kahve keyfi

dfot

BABALAR GÜNÜNÜZ KUTLU OLSUN!

İyi bir babanız varsa, başka bir süper kahramana ihtiyacınız yok.

Dünyaya gelirken iyi bir aile ortamına doğmak, koşulsuz bir anne baba sevgisi, hesapsız/kitapsız bir aidiyet duygusu, yaşamımızdaki en büyük şansımız ya da şanssızlığımız olur. Hayatımızın daha en başından Ailemiz bir ömür değiştiremeyeceğimiz belki de tek gerçeğimiz olarak kucağımıza düşer doğar doğmaz ya da biz onların kucağına düşeriz. Öyle ya nasıl bir eş, nasıl bir dost, nasıl bir anne baba, hatta nasıl bir kardeş olacağımıza biz karar verebiliriz. Oysa ki anne baba ilişkilerimiz, bebeklikten itibaren ebebeynlerimizin kişiliklerinin birer aynasıdır. Korkuları, hayal kırıklıkları  mutlulukları, hayalleri  ve umutları doğrultusunda şekillendirdikleri bir hamurdur çocukluğumuz ve bir yetişkin olduğumuzda onlarla olan iletişimimiz.

Anneliği uzun uzun konuştuk geçen sayımızda, dünyanın en zor en keyifli sınavı diye. Peki ya babalık? Babalık üzerine birçok teori var, öğrenilen bir şey olduğu söyleniyor örneğin. Çocuk doğuran her kadın anne olur da ,çocuğu olan erkekler, baba rolünü üstlendikleri oranda baba olurlar denir mesela. İlkinin bile tartışmaya açık bir kavram olduğu dipnotuyla ikincisi konusunda hemfikiriz biz aslında. Siz ne dersiniz?

İyi baba olmak bilinçli bir seçim ve yalnızca güçlü kişiliklerin, alabildikleri zorlu bir karar bizce de. Babası tarafından çok sevilmek, olduğu gibi kabul edilmek, saygı ve destek görmek bir insana verilmiş en büyük lütuf. Neden mi? çünkü çocukluğunda süper kahramanı babası olan bir kişiyi, hayat ne kadar çok sınavdan geçirirse geçirsin, onun kendine ve iyiliğe olan inancını elinden alamaz da ondan. Süper kahramanlık dedik ama gerçek süper kahramanların bile işleri iyi bir babanınki kadar karmaşık ve zorlu değildir belki de. Düşünsenize bir yandan hayatın yükünü, endişelerini, git- gellerini göğüsleyip, ailenin huzurunu korumak adına birçoğunu onlara yansıtmadan atlatacaksınız. Diğer yandan işinizi gücünüzü kovalayacaksınız ama ailenizi de ihmal etmeyeceksiniz. Harekete geçiren, motive eden, zorluklar da  umut veren olacaksınız ama ayaklarınızda her zaman yere basacak. Çünkü ailenizin aldığı veya alamadığı tüm sonuçlarının sorumluluğunu omuzunuzda hissedeceksiniz.

İyi günler en kolayı mezuniyetler, düğünler, doğumlar vs, onlarda maddi manevi ayakta kalmak yorsa da bozmaz. Esas kötü günlerde, hastalıkta, büyük hatalarda en yalnız anlarında, belki içinizden “ben söylememiş miydim sana” diye haykırmak ya da üzüntüden kapanıp günlerce bağıra bağıra ağlamak gelirken dik durmak zor olanı. Elinden tutup, ya da çocuğunuzun sırtını sıvazlayıp “bugünler de geçecek, ben hep yanındayım” diyerek içinize atacaksınız kızgınlığınızı, kırgınlığınızı, belki de isyanınızı. Buna can mı dayanır? O can, iyi bir babanın canıysa dayanır. Çünkü biliyorsunuz ki siz yıkıldığınızda çocuğunuzun arkasını dayadığı dağ çöker, tutunduğu dal gider. İstifası da yok bu işin, emekliliği de, taili de pazarı da üstelik. Bir tür gönüllü askerlik, göğsünü hep sipher eden siz olacaksınız. Gerçekten dünyanın en ağır yaşam şartları.

Buna hangi başka süper kahraman dayanır siz söyleyin? Bizce Süpermen bu durumda ömür boyu gazeteci Clark Kent kalmayı tercih eder, örümcek adam, Bodrum’a yerleşip kendisine kaleye karşı bir dev ağ örerdi çoktan. Oysa bizim kahramanlarımız hep oradalar, onlar için bizim mağdur ya da mağrur, zengin ya da fakir, hasta ya da doktor olmamızın bir önemi yok. Onlar bizi sevip kollarlar bir ömür boyu, sadece biz olduğumuz ve onların sevgisine ve şevkatli kucaklarına bir ömür boyu ihtiyaç duyan sevgili yavruları olduğumuz için. Bazen dillerinin ucuna gelir keskin eleştiriler, susarlar. Akıl verirler bazen ama yargılamazlar; mutsuzluklarımızda bizden çok yıkılırlar ama belli etmezler. Çünkü onlar hayatımızın ete kemiğe bürünmüş süper kahramanları. Bir işaret yeter hep ordalar.  Biz söylemeyiz içimize atarız onlar bilirler, çünkü onların zihin okuma güçleri, duvarların içerisini gören gözleri, sessiz çığlıkları duyabilen kulakları, heniz olmamış olana hazırlanmak için gerekli olağanüstü hisleri var.

Alın size yeni bir teori o halde, baba olunmaz baba doğulur. Hayatınızdaki en sevgi dolu ve en güçlü kişilik, yaşınız ne olursa olsun hala babanızsa ve hayatta hala ve en çok ona güveniyorsanız sizin bir süper kahramana ihtiyacınız zaten yok. Doya doya ağlayabileceği bir baba omuzu dururken kim kırmızı bir pelerini ve duvarlara yapışan ağları tercih eder ki zaten?

Süper kahramanlar, pardon babalar, gününüz kutlu olsun!

SOMA’DA BABALAR GÜNÜ,
GERÇEK KAHRAMANLARA SAYGIYLA…

İçimiz acıdı, tek tek hikayelerini duyduğumuzda oradaki yavrular için. Kolay değil, bundan böyle babalar günü soğuk ve acı dolu mezar taşları demek, yarım kalmış anılar demek, bir yanı hep eksik yaşanacak buruk bir gelecek demek. Oysaki biz bu yazının devamını hazırladığımız sıralarda o babalar henüz hayattaydı. Değiştiremeyeceğimiz ve aslında bugüne kadar da hep bilip de bilmezden geldiğimiz acı gerçeklerin dayanılmaz çaresizliği ve utancıyla baş başayız o malum günden beri. Ne unuttur ki bir çocuğa babasızlığın çaresizliğini ve yalnızlığını? Adalet mi? Eğitimle ilgili göreceği destek mi? Ailesinin yalnız ve çaresiz kalmamış olduğunun hissettirilmesi mi? Belki hepsi, belki de hiçbiri. Bu sorunun tam bir cevabı yok.

Tek bir doğru var, onların süper kahramanları aslında hepimizinkilerden daha büyük bir kahramanlık hikayesi bıraktılar arkalarında. Her gün ölümle yüzyüze gelebilmek, evlatlarına sırf bir gelecek sunabilmek için kendinden vazgeçebilme erdeminde olmak, işte gerçek kahramanlık bu. Bu aynı zamanda, insanın kendinden çok şey bir şeyi, belki de tek şeyi sevebileceğinin en iyi kanıtı.

Gurura, fedakarlığa, emeğe adanmış hayatlardan daha büyük bir miras var mıdır insanın çocuğuna bırakacağı. Öyle kuru bir laftan ibaret değil Somalı çocuklar için “sana kurban olurum” sözü, onların babaları onlar için kendilerinden vazgeçtiler dile kolay. Keşke mecbur olmasalardı, bu bir kader olmasaydı o ayrı. Ama gerçek bu, onlar hergün o madene o şartlarda inerken akıllarına getirmek istemedikleri gerçeklerin çok da bilincindelerdi aslında . Kırgınlardı, öfkelilerdi belki de umutsuzlardı ama vazgeçmediler, vazgeçemediler. Evde umut dolu gözlerle onları bekleyen geleceklerini getirdiler akıllarına ve dişlerini sıktılar. Keşke sıkmak zorunda olmasalardı o ayrı…

Somalı kahramanlar sizin de babalar gününüz kutlu olsun! Evlatlarınız bu sevginin ve fedakarlığın hakkını verecektir rahat uyuyun. Çünkü onlar sizin çocuklarınız ve onları ne çok sevdiğinizi en iyi onlar biliyor. Bu yüzden başları hep dik gönülleri hep aydınlık olacak ve sizi hep gururlandıracaklar.

 

Babanıza Siemens ile ‘kahve keyfi’ni hediye edin

En güzel Babalar Günü hediye alternatiflerinden biri bu yıl da Siemens Ev Aletleri’nden geliyor. Siemens TE706209RW tam otomatik espresso ve kahve makinesi, babalarını bir gün değil her gün mutlu edecek hediyeyi arayanlara ideal bir çözüm sunuyor. Yenilikçi özellikleri ile dikkat çeken makine hızı, kullanım kolaylığı sunan özellikleri, hazırlanan kahveye lezzet katan fonksiyonları ile hiçbir babanın reddedemeyeceği bir hediye.

Starbucks’ta Yazın “Origin Espresso’su’’ Kenya’dan geliyor

Starbucks yazı, yeni tek kökenli kahvesi Kenya ile karşılıyor. Tadında belirgin turunçgil ve çalı meyveleri lezzetleri bulunduran Kenya, farklı tatlar arayan kahve tutkunlarını bekliyor. Dünyanın en kaliteli kahve çekirdeklerinden hazırladığı içecekleriyle misafirlerini ağırlayan Starbucks, yepyeni bir tatla kahve tutkunlarının karşısına çıkıyor.

Seyidoğlu’ndan sağlık ve gençlik dolu kavanoz

Seyidoğlu, tatlı ve baklava çeşitlerinin yanı sıra yöresel lezzetler grubunda da farklı seçenekler sunuyor. Bunlardan biri de Ballı Çerez ve Ballı Ezme. Süzme çiçek balına çeşitli çerezler eklenerek hazırlanan, bu ürünler tüm gün ihtiyacınız olan enerjiyi veriyor. Sağlık kaynağı bal ve fındık, fıstık, ceviz gibi çerezleri buluşturan bu karışım, hücre üretimi ve yenilenmesinde etkili olarak, gençlik veriyor. Hücre metabolizmasını düzenleyerek organ ve sistemlerin daha fonksiyonel çalışmasını sağlıyor.

BABALAR DA DEKORASYON SEVER

Dekorasyon severlerin ilgiyle takip ettiği Tepe Home’un yepyeni ürün gamında bu kez  Babalar’ın yüzü gülecek. Maskülen detaylar, siyahlar, metaller, saatler, mumlar ve  daha yüzlerce çeşit aksesuar ürünlerinin yanı sıra  mobilyalarda; tekli berjer koltuklar, geniş ayak uzatmalı L koltuklar, en sevdiği spor programlarını ve filmleri  izleyebileceği TV üniteleri ve yazın vazgeçilmezi  bahçe mobilyaları da  bulunuyor.

Tefal ile mutfakta babalar için yer açın

Barbekü keyfini evde yaşamak isteyenler için tasarlanan Tefal Optigrill, eti istenilen seviyede pişirme özelliği ile babaları da mutfakta usta bir şefe dönüştürüyor. Göstergenin değişen rengi ve sesli uyarı sistemi ile etin pişme kıvamının kolay anlaşılmasını sağlayan Optigrill, bu özelliği ile rakiplerinden sıyrılıyor. Kullanım kolaylığı ve profesyonel pişirme teknikleri ile tasarlanan akıllı ürün, Babalar Günü için de çok özel bir hediye alternatifi…

En “BABA” Hediye Yastık By Rıfat Özbek’ten

Babanız için farklı ve unutulmayacak bir hediye arayışındaysanız Yastık by Rıfat Özbek’in “Hot Spots” koleksiyonunda, birbirinden özel ve benzersiz tasarımlar sizleri bekliyor. İtalya’nın göz alıcı Amalfi kıyısını anımsatan Positano, Rio’nun ünlü plajlarından esinlenen karnaval desenli Ipanema, Küba’nın başkenti Havana’nın görkemini ön plana çıkartan Havana, Doğu Afrika’nın esrarengiz define adasını temsil eden Lamu, Yunan adalarına vurgu yapılan Patmos kategorilerinden seçeceğiniz yastıklarla babanıza özel bir hediye sunabilirsiniz.

PANASONIC’İN EN YENİ DAYANIKLI WINDOWS TOUGHPAD’İ HEM DAHA HIZLI HEM DE DAHA UZUN ÖMÜRLÜ!

Panasonic, dayanıklı Windows tablet ürünlerinden Toughpad FZ-G1’in yeni versiyonunu Hollanda’da düzenlenen Enterprise Mobility Exchange ‘de duyurdu. İnce, hafif ve tamamen dayanıklı olan 10,1” boyutundaki Windows 8.1 Pro Update tablet, mobil çalışma tarzını benimseyen şirketlerin iş ihtiyaçlarına yönelik talepleri göz önünde bulundurularak tasarlanmış bulunuyor.

NESPRESSO’DAN BABALAR GÜNÜ HEDİYELERİ

TAKIM RUHU SEVEN BABALARA NESPRESSO PIXIE

Kahve keyfini şık ve renkli tasarımlarıyla zenginleştiren Nespresso’nun tek tuşla espresso bazlı kahveleri hazırlayabilen Pixie kahve makinesi, boyutu ve yalın tasarımıyla hem ergonomik hem de çok şık. Pixie, kahve yapmak için hazır olduğu zamanı veya su haznesi boşsa doldurulması gerektiğini, endüstriyel tasarımla tam olarak bütünleşen ve değişen arka ışık renkleri sayesinde haber veriyor.

RENKLİ KİŞİLİKLİ BABALARA NESPRESSO INISSIA

Nespresso, gurme kahve dünyasına benzersiz bir giriş yapmak için tasarladığı yeni makinesi Inissia ile şık tasarımlı sadeliği eğlenceli renkler ile birleştirerek kahve deneyimini benzersiz bir keyfe dönüştürüyor. Babanızın renkli kimliğine hitap edecek geniş renk seçenekleri, kolay kullanımı ve sadeliği ile ön plana çıkan Inissia, bu Babalar Günü’nde anneniz için çok özel bir sürpriz olacak. Inissia, 19 bar basınç sistemi, 25 saniyelik ön ısınma süresi, programlanabilir kahve tuşları, 9 dakika ve 30 dakika olarak ayarlanabilir otomatik kapanma özelliği ve A enerji sınıfına dahil.

SPORTİF BABALARA EN GÜZEL HEDIYELER INTERSPORT’TA

Spor tutkunlarının tek adresi İntersport, Babalar Günü’nde babanıza armağan edebileceğiniz çok özel hediye seçenekleri sunuyor. Geniş ürün yelpazesiyle her zevke uygun sportif ürünler sunan İntersport’ta, babalar için hediye seçenekleri arasında spor ayakkabılar, eşofmanlar, t-shirtler ve aksesuarlar yer alıyor. Spor giyimden spor aksesuarlarına kadar aradığınız her şeyi bulabileceğiniz İntersport, aktif ve sportif stili benimseyen babalar için en doğru seçim olmaya devam ediyor. Columbia, McKinley markalarının günün her anında giyilebilecek birbirinden şık t-shirt ve pantolonları şık ve rahat giyimi tercih eden babalar için en güzel hediye alternatifi olacak. Puma’nın Ferrari koleksiyonu ise araba tutkunu babanız için vazgeçilmez bir hediye olacak.

KAHVE TUTKUNU BABALARA BRAUN SOMMELIER 

Babalar Günü’ne az kaldı. Siz de babanıza hem sevdiği, hem keyif aldığı hem de herkesten farklı bir hediye sunmak istiyorsanız Braun Sommelier filtre kahve makinası tam da size göre!  Kahve tutkunu babalara leziz tatlar sunacak modelde, kullanım kolaylığı sağlayacak fonksiyonel özellikler de bir arada!

Elinden her iş gelen babalara en güzel hediye

Eğer sizde benim babam dünyanın en becerikli babası ya da buna aday diyorsanız, bu Babalar Günü’nde ona işini kolaylaştıracak bir hediye vermeye ne dersiniz? Çünkü kullanımı son derece kolay olan hobi aletleri markası Dremel’in marifetli el motoru, marifetli babaların hayatını kolaylaştırmanın en pratik yolu…

Babalar Günü’nde Babanıza Logitech İle Futbol  Heyecanı Yaşatın

Eğer sizde benim babam dünyanın en becerikli babası ya da buna aday diyorsanız, bu Babalar Günü’nde ona işini kolaylaştıracak bir hediye vermeye ne dersiniz? Çünkü kullanımı son derece kolay olan hobi aletleri markası Dremel’in marifetli el motoru, marifetli babaların hayatını kolaylaştırmanın en pratik yolu…

SAMSONITE PROFESYONEL BABALARIN HAYATINI KOLAYLAŞTIRIYOR!

Trend yaratan seyahat çözümleri ile dünyanın en büyük bavul markası olan Samsonite, Avrupa’nın bir numaralı yeni nesil Pro-DLX4 iş koleksiyonunu tanıtıyor. Samsonite Pro-DLX4 koleksiyonu ile babasını unutulmaz bir hediye ile sevindirmek isteyenlerin ilk adresi oluyor. Samsonite’ın yeni Pro-DLX4 koleksiyonu özgün tasarımı ve düşünceli detayları ile sık sık seyahat eden profesyonel babaların ihtiyaçlarına mükemmel bir şekilde cevap veriyor.

BARBEKÜ TUTKUNU BABALAR İÇİN WEBER STEPHEN

Yoğun iş temposundan uzak, keyifli bir hafta sonu geçirmek için barbekü yapmak en güzel deşarj yöntemi. Her mevsim hayattan keyif almayı bilen babaların, ailesi ve sevdikleriyle bir araya gelmesini sağlayan Weber Stephen, babanız için en keyifli hediyeler arasında yer alıyor. Weber Genesis E-330 barbeküleri, birbirinden lezzetli etler pişirmenin yanı sıra, aileyi de bir araya getirerek sımsıcak bir bağ kurmanıza yardımcı. Gazlı barbeküler kategorisindeki Genesis E-330 ızgara tutkunlarının her ihtiyacını karşılar nitelikte.

BABANIZLA GEÇEN HER SANİYENİZ NACAR İLE DAHA ANLAMLI

Babalar günü yaklaşırken hediye telaşı başladı. Siz de bu Babalar Günü’nde ilk kahramanınız babanıza olan sevginizi benzersiz bir saat ile taçlandırın. Nacar Man Style serisi Sapphire modeli, Babalar Günü’nde en değerliniz babanıza sunabileceğiniz en güzel hediye seçenekleri arasında. Üstelik Nacar’ın Sapphire modeline eşlik eden, saatli kol düğmesi hediyesi ise hediyenizi taçlandırıyor. Tüm babalar için özel olacak saatli kol düğmeleri, babaların şıklıklarını tamamlayacak.

‘’TUNA EV BABALAR GÜNÜ’NE ÖZEL KOLTUK TASARLADI!’’ 

Tuna Ev, keyfine düşkün babalar için özel tasarladığı Bassia tekli koltukları ile en güzel hediye seçeneğini sizler için sunuyor. Farklı renk seçenekleri ile de göz kamaştıran Bassia koltuk babanızın keyifle televizyon izleyemesini, yorgunluğunu atabilmesini sağlayacak. Aynı zamanda  estetik görünümünün yanı sıra vücuda uyumlu ergonomik yapısı sayesinde babanız için farklı bir konfor deneyimi yaşatacak.

Marshall Hammerite ile hobi sever babalara keyifli boyamalar

“Renklendir Hayatı” sloganıyla insanların hayatına renk katan Marshall, Babalar Günü’nde zevkli bir boyama faaliyetiyle babalarınızı harekete geçirmeyi öneriyor. Paslı metallere bile doğrudan uygulanabilen üstün özellikli Marshall Hammerite ile babanıza bahçe ve balkon demirleri gibi pek çok metal eşyayı kolayca yenilemenin mutluluğunu armağan edebilirsiniz.

DEĞERLİ TÜM ZAMANLARIN HATRINA

İsviçre’nin öncü saat markası Movado, zengin koleksiyonunda yer alan Movado Red Label serisi ile Babalar Günü’nde hediye alternatiflerinde şık modellerden vazgeçemeyenler için oldukça çekici. Siz de “babamla geçen her saniye değerli” diyenlerdenseniz Babalar Günü’nde onu Movado Red Label serisi ile tanıştırabilirsiniz. Konkav noktalı siyah museum kadran, 42 mm çapı, siyah hakiki timsah derisi, kristal malzeme, paslanmaz çelik kasası 3 ATM su geçirmezlik özelliği ve İsviçre otomatik hareket özellikleriyle Movado Red Label serisi tam babanıza yakışacak kalite ve sağlamlıkta.

Şehirde yaz kaçamağının adresi, yine 360Suada Club olacak…

360 Suada Club ile beşinci yılında yaza merhaba…
Adaya giderken yanınıza alacağınız üç şey ne olurdu diye sorulsa, 360Suada Club için cevap ortada; sadece sevdiklerinizi alın yanınıza… 360 Suada Club’da muhteşem bir şampanyanın ve dünya mutfaklarından lezzetlerin ötesinde yaz coşkusuna yakışır bir ambiyans da sizleri bekliyor. Günlük rutin hayatımızda zaman zaman İstanbul’un ne kadar güzel bir şehir olduğunu unutuyoruz. Oysa ki tüm dünyanın kıskandığı güzelliklere sahibiz… Yeme-içme ve eğlence hayatında benzeri olmayan bir adayı da bu güzellikler arasında sayıyoruz. Denizin ortasında, şehirden uzak havasıyla 360 Suada Club, dünyada benzeri olmayan bir deneyim sunuyor. Hem ambiyansı hem de dünya mutfağından eşsiz lezzetleriyle 360 Suada Club şehir hayatına muhteşem bir mola veriyor.

Her gün açmaktan zevk alacağı bir Babalar Günü hediyesi

Babanıza iPad Air veya Retina ekranlı iPad mini hediye edin, her kullandığında daha da çok sevsin. Online satın alın, ücretsiz olarak kapınıza kadar gelsin. Veya Apple Store’u ziyaret edin, bir Uzman en uygun iPad’i seçmenize yardımcı olsun.

 

dfot

dergi_form_nisan
Alles Coffee & Shop isminden de anlaşıldığı üzere hem bir kahve dükkanı hem de birbirinden güzel tasarım kıyafet, aksesuar, çanta, hediyelik eşya, saat gibi ürünler satan bir dükkan. Karaköy’ün popüler sokağı haline gelen: Arapoğlan sokağı üzerinde konumlanmış sıcacık bir mekan burası.

Dekorasyonu tamamen Fulya Başoğlu ve Sıla Kuşçu ya ait. İki ortak bu  mekanı olabildiğince kullanışlı bir o kadar da sempatik hale getirmişler. Mekana ayrı bir hava katan asma katı ise yakın planda workshop çalışmaları için kullanılacak ancak şimdilik kendi tasarımlarını hazırladıkları atölye olarak kullanılıyor.İlk bakışta ufak gibi görünse de mekanın derinliği ve detayların ferah kullanımı sayesinde oldukça rahat ve kendine özgü bir mekan yaratılmış. Sıkılmadan saatlerce vakit geçirebileceğiniz,hem çalışıp hem de ev yapımı kek ve kurabiyeler tadabileceğiniz son derece samimi bir yer  Alles Coffee.Yaratıcı ve birbirinden farklı çok sayıda ürünlerin de olması cabası. Her zevke uygun tasarımlar  var  ve karşı koymak  oldukça zor. Fulya ve Sıla hanım’ın samimi sohbetleri eşliğinde hem kahve keyfinizi yapabileceğiniz hem de alışveriş yapabileceğiniz ve kendinizi evinizde hissedebileceğiniz zamansız bir mekan burası.

 

dergi_form_nisan

dfot

 

PENNY BLOOMS&BEANS

Çiçeklerle dolu bir tasarım hikayesi…

Motto Tasarım bu ay çiçeklerle dolu,kahve kokulu,yaratıcı fikirlerin yeni adresi  Penny Blooms&Beans’e konuk oldu. Penny’nin sahibi Ayça Paksoy ile çok keyifli bir sohbet gerçekleştirdik ve Ayça Hanım ile beraber,Bast Home okuyucularına özel bir tasarım hazırladık.

Penny Blooms&Beans herhangi bir günde hemen hemen hepimize keyif veren çiçekleri; canlı form ve renkleriyle, kahveyi; çekici ve davetkar aromasıyla sunuyor. Penny’de sizi şiirsel çiçekler ve kahve keyfiyle hayata dokunduğunuzu hissedeceğiniz bir atmosfer karşılıyor…

 

‘’Penny’de çiçeklerin de bir ruhu yansıtması gerektiği inancıyla canlı form ve renklerin öne çıktığı her tasarımın bir diğerinden farklılaştığı aranjmanlar hazırlamaya özen gösteriyoruz. Bunu başarmak için her mevsimin kendi renk ve dokularını yansıtan çiçekleri bilinçli olarak yaratılmış düzensizlik temasıyla birleştiriyor, farklı mekan ve zevklere uygun şekilde sunuyoruz.’’ Ayça Paksoy Sözen.

 

 

 

 

 

  • Biraz kendinizden bahseder misiniz?

Yurt dışında ve Türkiye’de lisans ve yuksek lisans eğitimi aldım. Türkiye’nin önde gelen ve sektörlerinde bölgesel lider olan grup şirketlerinde 10 yıl sureyle Stratejik Planlama ve Başkanlık Ofisi Diş İlişkiler görevlerini yürüttüm. Bu görevlerim sırasında kendimden bir şeyler katarak hayata geçirdiğim işlerin beni ne kadar mutlu ettiğini ve dolayısıyla da basarili olduğumu tecrübe etme şansım oldu.

Çiçek tasarlamak ise kendi düğün hazırlıklarımız sırasında tanıştığım bir kavramdı. Bunu ne kadar büyük bir keyifle hatta tutkuyla yaptığımı fark ettim ve bu farkındalığı hayata geçirmek için çiçek tasarımını profesyonel olarak yapmaya karar verdim. ‘Flower School New York’ta profesyonel çiçek tasarımı okudum. Ve sonrasında konsept bir çiçek evi olarak Penny’yi İstanbul’da açtım.

 

 

  • Günümüzde bu tür konsept mağazalar ufak ufak çoğalmaya başladı ancak hem atölye hem de kafe hizmeti verme özelliğine sahip olması elbette sizi diğer butik çiçek mağazalarından ayırıyor…Bu konsept fikri nasıl bir araya geldi,hikayesini bizle paylaşır mısınız?

 

Çiçek tasarım evlerinde yaşadığım tecrübeye baktığımda özellikle yurt dışında bu ortamlarda uzun zaman kalıp etrafı incelerken, tasarımı yapanları izlemeyi ne kadar sevdiğimi fark ettim ve bunu yaparken benim için bir başka keyif olan kahvenin bu gecen zamana iyi bir partner olabileceğine karar verdim. Ve Penny Atölye’de bu iki kavramı bir araya getirdim. Bu konsepti periyodik çıkan dergiler/magazinler, çiçek tasarımı üzerine kitaplardan oluşturduğumuz ufak kütüphanemizle birleştirdik. Kahve ile güne başlamak üniversite eğitimim sırasında yerleşen bir keyifti. Buna hiçbir zaman ara vermedim…

Seyahatte bile olsam günün ilk kahvesi benim için hep çok önemli oldu. Bu keyfi bir rituele dönüştürdüm geçen zamanda. Sonra Flower School NY’ta aldigim eğitim sırasında Counter Culture’in coffee Cupping kurslarına katildim. ‘espresso bar’ konseptini çiçek atölyesi ile birlikte tasarladım. O dönemde okuduğum bir kitap 18. yüzyılda oluşan kahve evleri konsepti hakkında detaylı bilgi içeriyordu. ‘Penny’ ismiyle ve kavramıyla o kitapta tanıştım. İkinci bir isim düşünmedim. Böylece 2012 yılında ‘Penny’ markası doğmuş oldu.

 

 

  • Etrafım bu kadar güzel,rengarenk ve farklı çiçeklerle çevriliyken merak ediyorum,nerelerden getirtiyorsunuz bu özel çiçekleri?

 

Penny’ye tüm kesme çiçekleri Hollanda, Venezuella, Ecuador ve Türkiye’nin farklı yerlerinden seçilerek geliyor ve müşterilerin nasıl bir aranjman istediği belirlendikten sonra yine içlerinde Türkiye’nin de bulunduğu çok farklı ülke pazarlarından sıra dışı vazolarla eşleştirilerek hazırlanıyor.

 

 

 

  • Tasarımlarınızı yaparken müşterilerle nasıl bir yol izliyorsunuz?

 

Tasarımların müşterinin tercih ve tarzını yansıtması gerektiği bilinciyle yola çıkan Penny’de aranje edilen tüm tasarımlar hem müşteriyi dinleyerek yaratılabiliyor hem de daha önce tasarlanmış aranjmanlar arasından secim yapılabiliyor.

 

 

 

  • Peki,bizlere çiçek tasarımında birkaç ip ucu verecek olursanız…

 

Çiçeklerin uzun omurlu olması, tazeliğini koruyabilmesi için alındıkları noktadan atölyeye gelene kadar ki bakımları ve bize ulaştıktan sonraki kesim ve bakim teknikleri kritik önem taşıyor. Çiçekler için kullanılan su ve vitaminden çiçeklerin muhafaza edildikleri serinlik derecesine kadar tüm süreçler çiçeğin ömründe ve dolayısıyla tazelik ve güzelliğinde büyük önem taşıyor. Tasarım açısından ise gideceği mekan veya ortamdaki prezansı önemli. Tasarımların sadece belli bir tarzı yansıtması değil, göndericisinin veya alıcısının tarzını ve tercihlerini yansıtması da çok büyük hassasiyetle yönettiğimiz bir konu.Gönderilen çiçek tasarımı gittiği adresin bir parçası olmalı. Bazen tek başına öne çıkarken, bazen de ortamdaki dengeyi yakalayabilmesi önemli. Bunu başarabilmenin en kritik noktası müşterilerimizi dinlemek. Biz Penny’de tasarımda kullanılan çiçeklerimizi bu bilinçle seçiyor ve aranje ediyoruz.

 

 

  • Sizce Türkiye’de çiçek pazarı  geçtiğimiz yıllara nazaran günümüzde nasıl bir yerde ?

 

1950‘lerde global çiçek pazarının büyüklüğü 3 milyar ABD dolarından 1990‘larda yılda %6-7 büyüme oranlarıyla bugün 100 milyar ABD dolarının üzerine çıktı. Ekonomik daralmalarla hızı kesilse de bu dönemleri takip eden süreçlerde kendi hızını yakalayan kesme çiçek sektöründeki büyüme potansiyeli yuksek. Özellikle büyük şehirlerde kesme çiçek sektörünün son birkaç yıldır hızla geliştiğini görebiliyoruz. Bu global gelişim hem sektöre olan ilgiyi, hem de çiçek tasarımındaki çeşitliliği besliyor. Benzer istatistikler Türkiye için derlenen doneler değiller ancak Türkiye’de bu gelişim ve süreçlerin yansımalarını yaşıyor ve yaşatıyor.

Benim kişisel gözlemlerim ise şöyle; çiçek almak bizim kültürümüzde özel bir sebep gerektiriyor. Oysaki bir parçası olduğumuz Avrupa kültüründe çiçek günlük hayatin içinde var. İşinden çıkıp evine giderken insanlar yollarını değiştirip evlerine çiçek alıyorlar. Kollarında veya çantalarında çiçek buketleriyle yolda yürüyen birçok kişi dikkatimi çekiyor. Veya birçok evin ve ofisin düzenli çiçek siparişleri var. Bizim için bu düzen eğer ailelerimizden gelmişse devam ediyor yaşatılıyor, ama gelmemişse çoğu zaman ihtiyacını duymuyoruz bile. Benim dileğim çiçeklere günlük hayatımızda özel günler haricinde de yer açmak. Bazen bunu Penny gibi profesyonel çiçek evlerinden almak, bazen atölye çalışmalarıyla tasarlamayı öğrenmek, bazen de adetle, demetle tasarlanmadan alarak yaşadığımız ortamlara veya hayatlarımızdaki insanlara götürmek, göndermek.

Penny Blooms&Beans de bu üç yaklaşımı ayrı ayrı çalıştık, farklı zevk ve tarzlara hitap edebilecek tasarımlar yarattık ve bunları çeşitlendirdik. Elde gidecek ufak bir buket çiçek veya toplantı odasına hayat verecek büyük ve yuksek bir tasarım ya da çalışma masanızda alışılmamış bir vazoya tasarlanmış bir çiçek Penny’de her zaman bulabilirsiniz.

 

  • Workshoplar hakkında bilgi alabilir miyiz? Ne zamanda bir gerçekleşiyor ve elbette  ne kadar sürüyor?

 

Penny’de müşterilerimiz/misafirlerimiz tek veya grup olarak beğendikleri aranjmanları yapmayı öğrenmek için her ay farklı bir çiçekle ve o aya ait yılbaşı, sevgililer günü, anneler günü gibi bir tema varsa o temaya ağırlık verecek şekilde düzenlenen atölye çalışmalarına katılabiliyorlar. Bunun yanında kendi merak ettikleri konu ve temaları çalışabilecekleri özel dersler de talep edebiliyorlar. Bu çalışmalar genellikle 2 saate yakin sürüyor ve sonucunda her workshop katılımcısı ismine düzenlenmiş bir sertifika almaya hak kazanıyor.

 

  • Hazır yeni yıla sayılı günler kalmışken ,nasıl bir tasarım hazırlardınız bizim için?Hangi çiçekleri seçer,hangi detayları ön plana çıkarırdınız?

 

Yılbaşı için bir yemek masası düzenlerdik ve hoş geldiniz mesajını konuklarınıza daha kapınızdan girmeden verebileceğiniz bir çelenk tasarlardık.Hatta gelin beraber hazırlayalım…

Farklı büyüklükte cam vazolara yerleştirilmiş şekilde masa çiçeklerinde; suya taneleri atılmış olarak ve vazoda dal olarak rose hip, kırmızı/bordo renkli ranunculus ve dianthus yer alıyor.

Kapı çelenginde kurutulmuş ince dallardan bir araya getirilen çelenk üzerine ufak sarı kabaklar, kurutulmuş lotus flower, juniper berries, puple jalapeno pepper, kurutulmuş yabani çeriler, pamuk, kurutulmuş nelumbo, kurutulmuş equisetum, berberis aquifolium ve başaklar yer alıyor.

 

  • Kis donemindeki projelerinizden bahseder misiniz?

 

Kasım ayında New York’ta Lewis Miller ile birlikte LMD NY(Lewis Miller Design) projelerinde yer aldım. 10 günlük yoğun bir seyahat programında öncelikle Brooklyn Museum’da ….. kişilik bir Bat Mitzvah düzenledik. Ardindan St. Regis’ta xyz kisilik ve The Pierre NY’ta …..  kişilik 2 ayri düğün olmak üzere toplam 3 organizasyon aranje ettik. Aralık ayında özel bir firmanın düzenlediği Four Seasons Bosphorus’ta bir yılbaşı fuarına katılıyoruz. Penny Atölye’de de olduğu gibi Penny ve Bizcotti markaları olarak birlikte yılbaşı tasarımlarımızı, kapı çelenklerimizi, ağaç ve sofra düzenlemelerimizi ve yılbaşı hediye alternatiflerimizi paylaşacağımız bu fuarda tercih eden müşterilerimiz tek veya toplu olarak yılbaşı siparişlerini verebilir ve istenilen günde istenilen adreslere teslimlerini talep edebilirler.

Ocak-Şubat 2014’te ise yine Flower School NY ve LMD NY ile büyük çaplı organizasyonlar için yeni iş birlikleri planladık. Bu organizasyonların en heyecanlı kısmı bazen yarattığınız ortamlarda kış ayında bir bahar havası estirebiliyorsunuz, bazen şehrin ortasında tropik bir kumsal yaratabiliyorsunuz, bazen en ciddi ve sessiz müze ortamlarında en eğlenceli çocuk oyunlarıyla düzenlenmiş atmosferler yaratabiliyorsunuz… Kısacası masalsı projeleri hayata geçirebiliyorsunuz. Olanaklar ve tarzlardaki farklar sebebiyle uzaklıkları göze alıp gelen bu tur işbirliği tekliflerini mümkün olduğu kadar değerlendirmeye çalışıyorum. İlhamınızı ve dolayısıyla hayal gücünüzü canlı tuttuğunuz kadar yaratabilirsiniz… Ben de bunu Penny’de birlikte çalıştığım tüm ekibimiz için on planda tutacak fırsatları yaratmaya özen gösteriyorum.

 

  • Ve son olarak ‘motto’nuz…

...doğanın güzelliğini vurgular…

Penny doğa sayesinde var olduğunun bilincinde, doğaya saygı duyan ve bu saygıdan ödün vermeyecek bir marka olarak kuruldu. Tasarımlarımızın doğanın mevcut güzelliğini ancak vurgulayabilecek nitelikte olduğunun farkındayız…

 

Meral Uyanık