Evim Benim Dünyam

Evim Benim Dünyam

Peki Nereden Başlamalıyım Kendimi Daha İyi Hissetmek İçin Gerekli Değişime?

Evlerimizin Girişleri

Yatak Odalarımız

Bu Kış, Hep İhmal Ettiğimiz Bu Çok Önemli Alanlardan Başlıyoruz Değişime!

 

Aslında birbirine çok uzak değerler ifade ettiğine inandığımız bu alan, birçok ortak noktaya sahiplerdir birçok açıdan. Neden mi? Bir düşünelim?

 

Evet biri her kapıyı çalanın gördüğü en ortak kullanıma açık yaşam alanımızdır diğeri ise çok az kişinin belki de ev halkı dışında (hatta onların bile kısmen) kimsenin girmediği en mahrem alanlarımız. Ama pek çok da ortak noktaları var.

 

Öncelikle her ikisi de, günlük ihtiyaçlar içerisinde çoğu kez arka plana atılırlar? Neden mi? Hemen söyleyelim; çocukların değişen fiziksel ihtiyaçlarına cevap vermek, bozulan veya modası geçen elektronik eşyayı güncellemek, artık rahat ve yeni olmayan misafir koltuklarımızı yenilemek, mutfakta geçilen zamanı daha kaliteli bir hale getirmek, yaşamı daha pratik hale getirecek çözümleri banyolarımızda uygulamak, çoğu zaman daha önemli olarak algıladığımız ihtiyaçlarımız olur. Bütün bunlar önemli değildir demiyoruz ayrıca doğrudur da bu ihtiyaçlar doğrultusunda alışverişlerimize yön vermek konusundaki seçimlerimiz. Diğer yaşam alanlarımızda göre daha az zaman geçirildiğine inanılan alanlardır ve genelde evlerde başka yerlerde değerlendirilemeyen objelerin son durağı olarak değerlendirilirler. Bir de gelelim madalyonun diğer yüzüne;

 

GİRİŞLERİMİZ/ ANTRELER

Dış Dünyaya Açılan Kapımız

Bir evi en çok neresi anlatır diyecek olursanız bizlere? Hemen girişleri deriz. Bu birçoğumuz için kötü de haberdir bu bir yandan. Bunu derken de aklımıza, kendi evimizin girişleri ile ilgili ihmal ettiğimiz birçok  yer gelir. “O aynayı assam daha ferah olur”, “ayakkabı dolabıma artık sığamıyorum”, “aslında bir bank koysam çok fonksiyonel olur”, “aydınlatma sorununu çözersem daha az köhne duraça”, “iyi hoşta, bu giriş evin genelindeki tarzımı yansıtmıyor”, “ yerdeki taşları değiştirmeden ne yaparsam yapayım göstermiyor” Bu listeyi en az bir  bu kadar daha uzatmak mümkün. Ama gerek de sanırız, çoğumuz bu duyguların çoğunu her eve girişimizde, evden çıkışımızda, en iyi ihtimalle her misafir ağırladığımızda içimizden ya da dışımızdan dile getiriyoruz.

 

O zaman bizden kolay uygulanabilir birkaç öneri gelsin hemen küçük revizyonlar için;

İyi bir aydınlatma şart antrelerde öncelikle. Çünkü bir sürü ayrıntıyla evden çıkar ayak orada muhatap oluyoruz. Ortamda  pencere varsa, gün ışığından da faydalanın. Yoksa doğru bir aydınlatma, fonksiyonelliğin yanı sıra eve ilk gelenlerin ilk izlenimi için de çok önemli.

Ev halkının tamamının ihtiyaçları karşılansın, misafirden önce ev halkına hizmet eder her antre. Hayatı kolaylaştıran, askılar, dolaplar, oturma alanları tüm ev halkının fiziki koşulları ve manevi ihtiyaçları göz önünde bulundurularak düzenlenmelidir o yüzden. Listelerde ortak alan diye geçer ya, aslında ortak alanların en önemlisi antrelerdir, ama çoğu zaman hak ettiği önemi almaz. Fonksiyonnellik işin mottosu olmalı.

Evdeki genel tarzı yansıtacak, estetik seçimleriniz hakkında ipuçları verecek aksesuarlar, her evin bir kişiliği vardır diyoruz ya  hep. Antreler aslında bedenimizde yüz ne ifade ediyorsa evimizin kişiliğini anlatmakta o işlevi görüyor dış dünyaya. Tarzınızı anlatsın, kişiliğini doğru dışa vursun girişleriniz.

YATAK ODALARIMIZ

En Özelimiz

Herşey için bir mazeretimiz, bir öncelik planımız olabilir ama yatak odalarımız en ihmale gelmeyen yaşam alanlarımız aslında. Ama gerçek hayatta işleyiş pek de öyle olmuyor; yatak odalarımız, genelde evde hiçbir yere sığdıramadığımız ama vazgeçemediğimiz eşyalarımızın son durağı, bir depolama merkezi, yatmadan yatmaya gereklilikleri ile yüzleştiğimiz ama sabah kalkınca arka plana attığımız evlerimizin kırık kalpleri olarak hayata devam ediyorlar.Artık rahat olmayan yataklarımız, sığamadığımız  veya kapakları iyi çalışmayan gardroblarımız, artık sevmediğimiz duvar renkleriyle akşam olup da yatma saati gelince üstümüze basıyorlar, bizi mutsuz ediyorlar genelde. Ya sabah ışığından rahatsızız ya da pencerelerin açılıp yeterince havalanmamasından ama evde yapılacak öncelik  sıralamasında hep en alttalar. Bu kaderi gelin değiştirelim.

Rahat bir yatak asla lüks değildir, yatağınız rahat değilse hayatınız güzel olamaz. Bu gerçekle yüzleşip tüm listeleri silip hemen ihtiyaçlarınıza göre bir yatak edinin kendinize. Burada şunu belirtmeliyiz genel kanının aksine en rahat yatak en büyük yatak değildir, odanınız yerleşimi ile doğru orantılı bir yatak seçin ki, kaş yapayım derken göz çıkarmayalım,

Sırf yatak başınızı değiştirerek bile odanızın havasını değiştirebilirsiniz; burası inanılmaz seçeneklerinizin olduğu, yaratıcı bir alan. Mağazalarda çok sayıda seçeneğiniz olduğu gibi, eski bir kapı, sevdiğiniz bir resim, mevcut yatak başınıza kendiniz yapabileceğiniz kolajlar, vintage uygulamalar birçok farklı seçenekle sizi anlatan bir çözüm bulmak için birçok farklı alternatife sahipsiniz.

Dolaplardaki ihtiyacı doğru tespit edin, hep “dolaplarım yetmiyor, hiç fonksiyonel değiller” diye başlarız cümleye. Bu tespitteki hisler doğrudur da çözümler her zaman doğru olmayabilir. Düzenli yerleşmiş, içindekilerinin elemeleri zamanında yapılmış, işlemeyen farları, kaymayan kapıları onarılmış, eskiyen kapakları değiştirilmiş veya boya ya da çeşitli kaplamalar yoluyla elden geçirilmiş, hatta belki sadece cilalanmış ve daha doğru kullanılabileceği bir alanda değerlendirilmiş bir dolap yüklü bir alışveriş maliyetinden sizi kurtarabilir.

Küçük revizyonlar ruh halinde büyük farklar yaratabilir; yeni bir çekmeceli dolap, şifonyer, raf sistemleri, küçük çalışma masası, ayaklı bir askılık, küçük bir dinlenme koltuğu odanızın genel görüntüsünü ve sizin negatif algılarınızı baştan şekillendirebilir.

Güzel  hatıralarınıza ve anılarınıza yer açın ama fazlalıklardan kurtulun, hatıralar anılar güzel ama yatak odanız en büyük saklama alanıysa burada sıkıntı başlar. Duvara asılan resimler, anılara ayrılan köşeler, bir arada kalmak sınırlı alan kaplamak koşuluyla hobiler, koleksiyonlar için de doğru mekandır yatak odaları, ama fazlası boğucu olacağı gibi, toz tutar, yaşama alanı bırakmaz. Aman Dikkat!