sohbet

dfot

 

Burgazada

İstanbul adalarının en mütevazısı Burgazada, martı seslerinin yankılandığı sokakları, yazarlara ilham veren kırları ve zarif köşkleriyle huzurlu bir liman arayanları bekliyor…

Burgazada’da

Huzur ve renk

Diğer adalara nazaran daha az bilinen ve tercih edilen Burgaz’ın sakinliği, doğallığı ve eşsiz manzarası bir başkadır. Adaya ayak bastığınızda size en sıcak karşılamayı önce martılar ve kediler yapar. Sonrasında ise iskele meydanında mezeleri ile meşhur restoranlar muazzam kokularıyla aklınızı başınızdan alır.

 

Adayı gezdikten ve yorgunluk sarhoşu olduktan sonra da Ada’nın en meşhur dondurmacısı ile günü büyük bir keyifle noktalayabilirsiniz. Geri dönmek için hazırlanmaya başladığınızda ise içiniz burkulur ve bu huzuru hiç terk etmek istemezsiniz. Bahar Mahmure Derviş ise bu terk etme duygusunu bir daha yaşamamak üzere yıllar önce buraya yerleşip, adayı sindire sindire yaşamaya karar verenler arasında.

Hayatını dolu dolu yaşayan, her dakikasının kıymetini bilen huzur dolu ve inanılmaz hikayeler biriktiren Bahar Derviş Hanım evinin kapılarını Bast Home için açtı. Evin yolunu tutuyoruz ve bir kez daha Burgazada’ya aşık oluyoruz. İnanılmaz bir huzur eşlik ediyor bize. Sessizliği ne kadar özlediğimizi fark ediyoruz o an. Ve öğreniyoruz ki bu adada fayton atları genelde serbest dolaşırmış, eğer evlerin kapısı açık unutulursa bahçede  bir atla karşılaşma olasılığı çok yüksekmiş meğer. Bunu duyunca özellikle Büyükada için temennide bulunduk; en kısa zamanda şartlar değişip de buradaki atlar kadar özgür olabilsinler diye. Ve biraz yokuş çıktıktan sonra bizi bahçesinde çiçekler içinde karşılayan Bahar Hanım ile merhabalaştık ve bize ‘’Adalı” olmanın ne demek olduğunu anlattı.

‘Çocukken aile ile beraber adalarda büyümek ayrı, bir de seneler sonra ada hayatını tercih edip bunu yaşam biçimi haline getirmek ayrı. Ada hayatını tercih ettiyseniz bir kere kendinizi disipline etmeniz şart! Planlı ve programlı olmalısınız ki vapur saatleri programınızı alt üst etmesin.Onun dışında adada iseniz zaten tek yapmanız gereken bu hayata ayak uydurmanız. Unutmayın şehirdeki yaşantınızı buraya adapte etmek değil amaç aksine teslim olmak ve bir bütün halinde yaşamak’ diyor Bahar Hanım. Son 15 yılını Burgazada’da yaşadığını ve artık İstanbul’a yalnızca öğrencileri için gittiğinin altını çiziyor. Tam anlamıyla bir adalı Bahar hanım. Hatta öyle ki tatil tercihini de başka ülkelerin adalarına kaçmaktan yana kullanıyor. Kendi yaşadığı evin bahçesi görülmeye aslında yaşamaya değer diyebiliriz. 20 çeşitten fazla çiçek var bu bahçede.Ve her birine öğle bağlı ki kimseye teslim edemiyormuş.Gittiği yerlerden en nadide çiçekleri bile bu bahçeye taşıyormuş.Tüm bahçe bakımını bizzat kendi yaptığının altını çiziyor ve ekliyor, ‘Her bitkinin bakımı ve ihtiyacı apayrıdır. İşin en keyifli tarafı ise bunca çeşidin içinde her mevsimi bir başka yaşıyor olmanız. Bu bahçede her mevsimde farklı bir çiçek açar ve bahçe kendini yeniler. Öyle muazzam bir oluşuma şahit olursunuz ki bahçeniz adeta masalsı bir görünüme bürünür.’

Sohbet sırasında bir diğer öğrendiğimiz şey ise bu evin bulunduğu yerin Reşat Paşa Köşkü’ne ait olduğu. Sonrasında ise bu köşk kızları arasında bölüştürülmüş meğer.

Bahar hanım’ın bu evi nasıl seçtiği ise onun seneler evvel yaşadığı bir anıda gizli. Bu hikaye şimdilik bizde saklı kalsa da bir kelebeğin insanın hayatını değiştirebildiğini söyleyebiliriz. Evin her köşesi başka hikayelerle, başka anılarla dolu. Her objenin kendine ait bir hikayesi var. Evin içi o kadar sıcak detaylarla tamamlanmış ki kendinizi hiç de misafir gibi hissetmiyorsunuz.Evin başrolü ise şüphesiz kelebekler.Ancak mavi renk, melek figürlü detaylar ve antika objeler de arka planda kalmıyor. Bir oda bir salon olan bu ev son derece kullanışlı dekore edilmiş. Yazlık kışlık olarak kullanılan bu ada evinin her köşesi rahatlığa ve huzura işaret ediyor. Salondan bağımsız, kitabınızı alıp okuyacağınız bir alan dahi oluşturulmuş. Pencerelerden baktığınız bahçe manzarası ise görülmeğe değer. Kendinizi hem dağ evinde, hem de bir ada evinde hissedebileceğiniz nadir yerlerden anlayacağınız. Salondan verandaya açılan bir çıkış var ve Bahar Hanım’ın yine kendi yarattığı; Burgazada hatırası köşesi bulunuyor. Bu eve her gelenin mutlaka bu bölümde bir fotoğrafı ve hatırası olurmuş. Biz de es geçmiyor ve hemen bir hatıra fotoğrafı çekiyoruz elbette. Bahar hanımın hoş sohbeti ve samimiyeti  ile harika geçen bir günün ardından vapura biniyoruz ancak herkes gibi içimiz buruk bir şekilde terk ediyoruz adayı.Tez zamanda yeniden ziyaret etmek üzere…

SAİT FAİK

ABASIYANIK

MÜZESİ

Türk edebiyatının usta isimlerinden Sait Faik’in uzun yıllar yaşadığı tarihi köşke uğramadan yapılan bir Burgazada gezisi eksik kalır. Ada günlerinden geriye ölümsüz eserlerden oluşan paha biçilmez bir miras bırakan yazarın hayatının son yıllarını geçirdiği ev günümüzde bir müze. Güzel bir bahçe içerisinde yer alan köşkte yazarın el yazmaları, fotoğrafları, mektupları, kitapları ve kişisel eşyaları sergileniyor.

AYA YORGİ

KLİSESİ

17. yüzyılda yapıldığı sanılan manastır, Cennet Yolu’nun altındaki yamaçta inşa edilmiş. Üç katlı ve dikdörtgen planlı taş bina, 1920’li yıllarda Beyaz Ruslar tarafından da kullanılmış. Manastırın yukarısındaki çam ağaçlarıyla kaplı düzlükteki kilise ise 19. yüzyıl tarihli. Kilisenin içi ise resimler ve ikonalarla dolu bir müze gibi. Dekorasyonda kullanılan gümüşler ve ahşap oymalar ilginç.

KALPAZANKAYA

İskeleden yarım saatlik bir yürüyüşle, faytonla ya da gezi tekneleriyle ulaşabileceğiniz Kalpazankaya, adanın görülmeden geçilemeyecek yerlerinden biri. Püfür püfür rüzgârlarıyla yazın sıcağını hiç hissettirmeyen bu güzel doğa parçasının bir tarafı ormanla, diğer tarafı denizle çevrili. Hemen aşağısındaki küçük koy, güneşlenmek ve denize girmek için ideal. Civardaki kır gazinolarında ise balık ve kuyu kebabı çok lezzetli.

 

HRİİıSTOS TEPESıİ VE MANASTIRI

Bizans manastırı olan Theokoryphotos (Hz. İsa’nın Başkalaşımı), adının da söylediği gibi, Hristos (İsa) Tepesi’nin zirvesinde yer alır. Bizans kaynaklarınca doğrulanmamış olmamakla beraber, söylenceye göre, manastır Makedonyalı İmparator I. Basil tarafından (tks 867-86) bir antik Yunan tapınağının kalıntıları üzerine kurulmuştur.

18. yy.ın sonunda ise manastır terk edilmiş, bir harabe haline gelmiştir. Manastırdan günümüze, eski manastır bölgesinin çeşitli yerlerine dağılmış, önceki yapılara ait harabeler ve mimari kalıntıların yanı sıra, 19. yy.da yapılmış bir kiliseyle 18. yy.da inşa edilmiş iki katlı bir yapı kalmıştır. Manastır bölgesi girişinin içinde, çok güzel oyulmuş dört Bizans sütun başını da içeren bir dizi antik mimari kalıntısı bulunur.

Manastır yöresinin sınırları içinde bugün bile hâlâ yağmur sularını toplayan dört adet kocaman, kemerli yer altı sarnıcı bulunuyor.

Tepeden seyredilen manzara harikadır: Bütün Adalar ve Asya sahilleri görülebilir. Rumlar ve diğerleri hâlâ, Hz. İsa’nın Başkalaşımı’nın panigirisini (o yerdeki kiliseye adını veren azizin anısına yapılan şenlik) hatırda tutmak üzere 6 Ağustos’ta kiliseye geliyorlar; bu olay eskiden, tepenin zirvesinde müzik ve danslarla kutlanırdı.

Rum mezarlığı, manastır bölgesinin hemen yukarısında. Mezarlıktaki minik kilise, tapınakları hep tepelerin zirvesinde kurulmuş olan Hagios Profitis İllias’a adanmıştır.

KINALIADA

Krikor Lusavoriç Kilisesi

Ada nüfusunda önemli bir payı Ermeniler oluşturmaktadır. Gregoryen kilisesi sahil yolunda yer almaktadır. Prens adaları içerisindeki tek Ermeni kilisesi olma özelliğine sahiptir. 1857’de kurulmuştur ve 1988’de yeniden inşa edilerek bugünkü halini almıştır. İçerisinde ortaçağ taş oymacılığının güzel örneklerini içeren panolar bulunmaktadır.

KINALIADA CAMİİ

Kınalıada’da yaşayan müslümanların isteği ile modern bir  camii yapılmıştır.Üçgen çatısı, kesik yivli minaresi ve zikzaklı yedigen bir poligon oluşturan ana binasıyla Kınalıada Camii, İstanbul’da örneği bulunmayan modern bir mimari üslup taşıyor. Deniz kenarındaki 450 metrekarelik bir alan üzerine kurulu ibadethanenin avlusunda, şadırvan, cemaat odası, sağlık merkezi, gasilhane ve su sarnıcı bulunuyor.

DÖNÜŞÜM MANASTIRI

Dönüşüm Manastırı, Manastır Tepesi’nin üstündedir. Bu manastır aynı isimdeki Bizans manastırının yerine kurulmuştur. Bu manastırın bazı mimari kısımları katholikon yani keşiş manastırının içine yerleştirilmiştir, diğerleri ise araziye yayılmış durumdadır. Türklerin fethinden sonra manastır yıkılmaya başlamış ama sonra 1722’de İstanbul’da iş yapan Sakızadalı bir grup zengin Yunanlı tüccar tamamen onarımını üstlenmiştir. Bu tüccarlar Bizans katholikonunun yerine yeni bir kilise inşa ettirmiş ve yanına Aziz Paraskevi’ye adanmış bir şapel eklemişlerdir. İconostasis ve piskoposluk tahtı ağaç oymacılığının güzel eserlerindendir. Özgün katholikondaki Bizans ikonları İstanbul’da Rum Ortodoks Patrikhanesi’nde korunmaktadır. Şimdiki kilisenin ikonları Rus yapımıdır ve 1723’te Patrik III. Jeremias’a Çar Büyük Petro tarafından yollanmıştır.

RUM ORTODOKS PANAYİA KİLİSESİ

Adanın doğusunda yer alır ve Bizanslı tarihçiler tarafından bu manastırın İmparator V.Leon’a (813-820) kadar yaşadığı kabul edilir. Temel kazımı sırasında şamdanlar, zeytinyağı elde etmeye yarayan aletler, büyük mermer parçaları ve yazılı sütunlar ortaya çıkmıştır.

SİRAKYAN İKİZ EVLERİ

Ali Baran Meydanında bulunan Sirakyan İkiz Evleri Osmanlı döneminde mesken olarak kullanılmak için inşa edilmiştir. Üç katlı ahşap yapılardır ve Kınalıada’nın simgelerindendir.

 

dfot

 

Stanley’in 2014 Koleksiyonu Göz Kamaştırıyor

 

Kuruluşu uzun yıllara dayanan Amerikan Stanley markasının kaliteli ve uygun fiyatlı ürünleri herkesin dikkatini çekiyor. Tüm nesillere uygun mobilya üretimi için çalışmalarını hızla devam ettiren markanın en önemli özelliği ise mobilyalarının nesiller boyu kullanılabilir olması. Fatih Kıral güvencesiyle Türkiye’ye gelen marka hayalinizdeki evi hazırlarken, size birçok konuda yardım etmeyi amaçlıyor. Ahşabın fonksiyonellikle birleştiği koleksiyonda yatak & yemek odasından, çalışma odasına kadar birçok alternatif yer alıyor. Beyazın ahşapla harmanlanmış ve farklı çizgilerle kombinlenmiş 2014 koleksiyonu şimdiden en beğenilen koleksiyon olmaya aday.

Tabanlıoğlu, Ortadoğu’nun en iyi mimarlık ofisi seçildi

En iyi mühendislik gruplarından, en iyi yöneticilere kadar birçok alanı içeren geniş bir perspektifte Ortadoğu’daki kentsel ve mimari gelişmeleri değerlendiren Big Project Middle East 2013 ödülleri sahiplerini buldu. Big Project Middle East Awards’teki tek mimarlık ödülü olarak mesleki değeri büyük olan “Yılın Mimarı” Ödülü, bu yıl Tabanlıoğlu Mimarlık’a verildi. Ortadoğu’da tasarım yapan mimarların ve bölgede son dönemde gerçekleşen binaların değerlendirildiği bu prestijli ödülde, bu yıl Türkiye’den sadece Tabanlıoğlu Mimarlık finalist olarak yer almıştı. Mimarlık, tasarım, inşaat ve yatırım dünyasından yaklaşık 400 seçkin davetlinin katılımıyla Dubai Jumeirah Emirates Tower Otel’de gerçekleştirilen törende, ödülü Tabanlıoğlu Mimarlık adına Dubai Ofisi Direktörü Alper Alhan aldı. Kavramsal ve fiziksel bağlamda Ortadoğu’nun mimari geleceğinde çağdaş bir düzeyi hedefleyen yarışma komitesi, “Bölgede gerçekleştirilen geniş bir yelpazede ve farklı ölçeklerde başarılı projeleri ile mimarlık vizyonuna katkıları” nedeniyle Tabanlıoğlu Mimarlık’ı ‘Yılın Mimarı’ kategorisinde büyük ödüle layık buldu.

 

Geleneksel lezzetleri sevenler için

Steel Ascot serisi geleneksel lezzetler ve klasik mutfak sevenler içindir. Ascot kuzineler geleneksel tasarım ve yüksek yenilikçi teknolojiyi temsil eder. Lüks ve fonksiyonellikle bütünleşmiş kuzineler, fırınlar, set üstü ocaklar, buzdolapları ve davlumbazlar yüksek kalitede üretilmiş mutfak tezgahları ve davlumbazlar ile uyumludur. Geleneksel tasarım, teleskopik elektrik fişleri, 3’lü lavabo üniteleri ve teflon kesim alanları gibi profesyonel yiyecek hazırlama alanlarını bünyesinde barındırır. Ascot 8 ayrı renk, 4 değişik materyalli kulp seçeneği ve 50’yi aşkın modeli ile isteğe uyarlanmış sınırsız seçenekler sunar.

Sofistike mekanların vazgeçilmez karosu; Oak Wood

Her zevke hitap eden şık porselen karo tasarımlarıyla göz dolduran Seranit’in rahat, yalın ve şeffaf bir hayat arayışıyla ortaya çıkan yeni seri karoları, ahşap ve beton gibi doğal malzemelerin verdiği huzur duygusunu evlere taşıyor. Ahşap görünümlü Wooden serisinin en dikkat çekici tasarımlarından biri olan Oak Wood, ahşabın rahatlatan doğal dokusunu evlere yansıtıyor. Şık tasarımıyla Oak Wood, sofistike yaşam alanları yaratmak için en doğru seçim olacak. Doğanın gerçek bir yansıması olarak tasarlanan modelin yarattığı dingin ve huzurlu ortam pozitif mekanlara ortam hazırlıyor. Beyaz, bej, krem, gri, açık ve koyu kahve, kızıl kahve ve antik kahve gibi renk seçenekleri ve doğal ahşap dokusunun yanı sıra 20 x 120 cm’lik şık boyutuyla da göz dolduran Oak Wood, gerçek ahşap görünümüyle ahşabın sıcaklığını evine taşımak isteyenlerin vazgeçilmezi olacak.

 

Çilek’ten Gençlere Özel Bir Tasarım: White Chocolate

Dünya çocuklarının odasını süsleyen Çilek; yeni serisi White Chocalate ile  sade ve modern tarzdan hoşlanan tüm gençlerin gözdesi olacak. Özgün tasarımları ile gençlerin zevklerine göre yaşam alanları oluşturan Çilek, yeni tasarımı White Chocolate ile tüm gençlerin hayallerini gerçekleştiriyor. Modern tarzda ve sade çizgiler ile tasarlanan Çilek’in yeni serisi White Chocolate rengi, tasarımı ve aksesuarlarıyla birlikte gençlere kişisel zevklerine göre kombin ve dekorasyon kolaylığı sağlıyor. Çeşitli akseuralarla kendi oda konseptlerini oluşturabilen gençler, hayal ettikleri odaya sahip olabiliyorlar.

 

Philips Steamer Askıda Kırışıkaçar ile Kısa Sürede Güvenli Çözüm

Philips’in kırışıkları ütü masasına gerek kalmadan anında açan ve kıyafetleri kokudan arındıran ürünü Steamer Askıda Kırışıkaçar, hızlı ve pratik çözüm arayanlar için tasarlandı.  Teleskobik askısı ile kıyafetlerin kolayca asılmasını ve ütülenmesini sağlayan Philips Steamer Askıda Kırışıkaçar, sizi ütü masası kurma derdinden kurtarıyor. Dolaptan çıkarıldıktan sonra son bir rötuş gerektiren giysiler, ütülerken ezilmesinden korktuğunuz pileli etekler, pullu bluzlar, ipekli kumaşlar veya sadece kokusunu gidermek istediğiniz, yıkayarak yıpratmak istemediğiniz kıyafetler için pratik bir çözüm sunan Steamer, elektrik, deterjan ve su israfından da kurtarıyor.

BİEN İLE YENİ YILA “TAZELENEREK” GİRİN

Yeni yıl, tazelenmek ve yeni başlangıçlar yapmak için en iyi zaman. Eskiye dair yapılan birçok değişiklik, ruh halinizi de olumlu yönde etkiler. Bunun için en iyi yöntem de, öncelikle yaşadığımız mekânlarda değişiklik yapmaktır.

 

Yaşama sevincini artıran, yeni umutlara yelken açılan “yepyeni” bir yıl için, Türkiye seramik sektörünün öncü firması Bien, yeni yılda iç ve dış mekânlara seçenek olabilecek birbirinden farklı öneriler sunuyor:

On’larca hikayenin kahramanı Starbucks’ta buluştu.

Starbucks, Türkiye’deki 10. yılını kutladığı ‘On’un Hikâyesi’ isimli yarışmanın en beğenilen 10 hikâyesini, Türkiye’nin en çok okunan köşe yazarlarından Ayşe Arman’ın kaleminden bir e-kitaba dönüştürdü. Ayşe Arman ve yarışmanın kazanan isimlerinin de katıldığı e-kitap lansmanı, Starbucks lezzetleri eşliğinde keyifli ve eğlenceli bir sohbete sahne oldu. Türkiye’de 2003 yılından bu yana misafirlerine eşsiz bir kahve deneyimi sunan Starbucks, 10. yılını kutlamak amacıyla düzenlediği ‘On’un Hikâyesi’ adlı yarışma kapsamında paylaşılan hikâyelerden en beğenilen 10 tanesini, bir e-kitaba dönüştürdü.

Yataş’ın ilk Londra mağazası açıldı.

Türk mobilya sektörünü dünyada da başarıyla temsil eden Yataş Grup, üstün teknolojisi ve konforunu İngiliz tüketicilerle buluşturduğu ilk Enza Home mağazasını Londra’da hizmete açtı. Türk mobilya sektörünün öncü ve yenilikçi şirketi Yataş Grup, yurt dışındaki varlığını genişletmeye devam ediyor. 45’in üzerinde ülkeye ihracat yaparak ürünlerini bu ülkelerdeki tüketicilere de ulaştıran Yataş Grup, İngiltere’nin başkenti Londra’nın Lewisham bölgesinde ilk Enza Home mağazasının açılışını gerçekleştirdi.

 

2014’te kış gecelerini renklendirmeye ne dersiniz?

BU KIŞA OTHELLO “SOFFIERE” İLE MERHABA DEYİN!

Uykusunu düşünenlerin markası Othello, kış gecelerinde içinizi ısıtacak sıcacık, yumuşacık bir battaniye Soffiere’yi piyasaya sundu. 4 farklı renkle sadece Koçtaş Mağazalarında ve uykumgeldi.com web adresinde yerini alan Othello Soffiere Battaniye, mikroelyaf dolgusu, eşsiz yumuşaklığı ve hafifliğiyle sizi saracak. Othello, mikroelyaf dolgulu yeni ürünü Soffiere battaniye ile soğuk kış günlerinde sizi ısıtacak. Soffiere, kadife yüzeyi ile hem yumuşacık hem de sıcacık ve çok hafif. 150 cm eninde 200 cm boyunda tek ebat üretilen Soffiere, mikroelyaf kadife ve çizgili mikro kumaş iki yüzeyi ile benzersiz bir uyku keyfi sunuyor.Kaliteli yorgan ve yastığın en ekonomik hali Othello, krem, moka, pembe ve inci beyazı renklerinde piyasaya sunduğu ürünü Soffiere ile battaniyeye yeni bir soluk getirmekle kalmayıp, sağlığınızı da garantiye alacak.

Yeni yılda yeni lezzetler için Siemens’ten yeni ocak.

Yılbaşı gecesi başlayan lezzetli yemek keyfi yıl boyu sürsün diyenler için Siemens Ev Aletleri yeni EH675FE27E indüksiyonlu ocağını sunuyor. Siemens’in yetenekli ocağının indüksiyon, fryingSensor Plus, reStart, quickStart ve touchSlider gibi özellikleri ile mutfaklarda hayat daha da kolaylaşıyor. Yeni yıla yeni bir ocakla girmek isteyenler için Siemens Ev Aletleri yeni EH675FE27E indüksiyonlu ocağını sunuyor. Siemens EH675FE27E, yeni yılda en lezzetli yemeklerin hazırlanacağı mutfaklarda yerini alıyor.

Edilcuoghi, New York atmosferini evinize getiriyor.

İtalya’nın prestijli seramik markası Edilcuoghi, eşsiz ahşap görünümlü yer karoları ve duvar seramiklerini New York atmosferi ile evinize getiriyor. Çağdaş tasarım eğilimlerini İtalyan dokunuşuyla yorumlayan Edilcuoghi, dengeli tonların mükemmel uyumunu yansıtan New York koleksiyonu ile mekanlarda huzurlu bir ortam yaratıyor.

NESCAFÉ® Dolce Gusto®  şimdi Türkiye’de

Sıradışı tasarımıyla öne çıkan ve 30’dan fazla sıcak ve soğuk içecek yapabilen NESCAFÉ® Dolce Gusto® kahve makineleri, kafelerde bulduğunuz farklı  lezzetleri, istediğiniz an evinizde yapabilme olanağı sunuyor.  Kavrulmuş ve çekilmiş yüzde 100 Arabica kahve çekirdeklerinden üretilen akıllı kapsülleri makineye yerleştirin, düğmeye basın, tercihinize göre sıcak – soğuk içeceğiniz hazır.

Koltuklar hiç bu kadar canlı, sofralar hiç bu kadar keyifli olmamıştı!

Mutluluğu evinde arayanların adresi Tepe Home’da kış güzellikleri devam ediyor. En güzel davetler için size özel tasarlanan yemek odası takımları, yüzlerce çeşit kumaşla döşenmiş birbirinden şık ve konforlu oturma grupları evinizin en güzel yerinde yer almak için sizleri bekliyor. Mobilyaların yanı sıra aksesuarlar da sıcacık sohbetlerinize eşlik edecek güzellikte… Örgü koltuk şalları, kapitone yatak örtüleri, kareli kumaşlar ile hazırlanmış kırlentler,  vazolar, mutfak tekstilleri ve daha yüzlercesi Tepe Home mağazalarında kışı sıcak geçirmek isteyen dekorasyon severlerle buluşuyor.

Arzum Aquawelle ile Tozu Suya Hapsedin 

Birbirinden yenilikçi ürünleri ile hayatı kolaylaştıran Arzum, yeni su filtreli elektrikli süpürgesi Aquawelle ile dört dörtlük temizlik sunuyor.  Yüksek emiş gücü sayesinde en küçük toz zerrelerini bile suya hapseden Aquawelle, bebekli aileler ve evcil hayvan sahipleri başta olmak üzere gerçek temizlik isteyen herkesin tercihi olacak.

Tavsiye Evi Anne Bebek Fuarında

Tavsiye Evi olarak bu yıl, fuarların en renkli ve en eğlencelilerinden biri olan İBS Anne Bebek Çocuk Fuarı’ındaydık. 13-14-15 Aralık’ta İstanbul Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen bu şölende, hem çok eğlendik hem de meleklerimizle buluştuk ve yeni meleklerle tanıştık. Birçok Tavsiye Meleği’nin fuara geleceğini bildiğimizden Tavsiye Evi salonu’nun bir köşesini fuar standımıza taşıdık. Melekler ve küçük melekler için ev sıcaklığında keyifli bir dinlenme ortamı yarattık. Üstelik bir de yaklaşan yeniyıl  için Yılbaşı Hediye Çekilişi yaptık. Hediyelerimiz arasında Girişimci Tavsiye Melekleri’mizi desteklemek için yaptıkları el emeği işleri, kurabiyeleri, sabunları ve onlar için özel hazırladığımız sürpriz hediyelerimiz vardı, kimseyi eli boş uğurlamadık.  Hatta İBS Fuar’da tanıştığımız yeni meleklerleTavsiye Evi’nde çok keyifli bir Yılbaşı Kahvaltısı yaptık. Tüm katılımcılara, Melek Annelere, Kahraman Babalara ve Minik Meleklere çok teşekkür ediyoruz. 2014’te yeniden görüşmek üzere..

Red Dot Ödülleri’nin fikir babası, kurucusu ve Başkanı Prof. Dr. Peter Zec alldesign 2014 için İstanbul’a geliyor

Allevents tarafından BMW ana sponsorluğunda 21-22 Şubat 2014 tarihlerinde Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek olan alldesign Uluslararası Tasarım Konferansları ve  Yaratıcı Endüstriler Fuarı, tasarım dünyasını üçüncü kez bir araya getirecek. Hayatımızın her alanına yön veren tasarımın ele alınacağı alldesign 2014’ün konferans bölümünde kendi dalının uzmanları tasarıma bakış açılarını ve dünyaca ödüllü işlerini izleyicilerle paylaşırken, fuar alanında ise tasarım dünyasındaki yenilikler ziyaretçilerle buluşacak. Alldesign 2014 için Türkiye’ye gelecek olan konuşmacılar arasında Red Dot Ödülleri’nin kurucusu ve Başkanı Dr. Peter Zec de yer alıyor.

Yeni Yılın Rengi Marshall “Okyanus Yeşili”

Dünyanın en büyük küresel boya ve cephe kaplama şirketi AkzoNobel grubunun bir parçası ve Türkiye’nin lider markası Marshall, uluslararası renk akımları araştırmalarının sonucunda 2014 yılının rengini “Okyanus Yeşili” olarak belirledi. Değişimin sunduğu yeni ve heyecan verici fırsatlardan yararlanmanın ve yeni düzene uyumun bir yansıması olan Okyanus Yeşili, ilhamını 2014’ün teması olan ‘‘Potansiyeli Ortaya Çıkarmak’’ tan alıyor.

Gaggenau’dan tasarım harikası yeni davlumbaz modelleri

Gaggenau, çeşitli dizayn ve genişliklere sahip, modern mutfak ve daire tasarımlarının olmazsa olmazı üç yeni havalandırma modelini piyasaya sürdü. 200 havalandırma serisinin yeni modelleri kenar emme yağ filtreli ada ve duvar tipi davlumbazlar, yüksek performansları ve verimlilikleriyle göze çarpıyor.

Seramiksan Mayolika Serisi ile Banyolarda Akdeniz Doğallığı

Seramik sektörünün yenilikçi markası Seramiksan, banyolarda Akdeniz esintisini ve pozitif enerjiyi yakalamak isteyenler için Mayolika’yı sunuyor. Seramik sektörünün teknolojisi ve estetik tasarımlarıyla dikkat çeken markası Seramiksan, yer&duvar karoları, granitleri ve yeni vitrifiye ürünleriyle beğeni topluyor. Seramiksan, Akdeniz’den esinlenerek tasarladığı Mayolika serisi ile banyolara Akdeniz esintisini taşıyor.

Evinizi saran aşk Alfemo, şimdi %33 indirimli…

Alfemo’nun, geniş ürün yelpazesindeki özgün tasarıma sahip mobilya ve aksesuar ürünlerinde “kış kampanyası” başladı. Soğuk günlerde evinizi ısıtacak kampanya ile Alfemo’nun en beğenilen ürünlerinde %33 indirim imkânı sunuluyor. 01 Aralık’ta başlayan kampanyada ayrıca Maksimum Kart’a özel +6 taksit ve 4 ay taksit erteleme seçenekleri ve çok ekonomik ödeme koşulları da bulunuyor. Çok fonksiyonlu tasarım ürünleriyle yaşam alanlarını daha kullanışlı, daha kişisel hale getiren Alfemo, yeni evlenenlere, yeni yılı yepyeni bir ev dekorasyonuyla karşılamak veya evinde küçük ama sihirli dokunuşlar yapmak isteyenlere çok avantajlı fiyatlarla, yüzlerce seçenek sunuyor.

Perakende Satış Mağazası Conforama Türkiye’de

Fransa’da mobilya, dekorasyon ve ev aksesuarları alanında, Türkiye’ye 4 milyon Euro yatırım yapan Conforama,  dünyada 1341 satış noktası, 242 mağazası, 54.800 çalışan ve her ay 10 milyon ziyaretçisiyle dünyanın en büyük ev eşyası perakende markalarından biri. Türkiye Ülke Müdürü Stephane Micard, genç ve dinamik nüfusuyla gelecek vadeden Türkiye’ye yatırım yapıp mağaza acıktıkları için büyük gurur duyduğunu belirtti. 1967’de Fransa’da kurulan Conforama, tasarım ürünlerini her bütçeye uygun hale getirme becerisi sayesinde kısa zamanda Fransız perakende mobilya pazarının lideri haline geldi.  Micard, aynı başarıyı, diğer birkaç Avrupa ülkesinde olduğu gibi, Türkiye’de de yakalayacaklarına inandığını söyledi. Conforama, İstanbul dışında ayrıca Ankara, Antalya, İzmir, Bursa ve Adana gibi büyük şehirlerde de mağazalar açmayı planlıyor. İstanbul’un Anadolu yakasında Ümraniye Carrefour Alışveriş Merkezi’nde 3 bin 600 metrekarelik alana kurulu ilk mağazasında kanepeler, oturma grupları, yemek ve yatak odası takımları gibi pek çok mobilya çeşidinin yanı sıra dekorasyon malzemeleri ve elektronik aletler de yer alıyor.

dfot

 

PENNY BLOOMS&BEANS

Çiçeklerle dolu bir tasarım hikayesi…

Motto Tasarım bu ay çiçeklerle dolu,kahve kokulu,yaratıcı fikirlerin yeni adresi  Penny Blooms&Beans’e konuk oldu. Penny’nin sahibi Ayça Paksoy ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve Ayça Hanım ile beraber,Bast Home okuyucularına özel bir tasarım hazırladık.

Penny Blooms&Beans herhangi bir günde hemen hemen hepimize keyif veren çiçekleri; canlı form ve renkleriyle, kahveyi; çekici ve davetkar aromasıyla sunuyor. Penny’de sizi şiirsel çiçekler ve kahve keyfiyle hayata dokunduğunuzu hissedeceğiniz bir atmosfer karşılıyor…

 

‘’Penny’de çiçeklerin de bir ruhu yansıtması gerektiği inancıyla canlı form ve renklerin öne çıktığı her tasarımın bir diğerinden farklılaştığı aranjmanlar hazırlamaya özen gösteriyoruz. Bunu başarmak için her mevsimin kendi renk ve dokularını yansıtan çiçekleri bilinçli olarak yaratılmış düzensizlik temasıyla birleştiriyor, farklı mekan ve zevklere uygun şekilde sunuyoruz.’’ Ayça Paksoy Sözen.

 

 

 

 

 

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yurt dışında ve Türkiye’de lisans ve yuksek lisans eğitimi aldım. Türkiye’nin önde gelen ve sektörlerinde bölgesel lider olan grup şirketlerinde 10 yıl sureyle Stratejik Planlama ve Başkanlık Ofisi Diş İlişkiler görevlerini yürüttüm. Bu görevlerim sırasında kendimden bir şeyler katarak hayata geçirdiğim işlerin beni ne kadar mutlu ettiğini ve dolayısıyla da basarili olduğumu tecrübe etme şansım oldu.

Çiçek tasarlamak ise kendi düğün hazırlıklarımız sırasında tanıştığım bir kavramdı. Bunu ne kadar büyük bir keyifle hatta tutkuyla yaptığımı fark ettim ve bu farkındalığı hayata geçirmek için çiçek tasarımını profesyonel olarak yapmaya karar verdim. ‘Flower School New York’ta profesyonel çiçek tasarımı okudum. Ve sonrasında konsept bir çiçek evi olarak Penny’yi İstanbul’da açtım.

 

 

  • Günümüzde bu tür konsept mağazalar ufak ufak çoğalmaya başladı ancak hem atölye hem de kafe hizmeti verme özelliğine sahip olması elbette sizi diğer butik çiçek mağazalarından ayırıyor…Bu konsept fikri nasıl bir araya geldi,hikayesini bizle paylaşır mısınız?

 

Çiçek tasarım evlerinde yaşadığım tecrübeye baktığımda özellikle yurt dışında bu ortamlarda uzun zaman kalıp etrafı incelerken, tasarımı yapanları izlemeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim ve bunu yaparken benim için bir başka keyif olan kahvenin bu gecen zamana iyi bir partner olabileceğine karar verdim. Ve Penny Atölye’de bu iki kavramı bir araya getirdim. Bu konsepti periyodik çıkan dergiler/magazinler, çiçek tasarımı üzerine kitaplardan oluşturduğumuz ufak kütüphanemizle birleştirdik. Kahve ile güne başlamak üniversite eğitimim sırasında yerleşen bir keyifti. Buna hiçbir zaman ara vermedim…

Seyahatte bile olsam günün ilk kahvesi benim için hep çok önemli oldu. Bu keyfi bir rituele dönüştürdüm geçen zamanda. Sonra Flower School NY’ta aldigim eğitim sırasında Counter Culture’in coffee Cupping kurslarına katildim. ‘espresso bar’ konseptini çiçek atölyesi ile birlikte tasarladım. O dönemde okuduğum bir kitap 18. yüzyılda oluşan kahve evleri konsepti hakkında detaylı bilgi içeriyordu. ‘Penny’ ismiyle ve kavramıyla o kitapta tanıştım. İkinci bir isim düşünmedim. Böylece 2012 yılında ‘Penny’ markası doğmuş oldu.

 

 

  • Etrafım bu kadar güzel,rengarenk ve farklı çiçeklerle çevriliyken merak ediyorum,nerelerden getirtiyorsunuz bu özel çiçekleri?

 

Penny’ye tüm kesme çiçekleri Hollanda, Venezuella, Ecuador ve Türkiye’nin farklı yerlerinden seçilerek geliyor ve müşterilerin nasıl bir aranjman istediği belirlendikten sonra yine içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu çok farklı ülke pazarlarından sıra dışı vazolarla eşleştirilerek hazırlanıyor.

 

 

 

  • Tasarımlarınızı yaparken müşterilerle nasıl bir yol izliyorsunuz?

 

Tasarımların müşterinin tercih ve tarzını yansıtması gerektiği bilinciyle yola çıkan Penny’de aranje edilen tüm tasarımlar hem müşteriyi dinleyerek yaratılabiliyor hem de daha önce tasarlanmış aranjmanlar arasından secim yapılabiliyor.

 

 

 

  • Peki,bizlere çiçek tasarımında birkaç ip ucu verecek olursanız…

 

Çiçeklerin uzun omurlu olması, tazeliğini koruyabilmesi için alındıkları noktadan atölyeye gelene kadar ki bakımları ve bize ulaştıktan sonraki kesim ve bakim teknikleri kritik önem taşıyor. Çiçekler için kullanılan su ve vitaminden çiçeklerin muhafaza edildikleri serinlik derecesine kadar tüm süreçler çiçeğin ömründe ve dolayısıyla tazelik ve güzelliğinde büyük önem taşıyor. Tasarım açısından ise gideceği mekan veya ortamdaki prezansı önemli. Tasarımların sadece belli bir tarzı yansıtması değil, göndericisinin veya alıcısının tarzını ve tercihlerini yansıtması da çok büyük hassasiyetle yönettiğimiz bir konu.Gönderilen çiçek tasarımı gittiği adresin bir parçası olmalı. Bazen tek başına öne çıkarken, bazen de ortamdaki dengeyi yakalayabilmesi önemli. Bunu başarabilmenin en kritik noktası müşterilerimizi dinlemek. Biz Penny’de tasarımda kullanılan çiçeklerimizi bu bilinçle seçiyor ve aranje ediyoruz.

 

 

  • Sizce Türkiye’de çiçek pazarı  geçtiğimiz yıllara nazaran günümüzde nasıl bir yerde ?

 

1950‘lerde global çiçek pazarının büyüklüğü 3 milyar ABD dolarından 1990‘larda yılda %6-7 büyüme oranlarıyla bugün 100 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Ekonomik daralmalarla hızı kesilse de bu dönemleri takip eden süreçlerde kendi hızını yakalayan kesme çiçek sektöründeki büyüme potansiyeli yuksek. Özellikle büyük şehirlerde kesme çiçek sektörünün son birkaç yıldır hızla geliştiğini görebiliyoruz. Bu global gelişim hem sektöre olan ilgiyi, hem de çiçek tasarımındaki çeşitliliği besliyor. Benzer istatistikler Türkiye için derlenen doneler değiller ancak Türkiye’de bu gelişim ve süreçlerin yansımalarını yaşıyor ve yaşatıyor.

Benim kişisel gözlemlerim ise şöyle; çiçek almak bizim kültürümüzde özel bir sebep gerektiriyor. Oysaki bir parçası olduğumuz Avrupa kültüründe çiçek günlük hayatin içinde var. İşinden çıkıp evine giderken insanlar yollarını değiştirip evlerine çiçek alıyorlar. Kollarında veya çantalarında çiçek buketleriyle yolda yürüyen birçok kişi dikkatimi çekiyor. Veya birçok evin ve ofisin düzenli çiçek siparişleri var. Bizim için bu düzen eğer ailelerimizden gelmişse devam ediyor yaşatılıyor, ama gelmemişse çoğu zaman ihtiyacını duymuyoruz bile. Benim dileğim çiçeklere günlük hayatımızda özel günler haricinde de yer açmak. Bazen bunu Penny gibi profesyonel çiçek evlerinden almak, bazen atölye çalışmalarıyla tasarlamayı öğrenmek, bazen de adetle, demetle tasarlanmadan alarak yaşadığımız ortamlara veya hayatlarımızdaki insanlara götürmek, göndermek.

Penny Blooms&Beans de bu üç yaklaşımı ayrı ayrı çalıştık, farklı zevk ve tarzlara hitap edebilecek tasarımlar yarattık ve bunları çeşitlendirdik. Elde gidecek ufak bir buket çiçek veya toplantı odasına hayat verecek büyük ve yuksek bir tasarım ya da çalışma masanızda alışılmamış bir vazoya tasarlanmış bir çiçek Penny’de her zaman bulabilirsiniz.

 

  • Workshoplar hakkında bilgi alabilir miyiz? Ne zamanda bir gerçekleşiyor ve elbette  ne kadar sürüyor?

 

Penny’de müşterilerimiz/misafirlerimiz tek veya grup olarak beğendikleri aranjmanları yapmayı öğrenmek için her ay farklı bir çiçekle ve o aya ait yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü gibi bir tema varsa o temaya ağırlık verecek şekilde düzenlenen atölye çalışmalarına katılabiliyorlar. Bunun yanında kendi merak ettikleri konu ve temaları çalışabilecekleri özel dersler de talep edebiliyorlar. Bu çalışmalar genellikle 2 saate yakin sürüyor ve sonucunda her workshop katılımcısı ismine düzenlenmiş bir sertifika almaya hak kazanıyor.

 

  • Hazır yeni yıla sayılı günler kalmışken ,nasıl bir tasarım hazırlardınız bizim için?Hangi çiçekleri seçer,hangi detayları ön plana çıkarırdınız?

 

Yılbaşı için bir yemek masası düzenlerdik ve hoş geldiniz mesajını konuklarınıza daha kapınızdan girmeden verebileceğiniz bir çelenk tasarlardık.Hatta gelin beraber hazırlayalım…

Farklı büyüklükte cam vazolara yerleştirilmiş şekilde masa çiçeklerinde; suya taneleri atılmış olarak ve vazoda dal olarak rose hip, kırmızı/bordo renkli ranunculus ve dianthus yer alıyor.

Kapı çelenginde kurutulmuş ince dallardan bir araya getirilen çelenk üzerine ufak sarı kabaklar, kurutulmuş lotus flower, juniper berries, puple jalapeno pepper, kurutulmuş yabani çeriler, pamuk, kurutulmuş nelumbo, kurutulmuş equisetum, berberis aquifolium ve başaklar yer alıyor.

 

  • Kis donemindeki projelerinizden bahseder misiniz?

 

Kasım ayında New York’ta Lewis Miller ile birlikte LMD NY(Lewis Miller Design) projelerinde yer aldım. 10 günlük yoğun bir seyahat programında öncelikle Brooklyn Museum’da ….. kişilik bir Bat Mitzvah düzenledik. Ardindan St. Regis’ta xyz kisilik ve The Pierre NY’ta …..  kişilik 2 ayri düğün olmak üzere toplam 3 organizasyon aranje ettik. Aralık ayında özel bir firmanın düzenlediği Four Seasons Bosphorus’ta bir yılbaşı fuarına katılıyoruz. Penny Atölye’de de olduğu gibi Penny ve Bizcotti markaları olarak birlikte yılbaşı tasarımlarımızı, kapı çelenklerimizi, ağaç ve sofra düzenlemelerimizi ve yılbaşı hediye alternatiflerimizi paylaşacağımız bu fuarda tercih eden müşterilerimiz tek veya toplu olarak yılbaşı siparişlerini verebilir ve istenilen günde istenilen adreslere teslimlerini talep edebilirler.

Ocak-Şubat 2014’te ise yine Flower School NY ve LMD NY ile büyük çaplı organizasyonlar için yeni iş birlikleri planladık. Bu organizasyonların en heyecanlı kısmı bazen yarattığınız ortamlarda kış ayında bir bahar havası estirebiliyorsunuz, bazen şehrin ortasında tropik bir kumsal yaratabiliyorsunuz, bazen en ciddi ve sessiz müze ortamlarında en eğlenceli çocuk oyunlarıyla düzenlenmiş atmosferler yaratabiliyorsunuz… Kısacası masalsı projeleri hayata geçirebiliyorsunuz. Olanaklar ve tarzlardaki farklar sebebiyle uzaklıkları göze alıp gelen bu tur işbirliği tekliflerini mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyorum. İlhamınızı ve dolayısıyla hayal gücünüzü canlı tuttuğunuz kadar yaratabilirsiniz… Ben de bunu Penny’de birlikte çalıştığım tüm ekibimiz için on planda tutacak fırsatları yaratmaya özen gösteriyorum.

 

  • Ve son olarak ‘motto’nuz…

...doğanın güzelliğini vurgular…

Penny doğa sayesinde var olduğunun bilincinde, doğaya saygı duyan ve bu saygıdan ödün vermeyecek bir marka olarak kuruldu. Tasarımlarımızın doğanın mevcut güzelliğini ancak vurgulayabilecek nitelikte olduğunun farkındayız…

 

Meral Uyanık