İsveç’te Marin Hayat

İsveç’te Marin Hayat

Balık tutmaya ve tekne yaşantısına düşkün olan ev sahiplerimiz bu yazlı evi,  balıkçı kulübesi olarak kullanıldığı  zamanlarda görüp vurulmuşlar. Yaklaşık 15 yıldır da yazlık ev olarak kullanılıyor.

Sezon dışında da hafta sonları her fırsatta kaçtıkları bir aile evi aslına bakacak olursanız burası. Bu balıkçı kulübesi toplam 170 m2 iç kullanım alanına sahip. Yanındaki benzerlerinin aksine, yapıya ikinci kat çıkılmamış orijinal haliyle kullanmayı tercih etmişler kulübeyi ev sahipleri. Evin en büyük mimari özelliği dev verandası, ev sahiplerimiz de bu verandayı evin içindeki en önemli yaşam alanı olarak kabul ediyorlar ve ona uygun yaşıyorlar. Ailecek denizci olan ev sahiplerimizin, 8 ve 10 yaşlarında iki oğlu bu yaşam şekli içine doğmuşlar. Evin çok da uzağında olmayan minik marina ve oradaki yelkenlileri adeta ikinci evleri olmuş. Yılın belli dönemlerini denizde ve yeni keşifler peşinde geçiren ailemizin en büyük mutluluğu, uzun seyahatleri sonunda dönecekleri böyle bir eve sahip olabilmeleri.

 

Ev sahiplerimizin yaşamsal alışkanlıkları ile doğru orantılı olarak ev tekstilinde genelde marin tercihlerin ön planda tutulduğu eve hakim olan iki ana rengi mavi ve beyaz olarak özetlemek mümkün. Evin mutfağı da bu renklerden bolca nasibini almış elbette. Açık mutfak şeklinde konumlandırılmış beyaz country mutfak nispeten dar sayılabilecek salonu oldukça ferahlatmış. Salonun ucuna yerleştirilen kuzine soba, ısınma tesisatı olmayan kulübeyi nispeten de olsa yaz kış yaşanabilir bir yer haline getirmiş.

 

Gelelim meşhur verandamıza, verandaya konumlanan yemek masası ve üzerinde yükselen çardak, ev sahiplerimizin burada mümkün oluğunca çok zaman geçirme isteğinin en güzel kanıtlarından. Verandanın devamında yer alan ahşap vintage rustik şezlonglar işe bir battaniyeyle tüm yaz akşamlarını bu arada geçirmeye davet ediyor insanı. Ve evin geneline hakim olan “rüya ev” havasını pekiştiriyor sanki. Siz ne dersiniz?