moskova

Nişantaşı Teşvikiye Dosyası 2

ARMAGGAN Art & Design Gallery

ARMAGGAN Nuruosmaniye mağazasının üçüncü katında bulunan ARMAGGAN Art & Design Gallery, genç sanatçıları desteklemek, yeni ve yaratıcı fikirleri sanatseverlere yansıtmak amacıyla kurulmuş. Bir tasarım ve üretim markası olan ARMAGGAN’ın içinde doğan ve tarihi yarımadada yeni bir çekim merkezi olmayı hedefleyen ARMAGGAN Art & Design Gallery’de yer alan eserlerin sergiler için özel olarak üretilmesi, galerinin ilke edindiği “bir proje alanı” olmak amacına hizmet ediyor.ARMAGGAN Art & Design Gallery, yurtiçi çalışmalarının yanı sıra yurt dışı sanat takvimlerine girmeyi, imza attığı sergilerle dikkatleri Nuruosmaniye’ye, Türkiye’ye çekmeyi; sergilerini ve sanatçılarını yurt dışı sanat fuarlarına taşımayı da amaç edinmiş.ARMAGGAN Art & Design Gallery, Nuruosmaniye’de zanaat-tasarım-üretim üçgeni içinde yer alan konumuna yakışan özel üretimlerle merak uyandırıyor. Sergilerine paralel olarak düzenleyeceği konuşmalar, atölye çalışmaları ve Nuruosmaniye’ye yayılan etkinliklerle İstanbul sanat izleyicilerinin yanı sıra bölgenin yabancı misafirlerine de ulaşmaya çalışıyor.

CAFE ZONE

Nişantaşı’nda altın üçgenin kalbinde konumlanan, en prestijli butiklere ve en trend gece kulüplerine yalnızca bir kaç adım uzakta olan Cafe Zone, Rumeli, Valikonağı ve Abdi İpekçi Caddesi’nin tam ortasında yer alan büyülü bir mekan. Beyaz Atölye Mimarlık tarafından yenilenmiş yüzüyle misafirlerini ağırlayan Cafe Zone, şık detayların ön plana çıktığı sıcak ve modern bir atmosfere sahip. Mimarların özel olarak tasarladıkları aydınlatmaları ile dikkatleri üzerine toplayan bu kafe, yaz kış kullanılabilen bahçesi ile bağımlılık yaratan bir keyif serüvenine davetiye çıkarıyor. Rahat kanepe ve koltuklarıyla bu ışıltılı mekan keyif  hissini doyasıya tattırıyor.

HAAZ

Haaz’ın, -dünyaca ünlü markaların mobilya, tasarım ve objelerin, dünyanın bir ucundan toplanan, bir eşi daha bulunmayan özel parçaların ve farklı kültürlerden sanatçıların özgün eserlerinin- yeni adresi iki katlı yeni konsept mağazası Nişantaşın’da .

Farklı hediyeler ve elbette yaşadığınız mekanı güzelleştirmek isteyenlerin ortak adresi Haaz hiç kuşkusuz.Tom Dixon,Andrew Martin,Gustav Louis,Artek,Droog Design,Moroso,BD Barcelona gibi dünyaca ünlü markaları bir arada ziyaret etme şansı yakalayabilir,sevdiklerinize özel hediyeler alabilirsiniz.

 

THE HOUSE CAFE

Bir klasik olan The house cafe Teşvikiye’nin sembolü haline geldi desek yanılmış olmayız.3 ortak tarafından kurulan The House Cafe 2002 yılında ilk şubesini Teşvikiye Atiye Sokak’ta açtı.Kısa zaman sonra tazelik,lezzet ve mevsimselliğin öne çıktığı yemekleri,içecekleri ve keyifli ortamıyla müdavim kitlesini oluşturdu. Ancak Teşvikiye’ye gelenlerin ilk durağı olduğundan yer bulmak oldukça zor hatırlamakta fayda var .

 

KOZMONOT

Nişantaşı’nın Atiye Sokak ve Mim Kemal Öke Caddesi’nden sonra son buluşma noktası Topağacı oldu. Topağacı merkezde Design Parallax tarafından geçtiğimiz günlerde açılan Kozmonot, tasarımsal kaygıları olmayan ama bir o kadar da dekoruyla ve menüsüyle farkındalık yaratan, iddiasız ve tematik ilhamını da ” Soğuk Savaş Yılları” ndan alan bir mekan. İsmi için uzaya çıkarak Dünya’yı uzaydan gören Rus kozmonot Yuri Gagarin’den ilham alınan Kozmonot Pub; aydınlatmaları, duvar resimleri ve farklı dekoruyla ilgi çekiyor. Servis ve menü ‘’gastro-pub’’ konseptinde hizmet veriyor; İddialı kokteylleri ile klasikleşmiş bir bar menüsünü birleştirmeyi başaran mekanda fıçı Guiness ; Kozmonot’un başlıca yaşam destek ünitesi. Ayrıca Almanya , Hollanda ve Belçika biraları ile; belli ülkelere özgü şarap ve lezzetler de menüde yer almakta.

LLDARO                                                                                                                                    

Etkileyici temaların ve duyguların en ince detaylarla porselende hayat bulduğu, dünyanın en ünlü porselen sanat ve dekorasyon objeleri markası Lladro,İstanbul Nişantaşı’nda açtığı konsept mağazası ile şimdi Türkiye’de.Dünyanın en saygın ve ünlü porselen markalarından biri olan Lladro, gerçekçi tasarımları, zarif siluetleri, benzersiz dokuları ve büyüleyici duruşlarıyla 1953 yılından beri porselenin kalbi olarak anılıyor. Sanat eserine dönüştürdüğü objeler ile hem dekorasyon severlerin hem de koleksiyonerlerin büyük ilgisini gören Lladro, koleksiyonunda farklı tema ve duyguları yansıtan heykel objelerin yanı sıra, avize, aplik, ayna gibi, objeleri de Lladro İstanbul Store mağazasında satışa sunuluyor.

Lladro, İstanbul Store, Lladro’nun Madrid, Bercelona ve Valencia mağazalarının haricinde, New York, Los Angeles, Moskova, Tokyo, Londra, Pekin, Hong Kong, Shangay ve Singapur mağazalarından sonra onuncu mağazası olarak İstanbul’da sanat ve dekorasyon severler ile buluşuyor.

 

MOC İSTANBUL

MOC İstanbul, 12 farklı ülkeden getirtilen yeşil kahve çekirdeklerini kendi kavuruyor, harmanlıyor ve ortaya inanılmaz  tatlar çıkıyor. Kahveye bambaşka bir boyut kazandıran Moc özellikle ‘cold brew’ adını verdikleri, buz ile 24-28 saatte soğuk demlenen kahveyi öneriyor.

Mekânın ortaklarından Sam Çeviköz ömrünü kahveye adamış. Adamış diyoruz çünkü Avustralya’da kurduğu kahve çekirdeği kavurma ve dağıtım şirketinin kazandığı başarılara uluslararası barista eğitmenliği, kahve festival ve yarışmalarında jüri üyelikleri gibi tecrübeleri de ekleyerek kahvenin çekirdekten fincana uzanan yolculuğunun her aşamasına hakim bir konuma gelmiş kendisi.

MOC İstanbul, kahve dışında Fransa’dan gelen çikolatalı kruvasanları, bizim damak tadımıza göre farklı bir lezzet olan Avustralya’nın milli yiyeceklerinden Vegemite ve fırında İspanyol omleti kahvaltınızı şenlendirecek seçeneklerden sadece bir kaçı…

 

 

 

SUNDAY COFFEE SHOP

Teşvikiye Camii’nin hemen arka sokağında yer alan Sunday Coffee Shop, sokağa bakan masaları ve konseptiyle çok keyifli bir mekan. Yazın pencere önündeki minderlerde oturabilir, kışın caddeye bakan sandalyelerinde oturup caz müzik ile kahve keyfi yapmak için birebir.Nişantaşı’nın kalabalığında sıyrılıp alışverişinize, gezinize mola vermek için ideal bir durak.Duvarlarındaki vintage kutuları ve tabloları ile sıcak bir hava katmış mekana. Karşılıklı değil de tek bir yöne bakan rahat sandalyelerine oturmadan kahvenizi sipariş etmelisiniz çünkü mekan self servis. Sunumu tahta bir servis tabağında gelen kahvenin yanında  kurabiye ve su ikramı yapılıyor. En sevilen kahveler ise ,Sunday Karamel Snow, Cold Vanilla ve Iced Latte.

TOST BİLDİKLERİM

Tos Bildiklerim iki katlı ,küçük bir mekan.Ancak tost hakkında tüm bildiklerinizi değiştirebilecek ölçüde de büyük!Mekanın sahibi Nişantaşı’nda yıllarca bar işletmeciliği yapmış olan Ender Saral.Ancak bar temposundan yorulan Saral bu kez farklı ve lezzetli bir konsept yaratmış.’’Tost işte’’ deyip geçemediğiniz birbirinden farklı çeşitte tost sunuluyor burada.En iddialı oldukları tost baget ekmek arasında cotto jambon ,mortadella,edam ve roka ile hazırlanıyor.Menüsünde 20 çeşit tost var ancak isimleri yok ,hepsine bir rakam ile mekanın baş harfleri verilmiş. Örneğin “TB05’ten istiyorum” diyorsunuz. Panini, kepekli, normal tost ekmeği gibi seçeneklerin olduğu mekanda füme somon, kıvırcık, Dijon hardalı, Meksika biber turşulu TB22; avokado, mozzarella, krem peynir, ıspanak pesto, üç renk fırın biberli TB24; esmer ekmek, kuzu füme, gouda, lahanalı TB04; fırın tavuk, taze soya filiz, üç renk fırın biberli panini TB15 tost çeşitleri ve fazlasını bulabilirsiniz.Ayrıca “Günün çorbası olarak sunulan  balkabağı veya pırasalı, sebzeli çorba da şimdiden favoriler arasına girmiş bile. Birkaç ay sonra Bağdat Caddesi’nde bir yer açma fikri de projeler arasında.

 

Çarlar Şehri Moskova

Neredeyse 900 yıllık geçmişe sahip Rusya Federasyonu’nun başkenti olan Moskova,  11 milyona yaklaşan  nüfusuyla Avrupa’nın, yüzölçümüyle de dünyanın altıncı en büyük kentidir. Mimarisi ve metrosu çok dikkat çekicidir.Moskova, kesinlikle diğer Avrupa şehirlerinden farklıdır. Yıllar süren rejimin etkisini mimaride hisssetmemek imkansızdır. Şehircilik açısından herşey planlanmıştır. Şehrin içindeki çok geniş oto yolları, buna bağlı yan yollar ve yaya kaldırımları, her apartmanın arkasında yer alan yeşillikler içindeki avlular, çocuk parkları, her mahalle için gereken yaşama alanları tümüyle düşünülmüştür.

Mihail Gorbaçov’un Perestroyka (Yeniden Yapılanma) devrini başlatmasıyla beraber Moskova, çağdaş bir Avrupa kentine dönüşmeye başlamıştır. Yüzlerce bina yeniden yapılmakta, yeni ticaret, eğlence ve iş merkezleri kurulmakta ve ulaşım ağları örülmektedir.

Moskova Nehri’nin üstünden geçen köprüler, şehri bir inci kolye gibi adeta süsler,  akşamları aydınlatıldıklarında ise köprüler elmas gibi parlar.  Nisan ayında başlayan tekne gezileriyle bu köprüleri yakından tanıma fırsatı doğmaktadır.

Başkent Moskova’da yetmişe yakın müze vardır. Moskova tiyatroları arasında en meşhur olanı, elbetteki Bolşoy’dur. “Rus Klasik Balesi”, her turistik gezi programının vazgeçilmez bir parçasıdır. Bolşoy tiyatrosu 1825 yılında yapılmıştır. Çok popüler olan bir diğer gösteri sanat dalı da sirktir. Şehirdeki sirklerin birçoğu, gösterilerine hiç aralık vermeden devam etmektedir.

En çok bilinen müzeler, Kremlin,  Puşkin Güzel Sanatlar Müzesi ve Tretyakov Sanat Galerisi’dir.

Moskova nın en eski yapısı olan Kremlin, Rusya’nın sembolüdür, kale anlamına gelmektedir. Yüzyıllar boyunca devlet iktidarının simgesi olmuştur. Bu yüzden büyük bir bölümü halka açık değildir. Moskova’nın en eski Katedral meydanı ise Kremlin’in merkezindedir. Çarların ve prenslerin taç giyme törenlerinin düzenlendiği Kremlin Katedralleri bu meydanda bulunmaktadır. Bütün katedrallerin duvarları ve kubbeleri eşsiz frekslerle süslenmiştir.

Büyük Kremlin Sarayı 1849 yılında inşa edilmiştir. Moskova uzay müzesinde ise, 12 nisan 1961 de uzaya ilk giden insan ünvanı alan Yuri Gagarin in heykelini görebilirsiniz. Rusya’nın en yüksek binası olan Büyük İvan Çan kulesi 81 metre yüksekliğindedir. Dünyanın en büyük çanı burada bulunmaktadır. Çar Aleksey’in yaptırdığı çan, 1701 yılında çıkan yangında kuleden düşerek parçalanmıştır, ağırlığı 200 tondan fazla olduğu bilinmektedir.

Moskova’ya giden gitmeyen herkesin bildiği Kızıl Meydan, Moskova’nın ana meydanıdır. Burada merasim törenleri, resmi geçitler ve kutlamalar yapılır, konserler verilir. Aziz Vasili Katedrali, Moskova’nın simgelerinden biridir ve Kızıl Meydan’da bulunur. Kazan Hanlığı üzerine kazanılan zaferin şerefine inşaa edilmiştir. Anıt mezar Lenin Mozolesi de Kızıl Meydan’dadır. Lenin’in naaşı kristal bir tabutun içinde yer alır.

 

Kurtarıcı İsa Kilisesi muazzam bir mimari eserdir. 1883 yılında inşa edilmiş olan kilisenin iç mekanlarını ünlü Rus ressam ve heykeltraşları yapmıştır 1931 de Stalin’in emriyle tahrip edilmesine rağmen, 1994 yılında eski kroki ve fotoğraflardan yola çıkılarak  altı ay içinde yeniden inşa edilmiştir. İlk yapımı ise 45 sene sürmüştür.

Stalin zamanında inşa edilen 7 adet bina, birbirine benzer yapıda inşa edilen binalar Moskova Gökdelenleri olarak bilinir. Bunların içinde 238 metre yüksekliğinde olan Moskova Devlet Üniversitesi en bilinen gökdelendir.

180 hektarlık bir alan üzerine kurulmuş olan muazzam bir spor kompleksi Lujiniki, 1980 yılında Olimpiyat oyunları’nın yapıldığı yer olmuştur. Lujiniki’de 140 spor tesisi vardır.

 

İstanbul’un İstiklal caddesi neyse, Arbat da Moskova için odur. Adı Arapça ‘’Rabad’’ dan gelir. Değişik dönemlerde burada Rus yazarlar, sanatçılar yaşamışlardır. Seksenli yıllarda Arbat, sadece yayalara ait bir yol olarak kullanılmış, turistler için Kızıl Meydan kadar popüler bir yer haline gelmiştir.

Günde milyonlarca kişinin kullandığı Moskova Metrosu ise, heykelleri, avizeleri, gösterişli tavan süslemeleri ile haklı olarak bir mimari eser sayılmaktadır. Metroyu, Moskova’nın en iyi mimarları şekillendirmiştir. İlk metro istasyonlarının yapımına, devrim öncesi Rusyası’ndaki Çar Sarayları’nın inşasında harcanan miktardan daha fazla mermer harcandığı söylenmektedir. Büyük Savaş zamanında metro, sığınak olarak kullanılmıştır. Rus çarı 2. Nikolay’ın önderliğiyle yapımına başlanan ve bugün 80 yaşını dolduran Moskova metrosu, günde 9.5 milyona yakın yolcu taşıyor. Trenler eskiden 60 sn ara ile gelirken şimdi 90 sn arayla istasyonlardan kalkıyorlar. İstasyon sayısı 188 , metro ağı ise 312 km. Metro yapımına 1931 yılında başlanmış. Herbiri ayrı birer sanat eseri, adeta birer müze görünümünde olan metro istasyonları arasındaki ortalama mesafe 1800 metredir. Kızılkapı ve Mayakovskaya İstasyonları, Paris ve Brüksel de yapılan milletlerarası sergilerde Büyük Ödül’e aday olmuşlardır. Mayakovskaya, NewYork Dünya Fuarında büyük ödülü kazanmıştır.

Seçil Mutlu 

dfot

Modern İlham Perileri

PALMARINA

BODRUM

‘Türk Rivierası’nın göz bebeği’

Palmali Grup tarafından 2011 Mayıs ayında satın alınarak ve tamamen yeniden inşa edilerek, üstün kalite ve hizmet anlayışı  ile Türkiye’nin ilk mega yat projesi olarak 2013 Haziran ayında tam kapasite ile hayata geçirilen Palmarina Bodrum, 2014 yaz sezonunda da dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen denizcileri, yerli ve yabancı ziyaretçileri uluslararası standartlarda ağırlamaya hızla devam ediyor.

Dünyadaki pek çok emsalinden farklı olarak, ‘kamusal kullanım potansiyellerinin arttırılması’ gözetilerek tasarlanan Palmarina Bodrum; yaz döneminde her gün farklı sosyo-kültürel geçmişe sahip binlerce kişi tarafından ziyaretçi akınına uğruyor. Sadece tekne sahipleri için değil, her türlü kesimden ziyaretçilerin tüm gün vakit geçirebilecekleri ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir sosyal yaşam alanı sunuluyor. Yaz boyu verilecek çeşitli konserler, sergiler ve etkinlikleri ile bölgeye canlılık kazandıracak Palmarina Bodrum bu yaz sezonunda da ziyaretçilerini pek çok sürprizle karşılıyor.

105 mağazalık yenilenen açık AVM’si, eğlence adası, restaurantları ve gece klübü, benzersiz etkinlikleri ile bölgenin sosyo-kültürel nabzını tutan Palmarina Bodrum; sürprizlerle dolu yeni yaz sezonuna merhaba dedi. Palmarina Bodrum’da güvenli bir limanda konaklama, yat acenteliği, yat sigorta işlemleri gibi servislerinin yanı sıra dünyaca sevilen yerli ve yabancı  markalardan oluşan açık AVM, dünyaca ünlü restaurant, cafe ve gece klüplerinden oluşan benzersiz bir ortam sağlanarak ziyaretçilerin tüm gün boyunca güzel vakit geçirmeleri hedeflenmiş. Dileyen ziyaretçiler için Palmalife Marina Hotel ve Palmarina Butik Hotel’in sunduğu konaklama alternatifleri de mevcut bulunuyor.

Yenilenen projesiyle 2014 yazında da yerli ve yabancı turistlerin çekim merkezi olmaya hedef gösterilen Palmarina Bodrum’un açık AVM’sinde Dream’den, Demsa Group’a, Vakko’dan Versace’e, Brandroom’dan, Valentin Yutashkin, Armani Jeans, Mudo Concept’e; dekorasyondan, teknoloji markalarına, kozmetikten ünlü giyim markalarına kadar  ziyaretçilere geniş alternatifler sunuluyor, ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak tanınıyor.

‘Japon mutfağının devi NOBU Türkiye’de’

Palmali Tourism Grubu; dünyaca ünlü Şef Nobu Matsuhisa ve ünlü aktör Robert de Niro ile antlaşma sağlayarak, sahibi oldukları ikonik restaurant Nobu’yu Türkiye’ye getirmeye ikna etti. New York, Londra, Milano, Monte Carlo, Moskova, Tokyo, Hong Kong, Beijing, Melbourne, Perth, Miami, Malibu, San Diego, Las Vegas, Mexico City, Bahamas, Cape Town, Dubai gibi dünya merkezlerinin ardından Nobu; Türkiye’deki ilk şubesini Palmarina Bodrum’da açtı.

 

Kids Paradise

‘Çocuk Cenneti’ anlamına gelen eğlence merkezi ‘Kids Paradise’ içerisinde bulunan su parkı Aquapark’ın yanı sıra, hayvanat bahçesi, 7D sinema, özel yapım bir carousel (atlı karınca) ve diğer eğlence üniteleri de bulunuyor. Yerli yabancı tüm çocuk ziyaretçilerin her türlü ihtiyacı düşünülerek tasarlanan Kids Paradise’da; çocuk restoranı, pop corn, pamuk şeker, macun standları, hediyelik eşya dükkanı da yer alıyor.

Kids Paradise’da bulunan üniteler 5-12 yaş grubu çocuklar  tarafından kullanılabiliyor. 7D sinema ise 8 yaş ve üstü her yaş grubunun kullanımına açık olarak hizmet veriyor. Kids Paradise; sabah 10.00 akşam 19.00 saatleri arasında; 7D sinema, diğer eğlence üniteleri ve carousel (atlı karınca) ise sabah 10.00 gece 00.00 arasında hizmete açık olarak hayata geçirildi. Her yaş grubundaki çocuklara bir yetişkin refakati ise zorunlu tutuluyor.