Deli İşler | Hiperalizm

“Hadi Canım bu da mı ? ”

Yaratıcı zekâ, beliren delilik sanatçıyı ayıran özelliklerden elbetteki… işte yine yaratıcı zekanın ortaya koyduğu başka bir sanat…

Hiperrealizm

1960ların Amerika’sında ortaya çıkan akım, sanatçısının gerçeğinden ayırt edilemeyecek nitelikte yaptığı eserleri içeriyor. İsim babası olan Belçikalı sanat simsarı Isy Brachot galerisindeki bir sergiye isim aradığını düşünürken aslında sanat tarihinde yerini alan bir akımın mihengini oluşturabileceğini tahmin etmemiştir.

Evet, Hiperrealizm ….çok afilli ve iddialı bir isim J

İddiasını ortaya koyan bu akım kendisinden önce varolan fotorealizmi alıp, içine heykeli de katarak eserlerin daha insani ve dokunaklı hale gelmesini sağlamış ve akımın kapsamını oldukça farklı bir boyuta taşımıştır.

Yani diyebiliriz ki fotorealistler, sadece fotoğraftan ayrılamayacak kadar gerçekçi resimler yapmakla yetinirken, hipergerçekçiler bir hikâye anlatmanın, kahramanın duygularını yansıtmanın derdinde olmuşlar.

Hal böyleyken, dertler de başka olunca ortaya çıkan sonuç yenilikçi ve son derece gerçekçi bir akım olmuş.

Hiperrealist sanatçılar, eserlerinde insanı, nesneyi, an’ ı, günlük yaşam alanlarını, bir manzarayı veya bir fotoğraf karesini gölge ve ışık yansımasıyla birlikte gerçeğini aratmayacak bir şekilde ortaya koyuyorlar.

 

…işte, sanat ve gerçeklik algımızla sınav verdiğimiz eserler ve pek tabi ki sanatçıları…

 

Richard Estes; Fotogerçekçiliğin kurucularından kabul edilen sanatçı, sadece gündüz manzaralarını çiziyor. Resimlerindeki parlak yüzeylerde yansımalar ve arka planda tamamı görünmeyen binalar âdeta Estes’ in imzası olmuş.

Chuck Close; Dev insan portreleri ve matkaba takılmış silgi gibi kendine özgü araçlarla çalışması ile tanınıyor Chuck Close. Karelere böldüğü küçük pikselleri 4 matbaa rengine boyayan sanatçı bu yöntemiyle bir matbaa gibi çıkarıyor eserlerini… üretiği resimlerini yaparken fotoğraftan yararlanan sanatçının insan yüzlerini birbirinden ayırmasını engelleyen “yüz körlüğü” adlı bir hastalığı olduğu bilgisini de vermeden geçmeyelim. Zira bunu düşününce iki metrelik portreleri daha bir anlam kazanıyor. 

 Pedro Campos; İspanyol sanatçının tuval üzerine yağlı boyayla yaptığı tablolar, hem sanat galerilerini hem de biz sanatseverleri gerçekten şaşkına çeviriyor. Tuval üzerine yağlıboya, kristal netliğinde görüntüler oluşturan, metal içecek kutularını, meyveleri, gündelik nesneleri ilginç sanat parçalarına dönüştüren hiperrealist ressam…

Rubén Belloso Adorna; İspanyol sanatçı, genç yaşına rağmen inanılmaz gerçeklikte yaptığı portrelerle şimdiden sanat dünyasının çok konuşulan isimleri arasına girmeyi başarmış.  Üstelik bu portreleri sadece pastel boya ile yapıyor.

Dirk Dzimirsky

Steve Mills

 

Bu heykeller gerçeklik algınızı bozabilir…

Carole A.Feuerman; Özellikle saunada ya da renkli plaj topları üzerinde uyuklayan güzel yüzücü kızlar serisi ile ünlü olan Amerika’nın önemli realist heykeltıraşlarından biri Carole A. Feurman. Bir kadın olarak bizi ayrıca gururlandırdığını söylememize gerek yok galiba J

“Ateşle boyama” olarak adlandırdığı, erimiş metal sprey üzerine kendi geliştirdiği bir tekniği ile yaptığı heykeller oldukça gerçekçi…

Jamie Salmon; Kanada’ da yaşayan İngiliz asıllı sanatçı, film efekt sektöründe çalışırken yeteneğinin farkına varıp slikon kauçuk, reçine, saç ve kumaş gibi malzemeler kullanarak figüratif portre ve heykel alanında uzmanlaşmış. Pek tabi ki hiperrealist heykeltıraşlar arasında da yerini almış.

 

Ron Mueck; İnsanların üç beş kat büyük ya da küçük heykellerini yapan tam bir yetenek dehası…. Çocuk televizyon programlarında kukla ustası olarak çalıştıktan sonra babasının ölümü nedeniyle onun minyatür bir bebeğini yaparak başladığı balmumu çalışmalarını, dev balmumu heykellerden oluşan yeni çalışmalarla devam ettirmiş. Renklendirmede olağanüstü bir gerçekliğe sahip olan eserleri dünyadaki pek çok sanat müzesinde sergilenmiş bir sanatçı O…

Elbetteki dünyada birçok örneğine rastladığımız Hiperrealizm akımını, sayıları az da olsa bizde de temsil eden sanatçılarımız yok değil…

Taner Ceylan;  Almanya’da doğan Taner Ceylan, tablolarında genellikle Homoerotizmi taşıdığı için kariyerinin ilk yıllarında oldukça zorluklar çekmiş. Daha sonra yurt içinde ve yurt dışında açtığı sergilerle tüm dikkatleri üzerine çeken sanatçı ne yazık ki aynı ilgiyi kendi ülkesinde görememiştir.

Mustafa Yüce ; Soft pastel tekniğiyle, çoğunlukla yaşlı insan yüzleri yapan sanatçının yaptığı resimler yabancı hiperrealist ressamlara fark atacak nitelikte.

 

Murat Daşkın; Seramik bölümü mezunu ancak plastik sanatlara karşı duyduğu ilgi ile heykel sanatına yönelmiş olan sanatçının figüratif ve gerçekçi heykel çalışmalarının yanı sıra soyut heykel çalışmaları da bulunmakta. Bu arada bir döneme damgasını vurmuş olan “Muhteşem Yüzyıl” dizisinin karakterlerinin heykellerini yapmış ve eserleri proje kapsamında sergilenerek oldukça ilgi görmüştür.

Ne dersiniz? Bu kadar gerçekçilik insanı ürpertiyor değil mi?

İlk bakışta gerçeğinden ayırmanın zor olduğu bu eserlere imzalarını atan sanatçıları tek tek ayakta alkışlıyoruz veee..

…Bu sayımızdaki delilik nişanını, ne yazık ki ülkemizde öncelik sırasında yer almayan bir alanda sanat yapmaya çalışan, üstelikte çok uğraş ve detay gerektiren bu sanata kendini adayan, yurtdışında var da biz de yok mu dediğimiz, Hiperrealist sanatçımız Murat Daşkın’ a vermekten onur duyarız  J

Sanatseverlerin ve ilgilenenlerin bilgisine sunarız 🙂