suit

dfot

 

Mandarin Oriental, Bodrum

 

Kusursuz bir kaçış…

Masmavi gökyüzü ve turkuaz bir deniz, yemyeşil bir bitki örtüsü ve yıl boyunca ılıman bir iklim. Bodrum yarımadasının sunduğu renkli Akdeniz deneyimi, kendi evinizin özenle tasarlanmış konforu, Mandarin Oriental’ın efsanevi hizmetleri ve eşsiz olanaklarını ustalıkla harmanlayan Mandarin Oriental, Bodrum…

Avrupa’nın en güzel yerlerinde bulunan ve detaylarıyla nefes kesen bir tesis; Mandarin Oriental. Cennet gibi bir konumda yer alan Mandarin Oriental, stil ve lüks ve konforun baştan çıkarıcı karışımını sizlere sunuyor. İki özel plajı, süitler ve villalar, spa ve çağdaş odalar, üstün hizmet  ve daha fazlası ile dünya standartlarında bir tesis.

Bodrum’un kuzey kıyısında yer alan Cennet koyu, kozmopolit Göltürkbükü’ne yalnızca beş dakikalık mesafede. Bodrum şehir merkezine yirmi dakikalık mesafede ve Bodrum havaalanından 45 dakikalık bir mesafede. Sahile indiğinizde ise kendinizi gerçekten de cennette hissedeceğiniz iki özel plaja sahip. Zaman kavramını unutturacak bu ayrıcalıklı plajlarda gün boyu ruhunuzu arındırabilirsiniz.

Odalar ve süitler tüm güzelliğiyle lük ve konforu aynı anda sunuyor. 27 süit, 59 odadan oluşan Mandarin oriental ayrıca iki muhteşem villasıyla beraber lüks tasarımı çağdaş türk elementleriyle harmanlayarak tarz sahibi bir dizayn ile konuklarının karşısına çıkıyor.

YEMEK

 

Assaggio Restaurant’ta leziz İtalyan mutfağı

Al Olive Garden da Türk ve Akdeniz spesiyaliteleri

Sofra Restaurant’ta Akdeniz esintili dünya mutfağı

Bizim Asian Grill Restaurant’ta Japon ve Güney Asya mutfağı

Pool Bar & Restaurant’ta rahat havuz yemek ve çocuk menüleri

Atmosferik M2 Bar’da tapas, meze, taze meyve suları ve kokteyller

Blue Beach Bar & Club’da ana sahilde hafif yemek dizisi

Kokteyller ve Mandarin Bar, çağdaş bir ortamda prim şampanya

Teras Lounge’da ikindi çayı

Ve Mandarin Pastanesi’nde güzel pastalar

SPA & WELLNESS 

 

Orient şifa geleneklerinden esinlenerek, dünya standartlarında özenli terapistler ve uzmanlar eşliğinde yapılan spa salonları yer almaktadır. Mandarin Oriental imzası taşıyan sağlıklı yaşam alanları içeren 2700 metrekarelik spa alanı bulunmaktadır.

5 tedavi odası, 3 güzellik salonu, VIP Suite, bir Çift Spa Suite ve iki açık tedavi odası, kapsamlı ısı ve su tesisleri, lüks hamamlar, State-of-the-art ekipmanı ile kapsamlı fitness center, pilates,kişisel antrenör eşliğinde yoga salonu, kapalı yüzme havuzu, uzmanlar eşliğinde programlanan  sezonluk ve haftalık uzun sağlıklı yaşam klinikleri ile konuklara tüm ayrıcalıklar sağlanmaktadır.

 

dfot

Avli Suites

Girit’teki bu malikane 1530 yılında inşa edilmiş. Frenkler, Osmanlılar, Yunanlılar, Venedikliler ile zamanda yolculuk yapmış. Şimdi bu duvarların arasında geçmişten gelen fısıltıları dinlemek, Girit geleneklerini tanımak ve deneyimlemek için Avli süitlerine davetlisiniz.

Avli’de oldukça misafirperver bir ekip var. Tarihe tanıklık edecek, büyülü anlar geçirecek ve aynı zamanda eşsiz lezzetleri deneyebileceğiniz bir yer. Süitlerin tarihi dokusu ile çarpıcı bir dekorasyonu kombine ederek, göz alıcı bir atmosfer yaratmak istemişler. Odaların büyüklüğü 33 ve 58 m2 arasında değişiyor.

Otelin yaratıcısı Katerina, çocukluğunda kalabalık ailesiyle yaşadığı neşe ve kahkaha dolu yazları, paylaşım dolu yemek saatlerini, misafirleriyle bu tatları, anları, sevgiyi paylaştıkları zamanların duygusunu Avli’de de konuklarına yaşatmak üzere yola çıkmış.

Otel 25 yıl önce 1987’de açılmış. Geleneksel Girit mimarisi modern lüks ve estetik ile birleştirilmiş. Tamamen süitlerden oluşan otelde organik malzemelerle geleneksel ve çağdaş lezzetleri buluşturan restoranlar, 400ün üzerinde çeşit barındıran şarap mahzeni, geleneksel ürünlerin satıldığı market bulunuyor. Yedi süitten birini seçip, taze meyvelerle karşılandığınız otelde, taş söşemeli terasta kale manzarasını seyrederken 15.yy atmosferini yaşayacak, tüm ihtiyaçlarınızın karşılanacağı konforun tadını çıkaracaksınız.

 

dfot

Indigo Pearl Phuket

 

Egzotik yaban hayatı ile dolu yemyeşil bir yağmur ormanı içinde bulunan Indigo Pearl, Puket’in kuzey kıyısında yer alır ve havaalanına kısa sürüş mesafesindedir.

Her bir villa egzotik süit, görkemli akşam yemeği, yaşam alanları ve dışarda barbekü olanağı sunmaktadır.

D-BUK Süitleri

(76 metrekare içerisinde açık ve kapalı alan)

Zarif tasarım, doğal ışık, sıcak tonlar ve ince dokunuşlar endüstriyel sanatla buluşuyor. Bu lüks süitler mükemmel bir aile tatili yaratmak için içerisinde bir kral yatak, bir büyük boy yatak, genişletilmiş oda ve multimedya merkezi bulundurmaktadır. Ayrı bir oturma alanına da sahip olan bu süitler içinde spa merkezi bulunduran iki küçük avluya doğrudan erişim imkanı sunmaktadır.

Private Pool Villas

(550 ye 2.500 metrekare içerisinde açık ve kapalı alan)

Lüks yaşamın somut bir örneği. Bensley Design Studios ortaklığıyla, bu özel havuzlu villalar gerçekten inanılmaz bir deneyim sunuyor. Bu rüya gibi villada romantizm dolu zamanlar geçirmek, arınmak ve yenilenmek, büyülü tropik bahçelere ve sakin gölete bakan bir manzarayı seyrederken ruhunuzu dinlendirmek mümkün.

 

Pearl Shell Süit

Her bir Pearl Shell Süit benzersiz bir tasarıma sahip. Bunun yanısıra 7/24 hizmet veren oda servisi ile misafirlerine istedikleri hizmeti verebiliyor ve ultra lüks bir tatil deneyimi yaşatıyor.

 

“One-bedroom” süitler (132 metrekare) içinde bulundurduğu spa terapi odası ve geniş açık alanı sayesinde samimi bir ortam sağlamaktadır.

 

“Two-bedroom” dupleksler (232 metrekare) denizin üstündeki platform üzerine kurulu bu suit terasta jakuzi ve içerisinde sauna ve gezilebilir galeri imkani sunuyor.

 

“Bensley” süiti ( 504 metrekare) asma güneşlenme terası ile kendi havuzuna sahiptir, süit çerisinde spa terapi odası bulunur ve dışarıda bulunan küvet gün batımında Andaman Adasının büyüleyici güzelliğine gözatma imkanı sunar.

Pool Pavillion Süitler

(112 metrekare içerisinde açık ve kapalı alan)

Geleneksel yüksek tavanlarla süslü geniş yaşam alanları hayalgücü ve renklerin etkileşimiyle tamamlanıyor. Gölgeli palmiye ağaçları arasında bulunan özel bahçenin avlusundaki havuzda serinlemek mümkün. Ayrıca iki stilist küvet, divan ve iki kişilik koltuk ile döşenmiş bu süitlerin büyük banyolarında antika eşyalar ve aksesuarlar ile bir yağmur duşu ayrıca rahatlama bankı da bulunmaktadır.

 

dfot

 

Belmond La Residencia

 

İSPANYA’DA YEŞİLE DOYARAK TATİL YAPMAYI HAYAL EDENLER İÇİN

Mallorca’nın huzur dolu kuzey-batı kıyısında, yeşil dağlarının koruduğu, Belmond La Residencia İspanya’nın en iyi lüks butik otellerinden biri.Deià kasabasının yakınında, zeytin ve narenciye bahçeleri arasında yemyeşil bahçeleri içinde ödüllü spası ve ikiz köşkü ile adeta bir cennetteyiz. Otelin eşsiz ambiyansında, sanat dersi almak, bölgenin kültürel zenginliklerini bir Vespa üzerinde gezmek ya da sadece bir piknik seti ile Mallorca festivalinin manzarasının tadını çıkarmak bu arada yapabileceğiniz aktivitelerden sadece birkaçı.

Tekne Gezisi(Turu);
Belmond La Residencia misafirler için özel bir ücretsiz iki saatlik tekne yolculuğu düzenliyor, bölgenin doğal güzelliklerinin keyfine varacağınız bu turun tadı damağınızda kalacak ve daha fazlasını isteyeceksiniz diye düşünüyoruz. Mallorcan‘ın kıyı şeridi boyunca uzanan engebeli tenha koyları’nda huzur bulacaksınız.

Yuzme Havuzlari;
Otelin iki açık havuzlardan birinde yüzerken DEIA’nın coğrafi güzelliğini ve Mallorca güneşini içinize çekin. Tramuntana Dağları ile çevreli bu ortamın tadını Safereix’in hafif yemekleri veya bir kokteyl ile çıkarın ya da ısıtmalı kapalı yüzme havuzu, sauna ve spa ile bitişik jakuziyi keşfedin. Eğer kendinize özel bir havuz deneyimi isterseniz, Belmond La Residencia da size özel tam boy veya dalma havuzlu süitleri tercih edebilirsiniz.

Sanat galerisi ve heykel bahcesi;
Otelin ünlü Sa Tafona ve Albéniz sanat galerileri yıl boyunca çeşitli sergilere ve gösterilere ev sahipliği yapıyor. Yeri gelmişken hemen ekleyelim Belmond La Residencia İspanya’nın en büyük daimi heykel bahçelerinden birine ev sahipliği yapıyor zaten. Bu bahçe her geçen yıl uluslararası heykeltıraşlar tarafından parçalar ve onların öğrencilerinden gelen eserlerle genişlemekte. Şık Bronz eserlerin yanında çocukların oynayabilecekleri eğlenceli eserlerin de sergilendiği alan sanatsal bir keşif yolculuğu sunuyor otelin misafirlerine.

Tenis;
Otelin Tramuntana dağlarıyla çevrili ve Akdeniz’e bakan muhteşem iki süper tenis kortu bulunuyor. Ayrıca otelin tenis kısmından sorumlu profesyöneli Shyane Tabb verdiği derslerle oyununuzu geliştirmenize yardımcı oluyor. TAC sertifikalı olan Tabb’ın tenis dersleri, raketinizi epey geliştirecektir, bunun teminatı verelim.

Tatilin sonunda Residencia’dan ayrılırken kendinizi yeniden doğmuş gibi hissedeceğinizden bizler eminiz. Siz ne dersiniz; tarihe, doğaya, kültüre, spora doyacağınız bir tatilden daha iyi bir fırsat olabilir mi yenilenmek için?

 

dfot

dfot

 

AMMOS HOTEL,GİRİT
Lezzet, Konfor ve Tasarım
Otelin sahibi Nikos Tsepetis’in “Hiçbir zaman büyüme, fakat her zaman geliştir” felsefesi tesisteki olağanüstü hizmet anlayışının ve gösterilen özenin de temelini oluşturmuş.Hepsi deniz manzaralı ve yattığınız yerden dalgaların sesini dinleyebileceğiniz kadar denize yakın 33 standart odası ve 1 suitiyle Ammos Yunanistan’ın en popüler otellerinden biri.Bu popülerliğin bir sebebi de otelin standartın üstünde bir hizmeti uygun fiyatlara alabiliyor olmaları. Ünlü Yunan mimar Elisa Manola tarafından yapılan çarpıcı ve çağdaş iç tasarımı nedeniyle özellikle otel sade ama konforlu bir tatil geçirmek isteyenlerin gözdesi oluyor. Kendisi de bir tasarım tutkunu olan otel sahibi Nikos, her yıl otelin dekorasyonuna küçük eklemelerle yenilik getirmeyi tercih ediyor. Bunun için de yerel tasarımcıların özel tasarımlarını keşfetmeyi ve onları dekorasyona entegre etmeyi tercih ediyor.Nikos’un son eklediği parçalar arasında Prouvé ve Tapiovaara’dan Ercol’e, orta yüzyılın çağdaş klasikleriyle, Brezilyalı Campanas ve Francois Azanbourg, Adam Goodrum, Nendo ve Tom Dixon gibi modern tasarımcıların yenilikçi ürünlerini kombine edip, karma yemek sandalyeleri ile etkileyici bir koleksiyon oluşturmuş.
Otelin toplu kullanım alanlarında yer alan bu eklektik koleksiyonlar renkli bir Bisazza duvar mozaiği, arabesk karo zeminler, yerel bit pazarlarından alınmış özel dolaplarla ve olağanüstü yetenekli yerel sanatçı Konstantinos Kakanias tarafından özel olarak yaptırılan duvar plakaları ile dengeli bir kompozisyon oluşturmuş. Bu ferah ve konforlu otel aynı zamanda son derece uygun fiyatlara geleneksel Girit yemeklerini de keyifli bir ortamda tatmanız için çok uygun bir zemin hazırlıyor.
Yemekleri “boureki” (börek), güveç yabani enginar ile keçi ve ünlü “galaktompoureko” (muhallebi dolu milföy pasta) şeklinde sıralanabilir.
Geçtiğimiz yıllarda oteli ziyaret eden London Times yemek eleştirmeni, oteli “klasik bir yemek lokasyonu” olarak nitelendirecek kadar etkilenmiş bu büyülü atmosferden. Meraklılarına hemen belirtelim Girit’in batısında yer alan Ammos en yakın havaalanına yalnızca 15 km uzaklıktaki lokasyonu ile lezzete ve konfora doyacağınız çok doğru bir seçenek.

 

dfot

dfoit_mayis

 

 

 

Corrubbio di Negarine’nin kalbinde bulunan tarihi Villa Amista yapısının içerisinde yer alan, seçkin, beş yıldızlı Byblos Art Hotel Eylül 2005’te kapılarını misafirlerine açmış.

15. yüzyıl’da Mimar Michele Sanmicheli (1489-1559) tarafından tasarlanan ve  büyük bir cepheye sahip olan yapı daha sonrasında sanata tutkulu olan Dino Facchini ve ailes tarafından özenle yenilenmiş ve elden geçirilmiş. Aynı zamanda prestijli bir moda markası olan Byblos’un da sahipleri olan aile üyeleri, gerek mimari yenilenme sürecini gerekse tarihi yapının içindeki sanat eserlerinin ve değerli dekoratif objelerin renuvasyon çalışmalarını gayet büyük bir özenle yürütmüş. Restorasyon çalışamaları, villanın ana binasında, etrafındaki iki kulede ve de önemli bir tarihi şahsiyet olan Aziz Rocco adına yaptırılmış küçük bir klisede ve çiftlik binalarında eş zamanlı olarak yürütülmüş.

Bu karmaşık ve zorlu yenileme projesi tamamen Alessandro Mendini ve onun mimarlık ofisi tarafından yürütülmüş. Yirmi bin metrekarelik bir alanı kapsayan geniş bahçe ise, Gianfranco Paghera tarafından tasarlanmıştır. Konuklarının koku, görme duyuları aracılığıyla “Dünyevi bir cennet”i tatmalarını sağlayan çeşmeleri, yüzme havuzu, ile benzersiz bir atmosfer sunar bu dev bahçe ziyareçilerine. Ayrıca otelde kalma ayrıcalığını yakalamış konuklar için, son teknolojilerle donatılmış rahatlatıcı bir spa keyfi sunan  “Espace Byblos”  spa ve fitness, sağlık ve refah sunuyor. Otelin, halka açık, geleneksel lezzetlerinin yanı sıra uluslararası gurme restoranı “Atelier”,  yaratıcı yemekler sunarak meraklılarına hizmet vermeyi sürdürüyor.

Müşterilerin, müzik eşliğinde kokteyl ve aperatiflerin keyfini çıkaracağı Peter Bar, Amerikalı sanatçı Peter Halley’in de eserleri sayesinde otelin en hoş ve zarif mekanlarından birine dönüşmüş. Bu ilginç alanda, dev bir Venedik avizesi ve ayrıntılı tavan süslemeleri göze çarpıyor. Bu büyük salonda da ve otelin diğer odalarında ayrıca birbirinden ilginç duvar resimleri bizleri karşılıyor. Ayrıca iki adet konferans odasının bulunduğu otelde, 500 farklı şarap markasının tadabileceğiniz 15. yüzyıl mahzenlerine andıran kilerde mevcut şarap severler için. Farklı özellikleri ve boyutları ile altmış oda ve suit, kral dairesi ve şaşırtıcı Wunderkammern mobilyaları ile tasarlanmış bu sanatsal suitler misafirlerine hem sonsuz bir huzur hem de sanata doyacakları eşsiz br konaklama vaad ediyor.

Mobilya, perde ve kumaş gibi tasarım elemanları, Byblos pret o porter renk koleksiyonlarından esinlenilerek, 16. ve 18. yüzyıl tasarımlarına çağdaş bir ikonografi yorumu katılarak revize edilmiştir.

Gerçek bir koleksiyon oluşturmak için bunlara ek olarak lambalar ve özenle seçilmiş meşhur tasarım objeleri, Gio Ponti’den sofra takımı, Eero Saarinen, F.L. Wright, Aldo Rossi, Philippe Starck, Ron Arad, Gaetano Pesce, Anna Gili, Patricia Urquiola, Harrison & Gil, Marcel Wanders, Ettore Sottsass, Luca Sacchetti’den sanat eserleri. Bir müze gibi, her nesne bir başlık yazısı ile tamamlanmıştır.

Salonları ve ortak odalar, aynı zamanda misafir odaları, sanatseverler tarafından çağdaş sanat koleksiyonu ile döşenmiştir. Bu eserlerin sahipleri arasında Anish Kapoor, Vanessa Beecroft, Giulio Paolini, Peter Halley, Cindy Sherman, Mimmo Rotella, Sol Lewitt, Beatriz Millar, Begona Montalbán, David Tremlett, Jean Michel Othoniel, Sandro Chia, Arnaldo Pomodoro, Richard Stipl, Takashi Murakami, Fulvia Mendini, Valerio Adami, Robert Indiana, Luigi Ontani, Sissi, Marc Quinn, Damien Hirst, Jim Dine, Piero Manzoni, Patricia Piccinini, Jelena Vasiljev, Herbert Hamak, Tony Cragg, Haubiz+Zoche, De Paris gibi birçok önemli sanatçı da yer alıyor.

Farklı görsel unsurların gözalıcı bir kombinasyonuyla hazırlanmış bir seti anımsatan otelde, göz alıcı Pret a Porter moda markası Byblos, antik geçmişin ihtişamını, olağanüstü konukseverlik ile birleştirmiş. Ve bu eşsiz dekorasyon şöleni çıkmış ortaya. Görülmesinde fayda var.

dfoit_mayis

dergi_format_mart

 

The Haze Karaköy konforunda tarihin dokusu

 

Karaköy’de limanın yanı başında yer alan The Haze Karaköy, turizmin ve eğlencenin çekim merkezinde, tarih kokan etkileyici yapısıyla dikkat çeken yeni bir butik otel. Toplam 44 odası bulunan The Haze Karaköy, misafirlerine standart oda seçeneklerinin yanı sıra boğaz ve Galata Kulesi manzaralı penthouse suitleriyle farklı konaklama deneyimi sunuyor.

Turizmin ve eğlencenin çekim merkezi haline gelen Karaköy, son dönemde milyon dolarlık yatırımlarla hayata geçen yeni otel projeleri, yeni açılan lezzet adresleri ve sanat galerileriyle adından söz ettiriyor. Karaköy’ün merkezinde, limanın yanı başında yer alan The Haze Karaköy, geçtiğimiz Nisan ayında tekstil ve dış ticaret kökenine sahip, uzun süredir birbirlerini tanıyan Faruk Kiper, Abdullah Zaimoğlu, Faruk Ariti ve Kaan Kasacı’nın ortaklığında açıldı ve Genel Müdürlüğünü Efe Özkil’ in yaptığı bu şık otel; Karaköy İnşaat ve Turizm AŞ tarafından işletiliyor.

Mimaride neoklasik üslup

The Haze Karaköy’ün mimari projesi, GB Mühendislik’e ait. The Haze Karaköy, Karaköy’de geçmişte bir dönem fırın olarak kullanılan Keçeli Han ile hemen bitişiğinde, girişi 4.60 m olan tavan yüksekliğine sahip, Neoklasik üslupta anıtsal betonarme mimarlığın bir örneği olan ve 1930’lu yıllarda makara fabrikası olarak kullanılan tarihi binanın mekansal birleşiminden oluşuyor. Makara fabrikası olarak geçmişte faaliyet gösteren tarihi binanın pencere boşlukları altındaki çerçeveler ve pencereler arası düşey silmelerle bir art deco etkisi oluşturulmuş. Zemin kat üzerinde bulunan balkon, yine bir dönem yaygın olarak görülen ‘hitap balkonu’ geleneğini sürdürüyor ve aynı zamanda girişi vurgulayan bir saçak görevi görüyor.

Mekanlarda kullanılan tüm mobilyalar ve dekoratif görsel elementler butik konsept otel için özel olarak tasarlanmış. Malzeme seçimi ve aydınlatma çözümlerinde ise mekanı ferahlatıcı, yumuşak, dinlendirici bir tarz tercih edilmiş. Özellikle giriş katındaki eski Türk mimarisinde kullanılan geometrik ve kırık formlar ise butik otelin çevresindeki bölgesel dokuyla bağ kurması amacıyla tasarlanmış. Buna ek olarak, katlar arasında cam asansörle dolaşırken duvarlara dijital baskı olarak İstanbul’un sembolik grafik görselleri kullanılmış.

 

Penthouse suitleriyle
farklı bir konaklama deneyimi

Toplam 44 odası bulunan The Haze Karaköy, misafirlerine standart oda seçeneğinin yanı sıra, deluxe, superior, family oda seçenekleriyle birlikte boğaz ve Galata Kulesi manzaralı penthouse suitleriyle farklı konaklama deneyimleri sunuyor. Odalarda kullanılan televizyonlardan klimalara, duş başlıklarından banyoda ve odalarda kullanılan tüm malzemelere kadar her şey son teknoloji ürünlerden oluşuyor. Otel, butik bir konsepte sahip olsa da müşteri memnuniyeti anlayışıyla misafirlerine odalarında özel masaj hizmeti verebiliyor. Bunun yanı sıra ön büro çalışanları, misafirlerin dışarıda geçirecekleri zamanlarını en iyi şekilde değerlendirmelerine yardımcı olacak donanıma ve bölgesel bilgiye sahip.

 

ÖZGÜN LEZZETLERE EV SAHİPLİĞİ YAPIYOR

The Haze Karaköy’ün eskiden fırın olarak hizmet veren binasına özdeş olarak Portekizce ‘fırın’ anlamına gelen Forneria Restaurant, otelin giriş katında hizmet veriyor. Arda Türkmen’in iki ay önce taş fırında pişen pizzaları ve küçük potlarda fırında uzun pişen lezzetli yemekler sunmak üzere kurduğu yeni mekanının hiçbir yere benzemeyen, kendi özgü karakteristik bir atmosferi var. Basit, gündelik, sade bir yandan da güzel ve şık bir akşam yemeğine ev sahipliği yapabilecek bir mekan olarak tanımlanabilir.
Otelin en üst katında yer alacak olan boğaz manzarasına rahip restoran ise İtalyan Mutfağı’ndan örnekler sunacak. Şefliğini Alp Çekici’nin yapacağı restoranının en büyük özelliği, İtalya’dan getirilen özel taş fırını. Caserol ve güveçlerde yapılan uzun sürede özel taş fırında pişirilen yemekler ve pizzalar spesiyaller olarak öne çıkacak. Ayrıca ilerleyen dönemlerde Türk Mutfağı üzerine, konuklara özel workshop çalışması yürütme planı da mevcut.

 

Zincir olmayı hedefliyor

Özellikle internet üzerinden satış gerçekleştiren The Haze Karaköy, büyük tur operatörleri, transfer konusunda deneyimli acenteler aracılığıyla konuklarıyla buluşuyor. Otelde bulunan toplantı salonu ise, büyük şirketlerin The Haze Karaköy’ü seçmeleri için önemli bir kriter oluyor. Otel misafirlerinin büyük bölümü Avrupa’dan geliyor. Almanya ve İsviçre başta olmak üzere İngiltere, İtalya ve Fransa misafir portföyünün önemli bir kısmını oluşturuyor. İstanbul ve Türkiye’nin değişik destinasyonlarında yatırım çalışmalarına devam eden Karaköy İnşaat ve Turizm AŞ, ilerleyen dönemlerde büyümeyi ve zincir marka haline gelebilme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor.
www.thehazeistanbul.com

 

dergi_format_mart