Workshop çalışmaları

dfot

TERRARİUM  HOUSE – BURÇİN YILMAZ RÖPORTAJ

Yazın en kavurucu ayı sonunda geldi, hal böyle olunca akılların bir karış havada olması da  kaçınılmaz! Kimi tatil planları peşinde kimi evlilik hazırlıkları içinde,kimisi de gıpta ettiğimiz işlerin izinde,hayallerinin peşinde…İşte ben de tam bu esnada,tatil halüsinasyonlarımın ortasında  ful konsantre olmaya çalışırken keşfettiğim yarattığı harika fikirlerle insanı hayal alemine sürükleyen Terrarium House’un  dünyasına dalmış bulunmaktayım.Bu öyle bir serüven ki her hikayesi bir diğerinden farklı.Minyatür maketler ile yaratılan kocaman bir dünya ! Burada tek bir kural geçerli o da hayal kurmak . İşi farklı kılıp,eğlenceli hale getiren şey ise hayallerinizi terrarium’larla harmanlayıp onları canlı kılabildiğiniz  fantastik bir dünya sunuyor olması.Adeta bir hayali takip etmek ,peşi sıra maceralara çıkmak gibi bir şey .

Motto Tasarım, Terrarium Huse’un yaratıcısı Burçin Yılmaz’ın  fantastik dünyasına misafir oldu bu kez.Yaptığı kişiye özel tasarımlarıyla, hayalleri canlandırmakla kalmıyor aynı zamanda tamamen sizin yaşatacağınız bir dünya kurmanıza da yardımcı oluyor. Ailenizle geçirdiğiniz güzel bir hafta sonu, en sevdiğiniz diziden bir sahne, unutamadığınız safari maceraları, balayı anılarınızdan bir kesit, büyük aşkınızla tanıştığınız o an, çocukluğunuz, gençliğiniz veya bir türlü cesaret edemediğiniz hayalleriniz… Her biri Terrarium House’un tasarımlarında hayat buluyor.

 

  • Kendinizden biraz  bahseder misiniz?

 

Bitki ve maket aşığı  biriyim. Küçük yaşlarda başlayan maket ve minyatür merakımla, sonrasında kendimi içinde bulduğum sukulent dünyası ve bonsai sanatı  markamın oluşmasında rol oynadı.

 

 

 

 

 

 

  • TERRARİUM HOUSE’u diğer  markalardan ayıran en büyük özelliği içinde bir hikaye barındırıyor olması.Bu minyatür maket kullanma  fikri  nasıl çıktı ortaya?

Her şey hayal ederek başladı ve ilk Terrarium House tasarımları benim hayallerimle şekillendi.  Bonsai sanatı bana insan figürlerini ve bu minyatür ağaçları bir arada kullanarak hikayeler yaratma fikrini verdi. Gazetelerin karton maketler dağıttığı dönemlerden gelen bir maket ve minyatür figür merakım vardı ve ilgilendiğim bir alandı maketçilik. İnsan figürlerinden sonra el yapımı figürlerle de çalışmaya başladım. Masa, ev, sandalye, çit, deniz, göl gibi. El yapımı çalışmalar bu işin en çok zaman alan ve emek isteyen aynı zamanda da en eğlenceli kısmı benim için. Yaptığım işte beni güdüleyen şeyse tasarımlarımın insanları mutlu etmesi oluyor. İçinde bulunduğumuz günlerde, aylarda ya da yıllarda gülebilmek güzel şey. Müşterilerimin hayal kurmayı ve yeşili seven, başlarını elektronik cihazlarından kaldırıp yeşile dokunmak isteyen ve betonlaşmış çağın henüz öldüremediği  insanlar oluğunu düşünüyorum.

 

  • Burada  işler nasıl ilerliyor? Bizi biraz bilgilendirebilir misiniz,neler yapılıyor,nasıl bir süreçten geçiyor siparişler?

Tasarımların her biri ayrı bir hikaye anlatıyor. Hikayeye uygun bitki, figür ve el yapımı maket seçimleriyle tasarımları oluşturuyorum. Önce siz bana hayal ettiğiniz bir ortamı ya da bir anınızı anlatıyorsunuz. Örneğin, unutamadığınız bir kare, ailenizle geçirdiğiniz bir tatil, bir diziden ya da filmden bir sahne… Tasarıımı birine hediye etmeyi düşünüyorsanız onu anlatan bir tasarım da oluşturulabilir. Hikayenizi dinledikten sonra maket oluşturma süreci başlıyor. Bu süreçte figürlerin el boyamaları ve  el yapımı maketler hazırlanıyor. Sonra da  tercih edeceğiniz tasarıma uygun bitki ya da bitkilerle tasarımınızı tamamlıyoruz. Bitkinizin ve dolayısıyla tasarımınızın daha uzun ömürlü olabilmesi için ihtiyaçlarını karşılayabileceğiniz bir bitki seçmelisiniz.

Bitki seçimi bu işin en hassas ve önemli kısmı aslında. Tasarımları oluştururken bitkilerin uzun ömürlü olabilmeleri için nem, toprak ve büyüme alanı gibi ihtiyaçlarına dikkat ediyorum. Tasarımı yalnızca bir dekorasyon objesi ya da hediyelik eşya gibi

görmemek ve bitkinin yaşayabilmesi için gereken ihtiyaçlarının karşılanması gerektiğini unutmamak önemli.

 

 

  • Workshop çalışmalarınız oluyor mu ?

 

Workshoplarımızı farklı seçeneklerde sunuyoruz. Home Workshops, Park Workshops, Event Workshops, Atelier Workshops ve Workshops for Companies olmak üzere 5 farklı şekilde çalışıyoruz. Workshop süreleri kişi sayısına da bağlı olarak değişmekte. Tek kişilik workshoplarımızın süreleri  40 dakika- 1 saat arasında değişiyor, gurup halineki çalışmalar da  1 – 2  saat sürebiliyor. 

 

 

 

  • Workshop programları nasıl geçiyor ,nereleri tercih ediyorsunuz daha çok?

‘Home Workshops’ ve ‘Park Workshops’ bizim için çok eğlenceli olan ve yeni hayata geçen projelerimiz. ‘Home Workshops’ seçeneğinde katılımcıların evlerine konuk oluyoruz ve kişiye özel ya da arkadaş guruplarına özel workshop etkinlikleri düzenliyoruz. ‘Park Workshops’ seçeneğinde ise parklarda buluşup çimlerin üzerine yayılarak, tam da olması gereken yerde  teraryumlar tasarlıyoruz. ‘Park Workshops’ etkinliklerine tek kişi ya da arkadaş gurubunuzla katılabilirsiniz. ‘Atelier Workshops’ etkinliklerimiz isteyen herkesin katılabileceği 10 – 20 kişilik guruplarla birlikte düzenlediğimiz etkinlikler. ‘Workshops for Companies’ etkinlikleri şirketler için, ‘Event Workshops’ etkinlikleri de davet ve organizasyonlar için davetlilere özel düzenlediğimiz workshop etkinlikleri.

 

 

  • Yeni projeler var mı yakın zamanda bizleri bekleyen?

 

Terrarium House tasarımlarının yer alacağı, gelmeye, görmeye ve satışa açık bir sergi planlıyorum. Bunun için çalışmalarımız olacak. Bunun yanında tasarım çalışmalarımız ve  workshop etkinliklerimiz devam edecek.

 

  • Bu iş sayesinde hayata bakışınız değişti mi?

Minyatür ortamlar tasarlarken geçirdiğim saatler benim terapi saatlerim oluyor. Bu işle birlikte  kendimi daha çok dinlemeye  başladım.

 

 

 

  • Okuyucularımız size nerelerden ulaşabilirler?

 

Terrarium House ile ilgili tüm bilgilere www.terrariumhouse.com adresinden ulaşabilirler. Ayrıca İnstagram ve Facebook sayfalarından da bizimle iletişime geçebilir ve yaklaşan etkinliklerimizden haberdar olabilirler.

 

 

 

  • Ve motto’nuz…

Hayal edin!

 

 

dfot

 

KAĞITTAN HAYALLER ATÖLYESİ

PAPİER ATELİER

Her şey izledikleri ”Away We Go” filminin etkisiyle başlamış meğer!

Filmdeki BURT adlı karakterin kağıttan maketini yapma dürtüsüne karşı koyamamışlar ve iş almış başını gitmiş. 2011 yılında ‘’Anything with paper’’ motto’sunu benimseyen Türker Akman ve Deniz Yılmaz tarafından kurulan Papier Atelier tam anlamıyla bir kağıt heykel atölyesi. Onlar, her gün elimizin altında olan üzerlerine karaladığımız, notlarımızı aldığımız, kimi zaman yırtıp attığımız kağıtlara farklı bir boyut ve anlam yükleyerek adeta hayat veriyorlar. Her bir parçayı birer sanat eseri haline getiriyorlar. En büyük ilham kaynağının hayaller, filmler ve insanların büyülü hikayeleri olduğunun altını çiziyor ikili. İşin en güzel tarafı ise hayalleri gerçekleştiriyor olmaları. Düşünsenize, hayallerinizi sipariş ediyorsunuz! Ben kendi adıma Deniz ve Türker’e teşekkür ediyorum; hem ilham kaynağı oldukları hem de hayalleri gerçekleştirmeyi seçtikleri için.

Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Türker:Ben  mimarlık ve dergi tasarımı yapıyorum

Deniz: Ben de  match-up isimli basılı bir dergi çıkarıyorum. Aynı zamanda da 3 yıla yakındır Papier Atelier için kağıt heykeller tasarlıyoruz.

Beraber böyle bir projeye nasıl dahil oldunuz? Hayallerle dolu bu yolculuğun hikayesini bizimle paylaşır mısınız?  

Bundan birkaç yıl önce izlediğimiz bir filmdeki karakterin (Away We Go filmindeki Burt karakteri) kağıt heykelini yaparak bu proje şekillendi kafamızda. Önceleri sadece kendimiz için birkaç adet kağıt heykel yaptık, sonra ise gelen istek ve ilgi üzerine başka çalışmalar da yapmaya başladık. Aslında ilk başta amacımız sadece filmdeki karakterin küçük bir kağıt modelini yaparak eğlenmekti. Sonraları rüyalarımızda gördüğümüz ve ünlü isimler arasında sevdiğimiz insanların kağıt heykellerini yaptık. Birçok konuda fikir alışverişi yaptığımız ve çift olduğumuzdan ortak bir şeyler yapmayı çok istediğimiz için Papier Atelier projesi bizim için çok özel ve ilk.

Neden kağıt peki ? 

Kağıt aslında tasarımın başladığı yerdir. Fakat son ürüne gidilirken kağıt bir kenarda unutulup gider. Bizim amacımız hayatımızın her yerinde yer verdiğimiz bu malzemeye bir değer katmak.

Workshop çalışmalarınız var mı? Bize bilgi verir misiniz biraz? 

Düzenli olmamakla birlikte workshop çalışmaları yapıyoruz. Hatta 21 Haziran Cumartesi günü de Karaköy’de bir tane düzenliyoruz.

Bu workshoplar genelde bir günde oluyor ve 6-8 saat sürüyor. Önceden belirlenmiş bazı modellerimiz oluyor. Katılımcılarla birlikte önceden hazırladığımız kalıplardan kesip, ortaya çıkan parçaları yapıştırıp, bu parçaları boyayarak heykeli tamamlıyoruz. İnsanlar yer yer “Sanırım ben yapamayacağım!” diye panikleseler de sonunda herkesin kendilerine ait güzel birer kağıt heykeli oluyor…

Şimdiye kadar en vazgeçilmez karakteriniz hangisi?

En sevdiğimiz karakterimiz bizim için ilklerden biri olan “Fisherman” ve “Mademoiselle Coco Chanel”.

Sizce bu sanat Türkiye‘de yeterince ilgi görüyor mu veya tanınıyor mu?

Kağıtta kullandığımız teknik, kullanılan geleneksel yöntemlerden biraz farklı olduğu için Türkiye’de pek tanınmıyor. Yurt dışında ise ilham verici güzel çalışmalar yapan kişiler var.

Yurt dışından kimleri takip ediyorsunuz? 

Yurt dışından beğendiğimiz işler yapan isimlerden ilk aklımıza gelenler: Sher Christopher ve Asya Kozina. Ama bize en çok ilham veren kişi şüphesiz ki Turhan Selçuk.

Siparişler nasıl bir süreçten geçiyor? 

Öncelikle sizden yaptırmak istediğiniz heykelle ilgili detaylı bilgi istiyoruz. Kafanızda canlanan sahneyi anlatmanızı istiyoruz. Bu hikayeden kullanabileceğimiz detayları belirliyoruz. Eğer yapılacak heykel bir kişi içinse mümkün olduğu kadar fotoğrafla birlikte kişiye özel detayları alıyoruz.

Bunun üzerine bizim kafamızda oluşan sahnenin eskizini paylaşıyoruz. Eskizin üzerinden tekrar konuşarak sahnenin son halini hazırlıyoruz.

Bundan sonra çalışma bilgisayar ortamına geçiriliyor ve detaylandırmalar başlıyor. Bütün duruşlar, ifadeler, büyüklükler, renkler… gibi detaylar bu süreçte belirleniyor. Bilgisayar ortamındaki çalışma son bulduktan sonra tekrar kağıda dönülüp heykelin hayata geçme süreci başlıyor. Düz bir kağıtla başlayan süreç bu kağıdın kesilip, kıvrılıp, yapıştırılması ile bir hacme bürünüyor.  Daha sonra bu kağıt istendiği şekilde renklendiriliyor ya da kağıdın doğal renginde bırakılıyor. Bu süreçten hiç bir fotoğrafı paylaşmıyoruz. Mümkünse de teslimi elden yapmayı tercih ediyoruz. Bu sayede heykel sahibine ulaştığındaki aralarında kurulan bağı izleme şansına sahip oluyoruz  ki bu da belki de işin en zevkli kısmı oluyor bizim için.

Farklı projeler var mı bizi bekleyen?

Şu sıralar sevdiğimiz bazı sanatçılarla ortak çalışmalar yapıyoruz. Onların farklı disiplinlerde üretmiş oldukları eserlerin kağıttan heykellerini yapıp paylaşıyoruz. İleride de kendi karakterlerimiz ve onların hikayeleri ile bir sergi düzenlemek için çalışmalarımızı da sürdürüyoruz.

Bu işin püf noktası nedir sizce?

Anahtar kelimemiz “sabır”. Çünkü süreç gerçekten yavaş ve zorlu işliyor. Kullandığımız teknikte istenilen geometrik etkiyi almak için keskin köşelerin birleşimlerinin kusursuz olması gerekiyor. Bu yüzden de hataya pek yer yok.

İlerde bir sergi açmayı düşünüyor musunuz? 

Kesinlikle düşünüyoruz ve bir süredir bu konuda da fikirler üretiyoruz.

 

Nerelerden ulaşabiliriz Papier Atelier heykellerine?  

Şu an sadece internet üzerinden www.papieratelier.com adresinden ulaşılabiliyor heykellerimize. Gerçeklerini şu an için sadece workshoplarımız sırasında, ya da yer aldığımız özel etkinlikler için düzenlediğimiz mini sergileri ziyaret ederek görebilirsiniz.