AĞUSTOS 2014 ARŞİV

dfot

 

Murat Ilgın, birbirinden çok farklı resim serileriyle çıktı hep karşımıza. Son dönem “ Savana Serengeti ” resimlerine bakarken sessizliği ve huzuru hissettim. Antilop, zebra ve zurafalı dingin kompozisyonlarında  insanın doğaya kaçış özlemini, günah çıkartırcasına  sadeliğe geri dönme çabasını gördüm.

 

Resim serileriniz üzerinden sanatınızın değişim ve gelişimini anlatır mısınız?

 

1997 senesinden bu yana farklı resim serileri ürettim:

1997-1999 Hurda Wolksvagen serisi: Terk edilmişlik ve tek başına ayakta durma çabasının ifadesi oldular.

2000 Karakalem asker portreleri serisi: Askerliğim boyunca çizdiğim karakalem er portreleri.

2003 Olympos serisi: Antalya Olympos’ta kampçı kareleri.

2004-2005 Mazgal serisi: Sokak ve kaldırımlardaki mazgalların travmal unsurlarla ifadesi.

2005-2006 Kedi köpek serisi: Sokak hayvanları.
2006-2008 Midye serisi: Midye kompozisyonları,  midyecilerin günlük yaşantıları.

2008-2010 Tepeden insanca oyalanmalar serisi: Yukarıdan bakılarak resmedilmiş portreler. İnsan psikolojisi çözümlemeleri.

2011-2012 Etlimoloji serisi:  Derisi yüzülmüş büyükbaş ve küçükbaş çiflik hayvanlarının etlerinden oluşturulmuş kompozisyonlar. Kasap rolüne bürünmüş otoportrem. Sosyolojik,  felsefi ve psikolojik eleştiri biçimleriyle bakılması gereken özel bir seri.

2013-2014 Masal serisi: Grim Kardeşler masal portreleriyle ifade biçimleri.

2014 Savana Serengeti serisi: Afrika doğal yaşamından hayvanlar. Mantarlar ve ağaç kompozisyonları.

 

Beş kişisel sergi açtım. Altmışın üzerinde karma sergi,  çeşitli sempozyum ve yarışma sergilerine katıldım. Tekel 2003 Mansiyon ödülüm var.

Resim sanatında ışık, renk, kompozisyon ve dokunun ne denli önemli unsurlar olduğunu anladım ve uyguladım. Resmin belli bir psikoloji ve felsefe temeline oturtularak insanın içindeki aydınlık ve karanlığı yansıtması gerektiğini düşünüyorum. Sanatın farklı disiplinlerin bileşgesi olduğuna dair inancım sonsuz.

 

Sanat ve sanatçı tanımınız nedir?

 

Sanat alıcının -yani izleyicinin- hayatını değiştiren bir olgudur. İzlendiğinde bilinç altına girer ve geçmişteki tecrübeleri sorgulatır. Sanat ömrünü duyarlı geçiren ve bunu gerek plastik sanatlar, gerek görsel sanatlar, gerekse müzikle yansıtan kişilerin işidir. Sanat eseri sanatçının aynasıdır.

 

Sanatçıyla diğer insanlar arasında ki fark nedir?

 

Sanatçı dünyada ki işittiği gördüğü özetle bütün şahit olduğu şeyleri kendine dert edinir. Buna bir tür takıntı diyebiliriz. Obsesif hale gelmedikçe bence bir mahsuru yok. Diğer insanlar bakar duyar anlatır ve unutur, yahut iteler. Sanatçı sadece bakmaz. Görmek için bakar. Başka birşeyler farkeder. Sanatkar  duygu ve düşünce süzgecinden geçirip yansıtır ve diğerlerine sunar. İşte fark budur. Bazen sanatkar tanımlanamayan tuhaf diye nitelendirilir. buda normaldir. Çünkü toplumun bir tık üzerindedir, ama bu sakın yanlış anlaşılmasın öyle olmalı ki alış veriş olsun. Bu alışveriş sadece maddi anlamda değildir. Bir arada yaşamak güzel.

 

 

Mutluluk ve sanat arasındaki ilişki nedir sizce?

 

Önce mutluluğun dozundan bahsetmek doğru olur sanırım. Büyük mutluluklar tatminsizlik,  küçük mutluluklar yaşama enerjisi verir bence. “Mutlu olacağım” diyerek mutlu olunmaz. Ya mutlusundur ya da değilsindir. Bunun için bazen sebep aramaya bile gerek yok. Hani hiçbir sebep yokken “iyi hissediyorum” deriz ya işte öylesi daha güzel. Sanatla arasındaki ilişkiye gelince, o da göreceli. Ben mutluyken de mutsuzken de, güne karşı nötr iken de resim yaparım. Resim yapmayı düşünürüm. Hayat tarzım bu.

 

Sizi tetikleyen unsurlar,  ilham kaynaklarınız nelerdir?

 

Saymakla bitmez ki. Hayvanlar, kedilerimiz Ran ve Bal, bazen hayalimde metamorfoza uğramış bir insanımsı yaratık, ölümler, ayrılıklar, doğumlar, gezdiğim bir sergi, müze,  sinema, kitap, seks, seyahat, kahkaha, muhabbet, kocaman bir ağaç, hayvanlar, yalnız yürüyüşler, sevgili eşim Zeynep, uzun uzun denize dalmak, politikaya duyduğum nefret,  mutlu insanlar, şahit olduğum kavgalar, inşaat  temelleri ve özellikle çocukluk anılarım. Çoğu Kocaeli Bayramoğlu’ndakiler. Rüyalarım da cabası.

 

İnşaat temelleri mi?

Evet. Dibine baktıkça toprağın derinliklerine iniyorum.

 

Hayran olduğunuz sanatçılar kimlerdir?

 

Hakan Gürsoytrak, Zeliha Akçaoğlu, Adil Salih, Hakan Bilal Karakaya, Gökçe Yağmur,  Yusuf Alper Çakır, Ansen Atilla, Antonio Cosentino, Zekai Ormancı, Güngör Taner, Berkay Buğdancı, İrfan Okan, Balkan Naci İslimyeli, Fikret Mualla, Eşref yıldırım, Mehmet Aksoy,  İlhan Koman.

Rembrant, Odd nerdrum, Picasso, Modigliani, Leonardo Da Vinci, Soutin, Goya, Gaugin,  Van Gogh, Giocometti, Michelangelo, Rodin.

 

 

 

 

 

 

Sanatın insan yaşamında ki yeri nedir,  ne olmalıdır sizce?

 

Bu soruya Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün sözleriyle cevap vermek istiyorum: “Bir millet sanattan ve sanatkardan mahrumsa tam bir hayata malik olamaz. Böyle bir millet bir ayağı topal, bir kolu çolak, sakat ve alii bir kimse gibidir. Sanatsız kalan bir milletin hayat damarlarından biri kopmuştur. Sanat güzelliğin ifadesidir. Bu ifade söz ile olursa şiir, name ile olursa musiki, nakş ile olursa ressamlık, oyma ile olursa heykeltraşlık, bina ile olursa mimarlık olur. Sanatkar, toplumda uzun mücadele ve gayretlerden sonra alnında ışığı ilk hisseden insandır. Hepiniz milletvekili olabilirsiniz, bakan olabilirsiniz, hatta cumhurbaşkanı olabilirsiniz, fakat sanatkar olamazsınız.”

 

Sanat insan ruhunu şekillendirmek için var olan bir olgudur. Sanat içinden geçtiğimiz ince bir sokaktır. Sanat sürdüğümüz ömürdür. Okullarda sanat ve sanat tarihi derslerine ağırlık verilmesi ve sevdirilmesinin önemini vurgulamak isterim. Son olarak da büyüklerimizden müzeciliğin üzerinde ciddiyetle durmalarını arz ederim.

dfot

Muse Kolektif Dükkan

Bergsen & Bergsen Galeri, yaz günlerinde sanatçı ve sanatseverleri yepyeni bir proje ile bir araya getiriyor. Gayrettepe’deki Muse Istanbul içindeki mekanında Bergsen & Bergsen Galeri, her yıl düzenlemeyi planladığı “Annual Open House” sergisinin birincisine ev sahipliği yapıyor…

Yaz sonuna kadar devam edecek olan projede sanatçılar, belli bir disipline bağlı kalmadan, kariyerlerinin değişik dönemlerinden işlerini sergileme imkanı buluyorlar. Tüm sanatçıların katılımına açık serginin bir küratörü yok. Tamamen sanatçıların isteği ve kendi seçtikleri işlerinin sergilenmesi ile dinamik ve organik bir düzenleme gerçekleşirken, sanatseverler kalıpların dışında bir sergi mekanında tasarım ve sanat objeleri satın alma imkanı bulacak, aynı zamanda ilham alanı olarak tasarlanan “Muse İstanbul”da keyifli vakit geçirebilecekler…

dfot

Mis Kokulu Ritüeller

Yüzyıllardır süre gelen hamam kültürünün bir parçası olan (öznesi olan) banyolar günümüzde temizliğin(arınmanın) yanı sıra meditatif etkisi nedeniyle dinlenme alanı olarak da kabul ediliyor. Bu mekanlar için yaratılan tasarımlar ise bu hoş ritüelin en güzel enstrümanları…

Riverdale Hollanda markası olan Riverdale genç ve dinamik çizgisiyle dikkat çekiyor. Banyo ürünlerini Days. Collection adıyla sunan Riverdale bu koleksiyonda havlu, sabun, oda parfümünün yanı sıra  duş jeli, vücut losyonu gibi kişisel bakım ürünlerine de yer veriyor. Ayrıca mobilya ve dekoratif aksesuar tasarımı yapan firma mutfak mobilyası ve sofra aksesuarlarını da ürün gamında sergiliyor.

Kas Ev malzemeleri üzerine yoğunlaşan Kas, yönetim anlayışı ve tasarımcılarının genç görünümünü yansıtıyor. Lider tasarım trendleri çağdaş yaşam ürünleri yelpazelerinde somutlaşıyor. Kas koleksiyonu yatak odası tekstili, yastık, atkı, nevresim, oda parfümleri, havlu, bornoz ve tematik aksesuarları içeriyor.

L’Atelier Catherine Masson Kokulu dekoratif ev eşyaları üreticisi Catherine Masson Atölyesi, kokulu objeleri ince bir zevkle hoş objelerle buluşturduğu ürün yelpazesi, beklentileri çok yüksek haute-couture camiasınca takdir ediliyor.

Aquamass Otel, spa ve wellness sektörüne hizmet veren Aquamass yaratıcı ve fonksiyonel tasarımlarıyla beğeni topluyor. Klasik, minimalist, retro, pop gibi farklı stillerde küvet, lavabo tasarımları sunan marka mozaikten deriye pek çok malzemeye estetik dokunuşlarla hayat veriyor.

 

dfot

SANAL TARIM KOMŞUKÖY İLE GERÇEK OLURSA…

 

Yerinizden hiç kalkmadan, bilgisayar ekranınızdan, tek tıkla yöneteceğiniz tarlanız, aslında gerçek Komşuköy bahçenizin sanal bir kopyası. Yani, Komşuköy ekranınızda, kolayca ve eğlenerek gerçekleştirdiğiniz tüm işlemler. Kurucuları Uğur Akyıldız, Oğulcan Atay, Emre Cem ve Özden Akyıldız’ın iki hayali üzerine 2011 senesinde geliştirilmeye başlandı.

’Bunlardan ilki, öze dönüş kavramıydı. Tüketim odaklı günümüz dünyasında, özellikle büyük şehirlerde yaşayan bireyler doğa ve topraktan oldukça uzak bir yaşam sürüyorlar. Ne yazık ki, bunun olumsuz etkilerini hem fiziksel hem de psikolojik olarak yaşıyorlar. Doğayla bağları kopmaya başlayan kent insanının bu temasa en kolay yoldan yeniden sahip olmasını sağlamaya çalıştık. Çünkü, Komşuköy aynı zamanda hafta sonlarınızı doğada, kendi tarlanızla ilgilenerek geçirebilmenizi de sağlayan bir proje.’’  – ÖZDEN AKYILDIZ

 

Peki bu üyelik sistemi nasıl işliyor?

 

www.komsukoy.com’a ücretsiz üye oluyorsunuz. Dilerseniz tarla edinerek ve tarım yaparak devam edebileceğiniz üyeliğinizi sadece Köy Kahvesi’nde sosyalleşerek de değerlendirebiliyorsunuz. Kampanyalardan birini seçerek, tarlanızı edindikten sonra da, fide/tohum almak ve diğer işlemler için kullanacağınız Komşu Puanlarınızı yüklüyorsunuz. Oyun ekranı da oldukça basit ve kullanışlı. Online oyun ekranıyla yönettiğiniz gerçek bahçenizde ürettiğiniz ürünleri dilediğiniz adrese, kendinize veya sevdiklerinize kargo yoluyla gönderebiliyorsunuz. Mahsulünüzü diğer Komşuköylülerle takas yaparak, ürün çeşitliliğinizi artırmanız da mümkün.

Projenin mobil aplikasyonunun hazırlıkları sürüyor.
Komşuköy’de senelik olarak tarla edinebiliyorsunuz. Müşterilerin ihtiyacı doğrultusunda farklı kampanya seçenekleri de var. Üyeler, fide ve tohumları Komşu Puanlarını kullanarak satın alıyorlar. Temel bakım hizmetleri  dışında kalan verimlilik, ekim ve hasat işlemlerini de üyeler yine Komşu Puanları ile satın alabiliyorlar.

Kullanıcılarına 20 ve 40 metrekareler için farklı kampanya seçenekleri ve 70 TL ile 365 TL arasında değişen aylık fiyatlandırmalar sunan Komşuköy’de kiralamalar yıllık oluyor.  Ancak hazır tarla kiralamak isteyen üyeler  için de tüm işlemlerin dahil olduğu ekili hazır tarla paketleri mevcut. Önümüzdeki sezonlarda daha ufak metrekare kiralamaları da başlayacak olup, özellikle yalnız yaşayan ve tüketimi daha sınırlı olan bireyler ayda 50TL gibi ekonomik bir bütçe ile kendi bahçesinden beslenme imkanı bulabilecek. Kullanıcılar bakım işlemlerini, Komşuköy’ün düzenli bildirimlerinden takip ederek, oyun ekranından kendileri yapabildikleri gibi, otomatik bakım butonu sayesinde işlemlerin otomatik olarak uygulanmasını da sağlayabilecekler.

Fide/tohum satın alımlar ve verimlilik arttırıcı bakım işlemleri ekstra ücretlendiriliyor. Otomatik bakımda kullanıcılara düşen sadece ürünlerinin gelişimini site üzerinden takip etmek.

Kurucu ortakların hedefleri arasında Türkiye’nin farklı bölgelerindeki çiftçiler ile işbirlikleri kurabilmek, tüm fonksiyonları ile gerçek bir doğal ürün üretim ve satış platformu oluşturmak ve bu anlamdaki ilk iş modeli olacağından, projeyi globale taşımak da en büyük hedeflerden bir tanesi.

’Özellikle ailelerin yoğun bir ilgisi var. Çocuklarına en sağlıklısını yedirebilmek isteyen annelerden güzel tepkiler alıyoruz. Sağlıklı beslenmenin yanında, çocuklarının doğadan kopmamasını isteyen; çileğin markette değil de tarlada yetiştiğini deneyimleyerek öğretmek isteyen bilinçli bir üye profilimiz var. Tüketimin ve dışarıya bağımlılığın arttığı günümüz toplumunda Komşuköy, üyelerine kendi ürünlerini yetiştirebilme ve ürünlerini diğer üyeler ile takas edebilme imkânı sunuyor. Bu sayede üyeler, yalnızca kendi ürünlerini takas ederek, para ödemeden diğer ihtiyaçlarını da karşılayabilecekler.Benzer vizyon ve ortak hobileri olan kişilerin buluşma noktası olacak olan Köy kahvemizde kurulan dostlukların da bir katma değer yaratacağına inanıyoruz.Bireysel kullanıcılarımızın yanında, öğrenimi deneyime dayalı kurgulamak isteyen eğitim kurumları da tarla kiralamaları yaparak, Komşuköy’ü eğitim sistemlerine adapte etmeye başladılar. Aradıkları standartlarda içeriği burada kendi bahçelerinde yetiştirmek isteyen otel ve restoran üyelerimizde var. Onlarla festivallerimiz kapsamında da sürpriz işbirlikleri yapıyor olacağız.’’

Türkiye’nin önde gelen firmalarından, önemli sponsorluk destekleri alındığını belirten Özden Hanım bu sayede, yatırımın önemli bir bölümü, alanlarının lideri sponsor firmalar tarafından karşılandığının altını çiziyor.

Örneğin, Komşuköy üyelerinin tarlalarını bilgisayar ekranlarından izlemelerini sağlayacak olan tüm görüntüleme ve güvenlik alt yapısı Sensormatic tarafından kurgulanmış. Yalnızca Türkiye’de değil, bölgede de lider olan Sensormatic’in donanımlı proje ekibi, en uygun çözümleri bir araya getirmiş, projelendirmiş ve uygulamış. Bunun yanında, tarım alanının önemli isimlerden Jain Sulama Sistemleri de damla sulama alt yapılarının tamamını profesyonel ekipmanları ve deneyimli kadrosu ile yine Komşuköy’e özel projelendirmiş ve hayata geçirmiş durumda.

Tarla alanlarının haricinde bir de 2.500 metrekarelik alana kurulu Köy Kahvesi mevcut. Crate & Barrel’in alan sponsoru olduğu, üyelerin özellikle hafta sonlarını doğanın içinde sevdikleri ile vakit geçirmesine olanak sağlayacak olan Köy Kahvesi yaz sezonu boyunca özel festival ve etkinliklerine ev sahipliği yapacak.

İlk olarak tarım üretimi ile hayata geçen Komşuköy’de önümüzdeki dönemlerde hem kiralamalarında bölge çeşitliliği  hem de üyelerinin kendi üretimini yapmanın haricinde ürünlerinin ticaretini de yapabileceği dünya da henüz örneği bulunmayan bir online köy pazarı hayata geçirilecek.

dfot

 

1978 yılında kurulan ve plastik şemsiye tabanı üretimiyle işe başlayan Summer Classics, günümüzde reçine hasır, dökme alüminyum, tik, ve demir kullanarak ürettiği yüksek kalite dış mekan ve veranda mobilyaları ile alanında öncü bir markadır. Müşterilerinin yaşam kalitesini artırmak için güzel ürünler üretmekte ve insanların mobilyalar hakkındaki düşüncelerini değiştirmektedir.

Summer Classics, dış mekan mobilyaları ile öne çıkmaktadır. Tasarımcılar sofistike ürünler yaratmak için ilham almakta ve bunu farklı malzemelerin yaratıcı kullanımı ile geleneksel işçiliği birleştirerek yapmaktadır.

Summer Classics, çeyrek yüzyılı aşkın bir süredir tutkuyla dış mekan mobilyaları tasarlamakta ve yaratmaktadır. Bu bağlılık üretimin ve müşterileri memnuniyetinin artış göstererek devamlılığını sağlamaktadır.

dfot

 

Sia, adını kurucu olan Sonja Ingegerd Andersson’un baş harflerinden alıyor.

Bu modern peri masalı Sonja Ingegerd Andersson’un ipek kağıt ile el yapımı çiçekler yaptığı mutfağında başladı. 1963 yılında “Flower Power” gelişme dönemindeydi ve bir kadın dergisi olan Femina’nın tasarımlarını yayınlamasıyla Sonja kısa sürede muhteşem bir başarıya imza attı. Çok sayıda sipariş Lustgarden’daki küçük evde üretilmeye başladı ve çok geçmeden bu küçük ev gerçek bir atölye haline geldi. Atölye her geçen gün daha fazla koleksiyon üretmeye başladı ve sonja vazo, batik, sofra takımı, dekoratik aksesuar, mumluk, mum ve küçük mobilyalar gibi yeni tasarımlar geliştirmeye başladı…

Günümüzde

Sia Home Fashion 5 kıtadaki sayısız ülkede hizmet eden uluslarası bir şirkettir. Marka kaliteli çiçek düzenlemelerinin yanı sıra eşsiz tasarımlara sahip olan tekstil, sofra takımı, mobilya, aydınlatma, vazo, çerçeve, mum, mumluk, hediyelik eşya ve aksesuarlarıyla adından söz ettirmektedir.

Sia’nın yaratıcıları

Sia Home Fashion bir sanatçı tarafından yaratıldı ve bu sanatçı önderliğinde yetenekli bir ekiple işe koyuldu, bu yüzden Sia için en temel şeyin yaratıcılık olması şaşırtıcı değil.

 

Sonsuz ve modern nesneler tasarlayıp evlere hayat veren, uyum içerisinde sürprizler yaratan ve bunlara yaratıcılık ekleyen Sia tasarımcıları deneyim ve tutkularını şirkette çalışan herkesle paylaşmakta ve Sia’nın başarılarına her gün katkı sağlayıp ve geliştirmektedir.

 

dfot

 

 

Mamagreen çevre dostu üst düzey dış mekan mobilya ürünleri tasarlamakta ve üretmektedir. Mamagreen, konforu, işlevselliği ve stili harmanlayarak kaliteli ürünler üretmeye kendini adamıştır. Tasarlamış olduğu bütün mobilyalar ev ve otellerde kullanım için uygundur.

Tasarım sürecinin arkasındaki fikir çağdaş ama bohem bir dokunuşla modaya uygun bir ülke yaratmaktır. Bu benzersiz tasarım en kaliteli doğal ve endüstriyel malzemeler ile birleşerek mobilyalar için zevkli bir yaşam süresi sağlar.

Mamagreen, günümüzde Allux, Avalon, Baia, Bogard, Eden, Gemmy, MG INDUSTRIAL, Mono, Mudu, Natun, Oko, Quilt, Sally, Sparta, Stripe, Yuyup, Zix, Zudu, Accessories ve Bistro olmak üzere 20 koleksiyon serisiyle müşterilerine hizmet vermektedir.

Aradığınız mobilyayı bulamıyor musunuz? O zaman Mamagreen Custom Design tam size göre. Yapım başlangıcından montajına kadar uzman bir ekiple işi yürüten Mamagreen müşterilerinin özel istek ve gereksinimleri doğrultusunda ürünlerini tekrar dizayn etmekte ve onlara istedikleri mobilyalara kavuşma imkanı sağlayabilmektedir.

 

dfot

 

Etro’nun hikayesi, puslu ve dağınık renklerle aydınlanmış uzak bir adadan başlar. Beyaz rengin kırılması, bibirinden zengin tonları kabartma motifler ve desenlerle Etro ürünlerinde buluşturuyor.

Narin Paisley nakışları, renk tonlarıyla ahenkle dans ediyor.Griler görkemli ve buzlu tonlarda. Aralara katılan bej, bize sıcaklık hissi katıyor. Etro’da yaz enerjik motifleri ile geliyor.

Egzotik akşamlar yeni ve şık bir görünüm kazanıyor. Afrika, Hindistan ve Paris izleri birleşiyor. Pastel tonlar, net figürlerle birleşip zengin bir uyum yakalanıyor.

 

dfot

 

1945 yılından bu yana, Brown Jordan bir endüstriye dönüşen  ikonik rahat mobilyalar tasarlamıştır. Robert Brown ve Hubert Ürdün tarafından California’da kurulan Brown Jordan, dış mekan kullanımı için mobilya üreten ilk firmadır.

İlk tasarımları boru şeklinde alüminyum ve vinil dantel yapılmıştı ve bu tasarımlara “Leisure” adı verilmişti ve bu tasarımla dış mekan mobilyanın doğuşu gerçekleşmiş oldu.

Seçkin bir marka olarak tanınan, Brown Jordan şık ve ödüllü tasarımlar üretmesiyle bilinmektedir. 68 yıldan daha uzun süredir yenilik ve tasarım alanında sektörün lideri olarak saygınlığını her geçen gün arttırmaktadır.

The Brown Jordan portföyünde bir dizi stil ve malzemeler içerisinde 30’un üzerinde koleksiyon bulundurmaktadır.

Brown Jordan, satış temsilcileri, şirket showroomları, özel bayi ve ulusal perakende mağazaları aracılığıyla dünya üzerindeki tüketicilerine ve işletmelere hizmet vermektedir, ayrıca konutlara, otellere ve kurumsal müşterilerine iç ve dış rahat mobilyalar sağlamaktadır.

 

dfot

 

Şaşırtan İç Mekanlar Yaratmak İsteyenler İçin Duvar Kağıtları

MUES Design, şıklığı ve yenilikçi cesareti harmanlayan koleksiyonu sayesinde iç mekanlara yeni bir soluk getirmeyi amaçlayan bir Fransız Duvar kağıdı markası. Kolay kaplanabilir ve sökülebilir olma özelliği ile MUES Design duvar kağıtları, özellikle dekorasyonda değişkenliği ve yaratıcılığı sevenlerin gözdesi olmuş bile. Alternatifler için www.mues-design.com’u ziyaret etmenizi öneririz.

Markanın kurucuları Hanna, ve Mélissa, reklam sektöründen geliyorlar. Hanna uzun yıllar bir ajansta iletişim ve müşteri ilişkileri yöneticiliği yapmış. Melisa ise uzun yıllar sanat direktörü ve dekorasyon danışmanı olarak göre almış birçok farklı ajansta. “İkimiz de  sonuçta yıllardır, sanat ve tasarım için ortak bir tutku besliyoruz . Bu tutkunun bizim üzerimizde yarattığı mecburiyettendir aslında Mues Design’ın doğuşu” şeklinde özetliyor ikili ortaklıklarının çıkış noktasını.

Kişiselleştirilebilen Motiflerden, Özel Siparişlere

Dünya gittikçe standartlaşmaya doğru sürükleniyor oysa tüketiciler ise özelliğin ve tekilliğin . Kişiselleştirmenin kaçınılmaz bir ihtiyaç olduğunun  çok iyi farkında olan  MUES Design, duvar kağıtlarınızı zevkinize uygun hale getirmeyi ve motifinizin detaylandırılma aşamalarına dahil olmayı öneriyor. Çünkü ekip olarak herkesin bireysel farklılıklarına ve bunun oluşturduğu değere çok önem veriyorlar.

Mevcut motiflerle oynayarak zevkinize uygun bir sonuç elde edemediniz mi? O zaman Mues Design daha da ileri gidiyor ve size özel yapım bir ürün vaad ediyor. Bunun için yapmanız gereken, istediğiniz motifle veya renkle ilgili bir açıklama veya size ilham veren bir fotoğrafı tasarım ekibine  göndermeniz. Mues Design’ın yaratıcı ekibi sizinle kişisel olarak hemen temasa geçiyor ve hayalinizdeki sonucu alana kadar size özel bir hizmet süreci başlıyor.

Örneğin zamanda yolculuk yapmayı seviyorsanız, geçmiş dönemlere ait eserlere yoğunlaşılabiliyor. Léonardo Da Vinci’nin veya Claude Monet’nin eserlerinden ilham alan bir görsel pekala duvarınızı süsleyebilir bundan böyle. Yeter ki siz isteyin.

Mues Design keyifle yaşanacak mekanlar yaratmak adına yetişkinlere özel koleksiyonlar hazırlarken çocukların olağanüstü evrenlerini de ihmal etmiyor. Sitede onlara ayrılmış özel bir alan mevcut. Bu alanda onlara özel ,naiflik ve saf bir fantazi dünyası sunan çeşitli ürünleri de bulmak mümkün.