İskandinav Tarzda Yazlık Hayat

İskandinav Tarzda Yazlık Hayat

 Danimarka’da 1928 yılında inşa edilen bu ahşap ev, yapıldığı günden bu güne kadar iki ciddi restorasyon süreci geçirmiş. Bugün ailenin üçüncü kuşağına ev sahipliği yapıyor.

Yıllara meydan okumak bir yana, yılların kendisine verdiği gurur ve olgunlukla dimdik ayakta. Evin dış görünüşü yıllar içerisinde pek farklılık göstermemiş, ilk başlarda dış cephenin bugünküne oranla daha açık tonlarda olduğunu biliyoruz sadece.

Yüksek çatı ve beyaz pencere doğramaları ise aslında özgün olarak korunmuş. Evin içerinde ise yıllar içerisinde aynı rüstik tarz korunmaya çalışılmış ama, özellikle ikinci restorasyon aşamasında seçilen beyaz duvar ve döşeme rengi sayesinde günümüz country tarzı ile bir yakın ilişki kurulmuş. Ahşap kirişler oldukları halleriyle korunarak evdeki güçlü doğal referansların altı çizilirken evin geneline hakim olan rüstik tarzın altı çizilmiş. Evin son sahiplerinin tercihleri daha rahat kullanımlı mobilya seçimlerinden yana olsa da, aile yadigarı antika mobilyalara evin birçok köşesinde rastlamak mümkün.

Fonksiyonelliğin ve modern rüstik görünümün tercih edildiği beyaz mutfakta bile gerek sergilenen antika sofra takımlarından gerekse ahşap antika masadan, evin geçmişinin izlerini rahatlıkla gözlemleyebiliyoruz. Aynı şekilde yeni ve rahat mobilyalar tercih edilen salonda bile tavandaki ahşap kirişler sizi evin köklerine sıkı sıkı bağlıyor. Yüksek tavan sayesinde hiçbir şekilde ahşabın ağırlığını hissetmediğiniz bu kirişler, bilge ve gururlu bir hava kazandırıyor eve. Her ne kadar Danimarka’nın sert iklimi yüzünden çok sıcak günlerin bölgede sayılı olduğunu bilsek de, yaz kış evin kullanım alanına dahil olarak kabul edilen 4 dönümlük bahçe ve bahçeye uzanan geniş veranda, evin ev sahiplerimiz tarafından en sevilen ve en çok kullanılan alanlarından bunu da söylemeden geçmeyelim. Outdoor yaşam alışkanlıklarının mevsimsel tercihlerin çok ötesinde bir yaşam şekli olduğunu bu “yazlık” evle tekrar görmüş oluyoruz. Ev sahiplerimizin şehrin nispeten dışında bu  banliyö yaşam biçimini çeşitli zorluklarına rağmen seçmelerinde de işte aslında bu alışanlıklar yatıyor.