Eylül Katalog | Eve Dönüş

dfot
 

Güldük, gezdik, eğlendik, çok çalıştık, sıcaklarda bunaldık.

Ama şakası yok artık yazı geride bırakıyoruz yavaş yavaş. Kış boyu masaldaki ağustos böceği ruh halinde dolaşmak istemiyorsak, evlerimizi değişen yaşam modelimize göre ve kış boyu oluşabileceğini öngördüğümüz ihtiyaçlarımıza göre düzenleme vakti geldi çattı.

Biz bu yenilenme dönemi için iki ana eksen belirledik bu sayımızda, sizde durum ne?

Hepimiz biliyoruz ki, çocuklar evde kendilerine izin verilen her boşluğu doldururlar. Bu çoğu zaman da iyi bir şeydir. Ama kendilerine tanımlanmış ve onların ihtiyaçlarına doğru bir şekilde cevap verecek bir yaşam alanı, çocuğunuzun kişiliğinin oluşumuna sağlayacağınız en büyük faydalardan biridir. Bunu sakın unutmayın.

Burada yaşla değişen ihtiyaçları göz önünde bulundurarak dünyaya geldikleri ilk günden 10 yaşa kadar ayrı gruplandırma yaptık. Çocukların fiziksel ve yaratıcı özgürlükleri ve pratik bir bakış açısı bu önerilerdeki temel unsurları oluşturdu. Bebeğin ilk odasının iki önemli önceliği olmalı bizce; konfor ve sakinlik. Bir tarzı olmasın demiyoruz tabii ki, özellikle anne babanın hayatı algılayış biçimleri ile şekillenecek bir tarz olacak elbette ama öncelik konusundaki ısrarımız nettir. Bebek odası tasarlarken işi basitlik üzerine odaklamalısınız bizce: ferahlatan renkler, kolay kullanımlı çekmeceler, doğru bir aydınlatma/ havalandırma ve sağlıklı malzeme seçimi doğru bir başlangıç için yeterli. Gerisi sihirli birkaç detay, yaratıcılığı ve kullanımı ön planda tutan bir yaklaşımla kolayca gelecektir.

Sıcak bir ortam, anne babaya yakın olmak dışında yeni doğan bir bebeğin çok fazla bir ihtiyacı olmaz aslına bakacak olursanız. Geri kalan alışverişi biraz da kendimiz için yapıyoruz madem, kolaya kaçmadan seçimler yapalım. Alt açma ünitesinden, bebeğin oyuncaklarına,  yaratacağınız konseptten, kullanacağınız ev tekstiline kadar size tavsiyemiz karmaşadan uzak durun. Bebeğe müdahale ettiğiniz alanların ve kullanmanız gereken malzemelerin sürekli elinizin altında olması buradaki temel prensip olmalıdır.

Seçtiğiniz tarz neyse “abartmadan” ona sadık kalın ve etrafı da gereğinden fazla abartılı bir biçimde doldurmayın.

Biz bu bağlamda sıradanlığın tuzağına ve gösterişe kaçmadan, eklektik bir düzenle evinizin geneline hakim dekorasyon tarzının izlerini burada sürdürmenizi tavsiye ediyoruz. Sonuçta doğduklarında bebeklerin henüz bir zevk ve tercihi yok, onlar için yarattığınız atmosfer onların estetik algılarını şekillendirecek, çok dikkatli olmalısınız.

Şunu demek istiyoruz, evinizde vintage ve antikaları kullanmayı seviyorsanız, odada bunlardan küçük bir dokunuş yansıtabilirsiniz.

 

Aynı biçimde Uzakdoğu kültürüne meraklıysanız, küçük bir etajer, İskandinav seviyorsanız rahat bir berjer veya yatakla “takım” kültüründen mümkün olduğunca uzak durarak çocuğunuza ait olduğu ailenin yaşam modelini tanıtacak bir giriş hazırlamanızı öneririz.

Rahat ve çok yer kaplamayan bir berjer ya da sallanan koltuk önümüzdeki altı ay için en yakın arkadaşınız olacak unutmayın. Bu yüzden üzerinde vakit geçirmekten hoşlanacağınız hatta ufak kestirmeler sonunda iki büklüm uyanmayacağınız bir koltuk hayat kurtaracaktır, bu aşamada seçici olmaktan çekinmeyin.

Bebeğinizin yattığı yerden ne gördüğü çok önemlidir, mümkünse renkli oyuncakların yanı sıra, pencereyi, kapıdan içeri gireni fark edebileceği bir bakış açısı hakim olsun yatağına, çünkü küçük yaştan itibaren algıları harekete geçirmek önemli.

 

Son bir not; her durumda büyük ihtimalle kıyafetleri doğru bir şekilde gruplayacak ve dağıtmadan kolayca alacak kadar yeriniz kalmayacak. Hazırlıklar tamamlandığında yedek bir saklama alanı (kendi odanızda da olabilir) o an için kullanılmayan malzemelerin depolaması için bizce önceden düşünülmeli.

 

Küçük kızlar, malum pembeye, bebek mavisine, lila rengine zaman zaman da yeşilin soft tonlarına bayılır. Bu renklerden birini kırık beyazla veya katalizör diğer renklerden biri (uçuk gri, beyaz, bej…) kombinleyip kişiliklerini doğru yansıtacak, sevdiği objelerin yer aldığı bir ortam yarattığınızda ona dünyaları vermiş olacaksınız. Bu aşamada klişelerin tuzağına düşmemek büyük sınav olmalı. Her kız hanım hanımcık “pretty” şeyleri sever diye bir kural yok. Çocuğunuz hareketi seven bir kaşif de olabilir, o zaman onu gereksiz bulacağı bir ortamın parçası kılacaktır ki bu onun yaratıcılığına vurulmuş büyük bir set olacaktır.

Her durumda faaliyet yapabileceği rahat alçak bir çalışma alanı, oyuncaklarını kendi toplarken zorlanmayacağı saklama üniteleri, kitaplarını veya koleksiyonlarını saklayabileceği alçak raflar çocuğunuzu özgürleştirecektir.

 

Elbiselerini rahatlıkla sergileyip seçebileceği bir gardırop bu durumda başrolü kimseye kaptırmayacak aman dikkat. Yatağı da bu aşamada rahat, estetik ve kendi dünyasından izler taşıyan ve yalnız kaldığında huzurlu hissedeceği şekilde düzenlemelidir.

Erkekler için “havalı” feminen detayların öne çıkmadığı,yaratıcı oyunlara alan tanıyan, hedefe yönelik eşyaların önce çıktığı bir dünya kurmalısınız anneler. Hemen kendi fantazilerinizle vedalaşmaya başlayın. Koşuşturmalarda güvenlik, aksesuarlarda efektiflik ve kullanım alanlarında pratiklik bir erkek dünyası için önem kazanmaya başlamıştır çoktan. Seksist bir yaklaşım gibi gelebilir ama çok ciddiyiz sağlamlık ve özgürlük oğlunuzun odasını dekore ederken hep aklınızda olması gereken iki önemli kavram. Odanın toplu halde durmasını zaman zaman da olsa istiyorsanız, saklama ünitelerinde hayatı kolaylaştıracak unsurları ön planda tutun her zamanki gibi. Bir erkek odasında yatak olayın merkezinde olacaktır her zaman. Oyunlarda hayal dünyalarına hizmet edecek ve uyurken onu koruyacak geniş ferah bir yatak, odanın ortasında bile olsa önemli değil. Onlar bu güvenli ve sağlam kaleyi onlar için yaratmanıza her zaman müteşekkir kalacaktır. Kural basit onlara eşyadan çok hayal kuracakları, yaratıcı oyunlarını destekleyecek şekilde onlara imkan tanıyacak, hoplayacak zıplayacak, her metrekareyi kaplamayan bir oda düşünmelisiniz. İkili oyunların her türüne sıcak bakacaklardır ve bunların dekorasyonun parçası olduğu köşeler yaratmanız, her zaman sonuçtan memnun kalmalarını sağlayacaktır.

Bu da son ipucu.

Okul çağını ortak ele alıyoruz ama önceki sayfalardaki önceliklerin devamı olarak, çeşitli detaylandırmalar yapabilirsiniz. Öncelikle çocuğunuz okula başlarken, odada onun seveceği ve dahil olabileceği fikir yürütebileceği düzenlemeler yapmak onun bu yeni dönemi coşkuyla karşılamasına neden olacaktır. İhmal etmeyin. Çalışma masalarına birlikte bakın, kullanım biçimlerini birlikte tartışın ve bir çalışma ortamı yaratın taze okullumuza. Oyuncaklarını ayıklamasına yardım edin ama baskı yapmayın, henüz ayrılmaya hazır olmadıkları için özenli köşeler yaratın ve onların önemini vurgulayın.

 

Bebeklik kitaplarını eleyin, yenilerini alın, henüz okuyamasa da bol resimli olanlardan seçmesini sağlayın, belki sevdiği çizgi roman karakterini dekoratif objelerle odada vurgulayarak henüz çocukluğunun bitmediğini ona hatırlatabilirsiniz. Rafların sayısını artırın her durumda lazım olacak.

Yaşlarına uygun kreatif oyuncaklarla önümüzdeki dönemde bolca oynayacaklar. Uygun yerleri ona göre gözden geçirin, artık bir masaları var diye hayatları orada geçemeyecek. Pahada ağır olamayan objelerden koleksiyonlar yapmalarını(el yapımı objeler, küçük maskotlar, kalem, sevdiği hayvan figürleri vs.)sağlayın ve bunları sergilemek için onlara alan tanıyın.  Bu yaşlarda artık arkadaşlık iyice önem kazanmaya ve yavaştan karşılıklı gece konaklamaları yapılmaya başlanacaktır. Bu yüzden bir konuk yatağı veya bir çekyat, son dakikaya bırakılmaması gereken, baştan yapılması önemli bir hazırlık olacaktır.

 

Kışa hazırlanıyoruz madem, evimizde ilk gözden geçirmemiz gereken yaşam alanı oturma köşemiz. Aslına bakacak olursanız birçok aile için oturma grupları kış boyunca sadece oturma değil bir yaşam alanı olarak kullanılıyor. Nerden mi işe başlamalı? Geçen kış evde vakit geçirirken hissettiklerimizden, ihtiyaçlarımızdan ve bu ihtiyaçları mevcut oturma grubumuz ile ne ölçüde karşılayabildiğimizden elbette. Şayet aile içinde vakit geçirdiğiniz, televizyon seyrettiğiniz  vs. alan ile misafirlerinizi ağırladığınız alan farklı ise o zaman bu işlemi iki kez yapın. İlkinde rahatlık, ergonomi, fiziksel yeterlilikler ön planda olacaktır.

–           Film seyrederken tüm aile rahatsa (belki biraz da kaykılarak) mevcut oturma düzeninde kendisine doğru açılı ve rahat bir yer bulabiliyor mu?

–           Mevcut koltuklarınızın derinliği veya yüksekliği uzun saatler rahat oturabilmek için yeterli mi?

–           Çocuklar üzerine bir şey döktüğünde, evcil hayvanınız kirli patileriyle çıktığında rahat silinebiliyor mu? Yoksa hala geçen yılın izleri ile mi yaşıyorsunuz?

–           Boyutları doğru mu? Fazla büyüktü kapı kapanmıyordu ya da radyatörü kapıyordu, küçüktü, uzanan iki büklüm kalkıyordu gibi konuşmalar geçmiş miydi?

–           Tasarımı, rengi size kendinizi iyi hissettiriyor muydu? Çok demode,  fazla modern, her yanı gıcırdıyor veya şekilsiz diye içinizden geçirdiniz mi hiç?

(“Sırf kumaşı değiştirsem durum değişir mi?” de burada akla gelebilecek bir soru)

–           En son sevdiğim markanın kataloğundaki modele bayılmıştım. Bütçem ona yeter mi? Yoksa küçük dokunuş ve aksesuarlarla idare edeyim de içime sinen bir şey mi alayım?

İkinci bölüme, misafir oturma alanlarımıza gelince; yukarıdaki kriterlerin çoğu burada da geçerli olabilir, ama itiraf edelim buradaki en büyük önceliğimiz prestij olacaktır. Dolayısıyla listeyi en başa onu koyarak yineleyebiliriz. Bu alanda tek tek parçalarla ortama farklı bir vizyon ve estetik katabileceğimizi de toplu değişim alternatifinden evvel değerlendirmekte fayda var diye düşünüyoruz. Bu kadar anlattıktan sonra sizi bir sonraki sayfada, bizim 2014-2015 koltuk ve kanepelerinde en beğendiğimiz alternatiflerden, size bir katalog da sunuyoruz. Biz daha ne yapalım?

Keyfiniz bol olsun…