sembol

dfot

 

Çin’in Tılsımlı Kapıları 

Tüm dünya medeniyetlerinin mimari kültürlerinde kendilerine has çizgilerini en güzel şekilde yansıttıkları detaylardır kapılar.  Zenginlikleri ve farklılıkları  ile çeşitlilik gösterirken ana hatları ile ait oldukları ülkelerin kültürlerinin ortak stilini yansıtırlar.

 

Yapı ile ilgili strüktürel ihtiyaçların dışında  kapıların stilinin oluşmasındaki en önemli etmenlerden biri ise toplumsal  inançlar ve geleneklerdir. Özellikle ana giriş kapılarına insanlar tarafından birçok anlam yüklenmiştir. Yapılarda kapılar aracılığı ile evin içine dışardaki dünyadan farklı, daha özel ve korunaklı mekansal  anlamlar katılmak istenir ve pozitif düşünceler ile bağdaşması arzu edilir.  Kapı bir geçiş yoludur adeta.  Özellikle doğu kültürlerinde simgeler ve imgeler ile kapılara umutlar bağlanır.

 

Kapı konusunun kendisine has ilginç anlamlarla bezenerek tasarlanmış tipik örnekleri özellikle Çin’ in  tarihi yerleşim bölgelerinde karşımıza çıkar.  Çoğu masif ahşap üzerine çeşitli motifler oyularak yapılan kapıların sağında solunda ve hatta alın kısmında yazılar yer alır. Bunlar Çin Yeni Yılında yazılan evin gelecekteki tüm sene için bereketi ve şansı ile ilgili dileklerin yer aldığı  şiir ve mısralar olur.  Feng Shui ilkesine göre  kapıların üst kısmına ayna yerleştirilerek kötü ruhun evden uzaklaşmasının beklendiği de görülür.

 

Çin mimarisinin en önde gelen simetri ilkesi kapılarda da kendisini gösterir. Kapı tanrısı adı verilen iki Çinli koruyucu asker resminin birbirine bakar şekilde konumlandırılarak çift kapı paneline yerleştirilmesi  ise süslediği evi, tapınağı, iş yerini kötü ruhlardan koruyacağına inancı ile daha çok eski yapılarda kendini karşımıza çıkar.  Bu inancın kökleri 7.yy Tang imparatorluk dönemine kadar uzanır. Bir imparatorluk simgesi halinde iken tüm Çin’e yayılarak sıradan ailelerin kapılarında folklorik kahramanlar ve mitolojik figürler ile yerlerini alırlar.

 

Çin de kırmızı rengin bolluk, bereket ve şans getireceğine dair inanç mekanlarda dekoratif malzemelerde bu renge bol bol yer verilmesine sebep olur. Gene kapılarda da kırmızı tılsımlı bir renk olarak karşımıza çıkar. Bazen kapı kırmızıya boyanır, bazen de kırmızı süsler ile dekore edilir.

 

Geleneksel Çin mimarisinde bir başka tipik kapı ise bahçede yerini alır. Bahçe duvarına yuvarlak ay şekli ile oyulan ve  Ay Kapısı olarak adlandırılan pasaj evin bahçesine geçiş alanı sağlar. İlk olarak Çin deki asilzadelerin evleri için tasarlanmış sonra tüm güzel bahçelere yayılmıştır. Bu kapının amacı evin bahçesine davetkar bir görünüm vermesi, gene bereketi ve iyi şansı davet etmesidir.

 

Dünyanın en eski uygarlıklarından bir olan Çin de kapılara yüklenen bunca anlamın oldukça ilham verici olduğunu düşünüyorum. Evin bu en tılsımlı elementini bir takım sembol ve renkler ile tasarlayarak özelleştirmek hem çok yaratıcı, hem de çok estetik. Üstelik kırmızıda kapılara çok yakışıyor. Hatta iyi şansı sembolize eden bir kaç kaligrafik karakter de çok hoş durabilir. Denemeye değer ne dersiniz?

Kültürler arasında yoğrulmuş bir Halı markası
MunaHome
dfot
Halı ve kilimler yumuşak, renkli ve kendine özgü hali,  çoğu zamanda sanat ve zanaat arası duruşuyla  mekanlarımıza estetik katan dekorasyon elementleri. Üzerinde konuşulacak, hoşça zaman geçirilecek ortamlar yaratırken, zamansız ve yöresel kimlikleri ile yaratıcılığa en açık dekoratif ürünler arasında yerlerini alırlar. Düğüm ve dokumasına, desen ve rengine, tekniğine göre dünya kültürlerinde ayrı bir konuma sahiptirler. Tüm bu zenginliğe ve çeşitliliğe duyulan derin saygının verdiği motivasyon ile kurulmuş Muna Home markası. Çağdaş yaşam alanları için zengin çeşit yelpazesinde üreterek dünyanın çeşitli noktalarındaki özel tasarlanmış mekanlara eklektik bir tarz kazardırmayı bu hoş trendin önde gelen marka destekçilerinden olmayı amaçlıyorlar.

Marka, Yasemin ve Gianluca Cicu çifti tarafından 2010 senesinde Barcelona’ da yaratılmış. Gianluca, Sardunya adasında yetişmiş sıcak bir Akdenizli. Yasemin ise ailesinin Abhaz geçmişi ile kültürler arasında yoğrulmuş, dünya kültürüne derin merak duyan bir girişimci. Designmixer’ ın yolu ise 2012 yılında kendileri ile aynı vizyonla kesişti. Muna Home bloğunu yazarken, ilham alınan birçok  yaratıcı kültür sentezlerinden halı koleksiyonu oluşur ve kısa zamanda çalışmaları hayata geçer.

Muna Home’ un koleksiyon çalışmasında %100 Yeni Zelanda yünü el dokuması halılardan, antik Türk kilimlerine, Anadolu’ da çeşitli teknikler ile üretilmiş halılardan, kuzu ve hayvan postlarına doğal /natura adlı koleksiyon temalarına yer verirken, parlak ve yumuşak, ipeksi dokunuşa sahip viskon halılarından Anadolu’ nun yöresel desenlerini edilmiş hallerine kadar birçok çeşit mevcut. Çağdaş mekanlar için eski çalışmaları yeniden yorumluyoruz. Fas ve Anadolu topraklarında ortaya çıkmış üretim tekniklere yüzyıllar öncesine dayanan Tulu halılarından yola çıkarak da yün grubunda ayrı bir grup oluşturuluyor.

Bohem ve eklektik tarzın vazgeçilmez desenleri Orta Asya ikat desenlerine de ise yepyeni teknikler ile Muna Home koleksiyonunda yeniden hayat veriliyor.

Bölgesel geleneksel dokumaların farklı baskı teknikleri ve desenler ile çeşitlendiriyor. Sıcak ve natürel renklerden, mavinin indigo tonlarına, siyah, gri ve beyazın grafik kalitesindeki modern çizgilere sahip çağdaş 3 boyutlu halılara kadar farklı gruplarda ürünler tasarlanıyor.  Modernizmi ve tarihi, geleneksel ve çağdaş üretim tekniklerinin bir harmanlayarak  çeşit çeşit, ürünler yaratılıyor. Mekana özel, renkleri, malzemesi, ölçüleri projeye göre tasarlanmış ürünler ise Muna Home çatısı altında üretilen halılara büyük bir çeşitlilik kazandırıyor.

Dokunun hayatımızda görsellik kadar önem taşıdığı mekanlarda trendlerin sadece ufak dokunuşlar ile farklılık yaratması olası. Halının ve kilimin ise trendler ne olursa olsun üzerine işlenmiş, çoğu sembolleşen desenleri ile beraber insanlık tarihi boyunca yaşayacağı, yaşam alanları her ne tarzda olur ise olsun onların duyusal kalitelerini artırıcı dekoratif elementler olarak kalacağı kesin. Bu bağlamda Muna Home’ un vizyonu ile keşfedilecek koca bir dünya ve yaratılacak bir çok ürün var bizce. Siz ne dersiniz?

dergi_form_nisan

 

Tarihi Moda İskelesi

Moda burnunda 1916 – 1917 tarihleri arasında, Haydarpaşa iskelesi gibi dönemin ünlü yapıtlarında imzası bulunan ünlü mimar Vedat Tek tarafından inşaa edilmiştir.

Tarihi iskeleye orta yerinde sağa doğru bir dirsek yapan taş bir yoldan geçerek varılır. Yıllar boyunca İstanbul’da deniz yoluyla kitle taşımacılığında önemli bir görev üstlenen bu tarihi iskele, aynı zamanda belli bir dönemin sadece mimarlık sanatının değil; ekonomik kültürel panaromasının da sembollerinden biri haline dönüşmüştür günümüzde. İstanbul’da sembolleşmiş ender yapılardan biri olması özelliği ile de, modanın kültürel ve tarihi dokusunun en önemli parçası olarak kabul edilmektedir, bugün sırf semt sakinleri tarafından değil üstelik tüm İstanbullular tarafından. Zarif Kütahya çinileriyle süslü olan iskele, 1937 yılındaki çok şiddetli bir lodos fırtınasında ciddi hasar görünce, üst katı kaldırılmıştır.

2000 yılında TDİ ile Türkiye Deniz Ticaret Odası Başkanlığı’nın ortaklaşa çalışarak restore ettirdiği Tarihi Moda İskelesi, 1 Temmuz 2001 yılında Kabotaj Bayramı günü yeniden hizmete açılmıştır. O günden bugüne de İstanbulluların hizmetindedir.
dergi_form_nisan