Ham:m Tomtom Ve Id-Istanbul Conceptstudio “Sığınak” Sergisiyle Açıldı

Ham:m Tomtom Ve Id-Istanbul Conceptstudio “Sığınak” Sergisiyle Açıldı

ID-ISTANBUL ve ham:m’ın en yeni dükkanı olan ID-ISTANBUL conceptStudio ve ham:m Tomtom, Fotoğrafçı ve Sergi Küratörü Ercüment Usluer’in “Sığınak” adlı fotoğraf sergisiyle açıldı. Kaybedilen, unutulan, önemini yitirmiş zanaatçılığa yeniden ruh vermeyi ilke edinen Ham:m’ın üçüncü kuruluş yıldönümünde gerçekleşen ve ‘ustalara saygı duruş’ niteliği taşıyan sergi, ham:m ustalarının üretim sürecindeki fotoğraflarından oluşuyor.

İç Mimar İdil Özbek ve İç Mimar Muhammet Taşlı ortaklığında kurulan ID-ISTANBUL’un “eşya üretme alanı” olarak konumlanan ham:m’ın yeni showroom’u, ham:m Tomtom ve ID-ISTANBUL conceptStudio, Fotoğrafçı ve Sergi Küratörü Ercüment Usluer’in 19 Ocak tarihinde bitmiş olan “Sığınak” sergisiyle açıldı. ID-ISTANBUL conceptStudio, ID-ISTANBUL çatısı altında sürdürülen iç mimari tasarım performansı ile ham:m ürünleri aynı çatı altında buluşturma hedefiyle kuruldu. Alışılagelmiş tasarım ofisi anlayışını kırarak, özellikle mimar, iç mimar ve tasarımcıların rahatlıkla uğrayabilecekleri, kahvelerini yudumlayarak çalışabilecekleri ve ham:m ürünlerini birebir deneyimleyecekleri bir mekan olarak düşünülen ID-ISTANBUL conceptStudio, tasarım tutkunlarına kolektif bir buluşma ve üretim alanı sunmayı hedefliyor.

Zaanata ve Ustalara Saygı

Üretim için alan arayan tasarımcılara hizmet vermek üzere kurulan ham:m, geleneksel teknikler ve doğal malzemelerle kullanıcıların iç dünyasına hitap eden, sürdürülebilir, günümüzün kullan-at mobilyalarından uzak, gelecekte antika değeri görebilecek, zamansız nitelikte ürünler tasarlıyor.Kaybedilen, unutulan, önemini yitirmiş zanaatçılığa yeniden ruh vermeyi ilke edinen ham:m, zanaata ve ustalara duyduğu saygı ve vefa borcunu, kuruluşunun üçüncü yılında gerçekleştirildiği “Sığınak” sergisiyle ödüyor.

19 Ocak Pazartesi günü itibariyle sona eren bu sergi, Fotoğrafçı ve Sergi Küratörü Ercüment Usluer’in ahşaba dokunmayı sevenlerin, demirin kokusunu tanıyanların, cama anlam katanların, yani ‘ustaların’ üretim yolculuğuna odaklandığı fotoğraflarından oluşuyor. Şehrin karmaşası, mekanların maksimalist dönüşümleri ve günlük hayatın hızlı temposunun içinde kendini daha ‘sakin’ bir yerlerde konumlandıran ve “kaçmak istediğimizde içinde yer alacağımız mekanların oluşmasına yardımcı olan” ham:m, “Sığınak” sergisiyle bulunduğu bu konumu daha da pekiştiriyor.