maison&objet

Maison&Objet’den Neşeli Bir Maksimalizm

Maison&Objet’den Neşeli Bir Maksimalizm Eylül başında Paris’te gerçekleşen Maison&Objet fuarı “House of Games/Oyun Evi” temasıyla ziyaretçilerini karşıladı. Bu edisyonunda “Inspirations Space/İlham Alanı” Nelly Rodi ajansından Vincent Grégoire imzasını taşıyor. Barok stili güçlü renklerle bezeyerek eğlenceli ...

Akgün Akdil / Maimi’de Maison&Objet Coşkusu

Tasarım ve dekorasyonun önemli temsilcilerinden biri olan Maison&Objet, Miami’deki ikinci edisyonunda uluslararası tasarım yetenekleri ve dinamik programlarıyla şehri kuşattı. 10-13 Mayıs tarihleri arasında Miami Beach Convention Center’da gerçekleşen Maison&Objet Amerika 26 ülkeden 300 marka ile kapılarını sektör ...

Maison&Objet’den Trend İzlenimleri

5-9 Eylül tarihleri arasında Paris’te düzenlenen Maison&Objet Fuarı “Sharing: Paylaşım” temasıyla kapılarını açtı. Trend belirleyici olması nedeniyle dekorasyon sektöründe önemli bir rol üstlenen Maison&Objet’nin harikulade sunumlarla hazırladığı trend alanları ise bu büyüleyici şovun odak noktasıydı. “Smart Life”, “Experiential” ve “Words”  adlı trendleri Maison&Objet’de öne çıkan tasarımlar eşliğinde izledik.

Sözcükler ve AnlamlarıPaylaşmak

Harfler ve sözcüklerin dijital iletişimin üstünlüğüne karşı direndikleri fikrinden yola çıkan Elizabeth Leriche hazırladığı çalışmada yeni işaret dillerinin gündelik yaşamı yazıya döktüğünü işaret ediyordu.  

Accessorize Home “Butterfly Stamp” koleksiyonuyla harikulade tasarımlar sunan Accessorize Home Paris temasıyla romantik bir görünüm sergiliyor.

Alfagram  Alfagram alfabe fotoğraf konsepti, harflere benzeyen gündelik objelerin fotoğraflanması kavramından yola çıkıyor.

Rory Dobner Muhteşem beyaz seramik karolar eşsiz Rory Dobner elle boyama çizimleriyle göz dolduruyor.

Rice Danimarka firması Rice’ın renkli ürünleri eğlenceli ve sevimli tasarımlarını beğenmemek mümkün değil!

Bilgiyi Paylaşmak

Nelly Rodi trend ajansından Vincent Grégoire ‘Akıllı Yaşam’ adlı sunumunda dijital kültürlerin birlikte olmanın günlük anlamlarını ve düzenlerini değiştirdiğini vurguluyordu.

La Boite Concept: Doğala en yakın sesi veren “LD 130” hi-fi hoparlör bilgisayara, tablete, akıllı telefona ya da pikaba kablosuz bağlanarak HD kalitesinde müziğe her an erişim veriyor. Sehpa formundaki tasarımı ise “LD 130”u daha fonksiyonel, pratik ve kompakt bir hale getirerek yaşam alanları için ideal bir ürün olarak sunuyor.

Seletti Valentina Carretta tasarımı olan “Egg of Colombus” ilhamını yumurtaların satıldığı karton ambalajdan almış. Zarif sunumuyla eğlenceli, post-modern bir çekiciliğe sahip bu tasarımın masa lambası ve sarkıt modelleri mevcut. “Egg of Colombus”un paketleme endüstrisinde kullanılan ham malzemelerden yapılmış olması onu sürdürülebilir ekolojik değerlere saygılı bir ürün haline getiriyor.

Alessi Frederic Gooris tasarımı “Jumbo” çok şirin bir çanta askılığı. Fil şeklindeki tasarımıyla beğeni toplayan “Jumbo” duvara yansıyan gölgesiyle daha çekici oluyor.

Normann Copenhagen Simon Legald tasarımı olan “Brillant Box” pratik, derlitoplu harika bir ürün. Farklı renk ve boyutlarda alternatifleri olan “Brillant Box”ı tuvalet masaları ve banyolar için öneriyoruz.

Deneyimleri Paylaşmak

“Experiential” bölümü François Bernard’ın sunumuyla dijital dünyaların algısal deneyimlerimizin paylaşımı için yeni tasarım sistemlerine olanak sağladığına dikkat çekiyordu. 

Pade Design Camille Debons ile Grégory Parsy bir tür stilize kaos içinde tasarımlarıyla şaşırtıyor, dengeleri bozuyor, bazen de eğlendiriyor. Alışılmadık malzemelerle çalışıyorlar. Mukavvayla, elektrik telleriyle, plastikle, birbiriyle ilgisiz malzemelerle çok iyi kotarılmış, teklifsiz bir sonuç elde ediyorlar! Onların biçim ve malzemeyle oynaması bizim gündelik nesneleri dolambaçlı bir şekilde hayalle, merakla yeniden keşfetmemizi sağlıyor.

Creativando:  Radyatöre asılarak ortamdaki havanın kurumasını engelleyen seramik nemlendirici koleksiyonunun bir parçası olan “Hummi Pin Up” İtalya’da elde yapılmış. Kesinlikle toksik madde ve kurşun içermeyen ürün farklı tasarımcı ve sanatçılar tarafından tasarlanmış. Isıtma çalıştırılmadığı zamanlarda esprili bir vazo olarak kullanabilir!

Cookplay Yemek ve tasarım endüstrisine yeni katılan Cookplay endüstriyel tasarımcı Ana Roquero’nun yeni yemek kültürünün duyarlılığına yakın duran daha yaratıcı ve deneysel bir sofra tasarlamaya duyduğu tutkuyla kuruldu. İlk koleksiyonu “Jomon” ile 2014 Red Dot Design Award’da en iyi tasarım ödülünü alan Jomon porselen, cam ve bambudan yapılmış çanak setleri ve tepsileriyle beğeni topluyor. Özellikle kabuk şeklindeki çanak tasarımları elde rahatlıkla taşınabiliyor.

Studio Macura Üç boyutlu baskı ile yaratılmış olan “Pero” çok zarif bir kitap ayracı. Bu sevimli kuşun uçarken, gagalarken halinin de tasarımları mevcut. “Leti” ise Studio Macura’nın ağaçkakanlı şirin aydınlatması.

dfoit_mayis

 

Anadolu’nun yaratıcı ruhunu dile getiren marka “Lalay”

Çağımızda tüketim çılgınlığının arkasına takılmış giderken, tüketim temasının dahi artık tüketildiği bir döneme giriyoruz ki bunun bir anlamda hepimiz için güzel bir haber olduğu kanısındayım. Bu vizyonla artık peşi sıra mükemmel tekdüzelik ve hatasızlık ile çoğaltılan değil, insan emeğinin yansıdığı  kişisel göz, el ayarı, beyin gücü ve yaratıcılığa odaklı, biri birine benzerlik göstermeyen, arkasında güçlü hikayeleri olan ürünlere taleplerin yükseldiğini görüyoruz.

Doğadan ve doğallıktan uzak yaşayan biz “Modern Şehir” insanları için değeri olan ürünler ise sadece satın alınan ve bir süre sonra kolayca atılanlar değil, evimizde gururla ve keyifle kullanacağımız, sevgimizi ve beğenilerimizi bedenimize saygımızı yansıtan kişisel eşyalarımız ola gelmekte. Eğer siz de bu farkındalık ile geleneksel el sanatlarını ve yöresel yetenekleri desteklemekten büyük keyif alanlardansanız sosyal sorumluluk projesi olarak bir çok atılımları bulunan Lalay markasını ve felsefesini çok beğeneceksiniz, hatta Anadolu’ nun yaratıcı ruhunu yansıtan bu marka da hiç kuşkusuz kendinizden bir şeyler bulacaksınız.

2006 senesinde Figen Subaşı Westerhoff tarafından sadece 2 tezgah ile Denizli’nin Babadağ kasabasında küçük çapta üretime başlayan Lalay, yurtdışına da geleneksel el sanatları yöntemlerinden yola çıkılarak dokuma tezgahlarında üretilen, günlük yaşamımızda pratik olarak kullanılabilecek ürünleri ile yoğun talep görmeye başlamış. Bu ilgi bölgede yok olmak üzere olan tekstil üretim geleneklerinin yeniden canlanmasına yardımcı olmuş. Proje sayesinde daha çok 50-55 yaş grubunda konunun ehli olan ustalar arkalarından gelen jenerasyona bilgi aktararak bu geleneksel üretim tekniklerini gençlere öğretme imkanı bulmuşlar. Bugün ise üretim yapılan el tezgah sayısı 16’ya yükselmiş.

Bunların arasında Sümerbank’ın geçmişte kullandığı tarihi tezgahlar da yerini almış. Ancak, marka sahibi Figen Hanım’ın röportajımız sırasında paylaştığı hikayesinde acıklı bir kısmı var ki o da son dönemde artan fabrikalaşma sonucunda Denizli bölgesindeki halkın  ümitsizliğe düşerek  evlerindeki ahşap el tezgahlarını yakmış olmaları. Ancak, tüm bu olumsuzluklar Lalay’ın girişimcilik gayretleri ile  yeniden yerel el sanatlarına karşı umutların filizlenmesi ile son bulmuş. Yeni tasarımlar ile renklendirilmiş, çeşitlendirilmiş ürünler gündeme gelerek  Lalay’ın koleksiyonu zenginleştirilmiş ve özellikle yurt dışından yoğun talep almış. Bu durum Lalay projeleri sayesinde bölgede eğitim alan genç yetenekler için büyük bir motivasyon kaynağı olmuş.

Ürünlerini %100 pamuk, keten ve ipekten üreten Lalay markası Denizli bölgesine has peştamal, peşhir havlu bornozların yanında yatak çarşafları, saf zeytin yağından sabunlar, Antep bölgesinden tamamı el işçiliği ile üretilmiş birbirinden orijinal bakır ev dekorasyon ürünleri ve Tokat’a has tahta kalıplarla yapılmış el basmalı ürünlere koleksiyonunda yer veriyor. Marka aynı zamanda Anadolu’ nun birbirinden güzel yöresel kilim ve halıları da markasında satışa sunuyor.

Çoğu Avrupa’ya ihraç edilen ürünler 2006 senesinden bu yana  her yıl Paris’te yapılan Maison&Objet fuarında el sanatına ve kaliteli üretime önem veren alıcılar ile buluşuyor. Dünyanın dört bir yanına ihracat yapan Lalay, el emeğine özelikle saygı gösteren Uzakdoğulu müşteriler tarafından da büyük ilgi ile karşılanıyor. Markanın sahibi Figen Subaşı Westerhoff’un yüksek enerjisi ve hayalleri ile Anadolu’ nun yaratıcılık ve el yeteneğini konusunda sahip olduğu potansiyeli en güzel şekli ile tüm dünyaya duyurmaya devam edeceği aşikar.

Benzer vizyona sahip kişilerin birleşip Anadolu’yu tüm dünyada geleneksel sanatlar konusunda lider pozisyona yükselteceği, ama hepsinden önemlisi bölgesinden çok da uzaklaşmayı istemeyen insanlarını tıpkı geçmişte olduğu gibi işlerini zevkle yürütmelerine, gelirlerini sağlarken aynı zamanda ruhlarını da besleyebilecekleri meşgalelerine tekrar kavuşmalarına destek verecekleri, Anadolu’ muzun saf, güzel ve estetik vizyona sahip insanlarını yeniden hayata kazandırmayı sağlayacak girişimleri sanırım ülkemiz için üzerinde çalışılabilecek en anlamlı projeler arasında olurdu.

Bu hayal ile yolunda hızla yürüyenleri, tıpkı Figen Subaşı Westerhoff gibi kişisel hayallerini markaları aracılığı ile aksiyona dönüştüren ve sesini yükseltenleri hayranlıkla selamlıyorum.

 

dfoit_mayis

dfoit_mayis

 

2013’ün ilk yarısında Delightfull, gelirlerinde ve üretimde rakamsal olarak büyük bir gelişim gösterdi. 400%’lük bir artışla, 2013’ü takiben marka Maison&Objet’deki başarısının da etkisiyle gelirini yükseltti ve popülaritesi oldukça arttı. Şubatta Stockholm’de gerçekleşen bir ayınlatma fuarında, Mart’ta Maison&Objet Asya’da eşsiz tasarımlarını sundular ve dünya genelinde gitgide yükselen bir trend haline geldiler.

 

Peki bu uluslararası markanın başarısının arkasında kim var?

Baş tasarımcı Diogo Carvalho “Markamız devamlı sınırlarını aşmaya çalışan tasarımcılardan, ustalardan, müşteri ilişkileri ekibi, pazarlama ve basın ilişkileri ekibinden ve içerik yöneticilerinden oluşan geniş bir kadroya sahip.Marka için çok sıkı çalışan, değerli bir ekibimiz var.” diye açıklıyor bu başarının sırrını. Diogo Carvalho, Delightfull’un böyle eşsiz bir aydınlatma markası haline gelmesinin nedenleri arasında, uluslararası Paramount Otel New York ve Londra’daki Harrods projelerinin de büyük payı olduğunu biliniyor.

 

Tasarımlarının ortak özelliğini tek kelimeyle çok yönlülük olarak tanımlıyorlar. ”Heritage” koleksiyonumuz klasikten şehirliye, minimalden lükse kadar herhangi bir konsepte uyum sağlayabiliyor. Heritage 40’ların, 50’lilerin ve 60’ların stillerine çağdaş bir yorum getiren, daha once görülmemiş artistik ve özgün bir dokunuşla kombine eden bir koleksiyon.

 

Diogo şimdi Delightfull’un geleceğine odaklanıyor. “Markamız her gün gelişiyor, elişi bir konsept ile başladık. Bu özelliğimizi kaybetmek istemiyoruz. Talepler daha hızlı bir prodüksiyon gerektirmesine ragmen, asla seri üretime geçmeyeceğiz, bu bizim kimliğimizin başlıca temeli.” diye açıklıyor.

 

Bu yaz, yeni bir outdoor koleksiyonlarını tanıtmaya hazırlanıyorlar.. “Yakında yazlık evlerinizin cephelerine, seçkin parçalarımız Galliane ve Coltrane duvarı entegre edebileceksiniz.” müjdersini veriyorlar Delightfull olarak. Bu ürün sayesinde seçkin bir dış kullanım seçeneği oluşturaklarını düşünüyorlar.

 

Delightfull’un eğlenceli grafik koleksiyonlarının yaratıcısı: 

Nuno Corte-Real.

 

Açık söylemek gerekirse, geçen yıl lanse edilen Grafik Koleksiyon markanın konseptine taze bir dokunuş getirdi. Nuno Corte-Real’in tasarladığı bu koleksiyon dünya genelinde sayısız hayran topladı. Nuno bu konseptin orijinini açıklıyor.

“Bu yeni koleksiyonda Delightfull’un eğlenceli tarafını göstermek istedik, her harfe, sayıya, projeye uygun farklı kişiliker getirdik. Maison&Objet’de de bu koleksiyon için profesyoneller de dahil çok kişiden talepler aldık. Bu eğlenceli grafik koleksiyon hakkında daha fazla bilgi edinmek için” Diogo ve Nuno herkesi stüdyolarına, şehirleri Porto’ya davet ediyor.

 

dfoit_mayis

dergi_form_nisan

 

Harikalar Diyarı:
Maison&Objet

 

24-28 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen Maison&Objet Fuarı, çekici trend alanı, birbirinden güzel salonları ve rengarenk dekoruyla bu yıl da keyifli ve ilham veren bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Gezerken kendinizi Alice Harikalar Diyarı’nda hissedeceğiniz bu fuarda dikkat çeken aydınlatma tasarımlarını sizin için seçtik.

 

Wonderglass:

 

Flow[T]

Tasarımcısı Noa Tamura, Wonderglass Flow[T]’yi ‘çağdaş bir avize’ olarak tanımlıyor. Venedik Lagünü’nün renginden esinlenen tasarımcı, bu ürünü kullanıcının isteğine göre uyarlayabiliyor. Parçaları tek tek satın alabilir ya da birkaçını heykelsi bir ışık bütünü olarak zevkinize göre tasarlayabilirsiniz. Nao Tamura tam bir modern tasarımcı. İşinin kalbine yerleştirdiği akılcı düşünceyle uyum içerisindeki yeteneği kültürlerin, dillerin, konseptlerin ve tarzların ötesine geçiyor. Olağanüstü yeteneği sayesinde, Tokyo ve New York’taki yaratıcı toplulukların ürünü olan çözümleri, iki boyutlu ve üç boyutlu ortamlarda da izleyicisiyle aynı rahatlıkla duygusal bir iletişim kurabiliyor.

 

Dante:

 

Scintilla

Pietro Russo tasarımı olan ‘Scintilla’ cam zanaatinin zıtlarını, müthiş etkileyici yeni bir üründe bir araya getiriyor. Bir yanda, oldukça ileri endüstriyel bir teknik kullanılarak, borosilikat camın ışık açıldığında çizgili yüzeyi sayesinde kıvılcımlar saçıp parıldaması sağlanmış. Diğer yandaysa, İtalyan tarzı bir seçim olan üfleme camın içine, çağdaş ve endüstriyel bir yaklaşımla LED ampul yerleştirilerek, hoş bir tezat elde edilmiş. Bu şık masa üstü aydınlatma sisteminin farklı ebatları da mevcut.

 

Veronese:

 

Drop

Patrick E. Naggar imzalı Drop koleksiyonu, piyasaya ilk sunulduğu 2003 yılından bu yana müthiş bir başarı yakalamış. Böylesi bir tutkuya dönüşmesinde, bir damla Murano camına odaklanan yalın tasarımın payı büyük diyebiliriz. Bu damla artık buzlu camda yumuşak ışıklar yayan krom ve bakır kenarlı çerçevelerde hayat buluyor. Ve bu eşsiz sunumu, birinde tek damla diğerinde iki damla bulunan iki küçük masa lambası tamamlıyor.

 

Anemone

Maurizio Galante ve Tal Lancman’ın sudan ilham alarak tasarladıkları Anemone ihtişamlı görüntüsüyle göz dolduruyor. Pek çok cam materyali birleştirme fikrinden yola çıkan tasarım baştan sona  elde biçimlendirilmiş. Murano camı bu tasarımda  geleneksel aydınlatmanın farklı bir yüzü olarak karşımıza çıkıyor.

 

Opossum Design:

 

ediSUN

ediSUN 1879’da ampulü icat eden Edison’a bir saygı duruşu niteliğinde. Uzun ömürlü fitil ve çelik soket kullanılan ampul özellikle buzlu camdan üretilmiş. Yağ doldurulduğunda bu cam berraklaşıyor. Ürün, çekici ahşap bir kutuda sunuluyor. Bu hoş tasarımı romantik ambiyanslardan hoşlananlara öneriyoruz.

 

CTO Lighting:

 

Bell

Polikarbon ve saten pirinçten tasarlanan Bell, hem endüstiriyel, hem de zamansız tasarımıyla göz dolduruyor. Bu şık avize yalın ve sofistike görünümüyle evinize çok yakışacak.

 

dergi_form_nisan