mexico city

Luis Barragán

“Sükuneti anlatmayan

Mimarlık, bir hatadır”

Meksika’lı Luis Barragán, 20.yüzılın en önemli mimarlarından biridir. 9 Mart 1902’de Meksika  Guadalajara’da doğmuştur. 1923 yılında, Meksika’nın Guadalajara şehrinde yer alan Escuela Libre de Ingenieros’dan mühendis olarak mezun olmuş olsa da kendini bir mimar olarak yetiştirmiştir. Mezun olduktan sonra İspanya, Fransa ve Fas’ı gezen LuisBarragan’ın Fransa’da Le Corbusier’in derslerine katılması ve yine Fransadayken Alman kökenli bir Fransız yazar olan Ferdinand Bac’in yazılarını tanışması mimarlık kariyeri açısından dönüm noktası oluşturmuştur.

1927 ile 1936 yılları arasında Meksika’nın Guadalajara kentinde mimarlık tasarımlarını uygulama fırsatı elde eden LuisBarragán, bu tarihten sonra Mexico City’de mimarlık çalışmalarına devam etmiştir. Yalın, düz hatlı eserleriyle, Avrupa’nın modernist yaklaşımından etkilenmiş ve evlerin, yaşamak için yapılmış olduğunu ve bir makineye dönüşmemesi gerektiğini savunmuştur.Barragan, mekan ve ışığın ustası olarakünlenirken, 20. yüzyıl modern mimarisini Meksika’nın duyulara hitap eden renkli geleneksel mimari tarzıyla harmanlamıştır.

ESERLERİ

1945-1953 Jardines del Pedregal Bölgesi, Mexico City, Meksika

1947-1948 LuisBarragán Evi, Mexico City, Meksika

1954-1960 Tlalpan Mabedi, Mexico City, Meksika

1955 Gálvez Evi, Mexico City, Meksika

1955-1958 Jardines del Bosque Bölgesi, Guadalajara , Meksika

1955-1961 LasArboledas, Mexico City, Meksika

1957-1958 Torres de Satélite (MathiasGoeritz ile birlikte) , Meksika

1966-1968 Cuadra San Cristóbal, Los Clubes, Mexico City, Meksika

1975-1977 Gilardi Evi, Mexico City, Meksika

LuisBarragán’in eserlerinde, özellikle yaşama alanlarının tipik genel özellikleri vardır. Örneğin 3.5 metreden daha yüksek ve farklı renkler ile boyanmış duvarlar. Bu tasarım ögesini geleneksel Meksika mimarisinde almıştır. Koyu kırmızılar, maviler ve morlar… Hemen her rengi projelerinin çok can alıcı bir noktasında kullanmıştır.

Dışa kapalı, iç avlulu evleri ince peyzaj detayları süslemiştir. Kuzeye bakan duvarları mavi, güneye bakan duvarları güneşin renkleriyle bezeyerek su öğesini de kullanmayı ihmal etmeyerek projelerini oluşturmuştur.

Eserlerinde, volkanik kayalar,ölü ağaç kökleri gibi doğal malzemeleri de sıklıkla tercih etmiştir. Mimaride dokuyu ve ışığı çok iyi kullanmıştır.

Büyüdüğü yerdeki kırmızı kil toprak, tepeler, günbatımı ve yoğun yağmurun etkisi çalışmaları üzerinde kalıcı bir etki bırakmıştır. 1975 yılına kadar pek tanınmayan LuisBarragán, bu tarihte New York’da yer alan Modern Sanat Müzesi’nde (MoMa) kendisine adanmış bir sergiden sonra oldukça ünlenmiştir.

1980 yılında Pritzker Mimarlık Ödülü’nü kazanan Luis Barragán 22 Kasım 1988, Mexico City hayata gözlerini yummuştur.2004 yılında, Mexico City’de 1948 yılında inşa ettiğı evi ve stüdyosu UNESCO tarafından UNESCO Dünya Mirasları listesine konulup korunmaya alınmıştır.

LuisBarragán Evi

Mexico City, Meksika

1947-1948

1948 yılında Mexico City’de inşa edilen LuisBarragánEvi ve Stüdyosu, mimarın İkinci Dünya Savaşı döneminde yaratıcı bir çalışma örneğini temsil etmektedir. 1.161 m2’lik beton bina, zemin kat ve iki üst kat, yanı sıra küçük bir özel bahçeden oluşmaktadır.

Yapıda Meksika’nın geleneksel yerel unsurları ile modern tasarım kriterlerinin yoğrulması ön plandadır. Özellikle bahçedeki çağdaş tasarımda Akdeniz mimarisinin etkisi büyük ölçüde görülmektedir.

Şu an müze olarak halka açık olan LuisBarragán Ev ve Stüdyo yapısı, malzemeleri, mobilyaları, sanat koleksiyonları, bahçesi ve kütüphanesi, aynı zamanda mutfak dahil, büyük bir saygı ile korunmaktadır. Ölümüne kadar mimarın kendisi tarafından kullanmıştır.

Gálvez Evi

Mexico City, Meksika 1955

Duvarların önemini yapıyı sokaktan izole etmek olarak açıklayan LuisBarragán eserlerinde “duvarları sessizlik oluşturmak” için görevlendirdiğini belirtmektedir. Bu sessizlikle su ile müzik yaptığını ve bu müzikle yapıyı çevrelediğini anlatmaktadır.

Bu eserinde de yüksek renkli duvarlar bir avlunun etrafında mekanları oluşturmakta, su öğesi ve büyük kil kaplar ile Meksika kültürünü yansıtmaktadır. Zemin kaplamalarında Meksika sokaklarındaki çakıl taşları izleri devam etmektedir.

Torres de Satélite

Meksika 1957-1958

Büyük boyutlardaki ülkenin ilke kentsel heykellerinden biri olan UYDU KULELERİ LuisBarragán önderliğinde ressam JesúsReyesFerreira ve heykeltraş Mathias GOERITZ ile birlikte 1957 yılında yapılmıştır. Proje başlangıçta en yükseği 200 mt olmak üzere 7 kuleden oluşacak şekilde planlanmasına rağmen şu an en uzunu 52 mt. , en kısası 30 mt. Olan 5 kule olarak uygulanmıştır.

Eser son zamanlarda, yerel hükümet tarafından UNESCO’nun Dünya Mirası Alanları listesine dahil edilmesi için girişimlerde bulunulmuştur.

Tlalpan Mabedi / Capuchinas Şapeli

Mexico City, Meksika 1954-1960

Pritzker ödülünü Oscar Niyemeyer ‘den başka alan bir diğer Latin Amerikalı olan LuisBarragán sanat eseri olan bu yapısında tüm dindarlığı ve mesleki bakış açısı ile ışık, su ve huzuru bir arada yoğurmuştur.

Anıtsal Haç’lar dış mekanda duvara gömülü iç mekanda da kendi başına ayakta durması ile dikkatleri üzerine çekmektedir.

Duvarlardaki boşluk doluluk oranları, dolayısı ile oluşan ışık oyunları ve hemen her projesinde neredeyse kullandığı su öğesi ile tüm mekanlara yüksek duvarların arkasına gizlenmiş son derece mütevazi bir girişten ulaşılmaktadır.

Gülen Yalçınkaya Özelçi

dfot

Modern İlham Perileri

PALMARINA

BODRUM

‘Türk Rivierası’nın göz bebeği’

Palmali Grup tarafından 2011 Mayıs ayında satın alınarak ve tamamen yeniden inşa edilerek, üstün kalite ve hizmet anlayışı  ile Türkiye’nin ilk mega yat projesi olarak 2013 Haziran ayında tam kapasite ile hayata geçirilen Palmarina Bodrum, 2014 yaz sezonunda da dünyanın çeşitli bölgelerinden gelen denizcileri, yerli ve yabancı ziyaretçileri uluslararası standartlarda ağırlamaya hızla devam ediyor.

Dünyadaki pek çok emsalinden farklı olarak, ‘kamusal kullanım potansiyellerinin arttırılması’ gözetilerek tasarlanan Palmarina Bodrum; yaz döneminde her gün farklı sosyo-kültürel geçmişe sahip binlerce kişi tarafından ziyaretçi akınına uğruyor. Sadece tekne sahipleri için değil, her türlü kesimden ziyaretçilerin tüm gün vakit geçirebilecekleri ve her türlü ihtiyaçlarını karşılayabilecekleri bir sosyal yaşam alanı sunuluyor. Yaz boyu verilecek çeşitli konserler, sergiler ve etkinlikleri ile bölgeye canlılık kazandıracak Palmarina Bodrum bu yaz sezonunda da ziyaretçilerini pek çok sürprizle karşılıyor.

105 mağazalık yenilenen açık AVM’si, eğlence adası, restaurantları ve gece klübü, benzersiz etkinlikleri ile bölgenin sosyo-kültürel nabzını tutan Palmarina Bodrum; sürprizlerle dolu yeni yaz sezonuna merhaba dedi. Palmarina Bodrum’da güvenli bir limanda konaklama, yat acenteliği, yat sigorta işlemleri gibi servislerinin yanı sıra dünyaca sevilen yerli ve yabancı  markalardan oluşan açık AVM, dünyaca ünlü restaurant, cafe ve gece klüplerinden oluşan benzersiz bir ortam sağlanarak ziyaretçilerin tüm gün boyunca güzel vakit geçirmeleri hedeflenmiş. Dileyen ziyaretçiler için Palmalife Marina Hotel ve Palmarina Butik Hotel’in sunduğu konaklama alternatifleri de mevcut bulunuyor.

Yenilenen projesiyle 2014 yazında da yerli ve yabancı turistlerin çekim merkezi olmaya hedef gösterilen Palmarina Bodrum’un açık AVM’sinde Dream’den, Demsa Group’a, Vakko’dan Versace’e, Brandroom’dan, Valentin Yutashkin, Armani Jeans, Mudo Concept’e; dekorasyondan, teknoloji markalarına, kozmetikten ünlü giyim markalarına kadar  ziyaretçilere geniş alternatifler sunuluyor, ihtiyaçlarını karşılamalarına olanak tanınıyor.

‘Japon mutfağının devi NOBU Türkiye’de’

Palmali Tourism Grubu; dünyaca ünlü Şef Nobu Matsuhisa ve ünlü aktör Robert de Niro ile antlaşma sağlayarak, sahibi oldukları ikonik restaurant Nobu’yu Türkiye’ye getirmeye ikna etti. New York, Londra, Milano, Monte Carlo, Moskova, Tokyo, Hong Kong, Beijing, Melbourne, Perth, Miami, Malibu, San Diego, Las Vegas, Mexico City, Bahamas, Cape Town, Dubai gibi dünya merkezlerinin ardından Nobu; Türkiye’deki ilk şubesini Palmarina Bodrum’da açtı.

 

Kids Paradise

‘Çocuk Cenneti’ anlamına gelen eğlence merkezi ‘Kids Paradise’ içerisinde bulunan su parkı Aquapark’ın yanı sıra, hayvanat bahçesi, 7D sinema, özel yapım bir carousel (atlı karınca) ve diğer eğlence üniteleri de bulunuyor. Yerli yabancı tüm çocuk ziyaretçilerin her türlü ihtiyacı düşünülerek tasarlanan Kids Paradise’da; çocuk restoranı, pop corn, pamuk şeker, macun standları, hediyelik eşya dükkanı da yer alıyor.

Kids Paradise’da bulunan üniteler 5-12 yaş grubu çocuklar  tarafından kullanılabiliyor. 7D sinema ise 8 yaş ve üstü her yaş grubunun kullanımına açık olarak hizmet veriyor. Kids Paradise; sabah 10.00 akşam 19.00 saatleri arasında; 7D sinema, diğer eğlence üniteleri ve carousel (atlı karınca) ise sabah 10.00 gece 00.00 arasında hizmete açık olarak hayata geçirildi. Her yaş grubundaki çocuklara bir yetişkin refakati ise zorunlu tutuluyor.