kahvaltı

dfot

 

Deniz Kabuğu Otel Alaçatı

Deniz kabuğu Otel Alaçatı’nın en eski yerleşim alanı olarak bilinen ve son yıllarda sokaklarında kültür ile sanatın iç içe geçtiği Hacı Memiş mahallesine 7 dakikalık yürüme mesafesinde olup, Alaçatı mimarisine uygun inşa edilmiş birbirinden ferah altı adet odası ile cumbalı taş bir binadan oluşmaktadır.

Odaları rustik mobilyalar ve benzersiz tasarımlar ile dizayn edilmiştir. Bahçe katında iki adet, üst katta ise dört adet beyaz ahşap zeminli odadan oluşmaktadır. Üst kat odalarında mavi cumba ve fransız balkon vardır. Bahçe katında bahçe manzarası, üst kat odalarında  Alaçatı köy manzarası izlenebilmektedir.

Yemyeşil çimler ile kaplanmış 450 m2 lik büyüleyici bir bahçeye sahiptir. Bahçesinde begonvil türleri, limon, jacaranda, melisa, yasemin, zeytin, çam, meyve ağaçları ile lavanta, sardunya, papatya türleri, mevsim çiçeklerinin mis kokusu ve renkli görüntüsü iç içedir.

Toplantı, ziyafet imkanları veya TV izleme için geniş bir salona sahiptir. Soğuk havalarda şömine karşısında dinlenebilir, müzik dinleyebilir, içeceklerinizi yudumlayabilirsiniz.

Gününüze bahçe içerisinde, veranda altında Türk çayı ve portakal suyu eşliğinde zengin bir kahvaltı ile başlayabilirsiniz. Alakart restoranda Türk mutfağından ev yemekleri servis edilmektedir. Ayrıca, tesis bünyesinde mangal keyfi yapabilirsiniz.

 

dfot

 

Kapatın Gözlerinizi,

Sizin Cennetiniz Hangisi?

 

Seyahat etmek, gezmek, dinlenmek, eğlenmek, öğrenmek. Yazın yaşamın kendisi demek aslına bakacak olursanız.

 

Hepimizin bir resmi vardır gözünüzü kapadığınızda beliren yaza dair. Çoğu çocukluk anılarına veya özlemlerine sıkışmış küçük enstantaneler. Kiminin gözünde bir terasta veya yeşil bir bahçede edilen keyifli bir kahvaltı canlanır gözlerini kapatıp yaşadığı rutinden uzaklaşmak istediğinde. Kimi saçlarını rüzgara vermiş bir teknede güneşleniyorken hayal eder kendini. Kimisi dalından meyva yerken, kimi de bir havuz kenarında meyva suyunu yudumlayıp şezlongda güneşlenirken.

 

Ben bir önceki hayatımda bir Rum Köylüsü olduğumu düşünecek kadar Ege mimarisine tutkunum. Yaza dair bir şeyler konuşulmaya başlandığında kendimi bir Yunun adasının rüya merdivenlerinde karşımdaki engin maviliği seyrederken ya da Bodrum’da bir taş evin avlusunda rahat bir sedirin üstüne bir yavru kediyle oynaşırken bulurum. Bu yüzden de yıllarca Bodrum sokaklarında amaçsızca dolaşırken gerçek anlamda nefes alabildiğimi ve buralara indiğimde varoluşuma ve benliğime dair bir anlam bulabildiğimi söyleyip durdum hep.

 

Bir yandan da insanın  öldükten sonra gideceği cennetini kendi zihnindeki gibi olacağına inananlardanım. Bu yüzden ölünce güneyde mavi beyaz bir taş evde, kedilerim, sevdiklerim ve sonsuz Mavilikle mutlu bir tablonun içinde hayal ederim kendimi zaman zaman.

 

Neyseki önümüz yaz, kendi cennetimize kavuşmak için ölmeyi beklememiz gerekmez. O zaman kapatın gözünüzü, netleşsin bu yaz ki rotanız…

 

Keyifli tatiller

 

dergi_form_nisan

 

MODA SAKLI KÖŞK

 

Tramvaydan inin, sola dönün, sağda kırmızı bir kapı göreceksiniz. İşte burası Mahalle’nin Saklı Köşkü.
Moda Saklı Köşk yıllardır Anadolu coğrafyasında yaşamış kültürlerin oluşturduğu günümüz deyimi ile füzyon denebilecek mutfak birikimi ve hünerlerini, estetik ile birleştirerek sıra dışı bir model olmuş. Köşk, yerel ürünler ve modern pişirme teknikleri ile hazırlanan lezzetlerle sizleri ağız tadınıza uygun, özgün ve Anadolu’dan dünyaya uzanan bir yemek yolculuğu deneyimine davet ediyor. Burada herkesin bir köşesi, herkesin bir lezzeti var…

Geçmiş zamanın Saklı Köşkü

Saklı Köşk, 1909 yılında Romanyalı iş adamı Miltiadi Patos’un kızı Mari için dünyaya gözlerini açtı. İstanbul’un en özel semptlerinden biri olan Moda’nın, en güzel köşklerinden biri oldu. 1937’de yeni sahibi ünlü karikatürist Cemil Cem’di ve 1950’ye kadar da onu, kalemini, fırçasını, dostlarını çatısı altında barındırdı.
Şimdiki zamanın Saklı Köşkü

Dostlarınızla buluşmak için o kırmızı kapıdan içeri girdiğinizde sizi neşeli bir bahçe karşılıyor. Devam edin, bir bar çıkıyor karşınıza siparişlerinizi beklerken barda bir şeyler içebilir ve iyi bir müzik dinleyebilir ya da yemekte içeceğiniz şarabı seçmek üzere kavımızı ziyaret edebilirsiniz. Bu arada köşkün içi de bahçesi kadar misafirperver ve konforlu, onu da hemen belirtelim.
Alt ve üst katlarda farklı konseptlerde tasarlanmış dört ayrı yemek bölümü, toplantı ve özel yemekler için tasarlanmış bir salon, duvarlarda tablolar, her köşede tarihinden ayrıntılar var. Belki bir sergiye ya da canlı müzik dinletisine denk gelirseniz şaşırmayın, sadece keyfini çıkarın. Unutmadan, her öğlen anne mutfağından günlük menüleri de sizleri bekliyor. Haftasonlarıysa Saklı Köşk sizi kahvaltıya çağırıyor. Cumartesi günleri kahvaltı tabağı, Pazar günleri muhteşem bir brunch ile çok keyifli kahvaltı servisleri var. Bizden söylemesi.

 

dergi_form_nisan

dfoit_subat

 

 

LÜKS VE OTANTİK:

 

LES CHALET DES FERMES DE MARIE

 

Unutulmaz bir kış rüyasına ev sahipliği yapacak, 10 kişiye kadar konaklanabilen 400 m2’lik bu dağ evi Megevé merkezine birkaç dakikalık yürüme mesafesinde konumlanmış. Samimi ve sıcak bir ortam arayan geniş ailelere, arkadaş gruplarına keyif verecek bir altyapı özenle hazırlanmış burada.Eşsiz doğasıyla yüksek kalitede hizmet ile de ziyaretlerini unutulmaz kılacak bir cennet ortaya çıkmış sonuçta.

 

Ahşabın ve otantik çizgilerin hakim olduğu dekorda, deri, sıcak renkler, tüylü ve yumuşak peluş malzemeler kullanılmış genel olarak. Beş çift kişilik ebeveyn banyolu yatak odası, modern çizgiler ile yakalanmış bir konforlu ortam sağlıyor ziyaretçilerine. Rahatlığı ve asil materyalleriyle rahatlık ve asalet genel dekorasyonun ana eksenini oluşturmuş Massif du Jaillet’in ihtişamlı manzarasına bakan odalar, benzersiz bir huzur hissinin en büyük garantisini oluşturuyor. Samimi ve keyifli alanların paylaşılacağı ortak alanlarda ahşap bir şömine, çalışma köşesi, büyük şahsi bir terasa açılan yemek salonu mevcut. Yine  giriş katında bulunan spa, farklı renk temalı 3 yatak odası da rahatlık ve sıcaklık garantileyecek şekilde dekore edilmiş. Kahvaltı, yemek ve çay saatleri için tam ekipmanlı mutfak da kullanıma hazır.

 

Mont d’Arbois platosunda konumlanmış bu dağ evi aile ya da arkadaşlarla yapılacak bir dağ tatili için rüya gibi bir seçim demek yanlış olmaz, tüm bu gördüklerimizin ışığında… Bu çiftlik evinde patine mobilyalar, her biri toplam beş yatak odası mevcut. Dinlenme alanındaki ahşabın sıcaklığı, loş ışıklı aydınlatmaları, birkaç yüzyıllık tahta işçiliği olan özel parçalar da ahşap veya fırınlanmış kil döşemeler, coğrafyanın ve bölgenin tipik genel çizgilerini gözler önüne seriyor. Alplere özgü raflar, çiftlik evi masaları, heykel büstlerle kombine edilmiş ve dekorasyonda farklı tarzların bir araya gelmesi ile ortaya çıkan ortak bir dil oluşmuş.. Geleneksel çizgilerin ve modern stilin uyumlu birlikteliği bu mekana ayrıcalıklı bir karakter kazandırmaya yetmiş.

 

Her mevsim burada alabileceğiniz farklı tatlar var. Ücrete dahil hizmetler arasında, günlük ev temizliği, kapalı havuz, sauna ve şahsi jakuziler, şahsi garaj, outdoor sporlar ve serbest zamanlar için türlü aktivite ve doğa gezileri var.

 

İsterseniz restoranlarda geleneksel yemekleri tadabilir veya evlere özel akşam yemeği için bir şef çağırabilirsiniz. Kayak dersleri ve skipass için de konsiyerj size yardımcı olacaktır. Masalsı köy meydanı, Alplerin karlı zirveleri, sevimli kır evleriyle rengarenk bir tablonun içinde sizleri bekleyen bu dağ evlerine rotanızda bir yer ayırın.

 

dfoit_subat