yeşil

dfot

 

Renklerin içinde kaybolmak…

31 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında süren Denver Tebeşir Festivali, her yıl olduğu gibi şehrin ünlü caddesi Larimer ve çevresini adeta bir tebeşir sanatı müzesine çevirdi.

Colorado eyaletinden iki yüzden fazla sanatçının katıldığı festivalde caddeler rengarenk sanat eserleriyle doldu. Sanatçıların  canlı bir müzik performansı sergilemesi gibi izleyenlerle bütünleşmesi, resim meydana çıktıkça duyulan heyecan ve paylaşım çok keyifli bir hafta sonu geçirmemize sebep oldu. Müzik, yemek, dans ve çeşitli etkinlikler festival havasını hepimize yaşattı. Katılımcılar profesyonel sanatçıların yanısıra amatörler ve sanat okulu öğrencileriydi. Çocuklar için de ayrı bir köşe düzenlenmişti. Miniklerin resimleri de oldukça eğlenceli ve yaratıcıydı. 3 gün boyunca zaman zaman hava şartları bozulsa bile şemsiyelerin altında resimler yapılmaya devam edildi. Festival sonunda süpürgelerin ucunda yok olacak olan bu sanata verilen emek, değer ve ciddiyet görülmeye değerdi. Umarım sizler de paylaştığım bu rengarenk dünyayı beğenirsiniz.

Tebeşir ile resim yapılması uzun saatler sürer ve göründüğü kadar basit değildir. İlk olarak sanatçı kalem ve kömür pastel kullanarak orantılı olarak orijinal resmin taslağını çizerek resme başlar. Sanatçı resmin katmanlarını yaratırken tebeşirle gölge, derinlik ve kontrast oluşturur. Akla gelen ilk şey, saatlerce süren uğraşıdan sonra resmin festival sonrasında yok olacağıdır, öyleyse bu uğraş nedendir? Aslında bu bir performans sanatıdır. Birçok sanatçı için, resim yapma sürecinde izleyenler ile kurulan diyalog bir resim yaratmak kadar tatmin edici olmaktadır. İnsanlar bir resmin oluşturulmasındaki bütün aşamaları, yaratılışından, renklendirilmesine, tasarım ve sonuca kadar tüm ilerleme aşamalarını festival süresince görebilirler.

Tarihsel olarak yerlere resim yapma sanatı, 16 yüzyıl Rönesansı’nda  İtalya’da sanatçıların kaldırımları tebeşir yardımıyla tuvale çevirmeleriyle sokak boyama sanatı olarak başlamıştır. Kiliselerin ön bahçelerinde, genellikle St.Mary’i resmettikleri için Madonnari olarak isimlendirilen bu sanatçılar, hem resim yaparak hem de harçlıklarını kazanarak seyahat ve özgürlüklerini elde ediyorlardı. Yüzyıllar boyunca Madonnari’ler İtalya’da şehirleri dolaşıp, tebeşir kullanarak her kaldırımı birer sanat eseri haline getirdiler. Çalışırken izleyenlerin bıraktıkları bahşişlerle veya beğenenlerin istedikleri resimleri çizerek geçimlerini kazandılar.   Ancak 2. Dünya Savaşı’nın zorlukları bu sanatçıların sayısını büyük ölçüde azalttı.  İtalya’da 1972’de Grazie di Curtatone isimli küçük bir kasabada ilk Uluslararası Sokak Boyama Yarışması’nın başlamasıyla bu sanat 400 yıl sonra tekrar ortaya çıktı ve yaygınlaştı. Bugün dünya çapında sanatçılar, yeni teknikler, yeni fikirlerle bu eski geleneği yaşatmaya devam ediyorlar. Yaz ayları boyunca dünyanın birçok yerinde, pekçok alanda yerleri boyama festivalleri düzenleniyor. Bunlardan biri de 2002 yılından beri süregelen Denver Chalk Festivali.  Festival, geleneksel eserlerin yanısıra modern parçalar, gerçeküstü tebeşir sanatı eserleri ve 3D resimlerle görenleri her zamanki gibi cezbetti.

Denver Tebeşir Festivali’nin bir özelliği de yeşili ve yeşil girişimciliği, nehirleri ve yaban hayatı koruması. Festival sonunda binlerce tebeşir kullanılarak yapılan herbir sanat eseri, özel sokak süpürgeleri kullanılarak temizlenmektedir.

Denver Tebeşir Sanat Festivali yeşil girişimi kucaklayan diğer yolları:

• Festival süresince kullanılan tüm karton, plastik ve camlar geri dönüşümlü.

• Festival süresince satıcılar geri dönüştürülmüş yemek takımı ve kağıt ürünleri kullanmakta.

• Gerekli güç kullanımını en aza indirdiği için dizel ile çalışan jeneratörler kullanılmış.

• Çok sayıda afiş ve malzemeleri geri dönüşümlü ve yeniden kullanılabilir olarak tercih edilmiş.

• Aynı zamanda çevre dostu olan sponsorlar ile çalışılmış.

 

dfot

 

YAZ SOFRALARI

Uzun ve keyifli sohbetler açık havadaki buluşma mekanları, davet sofraları, büyüleyici renkler ve temalarla hayat buluyor. Yazın bu güzel havasını siz de sofralarınıza yansıtın ve birbirinden şık sofralar hazırlayın. Kır çiçekleri ile masalarınıza tazeliği, farklı kumaş ve aksesuar seçenekleriyle zıtlığın uyumunu sofralarınıza taşıyın.

Provans’ın tazeliği…

Sofranıza ayak uyduracak patine, doğal ahşap veya  mobilyalarınızı çiçek desenli minderlerle taçlandırın. Provans bir davet sofrası hazırlarken ağaç dallarına asacağınız kumaş fenerli ışık demetlerinden destek alarak, mevsimsiz ve leziz bir mutluluk merkezi oluşturabilirsiniz.

Doğallıktan  ilham alın…

Yalın, fonksiyonel ve aydınlık bir izlenim yaratmanın peşindeyseniz doğal  sofralardan ilham almalısınız. Pastel tonların sıkça kullanıldığı bu stilde, keten masa örtüleri, pembe ve morlarla oluşturulan çiçek düzenlemeleri, kristal kadehler ve seramik yemek takımları ile sofralar doğal ve şık görünecektir. Rafine bir doğallık yaratmak için renk paletinize beyaz, pastel bir sarı, ekru ve mavinin en uçuk tonlarını kullanarak doğallığı masalarınıza taşıyabilirsiniz.

Yazın enerjisiyle doğan rengarenk masalar…

Yazın canlı renklerini siz de sofralarınızda kullanabilir, tabak ve bardaklarınızı canlı renklerden seçerek sofralarınızın çiçek açmasını sağlayabilirsiniz. Kullanacağınız rengarenk detaylar ile masanızda zıtlığın uyumunu yakalayabilirsiniz. Turuncu, mavi, pembe, yeşil, sarı…Doğadaki tüm renkleri masanıza taşıyarak enerjinizi tazeleyebilir, farklı desen kumaşlar veya objeler ile de özgün bir tarz yakalayabilirsiniz. Farklı motiflerle bezenmiş el işi masa örtüleri, ağaç dallarına asacağınız renkli aydınlatmaları ve kır çiçeklerini bir arada kullanarak enerjik bir sofra yaratmanız mümkün.

 

dfot

 

Kapatın Gözlerinizi,

Sizin Cennetiniz Hangisi?

 

Seyahat etmek, gezmek, dinlenmek, eğlenmek, öğrenmek. Yazın yaşamın kendisi demek aslına bakacak olursanız.

 

Hepimizin bir resmi vardır gözünüzü kapadığınızda beliren yaza dair. Çoğu çocukluk anılarına veya özlemlerine sıkışmış küçük enstantaneler. Kiminin gözünde bir terasta veya yeşil bir bahçede edilen keyifli bir kahvaltı canlanır gözlerini kapatıp yaşadığı rutinden uzaklaşmak istediğinde. Kimi saçlarını rüzgara vermiş bir teknede güneşleniyorken hayal eder kendini. Kimisi dalından meyva yerken, kimi de bir havuz kenarında meyva suyunu yudumlayıp şezlongda güneşlenirken.

 

Ben bir önceki hayatımda bir Rum Köylüsü olduğumu düşünecek kadar Ege mimarisine tutkunum. Yaza dair bir şeyler konuşulmaya başlandığında kendimi bir Yunun adasının rüya merdivenlerinde karşımdaki engin maviliği seyrederken ya da Bodrum’da bir taş evin avlusunda rahat bir sedirin üstüne bir yavru kediyle oynaşırken bulurum. Bu yüzden de yıllarca Bodrum sokaklarında amaçsızca dolaşırken gerçek anlamda nefes alabildiğimi ve buralara indiğimde varoluşuma ve benliğime dair bir anlam bulabildiğimi söyleyip durdum hep.

 

Bir yandan da insanın  öldükten sonra gideceği cennetini kendi zihnindeki gibi olacağına inananlardanım. Bu yüzden ölünce güneyde mavi beyaz bir taş evde, kedilerim, sevdiklerim ve sonsuz Mavilikle mutlu bir tablonun içinde hayal ederim kendimi zaman zaman.

 

Neyseki önümüz yaz, kendi cennetimize kavuşmak için ölmeyi beklememiz gerekmez. O zaman kapatın gözünüzü, netleşsin bu yaz ki rotanız…

 

Keyifli tatiller

 

ferroli_kombi

 

Isıtma ve soğutma sistemlerinin öncü markası Ferroli, Türkiye’de yeni bir uygulamaya imza attı ve “kombileri renklendirdi”.

 

Ferroli Türkiye Genel Müdürü Çetin Çakmakçı, fikrin “Türkiye’nin doğasının ve farklı zenginliklerinin rengini yansıtabilme” arzusundan doğduğunu belirtti.

dfot

 

Belmond La Residencia

 

İSPANYA’DA YEŞİLE DOYARAK TATİL YAPMAYI HAYAL EDENLER İÇİN

Mallorca’nın huzur dolu kuzey-batı kıyısında, yeşil dağlarının koruduğu, Belmond La Residencia İspanya’nın en iyi lüks butik otellerinden biri.Deià kasabasının yakınında, zeytin ve narenciye bahçeleri arasında yemyeşil bahçeleri içinde ödüllü spası ve ikiz köşkü ile adeta bir cennetteyiz. Otelin eşsiz ambiyansında, sanat dersi almak, bölgenin kültürel zenginliklerini bir Vespa üzerinde gezmek ya da sadece bir piknik seti ile Mallorca festivalinin manzarasının tadını çıkarmak bu arada yapabileceğiniz aktivitelerden sadece birkaçı.

Tekne Gezisi(Turu);
Belmond La Residencia misafirler için özel bir ücretsiz iki saatlik tekne yolculuğu düzenliyor, bölgenin doğal güzelliklerinin keyfine varacağınız bu turun tadı damağınızda kalacak ve daha fazlasını isteyeceksiniz diye düşünüyoruz. Mallorcan‘ın kıyı şeridi boyunca uzanan engebeli tenha koyları’nda huzur bulacaksınız.

Yuzme Havuzlari;
Otelin iki açık havuzlardan birinde yüzerken DEIA’nın coğrafi güzelliğini ve Mallorca güneşini içinize çekin. Tramuntana Dağları ile çevreli bu ortamın tadını Safereix’in hafif yemekleri veya bir kokteyl ile çıkarın ya da ısıtmalı kapalı yüzme havuzu, sauna ve spa ile bitişik jakuziyi keşfedin. Eğer kendinize özel bir havuz deneyimi isterseniz, Belmond La Residencia da size özel tam boy veya dalma havuzlu süitleri tercih edebilirsiniz.

Sanat galerisi ve heykel bahcesi;
Otelin ünlü Sa Tafona ve Albéniz sanat galerileri yıl boyunca çeşitli sergilere ve gösterilere ev sahipliği yapıyor. Yeri gelmişken hemen ekleyelim Belmond La Residencia İspanya’nın en büyük daimi heykel bahçelerinden birine ev sahipliği yapıyor zaten. Bu bahçe her geçen yıl uluslararası heykeltıraşlar tarafından parçalar ve onların öğrencilerinden gelen eserlerle genişlemekte. Şık Bronz eserlerin yanında çocukların oynayabilecekleri eğlenceli eserlerin de sergilendiği alan sanatsal bir keşif yolculuğu sunuyor otelin misafirlerine.

Tenis;
Otelin Tramuntana dağlarıyla çevrili ve Akdeniz’e bakan muhteşem iki süper tenis kortu bulunuyor. Ayrıca otelin tenis kısmından sorumlu profesyöneli Shyane Tabb verdiği derslerle oyununuzu geliştirmenize yardımcı oluyor. TAC sertifikalı olan Tabb’ın tenis dersleri, raketinizi epey geliştirecektir, bunun teminatı verelim.

Tatilin sonunda Residencia’dan ayrılırken kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceğinizden bizler eminiz. Siz ne dersiniz; tarihe, doğaya, kültüre, spora doyacağınız bir tatilden daha iyi bir fırsat olabilir mi yenilenmek için?

 

dfot

dfot

 

Kır Evi Country Cottage Stili

Rahatlığı ön planda tutan, dingin ve huzurlu bir yaşam sunan, kendini tatile gitmiş gibi hisseden ve doğayla iç içe bir yaşam arayanların tercihidir . Country kırsal, yani geleneksel tarz dekorasyon demek; yaşanmışlık, yani bir eskiye gidiş, eski dönemi anımsatan objeler, eskitme masif mobilyalar, farklı bir romantizm, romantik sıcacık evler demektir. Kısacası modernin tam zıttı bir tarzı temsil eder, daha çok kır evi olarak biliniyor ve kökeni Fransa’ya dayanmaktadır. Amerikan Country,İngiliz Country ve Fransız Country en çok bilinenler arasındadır.

Gerçekte “kır evi tarzı” olarak benimsediğimiz hayatın içinden gelen bu stil, şehir yaşamından uzaklaşmak için sıcak ve davetkar havasıyla kucaklayıcı bir etki yaratmaktadır.. Konforlu, rahat, sıcak ve samimi, pastel veya toprak renklerinin hakim olduğu, yumuşak detaylara sahip mobilyalarla döşenmiş dekorasyon olarak tanımlanabilen Country tarzın doğum yeri Fransa olarak bilinmektedir. 17. ve 18. Yüzyılda Fransa dışında üretilen mobilyaları yapan marangozlar, saray ya da asiller için üretim yapmamaktaydılar. Bu nedenle onların ürettiği mobilyalarda daha basit malzemeler kullanılıp, işçilik daha basit tutulmaktaydı. Ahşap malzeme cilalanmak ya da yaldız kaplanmak yerine sadece boyanıp, kimi zaman kendi renginde bırakılmaktaydı. Kullanılan malzeme daha çok meşe, meyve ağaçları, ceviz ve bazen de maundu. Yüzeyler süslenmemekte, cilalanmamaktaydı ama biçim olarak mobilyalar asillerin evlerinden ilham alınmaktaydı. Paris’i hariç, Fransa’nın ‘Provans’ olarak adlandırılan bölgesinde üretilen mobilyaları ve mimariyi referans alan country stiline bugün beyaz mobilyalar, patine zeminler ve ahşap dokular eşlik ederek özellikle kır evi stili olarak bilinen stil günümüzde modern country olarak yeniden şekillendirilmektedir.

Country tarzı uygularken unutulmaması gereken ilk ve en önemli detay; sadelik, ferahlık ve samimiyettir. Daha çok pastel ve toprak renklerinin hakim olduğu ve ayrıca içine doğada bulunan renklerin estiği bir tarz olarak karşımıza çıkmaktadır.

Renk kullanımı

Bir kır stili olduğu için pencereden bakıldığında görülebilecek  tüm doğa renkleri ilham kaynağı olabilecektir. Yeşili, maviyi, çiçek renklerinin güneş ışığında biraz  soldurulduğunda oluşan bu mat renkler desenlerle birleştirilip kullanılır genellikle. Bunlar beyaz, krem veya toprak tonlarıyla kombinlenebilir, pastel renk tonları üzerinde gitmek harika sonuçlar verecektir.

Zemin beyaz, mobilyalar kahverengi, krem ya da toprak tonlarında kurgulandığında genel renk seçiminin yapılırken  aynı renk paleti üzerinde gidilmesi homojen bir etki verecektir. Kontrastlık oluşturulmak  istendiğinde, seçilecek rengin mekanda kargaşa yaratmaması için kontrastlık oranının birbirine yakın tutulması uygun olmaktadır. Evin tamamında ferah ve havadar bir ortam yaratmak için kesinlikle koyu kırmızı, koyu mor gibi tonlardan kaçmak gerekmektedir.

 

Mobilya seçimi

 

 

Country tarzda daha çok açık renkli ahşap malzemeler kullanılmaktadır. Doğal ahşaplar, ceviz, maun en fazla tercih edilenlerdendir. Ayrıca hasır ve bambu mobilyalar da özellikle kış bahçelerinde, teraslarda veya evin herhangi bir köşesinde kullanılabilmekte ve oldukça şık bir hava vermektedir. Büyük kanepeler, yumuşak sandalyeler, cilasız masif mobilyalar, antika objeler, ahşap sehpalar, masalar sayısı çok tutulmadan ve karmaşa yaratılmadan doğru konumlandırma ile bu tarz bir dekorasyonda yerini almaktadır. Tarzın koltukları oldukça geniş, oturma ve yaslanma yerleri tanımlanabilmektedir. Keskin değil yuvarlak hatlı mobilyalar daha sıcak ve samimi etki yaratmaktadır. Her ne kadar eskilerde kaldığı düşünülse de ahşap camlı bir vitrin bu tarzın tamamlayıcısı olmaktadır. Mobilyalarda el işçiliği çok önemlidir. Çok az da olsa oymalar kullanılır ama bu durum genel görünümün sadeliğini bozmamalıdır.

Country tarz bir dekorasyonda, yeniden kazanılmış mobilyalar ön plana çıkmaktadır. Aileden kalma bir konsol ya da eski bir ahşap ustasının elinde çıkmış yemek masası evin en önemli parçası haline gelebilmekte ve eski bir mobilya gerçek kullanımından başka bir amaçla yeni bir işlev kazandırılarak tarzın daha etkin olarak uygulanması mümkün olabilmektedir.

Yatak başı olarak ferforje kullanmak etkili olmaktadır. Beyaz ya da pastel tonlarda boyalı ve eskitmeli olarak kullanılabilir. Salon için ağaçtan bir yemek masası seçilebilir. Üzeri sıfır zımparalanmış ve cila atılmış modeller yerine direkt ağaç görünümlü ve mat cilaya sahip modellerle daha doğal bir görüntü yakalanabilir.

 

Kumaşlar

 

 

Koltuk ve sandalye döşemelerinde, yastıklarda daha çok pamuk, keten  kumaşlar tercih edilmelidir. Düz, çizgili, ekose veya çiçekli desenler birbiriyle kolaylıkla kombin edilebilir.

Minik çiçek desenli kumaşların düz ve açık tonlarda kumaşlarla birlikte kullanılması tavsiye edilir, son yıllarda ayrıca çiçeklilerin pastel baskın olmayan çizgili desenlerle de kullanımı artmıştır…Ayrıca çıkış noktası ile bağlantılı olarak lavanta, zeytin, üzüm ve kelebek desenleri tarza imza atmaktadır. Göz yormayan renklerden oluşturulacak bu desenler evin daimi baharda olmasını sağlayacaktır.

 

Aksesuarlar

 

 

Aksesuar denilince bu stilin iki ana kahramanı vardır; biri ferforje objeler diğeri ise hasır sepetler. Seramik ve topraktan yapılmış aksesuarlar da aralara serpiştirilebilir. Doğal olan her şeyin bu stilde yeri olduğu kesin. Ayrıca mutlaka abajur kullanılmalıdır. Sadece yatak odası için değil salon aydınlatması için de abajur stilin olmazsa olmazlarından biridir.

Büyüleyici porselen tabaklar, eski şapkalar, antika müzik aletleri, aileden kalma objeler, koleksiyon parçaları bu stilin en önemli aksesuarlarıdır. Desenli kırlentler bakır tencereler, hoş kokulu doğal sabunlar, saksılarda canlı çiçekler, yeşillikler dekorasyonu tamamlayan ince detaylardır. Bu tarzda bakırlar, çömlekler, döküm tencereler temel işlevlerinin yanı sıra birer dekorasyon objesine dönüşmektedir. Çekmece ve dolap diplerinde sergilenmeyi bekleyen aile yadigarı objeler, pastel tonlardaki ev tekstilleri ve taze çiçekler bu stilin anahtar parçalarındandır. Tarza uyumlu şamdanlar, mumluklar ve kuş kafesleri kalabalık yaratmamak şartıyla zeminde de kullanılabilmektedir.

 

 

Country tarzla uyumlu detaylar
Beyaz, krem mobilyalar ve özellikle eskitme mobilyalar
Evde bir yerlerde taze çiçek yada koltukta, minderde, perdede çiçekli desen
Bir kuş kafesi objesi, gösterişli şamdanlar, uzun zarif mumlar, fenerler…
Şömine, doğal taş duvar kaplaması
Rustik  taş desenler ve tuğlalar,
Ferforje objeler
Hasır sepetler, ahşap objeler

 

 

Country tarza asla uymayacak detaylar

 

Metal ve dijital objeler
Modern raflı duvar üniteleri
Ses sistemi, hoparlörleri vs gibi ev teknolojilerinin açıkta ve çok göz önünde olması,
Köşe koltuk takımları kullanılması
Lake, parlak kapaklı mutfak dolapları ve tezgahlar tercih edilmesi,
Düz hatlı, metal, modern avizeler, spotlar, aplikler seçilmesi, Fresh bir etki, pastoral bir hava ve romantik çağrışımlar için bu yaz evinizde tam da country tarz uygulama zamanıdır.

dfoit_mayis

 

Çölün ortasında bir vaha hayal edenlere, hayallerinin çok ötesinde avant gard bir dünya…

 

The Parker Palm Springs California’da 2004 yılının Ekim ayında hizmete açılmış. Oldukça geniş bir yeşil alana yayılmış olan kompleksin standart, bahçe ve deluxe odalarıyla toplamda 144 odası mevcut. Ayrıca iki yatak odalı oturma ve yemek odası bulunan Gene Autry’nin evi ve 12 özel villa da aynı arazide konumlanmış durumda. Ziyaretçilerini ikonlaşmış tasarımlarla, yemyeşil doğasıyla, birbirinden gösterişli sanat eserleriyle ve coğrafyanın vaad ettiği sonsuz huzurla kucaklayan mekan, kurulduğu günen beri bölgeyi ziyaret edenlerin ilgi odağı olmuş.

3 farklı içerikteki restoranları, görkemli barı, tenis kortları, golf sahası, spa, havuz ve çok çeşitli peyzajlarla ihtişamlı bahçeleri ile Parker Palm Springs Amerikanın yaşayan kültürünün tipik bir temsilcisi. Odalarının ve bu saydığımız ortak alanların dışında, göz alabildiğince uzanan yemyeşil bahçesi ile tesis, konuklarına hamaklar, bitki çeşitliliği ile muhteşem bir keyif alanı vadediyor.

Parker Palm Springs’ın genel dekorasyon seçimlerinde bir zamanın ötesine geçme, rahatlık ve konforun yanı sıra şaşırtma ve akılda kalma eğilimi seziyorsunuz. Mekanlarında geniş olmasının verdiği rahatlıkla büyük mobilyalar gösterişli aksesuarlar birbirini boğmadan ve insana fazla gelmeden, cömertçe kullanılabilmiş orelin genelinde. Amerikan kültüründe derin izler bırakmış birçok tasarıma rastlıyoruz odaları yakından incelediğimizde.

İç tasarımı Jonathan Adler’e ait olan otelin, zaman içerisinde birçok ünlü konuğu da ağırladığı biliniyor.

Robert Downey Jr. da bunlardan biri.

Tüm ortak alanlarıyla tam 10000m2’lik alana yayılmış olan otel 5 yıldızlı restoranları aracılığıyla, couture mutfak deneyimi sunuyor misafirlerine. Başka yerde tatmadığınız hatta duymadığınız birçok lezzeti bu özel atmosferde tecrübe etmeniz mümkün oluyor böylece. Menüde ıstakozu ve havyarlı omlet dahi bulunuyor gerisini siz düşünün.

Bu oteldeki ana amaç, günümüz şehir hayatının koşuşturmacasından, teknolojinin ve modern hayatın burnumuza dayadığı gelişmiş toplum kaygı ve kirliklerinden çok uzakta zamansız bir mekan yaratmak olmuş. Bu amacı da rafine ve fazlaya kaçmayan bir lüks içerisinde konuklarına sağlayarak onları biraz şımartıp hafifletmeyi amaçlıyorlar, sonuç olarak bunu çok iyi başardıklarını da gözlemliyoruz kolayca.

Kırmızının ve tonlarının beyazla ve toprak renkleriyle ustaca harmanlanadığı dekorasyon tercihleri de hep bu hizmet etmek amaçlı kurgulanmış demek çok da yanlış olmaz. Klasik tarzdan zaman zaman avantgarde stile kayan bir çizgide hazırlanmış iç dekorasyon insanı kendisine çekmekle kalmıyor, kendisi dışındaki tüm gerçekliği de ziyaretçilerinin hafızasından silmeyi başarıyor açıkçası.

Hamak keyiflerinden, restoranına, içkinizi yudumlarken rahatlayacağınız spasından, golf sahalarına kadar herşeyin ziyaretçilerin konforu ve hoşça vakit geçirmesi için planlandığı bu komplekste insan kendisini Alice Harikalar Diyarındaki Alice gibi hissediyor, bundan emin olabilirsiniz.

 

dfoit_mayis

 

dergi_form_nisan
Mekanlara Değişim,


Duvarlara Zarafet Katma Zamanı

Boyanın tahtını iyice sallamaya başlayan duvar kağıtları renk ve desen çeşitliliğiyle, gücünü artırarak hissettiriyor. Çeşitli desendeki duvar süsleri, çiçekler, klasik ve romantik tasarımlar, çıkartmalar, vinil baskılar, antibakteriyel kağıtlar, modern temalar, pano duvar kaplamaları, posterler… Duvarlarda renk ve desen festivali yaratan Dreams Wallpaper&Fabrics’in sahibesi ve kurucusu Meltem Kaya ile rengarenk tasarımları ile duvarların giysisi duvar kağıtlarını ve sezonun trendlerini konuştuk. İlk mağazasını 1996 yılında Fenerbahçe’de açan Dreams, 18 yıldan beri duvar kağıdındaki iddiasını sürdürüyor. Yıllar içinde marka çeşitliliğini daha da artıran firmanın pek çok şehirde bayisi var. Şimdilerde Keyap’ta yeni bir mağaza daha açma hazırlığında.

 

Kendinizden ve Dreams’ten kısaca bahseder misiniz?

1995 yılında kurulan, 1996 yılından bu yana da duvar kağıdı konusunda öncü durumuna gelen firmamız, bu yıllar içinde gelişerek, büyüyerek ve en önemlisi yenilikleri takip ederek, sektöre yenilik ve vizyon katarak ilerlemektedir. Firmamız merkez Keyap’ta olmak üzere, Fenerbahçe‘deki mağazası ve sayısız bayisi aracılığıyla son kullanıcı, mimar, iç mimar, proje ve inşaat firmalarına servis vermekte. Belli başlı bir çok ilimizde, ilçemizde talepler doğrultusunda bayiliklerimiz oluşmuştur yıllar içerisinde. İlk başlangıç noktamız Amerikan ve İtalyan duvar kağıtları olmakla birlikte, Hollanda, Almanya, Fransa, İngiltere’den de yine sektörün önemli ve büyük markaları ile yollarımız zaman içinde kesişmiştir. Distrübütoru olduğumuz markalarımız’dan başlıcaları YORK, Casadeco, Texdecor, Roberto Cavalli, NLXL, Fromental, Sanderson, Zoffany, Harlequin, Morris Co. , Scion, Antology, Tekko, Desima, Arlin’dir.Bana gelince, İTÜ İşletme Mühendisliği mezunuyum. Ardından ODTÜ de master eğitimitimine başlayıp, sonrasında vazgeçip aile şirketimizde çalışma hayatına atıldım. Babamın mesleğinden dolayı farklı bir sektördeki bu şirkette çalışmamın bana çok büyük katkıları oldu. Bu beş yıllık tecrübeden sonra bir şirkette çalışmakla başladım iş hayatıma. Yine Babamın isteği ve desteği ile duvar kağıdı ithalatı yapmaya başladım. Bu benim hayatımda en önemli kavşaklardan biridir. İnsanın sevdiği bir işi yapması çok güzel bir duygu diyebilirim kendi kişisel tecrübelerimden yola çıkarak.

 

2014 deki duvar kağıdı trendini kaç başlıkta toplayabiliriz?

Doğal malzemeler, Natürel renkler, ve de vintage duvar kağıtları

Bu sezonun renkleri neler?

Griler, soft yeşiller, soft pembeler, soft maviler…Yani renkler dekorasyonumuza bahar havasını getiriyor.

Sıkça yurtdışı fuarları ziyaret ettiğnizi biliyorum. Dreams bu sezon bize ne gibi yenilikler getirecek. Yeni markalar var mı?

Geçtiğimiz sene NLXL, Fromental bünyemize katılmıştı. 2014 yılında ise Sanderson, Zoffany, Morris&Co, Scion ve Antology bünyemize katıldı. Bizdeki en güncel gelişmeler şimdilik bunlar, ilerleyen aylarda farklı gelişmeler de bekleyebiliriz.

Duvar kağıdı ve kumaşlarda, stillerin ve trendlerin kullanıcılar tarafından takip edildiğini düşünüyor musunuz?

Tabi ki düşünüyorum. Artık internet sayesinde kullanıcılar artık tüm trendleri takip edebiliyorlar… Dolayısıyla bizler mutlaka bir adım önde olup tüm yenilikleri müşterilerimize heyecanlarını beslemek adına sunmalıyız, sunmaya da çalışıyoruz zaten.

Duvar kağıdı söz konusu olunca ekolojiden bahsedebilir miyiz?

Tabi ki bahsederiz. Hem de çok önemsediğimiz bir konu. Kullanılan PVC, mürekkep, kağıt gibi unsurların insan sağlığına zararsız olarak üreten firmalarla çalşıyoruz, öncelikle bunu belirtmek isterim. Ve diyebilirim ki tüm markalarımız Eco system ve Leed sertifikalı üretim yerlerinde üretilmektedir. Bu nedenle çok talep almamıza rağmen projelerimizde uzak doğu ürünlerine yer vermiyoruz.

Müşterilerinize kombinasyon konusunda nasıl yardımcı oluyorsunuz? Duvar kağıdı ile kumaşların birbiriyle seçimi neden bu kadar önemli?

Kumaşınızı seçtiniz, desen ve renk odanın kalanı için çok bağlayıcı olabiliyor, aynı deseni farklı bir markada yada duvar kağıdında bulamayacağınızdan desen ve renk karmaşası yaşayabilirsiniz. Ama eğer kombin kumaşı olan bir duvar kağıdı markası seçerseniz, özellikle çocuk odaları, yatak odalarında işiniz çok ama çok kolaylaşmakta ve mekanları bir anda kumaş ve duvar kağıdıyla hem canlandırmış, hem giydirmiş oluyorsunuz.

Dekorasyonda sizin stiliniz nedir?

Sizin stiliniz deyince biraz düşünmek için durakladım, çünkü mekana ve çevresel faktörlere göre değişken bu sorunuzun cevabı. Nedenine gelince aslında şehir yaşamında, metropol de yaşıyorsam, daha çok fonksiyonel ve yalın ürünler dekorasyon tarzım diyebilirim. Ama yazlığım bir taş ev ve o taş evin ruhunu bozmayan provans tarz çok hissediliyor. Ama yüksek tavanlı bir eski Fransız mimarisinde oturma şansım olsaydı orada eklektik bir tarzım olurdu. Ya da eski bir köşkte yaşasaydım, klasik ve moderni karıştırırdım. Doğrusu, mekan ve çevre ile doğru orantılı bir stilim var ve asla durağan değil…

Peki ya çocuklar, onları da unutmadığınızı biliyorum. Kısaca çocuk koleksiyonunuz dan da bahseder misiniz?

Çocuklar ve bebekler bizim en önemli müşterilerimiz. Onların renkli, yaratıcı dünyalarına girmek ve algılarını, hayallerini oluşturmak çok güzel. Bu konuda çok iddialıyız, York’un yaratıcı çocuk koleksiyonları, Disney’in muhteşem masalsı kahramanları, Roommates’in tüm çizgisel kahramanların stickerları, Casadeco’nun bebekler için sunduğu zengin duvar kağıdı ve kumaşları, Harlequin ve Sanderson’un renkli, trend desenleri ile bu konuda sanırım sektörün en zengin koleksiyonu ile sınırsız kombinasyonlar yapabiliyoruz. Bebek bekleyen herkesin yolu mutlaka bir gün Dreams’e düşer.

2014 trendleri :

Doğal malzeme özellikli duvar kaplamaları, geometrik desenler, çiçekli romantik desenler ve gümüş renkler şeklinde özetleyebiliriz 2014 trendlerini. Modern duvar kâğıtları karşımıza kumaş, ahşap, tuğla, beton, çimento, doğal taş ve metal görünümlerine bürünerek çıkacak. Bugünlerde büyük desenler, üç boyutlu görünümler, farklı perspektifler, çizimler, harika duvar kâğıdı tasarımları yaratıyor. Bu özel tasarımlar ve dokular mekânlara görsel açıdan farklılık katıyor. Renklerde ise doğal toprak tonlarının yanı sıra, vizon, mavi, yeşil, gümüş, bronz gibi metalik etkiler yaratan tonlar ağırlıkta. Dekorasyondaki moda renkler ve trendler her yıl değişmesine rağmen, doğal renkler ile doğal malzemelerin kullanımı, özgün ve sade tasarımlar, metalik etkiler çoğunlukla değişmiyor. Sadelik her zaman var oluyor ama çok iddialı tasarımlar da çoğunlukla sezonu etkiliyor.

Dreams Wallpaper, yenilikçi trendleri takip ederken, dünya markalarını da getirmeye devam ediyor. Firmanın bünyesinde yeralan İngiliz, Amerikan, Fransız, İspanyol markalı duvar kağıtlarının yanısıra İtalyan ‘Roberto Cavalli Home’ koleksiyonlarında Cavalli’nin desenlerini ve yaratıcılığını duvarlara taşımak harika bir duygu yaratıyor. Tasarımcı koleksiyonları içinde Kanada’lı tasarımcı Candice Olson’un çalışmalarını da Dreams de bulmak mümkün. Dreams Exclusive serisi içinde ise, deniz kabuklu, cam boncuklu, bambu ve çay yapraklı duvar kağıtları ayrıcalıklı bir yer tutuyor. Evimizdeki, ofisimizdeki her kullanım alanı, duvar kağıtları sayesinde bize farklı heyecanlar veren mekanlara dönüşebilir. Siz de duvarlarınızı duvar kağıtlarıyla, panolarla giydirin, düşlerinizde ki mekanları yaratın diyoruz özetle müşterilerimize…
Dreams Wallpapers&Fabrics

Cemil Topuzlu Cad, İş Bankası Blokları,
F Blok, Fenerbahçe, İstanbul
(0216 360 55 74 ) www.dreamswall.com

 

dergi_form_nisan