Kalbi Ege’de Kalanlar İçin Ege Mimarisinin Vazgeçilmezi Taş Evle

Kalbi Ege’de Kalanlar İçin Ege Mimarisinin Vazgeçilmezi Taş Evler

Geleneksel Türk Mimarisine baktığımızda, bölgesel farklılıkların kentlerin dokusunda önemli izler bıraktığını görürüz. Bu farklılıklar iklim koşulları, bölgede yaşayan insanların yaşam alışkanlıkları, coğrafi yapı birçok faktörden beslenirler.

Bodrum, Foça, Asos gibi kıyı yerleşmelerinde Ege Adaları mimarlık geleneğinin büyük etkisi görülür. Plan şemasında sofa bulunmayan evlerin büyük bir bölümü taştandır. Bu kültür Anadolu’ya dışardan geldiğinden, diğer bölgelerdeki evlerle ortak özellikleri de yok gibidir. Bütün yaz eminiz siz de bizim gibi ne zaman bu yapılardan birinin önünden geçseniz, bir film dekorunu andıran güzellikleri karşısında hayranlığınızı gizleyemediniz. Şimdi de ne zaman oralarda çekilen fotoğraflarımızı görsek derin derin iç geçiriyoruz değil mi?

Biz bu durumun, Ekim ayına geldiğimiz bu günlerde çok sık rastlanan bir sendrom olduğunu düşünüyoruz. Bu yüzden kendisine bir isim verdik. Kalbi Ege’de Kalanlar Sendromu… Nasıl beğendiniz mi? Bu sendroma yakalananlar için, biz de böyle bir dosya hazırlayıp, az da olsa dertlerine deva olalım istedik. Umarız işe yarar.Günümüze ulaşabilen ve içinde yaşanan Ege Taş Evi örnekleri büyük bir çoğunlukla 18. yüzyıldan eskiye varamamaktadır. Bu nedenlerle örneklemeleri daha eskilere götürme olanağı yoktur. O yüzden bugün elimizde olan veriler üzerinden fikir yürütebiliyoruz ancak. Aslına bakacak olursanız yapı strüktürü bakımından Ege adalarında gelişen mimarlık örnekleri taş evler ile Türk evleri arasında belirgin farklılıklar vardır. Taş evlerde dış duvarlar, kalın yığma duvarlar olarak örülmüş, döşemeler ve iç bölmeler ahşaptan yapılmıştır. Bu tür evlerin çıkmaları yoktur. Pencere ve kapı boşlukları oldukça küçüktür. Bu boşlukların üst kısmı bir taş lentoyla geçirilmiş ve biraz üstünde kemer yapılarak takviye edilmiştir. Eski örneklerinde bu kemerlerde renkli taşlar kullanılarak görsel zenginlik kazandırılmıştır. Türklerin evlerinde genel olarak yapı malzemesi ahşaptır. Temel üstünden çatıya kadar uygulanmış olan karkas sistemine bağdadi ve kıtıklı çamur sıvayla oluşturulan duvar yüzeyleri bazı yörelerde tamamen beyaz, bazı yörelerde ise beyazla birlikte aşı boyası, çivit mavisi, gülkurusu, toprak sarısı gibi çeşitli renklerde boyanmıştır. Sizi bilmiyoruz ama bizim favorilerimiz mavi doğramalı olanlar…

Evlerin iç bölmeleri, Batı Karadeniz, İç Karadeniz ve Marmara Bölgeleri’nde olduğu gibi ahşaptır. Oda duvarlarının girişe yakın olanı dolap şeklindedir. Tavanlar ahşap çıtalarla bezenmiştir. Ancak çıta boşluğuyla elde edilen motifler yörelere göre değişik estetik ortaya koymaktadırlar. Küçük de olsa hemen hemen her evin bahçesi vardır. Bazı yörelerde bahçede muhakkak müştemilat olarak mutfak bulunur. Şayet evin tabanının oturduğu arazide yoğun eğim problemi varsa, bölge mimari dokusunun önemli parçalarından birisi olan “Teras Ev” kavramı ile bu soruna çözüm getirilmiştir.

Farklı kotlarda konumlandırılan evin bölümleri, eğim ile paralel şekilde bir araya gelerek arazi ile bütünleşmektedir. Bu noktada, evin bölümleri arasında oluşturulan ve bölgenin konut tipolojisinde önemli yeri olan “Hayat” ları birbirine bağlayan taş geçitler önemli mimari öğelerdir. Komşuluk ilişkilerinin güçlendirildiği bu karşılaşma mekanları, farklı kotlarda konut birimlerini birbirine bağlayan bir ağ olan taş geçitler ile zenginleştirilmekte. Modern dünyada buna benzer bir mimari çözüm insanların birbiri ile kaynaşması için ne hoş olurdu değil mi? Gelecek yaza kadar sizi hayalleriniz ve emeklilik planlarınızla baş başa bırakıyoruz.