Fidel’ity Symphonic Fligt Project of “Bizim Buralar”

Fidel’ity Symphonic Fligt Project of “Bizim Buralar”

Müziğin en anlamlı tanımı belki de doğanın seslerinin bir bütünü olmasıdır. Buradan hareketle müziğin en keyifli hali de doğal enstrümanlarla bir araya getirilen notaların, iyi bir orkestra eşliğinde uyum içerisinde seslendirilmesidir. Bütün bu tanımların bir araya geldiği bir müzik zenginliğidir Senfoni. Kısa tanımı ile bütün çalgılar için birçok icra eden ile beraber tını çeşitliliği yaratılarak özellik katılan orkestra eserlerine senfoni denir.

Ortaçağın bu ışıl ışıl müzik akımının günümüz uzantıları ise modern üretimlerle beğeniye sunulan eserlerin uyarlanması olarak görülmektedir. Bilindik eserlerin birçoğunun altyapılarının, aslında senfonik uyarlamalara ne kadar uygun olduğu, yapılan denemeler sonucunda ortaya çıkan ve büyük beğeni alan uyarlamalarla artık tartışılmamaktadır. Büyük rock gruplarının senfoni orkestraları ile konserler verdiği günümüzde çok beğeni toplayan bu müzik akımının yeni doğan üyelerinden biri olan Fidel’itySymphonicFligt Project of “Bizim Buralar” projesini anlatmak istiyoruz.

Fidel’itySymphonicFligt

Project of “Bizim Buralar”; bizim ezgilerimizin bizim buraların tınılarının, burada üretilen eski yeni pop caz türkü arabesk her ne türde olursa olsun tüm müzik emeklerinin senfonik altyapılarla uyarlanarak tekrar beğeniye sunulması projesi. Projenin kurucuları Ferhat Pazarbaşı ve Soner Kıvanç projenin felsefik derinliği ile ilgili tanımlamalarını oldukça etkileyici bir derinlikte sunmuşlar: Yüzlerce yılın Latin, Makedon, Japon, AngloSakson, Afro Amerikan ve hatta Frenk ezgilerini, bazen de sözlerini yani sesini, sözünü, sazını dinledik sevdik. Kimimiz, onları bizden de iyi bildik. Bencillik etmeyelim dedik daha fazla. Şimdi; bizi bizden duysun dinlesin de, en az onları bildikleri kadar bilsin diye hem bizimkiler ve tabii bizim sesimizi, sözümüzü, belki de kafamızı dinlesin diye Latin tütüncü, Makedon kondüktör, Jabon bahçıvan, Anglo Sakson çaycı, Afro Amerikan saatçi ve Frenk üzümcü; senfonik ama mütevekkil, otantik ama isyankar, dingin ama hep çok sesli ve dünya için söylüyoruz şarkımızı türkümüzü… Vaziyet ve vasiyet gereği, dünyanın tüm sesleri birleşsin diye açılmış bir saz ve söz kapısıdır Fidel’ity. Tasası çok, tasması yok… BİZİM BURALAR biraz ateşli, kapı da biraz yanık… Affola…

Logosuna ilham olan ve fonu oluşturan Kapı, Ortadoğu’da savaş sebebiyle yanan bir binanın ana kapısı. Yanıkları üzerinde Türkiye’ye getirilmiş ve oldukça kapsamlı işlemlerden geçirilerek sergilenmek üzere korumaya alınmış. Gelelim müziğe…Fidel’ity, felsefesini bizim buraların ezgilerinin senfonik projesi olarak kurmuş olduğundan müziğinin yapıtaşlarını senfonik müziğin enstrümanları oluşturuyor. Bir senfoni orkestrasının tüm elemanları hedef tahtasında olabilir. Keman, viola, cello, davul, piano, trompet, klarnet gibi ana enstrümanların bir türküyü yorumlamasından doyumsuz bir ürün çıkıyor ortaya. Günümüzde birçok örneği yapılan bu müzik türünde Fidel’ity ‘yi öne çıkaracak en önemli gelişim Bizim Buraların ezgilerini sunuyor olması.

İlk konserini Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde veren grup, ikinci konseri için 6 Şubat’ta Ankara Meşrep Plazada olacak.

2016 senesi içerisinde 20 den fazla  konser vermek isteyen grubun bu konserlerde hedefi Anadolu’nun başta büyük şehirler olmak üzere her yerini gezmek ve yurtdışında da Türkiye vatandaşlarının yoğun yaşadığı yerlere özlem duydukları ezgilerin senfonisini götürmek var.

Manifestolarında belirttikleri gibi: “Vaziyet ve vasiyet gereği, dünyanın tüm sesleri birleşsin diye açılmış bir saz ve söz kapısıdır Fidel’ity. Tasası çok, tasması yok.” Ne diyelim? Bizlere de onların bu güzel yolculuklarında onlara eşlik etmek kalıyor.