbek’in yeni koleksiyonu Hot Spots, Yunan adalarına vurgu yapan özel tasarımlarıyla lüksü ve estetiği yatlara taşıyor.

Ünlü tasarımcılar Rıfat Özbek ve Erdal Karaman tarafından mavi sulara yelken açan yatlara özel olarak hazırlanan koleksiyonda; Yunan adalarına benzer Ege mavisi, mercan beyazı ve çiçekli gümüş parçalardan oluşan “PATMOS” ile adaların cazibeli ve bereketli tarihini anımsatan koyu mavi, beyaz ve altın rengindeki suzeni işlemeli kumaşların hakim olduğu “MUSTIQUE” modelleri dikkat çekiyor.

ŞİMDİ PENELOPE YASTIKLARI

ÇİFTLEME ZAMANI

 

Türkiye’de uyku kültürünün öncüsü PENELOPE, Ağustos ayında Yastık Günleri’ni başlatıyor. Ağustos ayı boyunca PENELOPE’den yastık satın alan herkes ikinci yastığa yüzde 50 indirimle sahip oluyor.PENELOPE’nin en sevilen yastıklarından biri olan bir yanı yumuşak diğer yanı orta sert PENELOPE MEDALLION yastıklar da Ağustos ayına özel indirimdeki 40 çeşit yastık arasında yerini alıyor…

VİKO ARTLINE İLE MEKANLARA, 

DOĞAÜSTÜ GÜZELLİK…  

Doğa bize hayatın farklı alanlarında kullanmak üzere birbirinden değerli armağanlar sunuyor. Bunların arasında kendilerine özgü özellikleri ve renkleri ile bugün dekorasyonun vazgeçilmezleri arasında yer alan doğal taşlar çok özel bir yere sahip bulunuyor. Doğal taşlar şimdi VİKO Artline’ın Novella koleksiyonu ile evleri doğallığın zarif dokunuşu ile süslüyor. Novella serisi elektrik anahtarı ve prizler; Himalaya grisi, Guatemala yeşili, Slate grisi ve natürel beyaz taş alternatifleri ile yaşam alanlarına ruh katıyor.

PAŞABAHÇE PORSELEN İLE 

SEVDİKLERİNİZE ‘BEN YAPTIM!’ DEYİN

Paşabahçe Porselen, dünyaca ünlü kalem markası Edding ile eğlenceli bir set tasarladı. Kupa ve porselen dekorasyonuna yönelik üretilen rengarenk kalemlerden oluşan ‘Ben Yaptım!’ setleri sevdiklerine verecekleri hediyelerde kendilerinden bir iz olmasını isteyenler için muhteşem bir alternatif oluşturuyor.

DIŞ MEKANLARI GÜZELLEŞTİRMENİN YOLU KOÇTAŞ’TAN GEÇİYOR

Konforlu olduğu kadar, kullanışlı bahçe mobilyaları ile yazın keyfini doyasıya yaşayacaksınız. Blooma Saba masa ve sandalye takımı ve Blooma Janerio sandalyeler dış mekanlarınıza renk katarken ailenizle birlikte keyifli saatler geçirmenizi sağlayacak. Koçtaş’ta satılan Blooma Saba masa ve sandalye takımlarının; pembe, yeşil ve turkuaz renkleri bulunuyor.

Yataş’tan yüksek konforlu hem klasik hem modern oturma grubu: Merlin

Yataş’ın farklı modül alternatifleriyle ister köşe takımı isterseniz de koltuk takımı olarak odaları süsleyen yeni oturma grubu Merlin, modern ve klasik tasarım anlayışının bir sentezi…Ahşap ayak yapısıyla ortama sıcaklık katan Merlin Oturma Grubu mekanı geniş gösteren bir tasarıma sahip.

MERMERİN EŞSİZ DOKUSUNU YURTBAY SERAMİK’İN ERA SERİSİ’YLE YAKALAYIN

Mermeri andıran dokusuyla natural, damasklı dekoruyla klasik çizgilere sahip olan ERA Serisi, iç mekânlara büyülü bir atmosfer katıyor. Kapladığı yüzeye sadeliğin zarafetini kazandıran seri, pamuksu görünümüyle içinde bulunmaktan keyif alacağınız yaşam alanları yaratıyor.

HTC, geliştirdiği çift SIM kartlı ve ekonomik giriş seviyesi modelleri 

Desire 516 ve Desire 616 ile iş ve eğlenceyi  birleştirerek, hayatı kolaylaştıran  bir inovasyona daha imza attı.

Mobil inovasyon ve tasarımda ilklerin yaratıcısı HTC, birden fazla cep telefonu numarasına sahip kullanıcılar için hayatı daha da kolaylaştırmak üzere tasarlanan iki yeni giriş seviyesi telefonunu görücüye çıkarttı. Hem HTC Desire 516 hem de Desire 616 sahip oldukları  yüksek kaliteli 5 inç ekranları ve çift SIM destekli güçlü işlemcileri sayesinde iş ve özel yaşama ait görüşmeleri, e-postaları, mesajları ve diğer verileri yönetmek için iki farklı SIM kartı için ayrı telefonlar taşıma ihtiyacına da son veriyor.