Evde Hayvanlı Yaşam

Evde Hayvanlı Yaşam

 Kimisi için olmaz, Kimisi için de olmazsa olmaz…

Başka bir canlıyla, koşulsuz, katıksız, çıkarsız bir ilişki kurabilmek, sevgi ve emek isteyen bir yolda hiç karşılık beklemeden birlikte var olabilmeyi başarabilmek, biz insanoğlunun deneyimleyebileceği en özel, en gerçek duygulardan biri bize soracak olursanız. Bizimle aynı fikri paylaşmak zorunda değişiniz tabi… Hatta aynı fikirde olmayıp (hayvana zarar vermek dışında tabii) bu düşünceye hiç sıcak bakmayıp, hatta buna karşı antitezler sıralamaya hazır olanlarınıza da saygımız sonsuz.

 

Zaten, iyi günde ve bir o kadar da kötü günde, hasatlıkta sağlıkta, yaşlılıkta evcil bir hayvanla çıkılacak bu uzun yolculuğu biz de herkese tavsiye edecek kadar çılgın değiliz. Hatta mümkünse emin olmadan böyle bir adım atmamanız için konusunda sizi isteyeceğinizden de çok yüreklendirmeye hazırız. Hatta pet shopların önünüzden geçerken içinizde uyanan hevesin de gönüllü katilleri oluruz seve seve.  Ama diyelim, lütfen yapmayın.

 

Çok iyi düşününün, tüylülüler evet zaman pisler, evet çok büyük sorumluluk tatile çıkmak bir dert, işe gitmek ayrı bir dert, daha önce hiç beslemediyseniz büyük olasılıkla ilk bastığınız kusmuktan, yatak odanızdan gelen ilk kaka kokusundan sonra ondan, hayattan ve kendinizden nefret edeceksiniz. Asla güzel bir hediye değiller ne sevgililer gününde vermek için ne de doğumgününde. İlk iş olarak boyunlarındaki kırmızı hediye kurdelesini kemirip, kendilerini boğmaya çalışmakla hayalinizdeki “hayvan sahibi olmak” fantazisini yerle bir edecekler. Zor öğrenecekler, hatta bazen hiç öğrenmeyip size “öğretecekler” onlara uygun yaşamayı, çok masraf ve hesapta olmayan bir sürü dert çıkaracaklar. Çiftleşmek isteyecekler veya istemeyecekler, yavrular ya kimsenin istemeyeceği kadar çirkin ya da sizin veremeyeceğiniz kadar şirin olacaklar. Her durumda da hayatınız kayacak, çoklu hayvan bakmaya geçeceksiniz. Siz de “hayvanlı” insanlardan olacaksınız; kilolarca kum ve mama taşıyan evlerine, evde hep bir derinden hayvan kokusu gelen, üstlerinde (en ciddi iş takımlarında bile) hayvan tüyü görebileceğiniz. Veterineriniz hayatınızdaki en önemli kişi olacak, bütçenizin büyük bir kısmını o yönetiyor ne de olsa! Ayşe teyzeniz “yatağına da çıkıyor, iğrenç” diyerek size tiksinerek bakmaya başlayacak, oysa bunca yıldır onun güzel kızı yakışıklı ve başarılı oğluydunuz. Hayat acımasız ne de olsa…

 

Çocuğunuz varsa ya da olursa anne- babalığınız herkes tarafından sorgulanacak. Yardımcınızdan, kayınvalidenize, komşunuzdan bakkal Ahmet’e kadar herkesin sizin ev yaşamınız hakkında bir fikri olması zaten doğal. Bir hayvan sahibi olma kararını verdiğiniz gün onlar bu hakkı kazandılar. Arkadaşlarınızın odaya kapama ricalarını, komşularınızın ağızlarının içinde mırmırlanmalarını saymıyoruz bile.

 

Tatillerinizi, sosyal hayatınızı, hayatı kontrol etme çabanızı, hijyen standartlarınızı, uykunuzu, bütçenizi mahvettikten sonra bir de utanmadan yaşlanıp, hastalanıp sizi yarı yolda koskoca bir yarımlık hissiyle ortada bırakıp gidecekler. Eviniz artık eski eviniz olmayacak, tüm anılarınız yarım, tüm duygularınız öksüz, tüm sevinçleriniz eksik, duygularınız anlamsız.

 

Evde hayvanlı yaşam işte öyle bir şey. Bu arada kendinizi dünyanın en özel en eşsiz insanı hissedeceğinizden, barınaktan veya sokaktan bir can kurtardığınızda onun süper kahramanı olacağınızdan, en mutlu ve en acı, en özel  anlarınızda asla kendinizi yalnız hissetmeyeceğinizden bahsedecektik oysa ki bu yazıda. Ama olmadı işte, kısa sürecek bir hevese kapılmayın diye bundan bahsedemedik doya doya. Bir tek şunu belirtmeliyiz ama herhalde kendimiz tutmayıp; çocuğunuza karşılıksız sevmeyi, kendini farklı şekillerde anlatan bir bireye nasıl saygı duyması ve onlarla yaşamayı öğrenmesi hakkında bir şeyler öğretmek istiyorsanız alın size en iyi okul.

 

Ama bilin onlar bir kere evinizden içeri girdi mi hayatınız sonsuza kadar değişecek. Bu kadar yazdık; iyi yönde mi, kötü yönde mi ona siz karar verin artık. Son bir not daha evinize bir hayvan almaya karar verdiğiniz gün evinizi ve hayatınızı bundan böyle ona göre düzenleyeceğiniz gerçeğine teslim olun. Mutlu etmeyi beceremeyeceğiniz bir cana asla kıymayın.