Kayahan | Bast Müzik

Büyük Usta Kayahan’a Saygılarımızla…

Türk pop müzik tarihindeki kilometre taşlarından birini kaybettik Nisan ayının 3’ünde. Çoğumuzun “Büyük Usta“ diye adlandırdığı bu müzik adamının vefatı ile ortaya çıkan ana gerçek şu oldu ki Türk müziğine yön veren şarkıların sahibi bir değeri kaybetmişiz.

1949 İzmir doğumlu olan usta, çocukluk ve gençlik yıllarını Ankara’da  geçirdi. 1971’de başlayan müziğini geniş kitlelere duyurma serüveni Yosun Gözlü Sevgilim & Bir Mektubun Var (1971) 45 liği ile başladı.Onu, Neden Olmasın & İstanbul Hatırası (1978), Bekle Gülüm & Ateş (1980) 45likleri izledi.

İlk uzun çalarını 1981 ‘de Canım Sıkılıyor Canım ile  çıkarttı.1987 de çıkarttığı Merhaba Çocuklar adlı albümünden sonra dillerden hiç düşmeyecek şarkıların bir arada olduğu albümleri ile tanıştık Kayahan  Açar’ın.1988 ‘de Benim Şarkılarım albümünde yer verdiği Geceler , Esmer Günler gibi Türk Pop müziği marşları 27 sene sonra bugün halen “en” ler listesindedir.Sadece kendi yorumuyla değil birçok sanatçının yorumuyla zenginleşen Kayahan şarkıları ile ilgili olarak en önemli yorumcu Nilüfer dir.Sanatçı nerdeyse bütün kariyerindeki başarılarını Kayahan şarkılarının yorumları ile elde etmiştir. Müzik üretimine Benim Şarkılarım 2 Siyah Işıklar (1989) ile devam eden usta 1991 de çıkarttığı Yemin Ettim albümü ile satış rekorları kırmıştır. Bu albüm sonrasında yarattığı sloganı “Yolu sevgiden geçen herkesle bir gün bir yerde buluşuruz” ile tüm sevenlerine şarkılarındaki ana mesajını iletmiştir.

Odalarda Işıksızım (1992), Son Şarkılarım (1993) ardından çıkarttığı

Benim Penceremden (1995) albümünde ortaya “Anadolu Çocuğu” kavramını koydu ve giderek yozlaşan bir kültür yolculuğuna dikkat çekmek istedi. Müzik üretimindeki sıklığa rağmen, Kayahan, sevgi temelli şarkılarının neredeyse hepsinin tüm ülke tarafından ezberlenmesi ile müthiş bir özgün başarıya da imza atmıştır. Ardarda çıkarttığı Canımın Yaprakları (1996), Emrin Olur (1997), Beni Azad Et (1999), Gönül Sayfam

(2000) albümleri ile yepyeni klasikler yaratan Kayahan özel hayatında da,1973 1990 ve 1999’da yaptığı 3 evlilik ile kendinden bahsettirmiştir.

Büyük Ustanın şarkılarında ana temanın sevgi ve aşk olmasının yanısıra, bu kadar çok sevilmesi ve benimsenmesinin arkasında yatan esas olgu şiirsel yapıların kuvveti idi. Bestelerinin dillerden düşmemesindeki gücü şarkı sözlerindeki anlam ve mesaj bütünlüğü ile birleştiginde vazgeçilmez hale geliyordu.

Söz gücünü sadece söz yazarak bizlere sunduğu ve Nilüfer’in eşsiz yorumu ile klasikleşen “çok uzaklarda” parçası ile fark etmemek mümkün değildir. Bazen bir şarkı duyarsınız, müziğinden ya da sözlerinden kime ait olduğunu anlarsınız ya işte bu genelde Kayahan ustanın şarkılarında başınıza gelebilir.

Müzikal anlamda kendini tekrar etmesinden değil, tüm Türk pop müziğinde tanınabilen bir imzası olduğundan sebeptir bu kendine özgü hal. Aslında gitar çalmaya başlayan ve pop müzik söylemeye hevesli bir gencin ilk müzik adımlarında tanıştığı Kayahan şarkıları, ömrü boyunca hatırlayıp keyifle çalacağı ve her zaman dinleyeni keyiflendiren gücü olacak şarkılardır.

Bugün 1970’li yıllarda doğan nesilden hemen herkes Kayahan şarkılarını gerek canlı performanslarda gerekse aldığı albümleri ile dinlemiş ve ezberlemiştir. Bu kadar büyük bir kitleyi nesiller değiştiğinde bile kucaklayabiliyor ve yüz milyonların ezberine girebiliyorsanız sadece Türk Müziği ile ilgili değil müzik tarihi ile ilgili bir imzanız belirginleşmiş demektir.

İstanbul’dan sonra uzun sure Gömeç’teki İnta Sevgi Köyü’nde Geceler Caddesi ve Mavilim Caddesi’nde yaşadı. Bu köydeki bütün cadde ve sokaklar, Kayahan’ın şarkılarının isimlerinden oluşturuldu. Ne Oldu Can? (2002) Kelebeğin Şansı (2004)

Biriciğim’e (2007) albümleri sorasında hastalığı iyice ilerleyen büyük Usta 2015 yılının Nisan ayının 3’ünde aramızdan ayrıldı.

1986 yılında Uluslararası Akdeniz müzik festivalinde kazandığı Altın Portakal ve devamında tüm müzik kuruluşları ve basın tarafından layık görüldüğü ulusal ödüller dışında 1990 senesinde “Gözlerinin Hapsindeyim” parçası ile Türkiye’yi başarı ile temsil etmesi,1992 ‘de Ankara Kızılay Meydanında 160 bin kişiyi aşkın bir Cumhuriyet konseri vermesi bile aslında ustanın hakettiğinden çok daha azıyla ödüllendirildiği gerçeğini örtemiyor ne yazık ki..