Edito | Kasımda Aşk Başka mıdır?

Kasımda Aşk Başka mıdır?

Eee, başkadır büyük olasılıkla? Neden mi? Çok fazla gerçektir Kasım ayı, ciddidir, resmidir, hislerden arınmıştır da ondan. Hayata, işe güce, önümüzdeki yılın kaygısına, bitmekte olan yılın tamamlanması için gerekenlere, kısacası günlük hayatın koşturmacasına kendimizi tam gaz kaptırdığımız bir aydır Kasım. Herkesin acelesi vardır, herkesin işi en önemlidir, herkes burnunun dibini görür sadece çünkü zaman çok değerlidir.

 

Aşk gibi bir mucize kapımızı çalarsa bu ay, her şey altüst olur birden. Çok eğlenceli! Dünya birden durur ve üzerindeki tüm fazlalıkları atar adeta. Bırakın 2015’i planlamayı, 2014’ü aceleyle uğurlamayı ya da 8 ay sonraki tatilin rezervasyonlarını yapmayı, sabah yaptığınız kahvaltıyı bile unuturuz aşık olsak şöyle deli gibi tutkuyla.

 

Peki fena mı durur, bu tatlı kafa karışıklığı, kendinden çok emin dünyaya meydan okuyan bu aciz bedenlerimizde? Fena bir yana bence harika olur! İster ilahi, ruhani aşk, ister dünyevi aşk olsun, hangisi olursa kabulüm. Yeter ki düşelim bir aşka hayırlısıyla bu Kasım’da ve kendimizi daha az önemser olalım. Daha duyarlı oluruz belki o zaman, yüzümüze hakim bir gülümseme olduğu için surat asmayı da unuturuz, hayır derken bile birilerini incitmemeye çalışırız, çiçeği böceği fark ederiz, sebepsiz hoşluklar yaparız sağa sola. Sevdim ben bu kafayı…

 

O zaman ne diyoruz: aşık olmak bahane, sonuçları şahane. Aşkla kalın…