konsept

dfot

 

Ortunç Cunda

Ege’nin incisi Cunda Adası’nda bir dinlence efsanesi haline gelen Ortunç, eşsiz manzarası, doğanın sesi, huzurlu ortamı ve kusursuz hizmet anlayışıyla misafirlerine unutulmayacak anılarla dolu bir tatil yaşatıyor.

Ortunç hikayesi mübadele zamanı Midilli Adası’ndan Cunda’ya gelen göçmen bir aileye dek uzanmakta olup, 1960 yılında 23 yaşındaki OrhanTunç’un bölgeyi keşfetmesiyle hayat bulmuştur.

Ortunç, 1980 yılında Devlet Opera ve Balesinde sanatçı olarak görev yapmakta olan Necla – Orhan Tunç çifti tarafından aile işletmesi olarak kurularak turizm sektörü içerisindeki yerini almıştır.

Yıllar içerisinde yerli ve yabancı misafirlerin keşif noktası olan Ortunç, onlara çevredeki tarihi ve doğal zenginliklerin tanıtımını misyon edinmiştir. Minimalist konsepti, dingin ortamı, doğal ürünlerden hazırlanan mutfağı ve bu güzelliklere eşlik eden müzikleri ile öne çıkmıştır.

Doğaya yıllar boyu yapılan yatırımlar beraberinde Ortunç, Mavi Bayrak ödülü, Yeşillenen Oteller Sertifikası ve Yeşil Anahtar ödülüne laik görülmüştür.

Sürdürülebilir turizmin öncüsü Ortunç, doğal olanı en kaliteli hizmet anlayışı ile misafirlerine sunmaya ikinci kuşak Onur Tunç ile devam etmektedir.

dfot

 

Ünlü tasarımcı Patricia Urquiola, Arçelik için Leisure Ankastre Serisini Hazırladı

Tüm dünyada yarattığı trendler ve ayrıcalıklı tasarımlarla tanınan Patricia Urquiola, Arçelik ile de sıradışı bir çalışmaya imza attı. Yeni bir bakış açısıyla Leisure adını verdiği çok özel bir seri hazırlayan tasarımcı, Nisan ayından itibaren Arçelik’in belli konsept mağazalarında tüketici ile buluşacak. İstanbul’da Rahmi Koç Müzesi’nde seçkin davetliler eşliğinde yapılan geniş katılımlı tanıtım toplantısında beğeniye sunulan Leisure serisinde ankastre fırın, ocak, davlumbaz, bulaşık makinesi ve buzdolabı yer alıyor.

 

Leisure Patricia Urquiola Serisi, tasarım tutkunlarını biraraya getiren bir dizi etkinlikle tanıtıldı. 10 Mart Pazartesi günü, İstanbul’da Rahmi M. Koç Müzesi’nde gerçekleştirilen lansman etkinlikleri kapsamında Patricia Urquiola, tasarım yaklaşımını akademisyenler, öğrenciler, mimarlar ve tasarım dünyasına merak duyan katılımcıların biraraya geldiği bir konferansla paylaştı. Konferansın ardından düzenlenen lansman etkinliğine, Türkiye’nin ünlü mimarları ile inşaat dünyasının önde gelen isimleri katıldı.

 

Lansman etkinliğinde, Leisure Patricia Urquiola Serisi’nin yeni reklam filminin de ilk gösterimi gerçekleştirildi. Yönetmenliğini Nicolas Caicoya’nın, görüntü yönetmenliğini de pek çok uluslararası festivalde ödül kazanan Jose Luis Alcaine’nin yaptığı filmin çekimleri Milano ve Como’da gerçekleştirildi.

Koç Holding Dayanıklı Tüketim Grubu Başkanı ve Arçelik A.Ş. Genel Müdürü Levent Çakıroğlu, Arçelik’in ayrıcalıklı konumunun ve başarılarının arkasında

Ar-Ge, inovasyon, kalite, tasarım ve markanın temel faktörler olarak yer aldığını belirtti. Çakıroğlu, “Tasarım alanındaki çalışmalarımızı bir adım daha ileriye taşıyarak; yepyeni ve özel bir seri geliştirmeye ve bu özel projede, dünyanın en iyi tasarımcılarından Patricia Urquiola ile çalışmaya karar verdik” dedi.

Levent Çakıroğlu; mutfakların sadece yemeklerin hazırlandığı ortamlar olmaktan çıkıp; ailelerin, arkadaşların biraraya geldikleri, birlikte keyifle vakit geçirdikleri yaşam alanları haline geldiğini ifade etti.

Patricia Urquiola’dan, evlerimizin kalbi olan mutfaklarda keyifle kullanılabilecek; bu arada teknolojiden veya tasarımdan ödün vermeyen ve ikisi arasında güçlü bir denge kuran bir ürün serisi tasarlamasını istediklerini söyleyen Çakıroğlu, “Çalışma süresince; Patricia’nın tasarım yeteneğinin teknoloji ile harmanlanarak, ürünlere yansımasına büyük bir hayranlıkla tanık olduk” dedi.

Arçelik A.Ş. ile ilk olarak 2012 yılında çalışmaya başladığını söyleyen Patricia Urquiola, evin kalbi olan mutfaklar için tasarlama fikrini ilk duyduğunda çok heyecanlandığını belirtti. Arçelik’in köklü geçmişinden ve yenilikçi anlayışından çok etkilendiğini, Leisure Patricia Urquiola Serisi’ne de bunu yansıttığını ifade eden Urquiola, “Türkiye, Doğu ve Batı arasında bir köprü vazifesi görüyor ve bu özelliği onu farklı kılıyor. Özellikle İstanbul’un her bir köşesi şaşırtıcı boyutlarda ilham verici,” dedi.

 

Leisure Patricia Urquiola Özel Serisi’ne kısa bir bakış

 

Leisure Patricia Urquiola Serisi ocaklar, davlumbazlar, ankastre fırın, bulaşık makinesi ve buzdolabından oluşuyor.

Ocak

Leisure Patricia Urquiola Serisi ocaklarda üstün teknoloji ile iç ve dış alevleri ayrı ayrı kontrol edilebilen, özel tasarım hassas yanıcılar bulunuyor. Bu sayede çikolata eritmekten yüksek güçte woklu pişirme yapmaya kadar geniş bir alternatif sunuluyor. Sönmeye karşı gaz emniyeti sistemi bulunan seride 60 cm,75 cm ve 90 cm genişliğinde paslanmaz çelik blok tasarıma sahip ocaklar ile birlikte, bir de 30 cm genişliğinde ince döküm yüzeye sahip toplam 4 model bulunuyor.

 

Davlumbaz

60 cm ve 90 cm genişliğinde 2 modeli bulunan özgün tasarımlı davlumbazlar ile yüksek emiş gücüne (765m3/sa) sahip. Kolay kullanım sağlayan dokunmatik sensörlü kullanıcı ara yüzü sayesinde 4 farklı kademe ayarı yapılabiliyor. Leisure Patricia Urquiola Serisi davlumbazlar, ürün ile uyumlu antrasit renkli, bulaşık makinesinde yıkanabilen kaset filtrelerin yanı sıra, yine tasarımla uyumlu, kullanıcıya ek kullanım alanı sağlayan bir rafa sahip.

 

Ankastre Fırın

Model, kontrol panelinin kapağa entegrasyonu sayesinde, tasarımın uygulandığı desenli düz cam bir yüzeye sahip. Tutamak, kapağın çevresinde gizlenmiş durumda. Geniş iç hacme sahip (75 litre) bu fırında, çok renkli TFT LCD dokunmatik ekran üzerinden görsellerle takip edilebilen, profesyonel şefler tarafından hazırlanmış 79 adet otomatik pişirme menüsü ve tarifi bulunuyor. 5 seviyede aynı anda pişirme yapılabilen bu fırının iç kapağı, özel nano kaplama sayesinde, pişirme yaptıktan sonra da çok kolay temizlenebiliyor.

Bulaşık Makinesi

Leisure Patricia Urquiola Serisi tezgah altı ankastre bulaşık makinesi, otomatik bardak koruma sistemi sayesinde bardakların ömrünü 20 kattan fazla uzatıyor. Ayrıca kendini temizleyen filtre sistemi ile filtre temizleme ihtiyacını 1 yıla kadar öteliyor. Dokunmatik tuş kontrolü, LCD ekran ve yarım yük fonksiyonu bulunan bulaşık makinesi 13 kişilik yükleme kapasitesine sahip.

Full – No Frost Kombi Buzdolabı

Özel tasarım cam kapıya sahip olan Full – No Frost Kombi Buzdolabı, soğutucu ve dondurucu bölmelerindeki bağımsız fan kontrolü ile hassas sıcaklık dağılımı sağlıyor ve yiyeceklerin daha uzun süre saklanmasına olanak veriyor. Elektronik kontrol paneli ile her bölmenin sıcaklığının ayrı ayrı ayarlanabilmesine imkan veren buzdolabında hızlı dondurma ve hızlı soğutma fonksiyonları bulunuyor.

Patricia Urquiola

Birçok kez uluslararası ödüle layık görülen ve dünya çapında yayınlar tarafından defalarca yılın tasarımcısı seçilen Patricia Urquiola, bugün modern tasarımın önde gelen isimlerinden biri. İtalya’nın Milano kentinde, tasarım efsanesi Achille Castiglioni›den eğitim alan Patricia Urquiola, uzun yıllar dünyanın en iyi tasarımcılarıyla birlikte çalıştıktan sonra kendi tasarım atölyesini açtı.

Patricia Urquiola; İtalya’nın en önde gelen markaları ile yaptığı başarılı çalışmaların yanı sıra dünyaca ünlü markalarla da çalışıyor. Alessi, Axor Hans Grohe, Baccarat, B&B Italia, BMW, Flos, Four Seasons, Kartell, Louis Vuitton, Mandarin Oriental Hotels, Molteni, Moroso, Mutina, Rosenthal, W Hotels gibi pek çok ünlü marka için yaptığı çalışmalar arasında mimari tasarım alanında yaptığı showroom, hotel ve restoranlarının tasarımları gibi çalışmalar da yer alıyor. Patricia Urquiola, aynı zamanda ödülleri ve ikonik tasarımları olan bir tasarımcı. A&W Designer of the Year ve Design Prize Cologne gibi pek çok ödüle sahip olan Urquiola’nın, 2011 yılında Venedik Bienali’nde yer alan bir tasarımı da modern tasarım ikonları arasında sayılıyor.

dfot

 

 

DOĞAYLA ARANIZA HİÇ KİMSEYİ VEYA HİÇBİRŞEYİ SOKMAK İSTEMEDİĞİNİZ ANLARDA, BU SIRADIŞI BALON EVLER TAM SİZE GÖRE

 

Büyülü hislerin yaratıcısı Attrap Reves 2010’da kurulmuş bir aile şirketi. Otelcilik sektöründe uzmanlık yapan bir ağabey multimedya yayıncılık mezunu bir kız kardeş, inşaat sektöründe bir baba ve dekorasyona özel ilgili bir anne, markanın mimarları.

Fransa’da balonların içinde sıradışı bir konaklama fırsatı sunuyorlar macera ve doğa severlere. Sıcak misafirperverlikleri ve mükemmel hizmetleri ile de öne çıkıyorlar sektörde.

Nicelikten çok niteliği önemsiyorlar. Kalabalıktan uzak, doğanın tam ortasında, 6 balondan oluşan bir kompleks sadece aslına bakacak olursanız, bahsettiğimiz bu özel konaklama serüveni.

Balonlar tamamen geri dönüştürülebilen materyaller ile hazırlanmış. Düşük enerjili aydınlatma, çevreye asla zarar vermeyecek kolay kurulum imkanı ilei ekolojik bir yaklaşımla yola çıkılmış. Konumlandıkları bölge özenle seçilmiş. Farklı bölgelere de açılarak büyümeye devam etmeyi hedefliyorlar. 11000’den fazla ziyaretçileri olmuş bu güne kadar.

Biri sade tasarımlı, beyaz elegan stilde bir balon veya oryantal atmosferi olan güneşin renklerini almış bir diğeri, romantik, zen ve çimle kaplanmış doğal stilde olmak üzere iki konsept seçenekleri var. Ayrıca kapalı ya da şeffaf balon alternetifleri de mevcut, bu sıra dışı konaklama tecrübesini yaşamayı seçtiğinizde.

Kompleksin bütününde konaklanacak balonlar ve duş kabinleri, otopark gibi hizmet amaçlı yapılanmalar birbirinden oldukça uzakta konumlandırılmış özellikle. Alanla ayrı bir bölgede otopark, özel duş kabinleri var. Fenerler, teleskop ve bir yıldız tablosu gece yaşanabilecek, akılalmaz gökyüzü deneyimi için en uygun gereçler. Ziyaretçiler, her bir balona kendi patikasından ulaşılıyor ve böylece kişiye özel bir alanı oluşmasına izin veren bir yerleşim planı ortaya çıkıyor.

Yıldızların altında uyumak, ayı seyretmek, jakuzi balonunda doğayla başbaşa vakit geçirmek, tüm stresten tamamen arınmak galiba tam anlamıyla sadece burada mümkün. Siz ne dersiniz? Doğayla başbaşa kalmak için bundan daha güzel kaç fırsat çıkabilir karşımıza?

dfot

dfoit_mayis

 

DOĞAYA,YARATICILIĞA VE ŞEHİR KÜLTÜRÜNE AİT ARADIĞINIZ NE VARSA HEPSİ BU ÇATI ALTINDA

Batı Berlin’de yer alan, Design Hotels üyesi Otel Bikini Berlin 2013 kışında açıldı. İç dekorasyonunun tasarımı Studio Assliyer tarafından gerçekleştirildi. 149 odaya sahip otel büyük şehir ve jungle konseptinin bir arada uygulandığı oldukça eğlenceli bir tasarıma sahip. Werner Assliyer ve ekibi tarafından dizayn edilmiş. 100 kişilik bir konferans salonuna, geniş bir roofu, zengin bir mutfağı olan lezzetli bir restoranta ve hayvanat baçesi manzarılı bir saunaya sahip. Oteli eğlenceli kılan detaylardan biri de XL odalarda kişisel bisikletler bulunması.

Odalarda kent ve orman yaşamından alınmış ilhamın yansıdığı tasarım detayları birbirine tezat bu kavramlar büyük bir ustalıkla harmanlanmış genel konseptte. Çağdaş insanın tüm ihtiyaçlarını karşılayacak teknolojik yeniliklere uyum sağlayan donanımlar kullanılmış odalarda. Otelin odalarının gecelik fiyatları 110EUR’dan başlıyor. Oteli ziyaret etmek isteyeceklere şimdiden söyleyelim: 1000m2’lik yazlık teras, DJ’in sürekli bulunduğu bir lobi renkli atmosferin diğer bütünleyicilerinden.

Otelin Batı Berlin’deki bu binası, döneminin ikonlarından, bu yüzden savaş sonrası tarih için önem teşkil ediyor. Çevresinde büyük bir park ve hayvanat bahçesi olması, mimari stüdyoya projeyi gerçekleştiren mimari ofise de yola çıkış için ilham kaynağı olmuş, konseptinin de belirleyicisi haline dönüşmüş bu doğa çevre demekte fayda görüyoruz.

Doğa ve şehir kültürünü harmanlayarak, “Urban Jungle” stilini oluşturmuşlar. 149 odanın yarısı, hayvanat bahçesindeki maymunların yaşam alanına bakıyor. Bu da otelin atmosferini daha da ilginç bir hale getiriyoruz.

Tasarımda genel olarak kullanılan doğal materyal ve renkler sıcak bir atmosfer yaratmış otelin genelinde. Otelin hayvanat bahçesine bakmayan diğer odaları Batı Berlin’in meşhur “BREİTSCHEİD” meydanına ve “Kaiser Wilhelm” kilisesini görüyor. Bu doğal ve kültürel manzara otelin konseptinin ayrılmaz bir parçası olarak konumlandırılmış odalarda. Şunu da unutmadan belirtelim ki, odalarla daha keskin Berlin’in yaratıcı tarafını da vurgulayan daha şehirli bir ruh da yaşatılmak istenmiş. Yaratıcılık, doğa ve şehir kültürü kavramları bütün otel genelinde doğal bir ahenkle ve sırayla kendini gösteriyor demek otelin konseptini özetleyecek en doğru cümle olacaktır kanısındayız.

Adeta 21. yüzyıl insanın ihtiyaç duyacağı tüm ilham bu duvarların arasına özenle yerleştirilmiş. Son bir not: Terastaki restoran çok özel mutfakları içeriyor, konumu ve sunduğu lezzet ile sadece konukları değil herkesi buraya çekiyor.

dfoit_mayis

dfoit_mayis

 

O’NUN DÜNYASI

Günümüzün bebekleri, aile büyüklerimizin ve tabii ki bizlerin sallandığı beşiklerde uyumuyor artık. Onlar biyolojik ve psikolojik yapılarına uygun  ve rahat ürünlerle, doğdukları andan itibaren tanışıyor ve tamamen kendilerine ait olan özel bir odada yaşamaya başlıyorlar. Durum böyle olunca anne babalar, tasarımcılar, üreticiler; ailenin bu en küçük bireyinin yaşama ve büyüme ortamının, odasının renginden perdesine kadar çok geniş kapsamlı düşünür oluyorlar. Bu odadaki herşey;  mobilya, aksesuar, duvar kağıdı, tekstil kısacası herşey birbiriyle uyumlu olarak büyük bir titizlikle seçiliyor.

Sağlamlık, kullanışlılık, estetik, emniyet, hijyen ve ergonomi mavi/pembe derken yeni tarzlar ve akımlar da çocuk odalarında kendisini hissettirmeye başlıyor. Anne-babalar için bebek odası mobilyası seçmek oldukça zor bir iş. Çocuk mobilyalarının hepsi birbirinden güzel ve her markanın kendine has bir tarzı var. Renklerin ve aksesuarların tamamlayıcı rolü de çok büyük. Bebek odası için hangi ürünler seçilmeli, bir çocuk odasının dekorasyonu nasıl olmalı? Kids by Fatih Kıral’ın koordinatörü Harika Kurtulan ile yaptığımız keyifli sohbette bebek ve çocuk mobilyalarını konuştuk. Bebek ve çocuk odası hakkında kendisinden pekçok bilgi edindik. Dokuz yıl önce kurulan Kids by Fatih Kıral yerli üretimin yanısıra Amerika ve İtalya’dan da bebek ve çocuk mobilyaları getiriyor. Hayalleri süsleyen tasarımların yanısıra, Amerika’dan özel olarak seçilen yatak örtüleri, duvar kağıtları ve tekstil ürünleri birlikte kombin ediliyor. Çocuk odalarında dikkat edilmesi gereken teknik detayların önemle altını çizen Harika hanım, özellikle kullanılan malzemelerin doğal ve zararsız olması konusunda bize çok detaylı bilgiler verdi.

Kids by Fatih Kıral markası nasıl doğdu?

Fatih Kıral’ın 2006 yılında Amerikadan ithal ettiği çocuk mobilyalarını kendi yarattığı konseptle Feneryolu’ndaki ilk Stanley Kids mağazasını açmasıyla doğmuştur. İthal ürünleri, kendi tasarladığı mobilya ve aksesuarlarla birlikte harmanlayarak bir bütün oluşturmuştur. Stanley Kids adıyla tanınan markamız, ilerleyen yıllar içinde ithal edilen markaların sayısını artırdığı ve Fatih Kıral’ın fabrikalarında üretilen ürünleri de mağazalarda satışa sunduğu için ismini Kids by Fatih Kıral olarak değiştirmiştir.

Ürün gamınızdan bahseder misiniz, kaç yaş gurubuna hitap ediyorsunuz?

Mağazalarımızda 0-24 yaş gurubuna hitap eden ürünlerimiz bulunmaktadır. Bizim ürünlerimiz bebek mobilyasından genç mobilyasına geçiş sağlayan ürün destekleriyle birlikte sunulmaktadır. Örneğin büyüyebilen bebek karyolalarımız ilerleyen senelerde yetişkinlerin de rahatlıkla kullanabileceği bir ürün olarak tasarlanmıştır. Bebek odasında kullanılan şifonyerlerimiz daha sonra aynı serinin ürünleriyle tuvalet masası ve kitaplık olarak da kullanılabilmektedir. Ürün gamımızın % 20’si İtalyan, % 60’ı Amerikan ve % 20’si kendi üretimimizden oluşmaktadır.

Kaç mağazanız var? Bayilik veriyor musunuz?

Kids by Fatih Kıral, İstanbul’da Cemiltopuzlu, Florya ve Levent’te, Ankara, Antalya, Gaziantep, Bodrum ve Azarbeycan’da olmak üzere 8 mağazada hizmet vermektedir.

Çocuk mobilyaları markası olarak sizi diğerlerinden farklı kılan nedir?

Markamız olarak bebek ve çocuk mobilyalarında önce sağlığa uygun ürünler kullanmaya özen gösteriyoruz. Malzemelerimiz dünya standartlarındadır. Kurşunsuz boya kullanmaktayız. Ürünlerimizde sertleştirici ve kimyasal maddeler kullanmamaya dikkat ediyoruz. Renkler ve renklerin ahengi bizim için çok önemlidir. Bebek ve çocukların kendilerini rahat ve huzurlu hissedecekleri, hayal dünyalarını da genişletebilecekleri konseptler yaratıyor ve üretiyoruz. Koleksiyonlarımızda mobilya kenarlarının sivri olmamasına, yumuşak kenarlı olmasına dikkat ediyoruz. Yatakların hepsi Kids için % 100 pamuklu ve doğal malzemeden üretiliyor. Bebeğin temas ettiği yüzey ise pamuk ve iç malzemesi de yündür.

Yurtdışından getirdiğiniz ürünler var mı?

Elbette..Mağazalarımızda; Stanley, Lea Industries, Sottocopertta, Marina Dal Santo, Pulaski, Taylor Jackson, Artesania Esteban, Aucthentic Models, Basset Mirror, California Kids, Creative Image, Judith Edwards, Kidscraft, Level of Discovery, Eastern Accents markalarının ürünlerini bulabilirsiniz.

Çocuk ve bebek odası mobilyası alırken nelere dikkat etmek gerekir?

Bebek odalarında kullanılan malzemelerin boyasından ham maddesine kadar herşey bebek sağlığına dost ürünler olmalıdır. Çocuk odası için mobilya alırken uzun vadeli kullanım düşünülmelidir. Çocuklar 0-18 yaş arasında sürekli gelişim gösterirler. Bu nedenle her dönem kullanabilecekleri, eklenebilir ve ihtiyaçlarına yönelik ürünleri seçmekte fayda vardır.

Çocuk odalarının dekorasyonunda müşterilerinizi nasıl yönlendiriyorsunuz?

Kids by Fatih Kıral mağazalarımızı ziyaret eden konuklarımıza öncelikle malzemelerimizin sağlığa uygun ürünler olduğunu açıklıyoruz. Koleksiyonlarımızın çeşitliliğinden ve kullanım kolaylıklarını anlatarak ürün seçimine geçiyoruz. Bu önemli etabı geçtikten sonra konuklarımızın evlerine giderek plan üzerinde yerleşimler yapıyoruz. Duvar detaylarını, tekstillerini ve aksesuarlarını beraber seçerek çocukların zamanlarını keyifle geçirebileceği ve gelişimlerine yardımcı olacağı mekanları yaratmış oluyoruz.

Çok güzel tekstil ürünleriniz var, tasarımları kim yapıyor, duvar kağıdı ve tekstil ürünleriniz de neler yapıyorsunuz?

Duvar kağıtlarında sağlığa en uygun dünya markalarını mağazalarımızda sunuyoruz. Tekstil ürünlerinde ise tasarımcıların bizim için özel olarak hazırladığı bebek ve çocuk sağlığına uygun butik ürünleri koleksiyonlarımızda kullanmaktayız. Tüm tekstil ürünleri % 100 pamuklu ve doğal ürünlerden. Antialerjik diye bilinen maddelerin tekstil ürünlerinde kullanılmamasına dikkat ediyoruz.

Bebek ve çocuk odasında Fatih Kıral by Kids’in 2014 trendleri nelerdir?

Her yıl bebek ve çocuk odasında trendi belirlemenin gururunu yaşıyoruz. 2014 yılında mobilyalarda daha renkli ürünler kullanmaktayız. Sarı, lila, yeşil gibi…

Kids olarak gelecek planlarınızda neler var?

Kids by Fatih Kıral olarak, yurt içinde bayilik sayımızı arttırmak ve yakın bir dönemde markamızı Avrupa’ya taşımayı planlıyoruz. Bunun için ön çalışmalara başladık bile. Avrupa’da mağaza açmak için belirli prosedür ve izinler olduğu için bu süreci tamamlamayı bekliyoruz. Bebek ve çocuk odası hazırlarken, onun rahatını sağlamak ve tehlikelerden özenle korumak gerekir. Çocuk mobilyasında özellikle dikkat edilmesi gereken konu; mobilyanın şıklığı ve konforu kadar sağlıklı ve güvenli olmasıdır. Öncelikle emniyet, konfor ve rahatlık bir bebek odasında olması gereken en önemli iki özelliktir. Modeller ve renkler zaman içinde değişimler gösterirken 2014’te çocuk mobilyalarında en önemli özellik olarak, mobilyaların işlevsellik özellikleri ön plana çıkıyor.

 

Fonksiyonel mobilyalar küçük odaları daha büyük gösterirken, büyük odalarda ise farklı tasarım ve dekorasyon seçenekleri sunuyor. Ayrıca mobilyaların aksesuar ve eklenebilirlik açısından zenginliği, çocuğun ilerleyen yaşlarda da odasını istediği gibi değiştirip geliştirmesine yardımcı oluyor. Çocukların her geçen yaşa göre değişen ihtiyaçları gözönüne alındığında, bebek ve çocuk odası dekorasyonu detaylarla birlikte yaratıcılık da isteyen bir sürece dönüşüyor. Bir çocuğun odası onun hayatla ilk tanıştığı, geliştiği, oyun oynadığı ve dinlendiği bir mekan olmasının yanı sıra onun kişiliğinin gelişmesinde de etkilidir. Bu sebeple çocuğun gelişim sürecinde ihtiyaçlarını karşılayan, sağlıklı ve rahat hareket edebileceği bir odasının olması çok önemlidir.

Öncelikle emniyet, konfor ve rahatlık bir bebek odasında olması gereken en önemli iki özelliktir. Bebek ve çocuk odası hazırlarken, onun rahatını sağlamak ve tehlikelerden özenle korumak gerekir. Çocuk mobilyasında özellikle dikkat edilmesi gereken konu; mobilyanın şıklığı ve konforu kadar sağlıklı ve güvenli olmasıdır. Modeller ve renkler zaman içinde değişimler gösterirken 2014’te çocuk mobilyalarında en önemli özellik olarak mobilyaların işlevsellik özellikleri ön plana çıkıyor. Fonksiyonel mobilyalar küçük odaları daha büyük gösterirken, büyük odalarda ise farklı tasarım ve  dekorasyon seçenekleri sunuyor. Ayrıca mobilyaların aksesuar ve eklenebilirlik açısından zenginliği, çocuğun ilerleyen yaşlarda da odasını istediği gibi değiştirip geliştirmesine yardımcı oluyor. Çocukların her geçen yaşa göre değişen ihtiyaçları gözönüne alındığında, bebek ve çocuk odası dekorasyonu detaylarla birlikte yaratıcılık da isteyen bir sürece dönüşüyor. Bir çocuğun odası onun hayatla ilk tanıştığı, geliştiği, oyun oynadığı ve dinlendiği bir mekan olmasının yanı sıra onun kişiliğinin gelişmesinde de etkilidir.  Bu sebeple çocuğun gelişim sürecinde ihtiyaçlarını karşılayan, sağlıklı ve rahat hareket edebileceği bir odasının olması çok önemlidir.

Öne çıkanlar:

Duvar boyası ve mobilya cilalarında selulozik boya kullanılmaması.
Duvar kağıdı kullanılır ise, kullanılan yapıştırıcının kokusuz olmasına dikkat edimeli.
Oda zemininde ahşap parke ve parça halı kullanılması, toz ve kir oluşumunun önlemesi açısından tercih edilmeli.
Mümkün olduğunca masif ahşaptan yapılmış eşyalar kullanılmalı.
Konsepte uygun aksesuarlar tercih edilmeli.
Direkt aydınlatmalar yerine, abajurlar ve ışığı ayarlanabilir ürünler seçmeli.
Mobilyaların boyalarının kurşun içermediğinden emin olunmalı.
Bebek karyolasında kullanılan nevresim takımlarının yüzde yüz pamuk, odada kullanılan halının ise antialerjik özelliklere sahip olması.
Çocukların yatağı ve yorgan gibi tekstil ürünlerinde kullanılan materyallerde pamuklu ve yünlü ürünler tercih edilmeli.
Kullanılan yastık, yatak ve yorganlar antibakteriyel ve antialerjik özelliklere sahip olmalı. Tekstil ürünlerinde de zararlı maddeler içermeyen boyalar kullanılmalı.
dfoit_mayis

dfoit_mayis

 

BD Barcelona Design, tasarım dünyasında, İspanya’nın uluslararası platformda prestiji  en yüksek markalarından biri. 1972 yılında tasarım kalıplarına tepki olarak kurulan bu genç ve zor memnun olan mimarlar topluluğu, üretkenliği kendilerine felsefe edinmişler.

70’lerin başında Pep Bonet, Cristian Cirici, Lluís Clotet, Mireia Riera ve Oscar Tusquets tarafından kurulan Bocaccio Design, mağazalarda kolay kolay bulamayacağınız mobilya, aksesuar ve obje tasarlamayı hedeflemişler daha yola çıkarken. Bu konsept ilk başlarda “kendini beğenmiş” bir tutum olarak algılansa da, zamanla bu fikir, gündelik nesnelerin tasarımında farklı bakışaçıları sunarak, İspanya’da o güne kadar ortaya çıkmamış eşsiz bir tecrübe sunmuş oldusektöre ve büyük ilgi görmüş.

 

Bu küçük başlangıç oluşumu gün geçtikçe zenginleşerek trend setter halini almış. Bu nedenle BD Barcelona’nın çağdaş koleksiyon katalogları, hayranlık duyulan usta tasarımcıların tasarımlarıyla, dünya geneline yayılan fenomenler haline gelmiş zaman içerisinde. Siza Viera, Ettore Sottsass, Javier Mariscal, Alessandro Mendini, Konstantin Grcic, Jaime Hayón, Ross Lovegrove ve Alfredo Häberli gibi isimler Antoni Gaudì, Charles Rennie Mackintosh ve Giuseppe Terragni gibi unutulmaz duayenlerle bir araya gelmiş bu kataloglar aracılığıyla.

 

KriskaDECOR metal perde Akdeniz ülkelerinde çocukluğu geçenler için tam bir klasik. İspanya Tarragona’da ilk kez kullanılan bu perde yaz aylarında açık duran kapıları dış dünyadan separe etmek amacıyla, evlerde, dükkanlarda ve barlarda kullanılıyor genel olarak. Yıllar sonra, mimarlar ve iç mimarlar oluşturdukları  yeni projelerinde bu perdelerin benzelerine yer verdiler ve misafirperverliği simgeleyen bu perdeleri Philippe Starck, Mama Shelter Hotel’de, Patricia Urquiola ise Dos Palillos Restaurant’ta ve Mandarin Otel Barcelona’da kullanmışlardır.

dfoit_mayis

 

dergi_form_nisan

 

MODA SAKLI KÖŞK

 

Tramvaydan inin, sola dönün, sağda kırmızı bir kapı göreceksiniz. İşte burası Mahalle’nin Saklı Köşkü.
Moda Saklı Köşk yıllardır Anadolu coğrafyasında yaşamış kültürlerin oluşturduğu günümüz deyimi ile füzyon denebilecek mutfak birikimi ve hünerlerini, estetik ile birleştirerek sıra dışı bir model olmuş. Köşk, yerel ürünler ve modern pişirme teknikleri ile hazırlanan lezzetlerle sizleri ağız tadınıza uygun, özgün ve Anadolu’dan dünyaya uzanan bir yemek yolculuğu deneyimine davet ediyor. Burada herkesin bir köşesi, herkesin bir lezzeti var…

Geçmiş zamanın Saklı Köşkü

Saklı Köşk, 1909 yılında Romanyalı iş adamı Miltiadi Patos’un kızı Mari için dünyaya gözlerini açtı. İstanbul’un en özel semptlerinden biri olan Moda’nın, en güzel köşklerinden biri oldu. 1937’de yeni sahibi ünlü karikatürist Cemil Cem’di ve 1950’ye kadar da onu, kalemini, fırçasını, dostlarını çatısı altında barındırdı.
Şimdiki zamanın Saklı Köşkü

Dostlarınızla buluşmak için o kırmızı kapıdan içeri girdiğinizde sizi neşeli bir bahçe karşılıyor. Devam edin, bir bar çıkıyor karşınıza siparişlerinizi beklerken barda bir şeyler içebilir ve iyi bir müzik dinleyebilir ya da yemekte içeceğiniz şarabı seçmek üzere kavımızı ziyaret edebilirsiniz. Bu arada köşkün içi de bahçesi kadar misafirperver ve konforlu, onu da hemen belirtelim.
Alt ve üst katlarda farklı konseptlerde tasarlanmış dört ayrı yemek bölümü, toplantı ve özel yemekler için tasarlanmış bir salon, duvarlarda tablolar, her köşede tarihinden ayrıntılar var. Belki bir sergiye ya da canlı müzik dinletisine denk gelirseniz şaşırmayın, sadece keyfini çıkarın. Unutmadan, her öğlen anne mutfağından günlük menüleri de sizleri bekliyor. Haftasonlarıysa Saklı Köşk sizi kahvaltıya çağırıyor. Cumartesi günleri kahvaltı tabağı, Pazar günleri muhteşem bir brunch ile çok keyifli kahvaltı servisleri var. Bizden söylemesi.

 

dergi_form_nisan

dergi_form_nisan

 

Harikalar Diyarı:
Maison&Objet

 

24-28 Ocak tarihleri arasında gerçekleşen Maison&Objet Fuarı, çekici trend alanı, birbirinden güzel salonları ve rengarenk dekoruyla bu yıl da keyifli ve ilham veren bir etkinliğe ev sahipliği yaptı. Gezerken kendinizi Alice Harikalar Diyarı’nda hissedeceğiniz bu fuarda dikkat çeken aydınlatma tasarımlarını sizin için seçtik.

 

Wonderglass:

 

Flow[T]

Tasarımcısı Noa Tamura, Wonderglass Flow[T]’yi ‘çağdaş bir avize’ olarak tanımlıyor. Venedik Lagünü’nün renginden esinlenen tasarımcı, bu ürünü kullanıcının isteğine göre uyarlayabiliyor. Parçaları tek tek satın alabilir ya da birkaçını heykelsi bir ışık bütünü olarak zevkinize göre tasarlayabilirsiniz. Nao Tamura tam bir modern tasarımcı. İşinin kalbine yerleştirdiği akılcı düşünceyle uyum içerisindeki yeteneği kültürlerin, dillerin, konseptlerin ve tarzların ötesine geçiyor. Olağanüstü yeteneği sayesinde, Tokyo ve New York’taki yaratıcı toplulukların ürünü olan çözümleri, iki boyutlu ve üç boyutlu ortamlarda da izleyicisiyle aynı rahatlıkla duygusal bir iletişim kurabiliyor.

 

Dante:

 

Scintilla

Pietro Russo tasarımı olan ‘Scintilla’ cam zanaatinin zıtlarını, müthiş etkileyici yeni bir üründe bir araya getiriyor. Bir yanda, oldukça ileri endüstriyel bir teknik kullanılarak, borosilikat camın ışık açıldığında çizgili yüzeyi sayesinde kıvılcımlar saçıp parıldaması sağlanmış. Diğer yandaysa, İtalyan tarzı bir seçim olan üfleme camın içine, çağdaş ve endüstriyel bir yaklaşımla LED ampul yerleştirilerek, hoş bir tezat elde edilmiş. Bu şık masa üstü aydınlatma sisteminin farklı ebatları da mevcut.

 

Veronese:

 

Drop

Patrick E. Naggar imzalı Drop koleksiyonu, piyasaya ilk sunulduğu 2003 yılından bu yana müthiş bir başarı yakalamış. Böylesi bir tutkuya dönüşmesinde, bir damla Murano camına odaklanan yalın tasarımın payı büyük diyebiliriz. Bu damla artık buzlu camda yumuşak ışıklar yayan krom ve bakır kenarlı çerçevelerde hayat buluyor. Ve bu eşsiz sunumu, birinde tek damla diğerinde iki damla bulunan iki küçük masa lambası tamamlıyor.

 

Anemone

Maurizio Galante ve Tal Lancman’ın sudan ilham alarak tasarladıkları Anemone ihtişamlı görüntüsüyle göz dolduruyor. Pek çok cam materyali birleştirme fikrinden yola çıkan tasarım baştan sona  elde biçimlendirilmiş. Murano camı bu tasarımda  geleneksel aydınlatmanın farklı bir yüzü olarak karşımıza çıkıyor.

 

Opossum Design:

 

ediSUN

ediSUN 1879’da ampulü icat eden Edison’a bir saygı duruşu niteliğinde. Uzun ömürlü fitil ve çelik soket kullanılan ampul özellikle buzlu camdan üretilmiş. Yağ doldurulduğunda bu cam berraklaşıyor. Ürün, çekici ahşap bir kutuda sunuluyor. Bu hoş tasarımı romantik ambiyanslardan hoşlananlara öneriyoruz.

 

CTO Lighting:

 

Bell

Polikarbon ve saten pirinçten tasarlanan Bell, hem endüstiriyel, hem de zamansız tasarımıyla göz dolduruyor. Bu şık avize yalın ve sofistike görünümüyle evinize çok yakışacak.

 

dergi_form_nisan

dfot

 

PENNY BLOOMS&BEANS

Çiçeklerle dolu bir tasarım hikayesi…

Motto Tasarım bu ay çiçeklerle dolu,kahve kokulu,yaratıcı fikirlerin yeni adresi  Penny Blooms&Beans’e konuk oldu. Penny’nin sahibi Ayça Paksoy ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve Ayça Hanım ile beraber,Bast Home okuyucularına özel bir tasarım hazırladık.

Penny Blooms&Beans herhangi bir günde hemen hemen hepimize keyif veren çiçekleri; canlı form ve renkleriyle, kahveyi; çekici ve davetkar aromasıyla sunuyor. Penny’de sizi şiirsel çiçekler ve kahve keyfiyle hayata dokunduğunuzu hissedeceğiniz bir atmosfer karşılıyor…

 

‘’Penny’de çiçeklerin de bir ruhu yansıtması gerektiği inancıyla canlı form ve renklerin öne çıktığı her tasarımın bir diğerinden farklılaştığı aranjmanlar hazırlamaya özen gösteriyoruz. Bunu başarmak için her mevsimin kendi renk ve dokularını yansıtan çiçekleri bilinçli olarak yaratılmış düzensizlik temasıyla birleştiriyor, farklı mekan ve zevklere uygun şekilde sunuyoruz.’’ Ayça Paksoy Sözen.

 

 

 

 

 

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yurt dışında ve Türkiye’de lisans ve yuksek lisans eğitimi aldım. Türkiye’nin önde gelen ve sektörlerinde bölgesel lider olan grup şirketlerinde 10 yıl sureyle Stratejik Planlama ve Başkanlık Ofisi Diş İlişkiler görevlerini yürüttüm. Bu görevlerim sırasında kendimden bir şeyler katarak hayata geçirdiğim işlerin beni ne kadar mutlu ettiğini ve dolayısıyla da basarili olduğumu tecrübe etme şansım oldu.

Çiçek tasarlamak ise kendi düğün hazırlıklarımız sırasında tanıştığım bir kavramdı. Bunu ne kadar büyük bir keyifle hatta tutkuyla yaptığımı fark ettim ve bu farkındalığı hayata geçirmek için çiçek tasarımını profesyonel olarak yapmaya karar verdim. ‘Flower School New York’ta profesyonel çiçek tasarımı okudum. Ve sonrasında konsept bir çiçek evi olarak Penny’yi İstanbul’da açtım.

 

 

  • Günümüzde bu tür konsept mağazalar ufak ufak çoğalmaya başladı ancak hem atölye hem de kafe hizmeti verme özelliğine sahip olması elbette sizi diğer butik çiçek mağazalarından ayırıyor…Bu konsept fikri nasıl bir araya geldi,hikayesini bizle paylaşır mısınız?

 

Çiçek tasarım evlerinde yaşadığım tecrübeye baktığımda özellikle yurt dışında bu ortamlarda uzun zaman kalıp etrafı incelerken, tasarımı yapanları izlemeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim ve bunu yaparken benim için bir başka keyif olan kahvenin bu gecen zamana iyi bir partner olabileceğine karar verdim. Ve Penny Atölye’de bu iki kavramı bir araya getirdim. Bu konsepti periyodik çıkan dergiler/magazinler, çiçek tasarımı üzerine kitaplardan oluşturduğumuz ufak kütüphanemizle birleştirdik. Kahve ile güne başlamak üniversite eğitimim sırasında yerleşen bir keyifti. Buna hiçbir zaman ara vermedim…

Seyahatte bile olsam günün ilk kahvesi benim için hep çok önemli oldu. Bu keyfi bir rituele dönüştürdüm geçen zamanda. Sonra Flower School NY’ta aldigim eğitim sırasında Counter Culture’in coffee Cupping kurslarına katildim. ‘espresso bar’ konseptini çiçek atölyesi ile birlikte tasarladım. O dönemde okuduğum bir kitap 18. yüzyılda oluşan kahve evleri konsepti hakkında detaylı bilgi içeriyordu. ‘Penny’ ismiyle ve kavramıyla o kitapta tanıştım. İkinci bir isim düşünmedim. Böylece 2012 yılında ‘Penny’ markası doğmuş oldu.

 

 

  • Etrafım bu kadar güzel,rengarenk ve farklı çiçeklerle çevriliyken merak ediyorum,nerelerden getirtiyorsunuz bu özel çiçekleri?

 

Penny’ye tüm kesme çiçekleri Hollanda, Venezuella, Ecuador ve Türkiye’nin farklı yerlerinden seçilerek geliyor ve müşterilerin nasıl bir aranjman istediği belirlendikten sonra yine içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu çok farklı ülke pazarlarından sıra dışı vazolarla eşleştirilerek hazırlanıyor.

 

 

 

  • Tasarımlarınızı yaparken müşterilerle nasıl bir yol izliyorsunuz?

 

Tasarımların müşterinin tercih ve tarzını yansıtması gerektiği bilinciyle yola çıkan Penny’de aranje edilen tüm tasarımlar hem müşteriyi dinleyerek yaratılabiliyor hem de daha önce tasarlanmış aranjmanlar arasından secim yapılabiliyor.

 

 

 

  • Peki,bizlere çiçek tasarımında birkaç ip ucu verecek olursanız…

 

Çiçeklerin uzun omurlu olması, tazeliğini koruyabilmesi için alındıkları noktadan atölyeye gelene kadar ki bakımları ve bize ulaştıktan sonraki kesim ve bakim teknikleri kritik önem taşıyor. Çiçekler için kullanılan su ve vitaminden çiçeklerin muhafaza edildikleri serinlik derecesine kadar tüm süreçler çiçeğin ömründe ve dolayısıyla tazelik ve güzelliğinde büyük önem taşıyor. Tasarım açısından ise gideceği mekan veya ortamdaki prezansı önemli. Tasarımların sadece belli bir tarzı yansıtması değil, göndericisinin veya alıcısının tarzını ve tercihlerini yansıtması da çok büyük hassasiyetle yönettiğimiz bir konu.Gönderilen çiçek tasarımı gittiği adresin bir parçası olmalı. Bazen tek başına öne çıkarken, bazen de ortamdaki dengeyi yakalayabilmesi önemli. Bunu başarabilmenin en kritik noktası müşterilerimizi dinlemek. Biz Penny’de tasarımda kullanılan çiçeklerimizi bu bilinçle seçiyor ve aranje ediyoruz.

 

 

  • Sizce Türkiye’de çiçek pazarı  geçtiğimiz yıllara nazaran günümüzde nasıl bir yerde ?

 

1950‘lerde global çiçek pazarının büyüklüğü 3 milyar ABD dolarından 1990‘larda yılda %6-7 büyüme oranlarıyla bugün 100 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Ekonomik daralmalarla hızı kesilse de bu dönemleri takip eden süreçlerde kendi hızını yakalayan kesme çiçek sektöründeki büyüme potansiyeli yuksek. Özellikle büyük şehirlerde kesme çiçek sektörünün son birkaç yıldır hızla geliştiğini görebiliyoruz. Bu global gelişim hem sektöre olan ilgiyi, hem de çiçek tasarımındaki çeşitliliği besliyor. Benzer istatistikler Türkiye için derlenen doneler değiller ancak Türkiye’de bu gelişim ve süreçlerin yansımalarını yaşıyor ve yaşatıyor.

Benim kişisel gözlemlerim ise şöyle; çiçek almak bizim kültürümüzde özel bir sebep gerektiriyor. Oysaki bir parçası olduğumuz Avrupa kültüründe çiçek günlük hayatin içinde var. İşinden çıkıp evine giderken insanlar yollarını değiştirip evlerine çiçek alıyorlar. Kollarında veya çantalarında çiçek buketleriyle yolda yürüyen birçok kişi dikkatimi çekiyor. Veya birçok evin ve ofisin düzenli çiçek siparişleri var. Bizim için bu düzen eğer ailelerimizden gelmişse devam ediyor yaşatılıyor, ama gelmemişse çoğu zaman ihtiyacını duymuyoruz bile. Benim dileğim çiçeklere günlük hayatımızda özel günler haricinde de yer açmak. Bazen bunu Penny gibi profesyonel çiçek evlerinden almak, bazen atölye çalışmalarıyla tasarlamayı öğrenmek, bazen de adetle, demetle tasarlanmadan alarak yaşadığımız ortamlara veya hayatlarımızdaki insanlara götürmek, göndermek.

Penny Blooms&Beans de bu üç yaklaşımı ayrı ayrı çalıştık, farklı zevk ve tarzlara hitap edebilecek tasarımlar yarattık ve bunları çeşitlendirdik. Elde gidecek ufak bir buket çiçek veya toplantı odasına hayat verecek büyük ve yuksek bir tasarım ya da çalışma masanızda alışılmamış bir vazoya tasarlanmış bir çiçek Penny’de her zaman bulabilirsiniz.

 

  • Workshoplar hakkında bilgi alabilir miyiz? Ne zamanda bir gerçekleşiyor ve elbette  ne kadar sürüyor?

 

Penny’de müşterilerimiz/misafirlerimiz tek veya grup olarak beğendikleri aranjmanları yapmayı öğrenmek için her ay farklı bir çiçekle ve o aya ait yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü gibi bir tema varsa o temaya ağırlık verecek şekilde düzenlenen atölye çalışmalarına katılabiliyorlar. Bunun yanında kendi merak ettikleri konu ve temaları çalışabilecekleri özel dersler de talep edebiliyorlar. Bu çalışmalar genellikle 2 saate yakin sürüyor ve sonucunda her workshop katılımcısı ismine düzenlenmiş bir sertifika almaya hak kazanıyor.

 

  • Hazır yeni yıla sayılı günler kalmışken ,nasıl bir tasarım hazırlardınız bizim için?Hangi çiçekleri seçer,hangi detayları ön plana çıkarırdınız?

 

Yılbaşı için bir yemek masası düzenlerdik ve hoş geldiniz mesajını konuklarınıza daha kapınızdan girmeden verebileceğiniz bir çelenk tasarlardık.Hatta gelin beraber hazırlayalım…

Farklı büyüklükte cam vazolara yerleştirilmiş şekilde masa çiçeklerinde; suya taneleri atılmış olarak ve vazoda dal olarak rose hip, kırmızı/bordo renkli ranunculus ve dianthus yer alıyor.

Kapı çelenginde kurutulmuş ince dallardan bir araya getirilen çelenk üzerine ufak sarı kabaklar, kurutulmuş lotus flower, juniper berries, puple jalapeno pepper, kurutulmuş yabani çeriler, pamuk, kurutulmuş nelumbo, kurutulmuş equisetum, berberis aquifolium ve başaklar yer alıyor.

 

  • Kis donemindeki projelerinizden bahseder misiniz?

 

Kasım ayında New York’ta Lewis Miller ile birlikte LMD NY(Lewis Miller Design) projelerinde yer aldım. 10 günlük yoğun bir seyahat programında öncelikle Brooklyn Museum’da ….. kişilik bir Bat Mitzvah düzenledik. Ardindan St. Regis’ta xyz kisilik ve The Pierre NY’ta …..  kişilik 2 ayri düğün olmak üzere toplam 3 organizasyon aranje ettik. Aralık ayında özel bir firmanın düzenlediği Four Seasons Bosphorus’ta bir yılbaşı fuarına katılıyoruz. Penny Atölye’de de olduğu gibi Penny ve Bizcotti markaları olarak birlikte yılbaşı tasarımlarımızı, kapı çelenklerimizi, ağaç ve sofra düzenlemelerimizi ve yılbaşı hediye alternatiflerimizi paylaşacağımız bu fuarda tercih eden müşterilerimiz tek veya toplu olarak yılbaşı siparişlerini verebilir ve istenilen günde istenilen adreslere teslimlerini talep edebilirler.

Ocak-Şubat 2014’te ise yine Flower School NY ve LMD NY ile büyük çaplı organizasyonlar için yeni iş birlikleri planladık. Bu organizasyonların en heyecanlı kısmı bazen yarattığınız ortamlarda kış ayında bir bahar havası estirebiliyorsunuz, bazen şehrin ortasında tropik bir kumsal yaratabiliyorsunuz, bazen en ciddi ve sessiz müze ortamlarında en eğlenceli çocuk oyunlarıyla düzenlenmiş atmosferler yaratabiliyorsunuz… Kısacası masalsı projeleri hayata geçirebiliyorsunuz. Olanaklar ve tarzlardaki farklar sebebiyle uzaklıkları göze alıp gelen bu tur işbirliği tekliflerini mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyorum. İlhamınızı ve dolayısıyla hayal gücünüzü canlı tuttuğunuz kadar yaratabilirsiniz… Ben de bunu Penny’de birlikte çalıştığım tüm ekibimiz için on planda tutacak fırsatları yaratmaya özen gösteriyorum.

 

  • Ve son olarak ‘motto’nuz…

...doğanın güzelliğini vurgular…

Penny doğa sayesinde var olduğunun bilincinde, doğaya saygı duyan ve bu saygıdan ödün vermeyecek bir marka olarak kuruldu. Tasarımlarımızın doğanın mevcut güzelliğini ancak vurgulayabilecek nitelikte olduğunun farkındayız…

 

Meral Uyanık