maison objet

MAISON & OBJET PARIS 20 YAŞINDA

20 Yıllık İlham ve Gelişim Yolculuğu

MAISON & OBJET 2015 yılında 20. Yaşını kutluyor. Geçtiğimiz 20 yıl boyunca, MAISON&OBJET tüm dünyaya, Paris’in dekorasyon dünyası için önemli bir yere sahip olduğunu ispat etti. Avrupa’nın önemli başkentlerinden biri olmanın verdiği avantajla, Fransa’nın yaratıcılık konusundaki birikimini avantaj olarak kullanan bu dev organizasyon 1995 yılından bu yana sayısız marka ve ziyaretçiye ev sahipliği yapan dünya çapında önemli bir fuar merkezi haline dönüşmüş yıllar içerisinde.

 

Boyutları zaman içerisinde o kadar büyümüş ki MAISON&OBJET’nin kapsamı Avrupa’nın sınırlarını zorlamış ve dünya çapında bilgi paylaşımı yapılan dev bir yaratıcılık platformuna dönüşmüş. Öyle ki tasarımcılar, markalar bütün yıl boyunca MAISON & OBJET’de görücüye çıkan koleksiyonlarını hazırlamak konusuna yoğunlaşır olmuşlar. Dolayısıyla dekorasyon dünyasını etkisi altına alacak trendler, gelecek vaad eden yaratım ve yaratıcılar  MAISON&OBJET’nin ayrılmaz bir parçası olmuş.

 

MAISON&OBJET, Paris’i resmi olarak bir tasarım başkenti olarak tescillemiş ve bu sayede 2011 yılından bu yana düzenlenen PARIS DESIGN WEEK’in de temellerini atmıştır. MAISON&OBJET öncülüğünü sürdürüyor, hız kesmeden. MAISON&OBJET ASIA’nın 2014’deki, Miami’de düzenlenen  MAISON&OBJET AMERICAS’nın 2015’deki başarıları hala konuşuluyor.

 

Zaman içerisinde MAISON&OBJET’nin gözlemcileri mikro işaretlerden değişimin izlerini sürüp, trendlerin analizlerini yapar ve önümüzdeki dönemin trendlerini katılımcılarla paylaşır olmuşlar. Bu yılda Ocak ayı sonunda gerçekleştirilen MAISON&OBJET PARIS’te aynı gelenek tekrarlandı. François Bernard (Croisements), Élizabeth Leriche et Vincent Grégoire (NellyRodi) önümüzdeki yılın temasını “MAKE” olarak açıkladı. “TECHNO MADE”, “HUMAN MADE”, “NATURE MADE” gibi alt kırılımları olan temayı gelin birlikte yakından tanıyalım.

Nature Made,

François Bernard(Ajans Croisements)

Bilim adamları, sanatçılar ve tasarımcılar  doğanın ruhunu yakından takip ederler her zaman. ve onun kurallarının ve rituellerini yakından takip edip, anlamaya çalışırlar. Rastlantıların, organizmaların geçirdiği değişimlerin izini sürmek mükemmel birlikteliği anlamak için çok önemli oluyor doğada. Bütün bu anlatılanlar büyüleyici yaratıkların ve yeni nesil nesnelerin ortaya çıkmasına sebep oluyor yeryüzünde.

Doğal fenomenlerin izlenmesi farkındalık ve güzellik arayışını beslemiştir her dönemde. Bu gözlem, bilim adamlarının ve yaratıcılık gerektiren işler ile uğraşan kişilerin ortak bir deneysel düzlemde hareket etmesini de sağlıyor. Bir tür ortak bilinç yaratıyor. Bu çalışmalar, etkileyici ve anlık doğal değişimlerin üretim süreçlerine dahil olmasını sağlar.

 

 

Human Made

Élizabeth Leriche

 

Yeni lüks anlayışının “insan eli değdi mi, her şey güzelleşir” prensibi gittikçe sektöre daha fazla hakim oluyor. Narin ve nadir objelerin ortaya çıkışındaki hikaye ve materyeller sanatçılar ve tasarımcılar için başlı başına bir ilham kaynağı. Bu objelerin fonksiyonlarının çok ötesinde bir özelliğe sahip olduğunu biliyoruz. O da benzersizlikleri, eşsizlikleri. Bu özellik onların zaman içerisinde kalıcı bir iz bırakmalarına neden oluyor.

Ham maddenin, tamamlanmış bir objeye dönüşene kadar geçirdiği metamorfoz büyük farklılıklar gösteren bilgi, birikim süreci tarafından yönetiliyor. Ve insan eli bu değişim sürecinde başrolü oynuyor. Kendisini meydana getiren elin ona kattığı ruh sayesinde objet kendi zekasına sahip oluyor adeta. Bu zekanın farkındalığı jenerasyonlar geçtikçe dönüşüyor, zenginleşiyor üstelik. Bugün lüks diye tanımladığımız kavram ise bu geçirilen etapların mirasına hak ettiği değeri vermek, aslına bakacak olursanız. Yaratıcılığın beslediği duygusallık ve teklik hissiyle ortaya  çıkan bu objeler evrensel bir bütünlüğe ve özelliğe sahipler.

 

 

Techno Made

Vincent Grégoire (Ajans NellyRodi)

Yarının yaratıcılığı mühendislerin önlükleri altında mı gizleniyor? Dijital ortama entegre çalışan makineler, dünyada hızla gelişen yeni konfor algoritmasının ortaya çıkmasına neden oldular.

 

Teknolojik yenilikler materyallerinde de çeşitlendirilmesine ve gelişmesine neden oluyor. Materyallerdeki bu değişimde güzel kavramının gelişmesini sağlıyor kaçınılmaz olarak. Dijital dünyadaki hızlı ilerleme, makinaları yaratıcılığın hizmetine sunuyor. Gün geçtikçe daha donanımlı ve yetkin bir halde üstelik.

Makinalar kişiselleşen ihtiyaçlarımıza en kısa ve sağlıklı yoldan cevap veriyorlar. Üstelik alet kullanımını daha demokratik hale getirerek, uzak veya yakın tüm çevrelerini etkileri altına almakta da çok başarılılar. Hatta birbirleriyle uzaktan etkileşime girip en verimli, en iyi sonuç alan, en Pratik yöntemler geliştirmekte, raporlamakta ve bunun yaygınlaşmasını sağlamakta da etkin bir rol oynuyorlar.

 

dfoit_mayis

Laboratuvar Tasarım Stüdyosu 2010 yılında Ceren ve Fatih Başgöze tarafindan İstanbul Beyoğlu’nda kurulmuştur. O günden bugüne de çalışmalarını sürdürmektedirler.

Yaptıkları işler; iç mekan tasarımı ve uygulaması; mimarlık ve mobilya-ürün tasarımı olarak özetlenebilir. İç mekan olarak proje ve uygulamaların başında daha çok butik oteller; rezidans ve daireler; cafeler geliyor. Bunun dışında butik olarak tek mekan da çalışıyorlar. Genelde İstanbul da konumlanan projelerini işlerini yurt dışında Paris, Bahreyn, Hamburg gibi bazı şehirlerde yaptıkları butik ve özel işlerle destekliyorlar.

Showroomları ise Tophane Beyoğlu’nda , burada tasarım ürünlerinin bir kısmını sergiliyorlar ve satışını gerçekleştiriyorlar.

Hem iç mekan projelerinde hem de yaptıkları mobilya-ürün tasarımlarında çeşitli malzemeleri bir arada kullanmayı tercih ediyorlar. Çeşitli malzemelerin biraraya gelişindeki ahenk ve armoni tasarımlarının çıkış noktası. Genelde modern bir çizgiye sahipler var ama bazı noktalarda tarihsel öğeleri de kullanmayı seviyorlar.

2012-2013 yıllarında oluşturdukları RÖNESANS isimli koleksiyonunda çeşitli antik ve tarihi değeri olan mobilyaları yaptıkları tasarımların bir parçası olarak kullanmayı tercihe ettikleri gözlemleniyor. Bu sayede tarihi yapım teknikleri ile çağdaş yöntemle bir arada kullanılmış oluyor. Çıkan tasarım bir nevi eski ve yeninin birleşimi halini alıyor. Bu kolleksiyonun bir diğer amacı ise eskiyi olabildiği ikincil ham madde olarak tasarımlara katarak yok olmaktan kurtarmak; tabi çağdaş yöntemlerden de yararlanarak. Burada önemli nokta şu: ne eski yeninin önüne geçiyor nede yeni eskiyi gölgede bırakıyor. Estetik bir denge oluşuyor iki uç arasında.

Bu koleksiyondan bir kaç parça Ocak 2014te Maison&Objet Paris fuarında Talents Ala Carte bölümünde sergilenmeye layık görüldü ve hem yabancı basın hem de profesyoneller tarafından oldukça ilgi gördü.

RÖNESANS

isimli limited koleksiyonu dışında da kendi tasarım dilleri ile meydana getirdikleri modern tasarımlarla da  kişiye özel ürünler tasarlamayı sürdürüyorlar.

 

dfoit_mayis