Isınma Sistemlerinde Estetik Yaklaşımlar

Isınma Sistemlerinde  Estetik Yaklaşımlar

Isınma en eski en temel ihtiyaçlardan malum. Geçmişten günümüze, gelişen teknolojilerle şekil değiştirse, boyutları genişlese, anlamı farklılaşsa da bu durumu değiştirebilecek bir durum olmadı henüz. Her geçen gün itinayla bozduğumuz iklim sistemleri kökten değişmezse, yaşadığımız bölgeler çöle dönmezse, hep yaz ve kuralık yaşar olmazsak (ki olursak uzun süre yaşayamayız) hayatta kaldığımız sürece ısınma ihtiyacımızı çeşitli yollardan gidermeye devam edeceğiz.

Artık buna alıştık. Oysa ister bir rezidansta oturalım, ister müstakil bir evde, isterse de sıradan bir apartaman dairesinde hepimizin ev yaşamı içerisinde yaz kış en çok gördüğü şey, radyatörler, ısınma panelleri, şömineler kısacası ısınma materyallerimiz. Şayet evimiz yerden ısıtmalı bir sistemle ısınmıyorzsa, kullanıyor olalım veya olmayalım evdeyken en sık gördüğümüz şeylerden biri radyatörlerimiz. Biz geçmişten günümüze gelen, şömine, kuzuni ocak gibi doğal ısınma sistemlerini çok estetik buluyoruz hala. İskandinav evlerinde korunan döküm şömine sobalar, yurt dışında apartman dairelerinde bile itinayla korunan ocak veya şöminelerin kış evlerininin en güzel tarafı olduğunu düşünüyoruz. Çoğumuzun babaannesinin ya da anneannesinin evinden hatırladığı üzerinde kestane pişirilen kuzineler, döküm sobalar bile zahmeti zaman içinde unutulduğundan hoş bir nostalji bizler için. Şanslı olanlarımızın evinde şömineler var bugün de. Değerlerini bilelim lütfen, zahmeti bizi durdurmasın, kullanalım sıklıkla soğuk kış gecelerinde.

Varsın  bir çoğu sadece önünü ısıtsın, ateşin verdiği sıcaklığı hiçbir şeyle değişmemeli insanoğlu. Bir çoğu yabancı mimarlar tarafından 1900’lü yılların ortalarına kadar yapılan eski apartmanlarda şahane dev radyatörler vardır bilir misiniz? Galata, Cihangir, Tepebaşı civarlarında restore edilen dairelerde korunmuş hatta çarpıcı renklere boyanarak gizlenmek söyle dursun öne çıkarılmış olanlarına hayran kalmamak mümkün değil. Keşke özellikle 1980’lerden sonra sıklıkla kullanılan hafif ve kişiliksiz meslektaşları yerine hep bu döküm olanlar kullanılsaymış diye düşünüyoruz biz. Gelelim günümüze, ünlü birçok marka artık radyatörden çok birer heykeli anımsatan ısınma sistemleri ile evlerimizin bu vazgeçilmez öğelerine yeni anlamlar katıyorlar. Her ne kadar kullanımları fiyatlarından ötürü çok yaygınlaşamasa da bir çoğunu bir heykelden ayırt etmenin pek de mümkün olmadığı bu ısınma sistemlerinde maliyetler düştükçe gelecekte evlerimizi ısınma konusunda yepyeni bir perspektif bekliyor demek yanlış olmaz.