zanaat

Kültürler arasında yoğrulmuş bir Halı markası
MunaHome
dfot
Halı ve kilimler yumuşak, renkli ve kendine özgü hali,  çoğu zamanda sanat ve zanaat arası duruşuyla  mekanlarımıza estetik katan dekorasyon elementleri. Üzerinde konuşulacak, hoşça zaman geçirilecek ortamlar yaratırken, zamansız ve yöresel kimlikleri ile yaratıcılığa en açık dekoratif ürünler arasında yerlerini alırlar. Düğüm ve dokumasına, desen ve rengine, tekniğine göre dünya kültürlerinde ayrı bir konuma sahiptirler. Tüm bu zenginliğe ve çeşitliliğe duyulan derin saygının verdiği motivasyon ile kurulmuş Muna Home markası. Çağdaş yaşam alanları için zengin çeşit yelpazesinde üreterek dünyanın çeşitli noktalarındaki özel tasarlanmış mekanlara eklektik bir tarz kazardırmayı bu hoş trendin önde gelen marka destekçilerinden olmayı amaçlıyorlar.

Marka, Yasemin ve Gianluca Cicu çifti tarafından 2010 senesinde Barcelona’ da yaratılmış. Gianluca, Sardunya adasında yetişmiş sıcak bir Akdenizli. Yasemin ise ailesinin Abhaz geçmişi ile kültürler arasında yoğrulmuş, dünya kültürüne derin merak duyan bir girişimci. Designmixer’ ın yolu ise 2012 yılında kendileri ile aynı vizyonla kesişti. Muna Home bloğunu yazarken, ilham alınan birçok  yaratıcı kültür sentezlerinden halı koleksiyonu oluşur ve kısa zamanda çalışmaları hayata geçer.

Muna Home’ un koleksiyon çalışmasında %100 Yeni Zelanda yünü el dokuması halılardan, antik Türk kilimlerine, Anadolu’ da çeşitli teknikler ile üretilmiş halılardan, kuzu ve hayvan postlarına doğal /natura adlı koleksiyon temalarına yer verirken, parlak ve yumuşak, ipeksi dokunuşa sahip viskon halılarından Anadolu’ nun yöresel desenlerini edilmiş hallerine kadar birçok çeşit mevcut. Çağdaş mekanlar için eski çalışmaları yeniden yorumluyoruz. Fas ve Anadolu topraklarında ortaya çıkmış üretim tekniklere yüzyıllar öncesine dayanan Tulu halılarından yola çıkarak da yün grubunda ayrı bir grup oluşturuluyor.

Bohem ve eklektik tarzın vazgeçilmez desenleri Orta Asya ikat desenlerine de ise yepyeni teknikler ile Muna Home koleksiyonunda yeniden hayat veriliyor.

Bölgesel geleneksel dokumaların farklı baskı teknikleri ve desenler ile çeşitlendiriyor. Sıcak ve natürel renklerden, mavinin indigo tonlarına, siyah, gri ve beyazın grafik kalitesindeki modern çizgilere sahip çağdaş 3 boyutlu halılara kadar farklı gruplarda ürünler tasarlanıyor.  Modernizmi ve tarihi, geleneksel ve çağdaş üretim tekniklerinin bir harmanlayarak  çeşit çeşit, ürünler yaratılıyor. Mekana özel, renkleri, malzemesi, ölçüleri projeye göre tasarlanmış ürünler ise Muna Home çatısı altında üretilen halılara büyük bir çeşitlilik kazandırıyor.

Dokunun hayatımızda görsellik kadar önem taşıdığı mekanlarda trendlerin sadece ufak dokunuşlar ile farklılık yaratması olası. Halının ve kilimin ise trendler ne olursa olsun üzerine işlenmiş, çoğu sembolleşen desenleri ile beraber insanlık tarihi boyunca yaşayacağı, yaşam alanları her ne tarzda olur ise olsun onların duyusal kalitelerini artırıcı dekoratif elementler olarak kalacağı kesin. Bu bağlamda Muna Home’ un vizyonu ile keşfedilecek koca bir dünya ve yaratılacak bir çok ürün var bizce. Siz ne dersiniz?

dfot

 

Modern bir marangoz atölyesi:

Detay mobilya babadan oğla miras ahşap sanatı 1960 yılında babam Adil Usta tarafından kurulan ve çuurcumada yer alan detay mobilya zanaatımızla eski, yeni ağaçları dokularını bozmadan tasarlıyor ve üretiyoruz. Baba mesleğini aldığımız eğitim ve yaratıcılık ile devam ettiriyoruz. Klasikten moderne kadar Century tarzını yaptığımız ünitelerle işlemekteyiz.
Bünyemizde torna, oyma, gomalak cila, lake, tik yağı, taş ve metal aksesuarlı siparişlerde yapılmaktadır. Mobilya imalatı yanı sıra Villa ve çiftlik evi gibi projelerde uygulanmaktadır.
Günümüz trendleri arasında yer alan ham ahşap mobilya tasarımlarını yaklaşık 50 senedir bünyemizde bulundurmaktayız. Projeli imalatlar, özel tasarımlar, siparişler, masif ahşap el işçiliği ile şekillendirilmektedir. Eski ağaçlarda (Meşe, ceviz, kestane, çam) orijinal dokuyu koruyarak yada makine perdahından sonra hatları temizleyerek; masa, sehpa, bank, Parke, lambiri, tavan kaplamaları, kapı, büfe, dolap üniteleri, şömine, dış ve iç mekan üniteleri ve aklınıza gelebilecek sizin tasarladığınız hayalinizdeki ağaç üniteleri özenle imal ediyoruz.
Yerli yabancı her türlü ağaç çeşidini bünyemizde bulundurmaktayız. Teknoloji her geçen gün yenilensede detay mobilya olarak el işçiliğinden ödün vermiyoruz,

dfot

Made in Autoban

 

2003 yılında mimar Seyhan Özdemir ve iç mimar Sefer Çağlar tarafından kurulan Autoban, bugüne kadar dünyanın farklı noktalarında ve farklı ölçeklerde sayısız mimari ve iç mimari projeye imza atmış olmasının yanı sıra ürün tasarımları ile de uluslararası tasarım arenasında hatırı sayılır bir yere sahip.

 

İstanbul’da keyifle kahvenizi yudumladığınız café’den, şehirden uzaklaşırken yolunuzun geçtiği Atatürk Havalimanı’ndaki CIP Lounge’a; Hong Kong’da bir İtalyan lokantasından (208 Duecento Otto), Madrid’in en ünlü caddelerinden birinde konumlanan köklü ve tanınmış deniz ürünleri restoranına (Tres Encinas)… Bu saydıklarımız, Autoban’ın şehirdeki ya da dünyanın başka şehirlerindeki imzalarından sadece birkaçı…

 

2003 yılında kurulduğu günden bu yana mimari ve iç mimariyi birbirinden farklı ve kopuk düşünülemeyeceğini savunan Autoban, bu kapsamda ele aldığı projelerin anlatım dilini, eş zamanlı olarak ürün tasarımları ile de kuvvetlendiriyor. Ve söz konusu ürünler, dünya tasarım gündemini en az imza attıkları mimari ve iç mimari projeler kadar meşgul ediyor. Autoban’ın form ve malzemeye deneysel yaklaşımlar sergileyerek keşfedilmemiş yaşam tecrübeleri sunmak temeline dayanan tasarım anlayışı, mobilya, aydınlatma ve aksesuar tasarımlarında da kendini gösteriyor.

 

Autoban imzası taşıyan ürünler görsel açıdan ilham veren ve fonksiyonel tasarımlar olarak karşımıza çıkarlarken; ürünler çağdaş çizgilerini, duygusal ve samimi bir içerik ile birlikte gelerek muhafaza ediyor. Karakterlerini belli bir lokasyon ya da dönemden değil, Autoban’ın genel anlamda obje tasarımına zamansız yaklaşımından alan ürünlerin en belirgin ve ayrıştırıcı özelliği ise, yaşadığımız çağın sunduğu tüm teknolojik olanaklara rağmen halen belirli bir ölçüde zanaat geleneğini sürdürüyor olmaları. Türkiye’de genç tasarımcıları destekleyecek endüstrinin olmayışını, küçük lokal atölyeler ile çalışarak kendi avantajlarına çeviren Autoban, bu yaklaşımıyla da dünya tasarım kütüründe farklı bir kulvara yerleşiyor.

 

Yaratıcı, özgün ve heyecan veren ürün tasarımları ile 2004 yılında Wallpaper* dergisi tarafından “Best Young Designer/En İyi Genç Tasarımcı” seçilen Autoban’ın, ilerleyen yıllarda ürün tasarımları ile ödül toplamaya aralıksız devam etti. 2007 yılında “Pebble” adlı masa tasarımları, mobilya kategorisinde EDIDA Turkey Uluslararası Tasarım Ödülü’ne layık görülürken; ertesi yıl bu kez Design Turkey kapsamında “Bergere” isimli koltuk tasarımları “Excellent Design / Mükemmel Tasarım”, Woody ve One-Armed isimli iki farklı sandalye tasarımları ise “Good Design / İyi tasarım” ödülüne layık görüldü. Aynı yıl “Bergere Bed” yatak kategorisinde, “Flying Spider” ise aydınlatma kategorisinde EDIDA tarafından ödüllendirildi. 2009’da “Deco Sofa” yine EDIDA tarafından oturma düzeni kategorisinde ödüllendirilirken; bir sonraki yıl “Nest” Design Turkey tarafından verilen “Üstün Tasarım” ödülünü sahiplendi. Ve 2011’de “Holy Coffee Table” adlı tasarımlarının EDIDA Türkiye tarafından ödüllendirilen bir başka Autoban ürünü oldu.

 

İstanbul’da Akaretler’de yer alan Autoban Gallery’de satışa sunulan Autoban imzalı mobilya, aydınlatma ve aksesuar koleksiyonları, yurt dışında ise Portekiz asıllı ve İngilitere merkezli mobilya markası olan De La Espada tarafından üretilip, dünyanın farklı yerlerinde 60’tan fazla noktada müşterileri ile buluşuyor.