Konstantin Grcic

Salone del Mobile’den Trendlere Bakış

Salone del Mobile’den Trendlere Bakış Mart ayında Milano’da düzenlenen Salone del Mobile şehrin tasarımla buluştuğu çok büyük bir şov olmasının yanı sıra, dünyanın en büyük mobilya fuarı. Bu çarpıcı etkinliğin başrol oyuncusu tasarımları ve bu yıl izlenen trendleri mercek altına ...

dfot

“Moroso’nun marka serüveni, markamızın tasarımcılarla yani başka bir deyişle akılla, tutkuyla, güzek şeyler yaratmak adına  sanattan ilham alan ve dünyayı daha iyi bir yer haline getirmek isteyen insanlar ile yürüttüğü ilişkilerinin bir yansımasından ibarettir. Ben onlardan sadece tek obje değil yeni bir dünya hayal etmelerini ve bu dünyayı geleceğe monte etmelerini istiyorum.“

 

Moroso 1952’den bu yana dünyanın en yetenekli tasarımcılarıyla birlikte lüks ve kullanışlı oturma grupları tasarlamak üzere uzmanlaşmış dev bir dünya markası.

Bugün şirket, Moroso ailesinin ikinci kuşağı tarafından yönetiliyor. Uluslarası dev şirkette Roberto CEO, Patrizia Art Direktör olarak görev yapıyor. Şu anki yapıları Agostino Moroso tarafından kurulan küçük tasarım şiketinin olağanüstü gelişiminin en güzel kanıtı. O ilk günlerden bu yana şirkette değişmeyen tek bir özellik var; o da her zaman yeni fikirlere açık olma özellikleri.

 

“Yeni bir şeyler denemek ve ellerinden gelenin en iyisini yapmak” ilk günden beri değişmeyen felsefelerinin özünü oluşturuyor. Özel üretimle, fabrikasyonu doğru oranlarla harmanlayan bakış açısıyla, endüstriyel süreçten geçmiş, teknik anlamda rüştünü ispat etmiş, kişiye özel lüks ürünler tasarlamayı hedefliyorlar. Bunun da hakkını vermişler ki, endüstriyel tasarım, güncel sanat ve moda dünyasında bugün hatırı sayılır bir yere sahipler. Moroso’nun amacı, pazara sürekli yenilenen, güncel ve estetik bir bakış açısı kazandırmak. Bunu da dünya geneline yayılmış birbirinden yetenekli yaklaşık 70 tasarımcının günlük yaşamımıza renk ve anlam katacak ve hiçbir şekilde önceden var olan kalıplarla sınırlandırılamayacak bakış açıları sayesinde başarıyorlar. Moroso’nun renkli dünyasını, bireysel farklılıklarımızın ve geleceğin yaşam stillerinin, günlük hayatımıza bir kutlama havasında sokulması olarak tanımlamak mümkün.

Alfredo Häberli,Antonio Citterio, Archea Associati, Arne Quinze, Atelier Oï, Ayse Birsel & Bibi Seck, Aziz Sarıyer, Benjamin Hubert, Dominique Petot, Edward Van Vliet, Enrico Franzolini, For Use /Numen, Front, Gordon Guillaumier, I+I, Jacob Wagner, Javier Mariscal, Karmelina Martina, Konstantin Grcic, Marc Newson, Marc Thorpe, Marcel Wanders, Massimo Iosa Ghini, Monica Armani, Moroso Design Center, Nendo, Nipa Doshi & Jonathan Levien, Patricia Urquiola, Philippe Bestenheider, Rodolfo Dordoni, Ron Arad, Ross Lovegrove, Sebastian Herkner, Tokjin Yoshioka, Tom Dixon, Tomek Rygalik, Tomita Kazuhiko, Tord Boontje, Toshiyuki Kita, Weisshaar & Kram, Werner Aisslinger.

dfoit_mayis

 

BD Barcelona Design, tasarım dünyasında, İspanya’nın uluslararası platformda prestiji  en yüksek markalarından biri. 1972 yılında tasarım kalıplarına tepki olarak kurulan bu genç ve zor memnun olan mimarlar topluluğu, üretkenliği kendilerine felsefe edinmişler.

70’lerin başında Pep Bonet, Cristian Cirici, Lluís Clotet, Mireia Riera ve Oscar Tusquets tarafından kurulan Bocaccio Design, mağazalarda kolay kolay bulamayacağınız mobilya, aksesuar ve obje tasarlamayı hedeflemişler daha yola çıkarken. Bu konsept ilk başlarda “kendini beğenmiş” bir tutum olarak algılansa da, zamanla bu fikir, gündelik nesnelerin tasarımında farklı bakışaçıları sunarak, İspanya’da o güne kadar ortaya çıkmamış eşsiz bir tecrübe sunmuş oldusektöre ve büyük ilgi görmüş.

 

Bu küçük başlangıç oluşumu gün geçtikçe zenginleşerek trend setter halini almış. Bu nedenle BD Barcelona’nın çağdaş koleksiyon katalogları, hayranlık duyulan usta tasarımcıların tasarımlarıyla, dünya geneline yayılan fenomenler haline gelmiş zaman içerisinde. Siza Viera, Ettore Sottsass, Javier Mariscal, Alessandro Mendini, Konstantin Grcic, Jaime Hayón, Ross Lovegrove ve Alfredo Häberli gibi isimler Antoni Gaudì, Charles Rennie Mackintosh ve Giuseppe Terragni gibi unutulmaz duayenlerle bir araya gelmiş bu kataloglar aracılığıyla.

 

KriskaDECOR metal perde Akdeniz ülkelerinde çocukluğu geçenler için tam bir klasik. İspanya Tarragona’da ilk kez kullanılan bu perde yaz aylarında açık duran kapıları dış dünyadan separe etmek amacıyla, evlerde, dükkanlarda ve barlarda kullanılıyor genel olarak. Yıllar sonra, mimarlar ve iç mimarlar oluşturdukları  yeni projelerinde bu perdelerin benzelerine yer verdiler ve misafirperverliği simgeleyen bu perdeleri Philippe Starck, Mama Shelter Hotel’de, Patricia Urquiola ise Dos Palillos Restaurant’ta ve Mandarin Otel Barcelona’da kullanmışlardır.

dfoit_mayis